Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, İzmir’in Kiraz ilçesinde bir bankın üzerinde vatandaşlara hitap etti.
Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, “Sevgili Kirazlılar, Belediye Başkanınız beni her gördüğünde ‘Başkanım sen bizi seviyorsun, biz seni seviyoruz. Kiraz seni seviyor. Kiraz seni Kiraz’a bekliyor’ diyordu. ‘Kiraz’a hiç Genel Başkan gelmedi Cumhuriyet Halk Partisi’nden’ diyordu. Benim de sözüm vardı. Sözümü tutmak bugüne nasip oldu. Hepinize merhaba” dedi. Özel şöyle devam etti:
“ÖZGÜR ÖZEL’İN GÖNLÜNDE HERKESE YER VAR”
“Tabii Kiraz’a normalde partimizin bir otobüsüyle, güçlü bir ses sistemiyle, müziklerle falan gelirdik. Ama biliyorsunuz iktidara verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı 47 yıldır partiyi ilk kez birinci parti yaptığımız için, 23 yıl sonra AK Parti’yi ilk kez yendiğimiz için, Kiraz’da, İzmir’de, Türkiye’de çok büyük bir seçim başarısı yakaladığımız için bugünkü iktidar bizim iktidar yürüyüşümüzü durdurmak için partimize bir yargı darbesi yaptı. Binamızı aldılar, otobüsleri aldılar. Ama ne var? Ne var bizde? Elimizde bir mikrofon, ayağımızın altında Kiraz Belediyesi’nin bankı var. Bu bize yeter. İşte burada, başkan burada. İlçe Başkanım nerede? Gel başkanım. Bu bankın üstünde herkese yer var. Kiraz’ın gönlünde herkese yer var. Özgür Özel’in gönlünde herkese yer var. Yeni çıktığımız yolda aslan sosyal demokratlara Kiraz’ın bütün demokratlarına da yer var.”
“KİRAZ NE DİYORSA O OLUR”
“Biz buraya başkanın bir çayını içmeye, esnafa hatır sormaya, sözümüzü tutmaya geldik. Pazartesi günü öğlen saat bir, hava sıcak, güneş tepede, işler tarlada çok. Ama burada Kiraz’da muhteşem bir kalabalıkla, inanılmaz bir ev sahipliği ile karşı karşıyayız. Bugünler gelecek geçecek, ama Özgür Özel ve Cumhuriyet Halk Partisi bu günü, Kiraz’ı unutmayacak. Ayrı ayrı saymıyorum, sayamıyoruz. Ama görüyorsunuz belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, il başkanımız, milletvekillerimiz, Genel Başkan Yardımcılarımız buradalar. Burada kim var? Tarihinde doğru tarafında olan herkes burada bizimle birlikte. Tarihin doğru tarafında olanlar. Kiraz ve Küçükmenderes Atatürk’ü sever, Atatürk’ün armağanı Cumhuriyet’i sahiplenir, Cumhuriyet’in en büyük hediyesi, kazanımı sandığa sımsıkı sahip çıkar. Sandık demek, kim istiyorsa millet onun gelmesi, istemediğinin gitmesi demektir. 1950’de ‘Yeter söz milletin’ dediler, Demokrat Parti geldi Cumhuriyet Halk Partisi gitti. Ne zaman 1970’lerde ‘Toprak işleyenin, su kullananın. Ne ezen ne ezilen, hakça bir düzen’ dendi. Ecevit geldi, CHP geldi. O zaman Adalet Partisi gitti. Kiraz, ‘ANAP’ dedi, ANAP. ‘Doğru Yol’ dedi, Doğru Yol. Kiraz ‘AK Parti’ dedi, AK Parti. Kiraz ne derse o oldu. Şimdi de hem başkanımıza görülmemiş bir farkla, öyle 20 – 30 oy değil 4 bin oy farkla başkanımızı seçti. Başımızın, gözümüzün üstüne. Kiraz ne diyorsa odur. Bundan sonra da Türkiye’de ‘Efendim biz vaktiyle sandıkla geldik ama sandıkla gitmeyeceğiz. Bu CHP çok güçlendi, sandığa girersek yenemeyeceğiz. Ne yapalım? CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını içeri atalım. Belediye başkanlarını içeri atalım. Cumhuriyet Halk Partisi’ni adaysızlaştıralım, kurumsuzlaştıralım. Partiye kayyım atayalım. Partinin seçilmiş Genel Başkanı’nın önüne set çekelim. Seçilmemiş birilerine parti yönettirelim.’ Yok öyle yağma, Kiraz’daki bu kalabalık boşuna değil, boşuna değil.”
“YENİ BİR YOL AÇIYORUZ, YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR”
“Türkiye’de bir şeyler oluyor. Bu butlan kararı verildi, 12’nci kattan bizi attılar. 15’inci şehir burası ve Trabzonundan Gümüşhanesine, Çorumundan Tokatına, Amasyasına, Nevşehirine, Denizlisine, Burduruna, Diyarbakır’a, Gaziantep’e, Ankara’ya, İzmir’e Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde görülmemiş bir yürüyüş başlattık. Yoldayız ama bu yol şöyle bir yol.. Yol cümleden, cümlemizden uludur. Yol yolcudan bile uludur, önemlidir. Yeter ki yol doğru olsun. Bu yol doğruların, düzgün insanların yoludur; iktidar yoludur. Gençlere, hayata küstürdükleri, dünyanın başka yerlerinde hayal kurdurttukları gençlere yeni bir yol açıyoruz. Emeklilere, 20 bin liraya süründürdüleri, kira verse aç kalan, karnını doyursa sokakta kalan emeklilere yeni bir yol açıyoruz. Emekçilere, 28 bin lirayla alınterinin karşılığını alamayan emekçilere, yeni bir yol açıyoruz. Çiftçilere, geçmişte burada tütün üreten, pamuk üreten, bu verimli topraklarda, adamı ters diksen düz çıkan bu yerlerde borcunu ödeyemeyen, faizin altında ezilen, mazot parasının, gübre zamlarının altında kalan çiftçilere yeni bir yol açıyoruz. Hayvancılıkla uğraşanlara, besicilere, sütçülere, paritenin altında ezdirdiklerine, zorla yem verip zorla sütü dediği fiyattan sattırdıklarına karşı bundan sonra hayvancılıkla uğraşanlara, sütçülere, besicilere yeni bir yol açıyoruz. Bu yol zengine verdikleri yoldan, köprüden, tünelden geçiş garantisine, hastanedeki hasta garantisine, havaalanındaki uçuş garantisine değil; bu yol hayvancılıkla geçinenin, sütçülükle geçinenin, ürününü ve sütünü kaça, nereye, güvenceyle vereceğinin garantisinin olduğu ve çiftçinin hangi ürünü dikeceği, hangi masrafları yapacağı, hangi taban fiyatı alacağını bir yıl önceden belli olduğu; çiftçiye geçim garantisi veren bir yeni yol açıyoruz. Bayram değil, seyran değil, seçim yok, imkan yok ama yollarda, Kiraz’da pazartesi günü öğle ortasında sizinle yürüyoruz ya biz Türkiye’de yeni bir yol açıyoruz, yeni bir yol açıyoruz. Bu yolda bizimle birlikte yürüyenlere, bu yola düşenlere selam olsun. Bu yolun sonu iktidardır; emeklinin yüzünün gülmesidir, emekçinin emeğinin karşılığını almasıdır, çiftçinin, hayvancının, sütçünün mutlu olmasıdır. Bu yolun sonunda herkesin yüzünün gülmesi, halkın iktidar olmasıdır. Halkın iktidarı için bizimle birlikte yürümeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? Hepinize güveniyorum, hepinize inanıyorum. Yürüyelim arkadaşlar.”












