7 Ekim 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Gerçek İslam nasıl unutuldu?

Gerçek İslam nasıl unutuldu?

Abdullah Kılıç - Abdullah Kılıç
25 Mart 2023
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Gerçek İslam nasıl unutuldu?

Gerçek İslam nasıl unutuldu?

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İslam’ı bilmeyip Kuran’ı kasıtlı çiğneyerek diğer dinlerin imanlılarını küçümsemek, Ramazan’ı arınma ayı, diğer 11 ay günah ayı olarak olarak görüp de Hristiyanların günah çıkarmasına saldırmak yerine lütfen gerçek İslam’ı uygulayalım.

11 ayın sultanı Ramazan ne bereketli aydır; zekatlar, fitreler, sadakalar dağıtılır, insanlar dayanışma içine girer, 1 ay resmen ruhaniyet ayı olur. Geceleri secde kılıp Allah’tan mağfiret dileyen imanlılarla dolar camilerimiz. Bayram günü de geldi mi tüm akrabalar bir araya gelir, sohbet eder, hal-hatır sorulur. Buraya kadar hiçbir problem yok lakin İslam’ı şekilciliğe indirgeyen bir toplum olmaktan bizi azat etmiyor.

Ramazan’da yapılan ibadetler sürü psikolojisinden ve kültürelleşmeden öteye ne yazık ki geçemiyor. Ahlakı her zaman dinin gerisinde tutarak yolumuza devam ediyoruz… Geri kalan 11 ayda hiçbir neticeye varılmadan, ders çıkarmadan eski alışkanlıklar tekrar ediliyor. İsveç’te Rasmus Paludan Kuran yaktığı zaman tepki gösteren arkadaşlar bir yabancının Türk kültürünün simgesi Kuran’a saygısızlığından dolayı tepki gösterdiler fakat toplumca yaptığımız hatalar üzerinde mülahaza edersek bizim de Kuran yakanlardan bir farkımız olmadığını aşikardır…

Ramazan geldi, her Müslüman’ın üzerine farz, yani zorunlu olan 5 vakit namaz kılmayan arkadaşlar geceleri sünnet olan teravihlerden çıkmıyorlar. Bazı yerel esnaf kardeşleri görüyorum, evli-bekar bir kadın geçtiği zaman arkasından laf atan, söz zinası eden “Müslümanlar” Cuma günü geldiği zaman sofi oluyorlar. Hristiyanları sadece Pazar ibadet ediyor diye küçümseyen Müslüman, üzerine farz olan 5 vakit namazı kılmadığı halde sadece öğle namazının 4 rekat farzı yerine geçen 2 rekat Cuma namazını kılarak İslami vecibeleri tamamladığını, haftalık ibadetini tamamladığını sanıyor. Hristiyan en azından dininin gerekliliğini yaparak o gün günah itirafını yapıyor, inandığı Allah’ın huzuruna çıkıyor. Peki kendi içinde tutarsız olan biz neden dini değerlerimizi çürütüyoruz?

Yurtdışında görürsünüz, gençlerimiz domuz yemezler ki ayet-i kerimede haram kılınmıştır. Domuza hassasiyet gösteren Müslüman kavmi neden içkiye, kumara ve zinaya geldiği zaman aynı hassasiyeti gösteremiyor? Zinaya geldiği zaman Sarp sınır kapısından, İpsala’dan geçen birçok Müslüman-Türk, yabancı kızları vahşiyane bir şekilde taciz ediyor, Batum’un, Varna’nın kumarhanelerinde günah üzerine günah işliyor. Buna rağmen kumarhanede, içki masasındaki bu sözde Müslüman arkadaşlar önüne et gelince “Bu domuz mu?” diye sormaktan da geri durmuyor…

Gerçek İslam nasıl unutuldu?

Maide Suresi 90-91: “Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?”

Namaz kılmayan, çok af buyrun parayla kadınları baştan çıkarmaya çalışan bu münafıklar “Alevi’nin kestiği et yenmez, onlar namaz kılmıyor, hepsi cehennemlik” diye serzenişte bulunuyor. Buna da güzel bir kılıfları vardır: “İnancın olduğun sürece cennete girersin, ben Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu kabul ediyor ama uygulayamıyorum, Allah affetsin!” Düz mantık ile inanıyorum ama uygulamıyorum ve her istediğim günahı işliyorum tavrını sorgulamak gerek.

Maaşı çok iyi bir işte çalıştığınızı hayal edin; patron sabah 5’te gelerek etrafı temizleyip ışıkları yakmanızı istiyor. Patronunun sözünü sırf maaş veriyor diye iki etmeyen bu insanlar Allah’ın sözü olarak kabul ettikleri yasa kitabı Kuran’ın buyruklarını çiğniyor ama inanıyorlar(?). “Ben fabrikada çalışıyorum, patronum Özcan Bey. İnsan kaynakları sabah 6’da kalkmamızı istiyor fakat ben öğlen işe ancak gidiyorum fakat patronumdur o benim, affediversinler.” Aynı mantık, hiçbir farkı yok. Dünyevi patronlarının sözünden çıkmayan lakin evrenin mimarı Allah’ın, insanlığın ıslah projesi olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i ihlal edip inandıklarını sanıyorlar. Tekrar sorgulayın, gerçekten inanıyor musunuz?

Herkes görüyor, sosyal medyada misyoner reklamları boy gösteriyor. Hristiyan propagandası yapılıyor. Bizim birçok insanımız, haberi olmayan Kur’an ayetini internetten aratıyor, kopyala yapıştır olarak misyoner paylaşımlarının altına yazıyor. Sonra her şey eski haline dönüyor, misyonerlik propagandasını aşağı kaydırınca yine kadın resimlerine bakmaya devam ediyor, evli olduğu halde farklı kadınlara DM atarak ahlaksızlığını sürdürüyor. Kendi dinini yanlış amelleriyle tahrif eden, Hristiyanların gözünde ele ayağa düşüren böyle tefekkürsüz insanlar, İslam’ı bırakıp Kuran’dan ayet paylaşarak İslam’ı müdafaa ettiklerine inanıyor.

İslam’ı bilmeyip Kuran’ı kasıtlı çiğneyerek diğer dinlerin imanlılarını küçümsemek, Ramazan’ı arınma ayı, diğer 11 ay günah ayı olarak olarak görüp de Hristiyanların günah çıkarmasına saldırmak yerine lütfen gerçek İslam’ı uygulayalım.

İlim ve Ahlak

İslam’ı şekilden, şekilcilikten kurtarabilmenin tek yolu ahlak ve ilimdir. Bir kadını gözleriyle taciz etme fasıklığını bırakarak, insanların dini inançları küçümsemeyerek, dinin emirlerini öncelikle zihnine ve kalbine yazdıktan sonra hareket ederek, ahlaki vecibeleri tamamlayarak batıni mana aleminin özünü aldıktan sonra zahiri ibadetlerle insanlığımızı taçlandırabiliriz. Batıni alemdeki dürüstlüğü, saygıyı, sevgiyi, edebi kendimize ilke edinip attığımız her adımı İslam’ın namının ikamesine feda ederek dini vecibeleri yerine getiririz. Namaz, oruç, zekat vb. zahiri ibadetler olup yapılması gereken borçlardır. Allah’ın rüyetine ve cennetine mazhar olmak için ibadetlerden sonraki davranışlara ehemmiyet vermek gerekir.

İlmi alanda da Peygamberimiz(S.A.V)’in “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” sözünü dudaklarla ikrar etmek yerine amele döker isek bir şeyler başarırız. Gerek dünyevi ilimlerde başarı göstermek, dünyanın her ülkesinde Müslüman bilim adamları, öğretmenler, doktorlar yetiştirerek dünyaya İslam’ı tebliğ etmek, ilahiyatta da İslam kadar diğer dinleri öğrenerek karşı tezler üretmek elzemdir. Yukarıda biraz değindiğimiz misyonerlere kendinizin kabul ettiği kitabın ayetini atmak yerine mesela şöyle argümanlar getirilebilir:

“Katolik İncili olan Vulgata’da 73 kitap var. Protestanların dağıttığı, misyoner sitelerindeki İncil’de var 66 kitap. Doğu Ortodoks kiliselerinin kullandığı İncil’de 81 kitap olmasıyla beraber kullandıkları Tevrat, Protestan ve Katolik kiliselerinden farklıdır. Katolik ve Protestanlar Masoretik metinleri kullanırken Ortodoks kilisesi Septuaginta kullanır Tevrat için… Ortodokslar’da bile farklılıklar var, Etiyopya Tewahedo Ortodoks kilisesindeki İncil’de 84 kitap var. Katolikler çocuğa 15 yaşından önce komünyon(ekmek-şarap) vermezken Ermeni Apostolik Kilisesi yeni doğan bebeğe komünyon verir, Protestanlarda ise büyük çoğunlukla bulunmaz bile… Pentekostal kiliseler İncil’de LGBT’nin günah olduğunu söylerken Luteryen Kilisesi ve Episkopal kiliseler eşcinsel din adamları yetiştiriyor.”

Müslüman olarak “Yok İznik konsilinde masayı sallamışlar da düşmeyen İnciller kabul edilmiş” gibi kulaktan dolma saçma hurafeleri dillere pelesenk etmek yerine yerine böyle ilmi argümanlar getirseydi eğer, Resul-i Zişan efendimizin sözleri irdelenseydi, şu an dünyadaki birçok dinle diyalog kurulur, milyonlarca gayri-Müslim sadece “Kuran dinledim Müslüman oldum” şeklinde duygusal değişimlerle değil de bilinçli bir şekilde İslam’ı benimserdi.

İşin özüne gelirsek şu mübarek Ramazan-ı şerif hürmetine insanları eleştirmek, göz ve söz zinası etmek, insanların haklarına tecavüz etmek, İslam’ı bilmeyip Kuran’ı kasıtlı çiğneyerek diğer dinlerin imanlılarını küçümsemek, Ramazan’ı arınma ayı, diğer 11 ay günah ayı olarak olarak görüp de Hristiyanların günah çıkarmasına saldırmak yerine lütfen gerçek İslam’ı uygulayalım.

Kuran’ın evet dediğini kucaklayıp, hayır dediğini hem elinin tersiyle iten hem nefsiyle reddeden, haramına haram, helaline helal diyen, sadece 1 ay değil her saat, her an Allah’ın sözünü hatmeden, ibadetlerini kültürü yaşamak maksadıyla değil de kurb-u nevafil ile kurb-u feraizin lezzetini hissetmek, tevhid-i şuhud bilinciyle tatbik eden nice nesillerin geleceği güzel Ramazanlar dilerim…

Paylaş27TweetPaylaşGönder
Önceki Haber

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda temayül yoklaması 

Sonraki Haber

Alışmak mı zor yoksa anlaşılmak mı?

Abdullah Kılıç

Abdullah Kılıç

Abdullah Kılıç, 1996 Gaziantep doğumlu. Gaziantep Üniversitesi Turizm otelcilik mezunu ve Anadolu üniversitesi Adalet, Erzurum Atatürk üniversitesi Halkla ilişkiler mezunu. Psikodrama yazarı.

İlgili Haberler

Kahveli_Şiirlerim’in Arzu Yıldız’ı ile şiirden vefaya: Kırk yıllık hatır
Yazarlar

Kahveli_Şiirlerim’in Arzu Yıldız’ı ile şiirden vefaya: Kırk yıllık hatır

7 Ekim 2026
Amasya 8. Uluslararası Ödülleri 2027 kazananları açıklandı
Yazarlar

Amasya 8. Uluslararası Ödülleri 2027 kazananları açıklandı

6 Ekim 2026
Bir şehrin yeniden kendi sesini bulduğu gün: 6 Ekim
Yazarlar

Bir şehrin yeniden kendi sesini bulduğu gün: 6 Ekim

6 Ekim 2026
Halk kütüphanelerinin masalcısı İlknur Artuğ ile söyleşi
Yazarlar

Halk kütüphanelerinin masalcısı İlknur Artuğ ile söyleşi

6 Ekim 2026
Bu kez sorular benden! Ekranın muzip habercisi Murat DADA ile keyifli bir hatıra
Yazarlar

Bu kez sorular benden! Ekranın muzip habercisi Murat Dada ile keyifli bir hatıra

6 Ekim 2026
Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 
Yazarlar

Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 

5 Ekim 2026
Sonraki Haber
Alışmak mı zor yoksa anlaşılmak mı?

Alışmak mı zor yoksa anlaşılmak mı?

En Güncel Haberler

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi
Dış Haberler

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi

7 Ekim 2026
Pezeşkiyan ile Putin telefonda görüştü
Dış Haberler

Pezeşkiyan ile Putin telefonda görüştü

7 Ekim 2026
Bakan Kacır açıkladı: 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz
Bilim & Teknoloji

Bakan Kacır açıkladı: 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz

7 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Malatya’da otizmli bireyler için özel eğitim sınıfı açıldı

7 Ekim 2026
Yaşam

Gazze için Antalya’da sessiz yürüyüş; binlerce öğrenci tek yürek oldu

7 Ekim 2026
Yaşam

Kahramanmaraş’tan başlayan kutsal yolculuk: Yürüyerek ve otostop çekerek umreye gidiyor

7 Ekim 2026
Yaşam

Türk devletleriyle ortak uzay modülü hedefi

7 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mahmut Arıkan’dan fon soruşturması çıkışı: “Fon vurgunu örgütlü, organize bir yapının eseridir”

Mahmut Arıkan’dan fon soruşturması çıkışı: “Fon vurgunu örgütlü, organize bir yapının eseridir”

- Haberton
7 Ekim 2026

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut ArıkanTBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Fon skandalı üzerinden iktidarı eleştiren Arıkan, “Fon vurgunu örgütlü, organize...

7 Ekim 2023’ten bugüne Gazze: Üç yılda on binlerce ölüm, büyük yıkım

Yapay zekâ etiği ve AI regülasyonu: Türkiye’de yapay zekâ için hukuki sorumluluk dönemi başlıyor mu?

Ahilikten e-ticarete: 800 yıllık esnaf kültürü dönüşüyor

Gençlerde kanser vakaları artıyor mu? Dünya Kanser Araştırma Fonu yeni verileri açıkladı

Güncel Haber

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi

7 Ekim 2026
Pezeşkiyan ile Putin telefonda görüştü

Pezeşkiyan ile Putin telefonda görüştü

7 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton