Şanlıurfa’da yer alan Göbeklitepe, yerleşik hayata geçilmeden önce dinin var olduğunu kanıtlayarak tarih kitaplarındaki ezberleri bozmuş ve “tarihin sıfır noktası” olarak anılmaya başlanmıştır.
Göbeklitepe’yi dünyadaki diğer antik yapılardan ayıran nedir?
Stonehenge’den yaklaşık 7000 yıl, Mısır Piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski olması ve avcı-toplayıcı toplumlar tarafından inşa edilen ilk tapınak olmasıdır.
Göbeklitepe’deki T şeklindeki sütunlar neyi temsil ediyor?
Üzerinde el, kol ve hayvan kabartmaları bulunan bu sütunların, o dönemki insanların inanç sistemindeki tanrısal varlıkları veya ataları temsil ettiği düşünülmektedir.
Göbeklitepe tam olarak hangi tarihte keşfedildi?
İlk kez 1963’te yüzey araştırmalarında fark edilmiş olsa da, asıl kazılar ve tarihin seyrini değiştiren bulgular 1995 yılında Alman arkeolog Klaus Schmidt tarafından ortaya çıkarılmıştır.
Şanlıurfa sınırları içinde yer alan Göbeklitepe, keşfedildiği günden bu yana insanlık tarihine dair bildiğimiz tüm ezberleri bozan, devasa bir arkeolojik devrimdir. Milattan önce 10.000’li yıllara, yani günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine tarihlenen bu eşsiz yapı, İngiltere’deki Stonehenge’den 7.000, Mısır Piramitleri’nden ise tam 7.500 yıl daha eskidir. Göbeklitepe’yi dünya tarihi açısından “sıfır noktası” yapan asıl detay, onun henüz yerleşik hayata ve tarıma geçmemiş avcı-toplayıcı topluluklar tarafından inşa edilmiş olmasıdır.
Uzun yıllar boyunca tarihçiler, insanoğlunun önce tarımı bulup yerleşik hayata geçtiğini, ardından din kavramını geliştirip tapınaklar inşa ettiğini savunuyordu. Ancak Göbeklitepe, üzerinde hayvan kabartmaları ve semboller bulunan T şeklindeki devasa dikilitaşlarıyla, din ve inanç sisteminin tarımdan çok daha önce var olduğunu kanıtladı. Yüzlerce tonluk taşların o dönemin ilkel şartlarında nasıl yontulup taşındığı hala büyük bir sırrını korurken, bu keşif insanın medeniyet yolculuğunda inancın ne kadar güçlü ve birleştirici bir itici güç olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.













