Yeditepe Üniversitesi Hastanesi tarafından 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü etkinliği düzenlendi.
Etkinlikte konuşan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Günlük yaşamda el yıkama birçok enfeksiyonu önlemek için etkilidir ama el yıkamadan kastımız eli su ve sabunla buluşturmak değil, aynı zamanda yeteri kadar zamanda ve elin her noktasını sabunla ovalamaktır. Enfeksiyon kontrol önlemlerinden en etkili, en ucuz, en kolay uygulanılanı da elleri düzenli olarak yıkamaktır. El hijyeni hayat kurtarır” dedi.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi tarafından 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte ‘Harekete geçmek hayat kurtarır’, ‘Temiz eller, güçlü bakım, güvenli yarınlar’ ve ‘20 saniye’ mesajlarıyla el hijyeninin önemine dikkat çekildi. Ayrıca etkinlikte kullanılan ‘GlowBox’ cihazı ile katılımcıların el temizliği Uv ışıklarıyla kontrol edilerek, yetersiz yıkanan bölgeler görsel olarak gösterildi.
Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, sağlık hizmetleri sırasında enfeksiyon bulaşının önemli bir sorun olduğunu belirterek, “Tüm dünyada sağlık bakımıyla ilgili yaşanan sorunlardan çok önemli olan bir tanesi de sağlık bakımı sırasında hastalara enfeksiyon bulaşmasıdır. Bunları önlemek için dünyada çeşitli önlemler alınmakta. Hastanelerin altyapısını düzenlemek, yeterli çalışan sayısını oluşturmak ve en önemlisi enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulamaktır. Enfeksiyon kontrol önlemlerinden en etkili, en ucuz, en kolay uygulanılanı da elleri düzenli olarak yıkamaktır” dedi.
Hastanelerde el hijyeninin önemine değinen Sönmezoğlu, “Biz hastanelerde su ve sabunla el yıkamanın yanında hastalarla temastan önce sonra el hijyeni de uygulamak isteriz. Dolayısıyla hastanelerde uygulanan düzenli el temizliğinin adı el hijyenidir. Dünya Sağlık Örgütü 2009 yılından sonra her yıl el yıkama ve el hijyeni konusunu gündeme getirmek için Dünya El Hijyeni Günü oluşturmuştur” diye konuştu.
Eller En Önemli Bulaş Yolu
Mikroorganizmaların bulaş yollarına dikkat çeken Sönmezoğlu, “Mikroorganizmaların vücuda giriş kapısı için en önemli, en kolay yol ağız ve solunum yoludur. Ağız ve solunum yoluna da hava yolu dışında mikroorganizmaların bulaştığı yol ellerdir. Eller hem başkalarına dokunarak hem yüzeylere dokunarak birçok mikroorganizmayı toplar, ağzımıza ve başkalarına kolaylıkla bulaştırmamıza neden olur. O nedenle el yıkama, el hijyeni bütün bu enfeksiyonların önlenmesi için en iyi yoldur” ifadelerini kullandı.
El Yıkama En Az 30 Saniye Olmalı
Doğru el yıkamanın nasıl olması gerektiğini anlatan Sönmezoğlu, “Günlük yaşamda el yıkama birçok enfeksiyonu önlemek için etkilidir ama el yıkamadan kastımız eli su ve sabunla buluşturmak değil, aynı zamanda yeteri kadar zamanda ve elin her noktasını sabunla ovalamaktır. Bu nedenle 30 saniye kuralı çok daha uygundur. Bunun için el su ve sabunla ıslatıldıktan sonra parmak araları, avuç içleri ve el sırtı, başparmak özellikle başta olmak üzere 30 saniye süreli ovalamak, sonra bol süre durulamak ve mutlaka da kurulamak gerekir” dedi.
Toplu Alanlarda Risk Yüksek
Toplu alanlarda enfeksiyon riskinin arttığını belirten Sönmezoğlu, “Toplu alanlarda alışveriş merkezleri, toplu taşımalar, otobüsler, trenler, metrobüsler mikroorganizmaların en yoğunlaştığı alanlardır. İnsanlarla birlikte onların taşıdığı mikroorganizmaların en yoğunlaştığı bölgeler olduğu için o alanlarda bulunduktan sonra el hijyeni sağlamak, ellerin düzenli yıkanması çok önemlidir. Hemen suya ve sabuna ulaşamayabiliriz ama ceplerde taşınan küçük el antiseptikleri bu konuda bizim için çok yardımcıdır” diye konuştu.
Bağışıklığı Zayıf Olanlar İçin De Aynı Derecede Önemli
Bağışıklık sistemi zayıf bireyler için de el hijyeninin önemine değinen Sönmezoğlu, “Bağışıklık sistemi iyi çalışanlar kadar bağışıklık sistemi çalışmayanlar için de el hijyeni çok önemlidir. Çünkü biz mikroorganizmalarla ne kadar az karşılaşırsak o kadar az hasta olacağımızdır. O yüzden çok sağlıklı olan kişiler kadar hasta olanların aynı derecede el hijyenine ulaşması lazım” dedi.
Pandemi Hijyen Bilincini Artırdı
Pandemi sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Sönmezoğlu, “Dünya çok zor bir pandemi dönemi yaşadı. Ama bize kazandırdığı çok önemli kurallardan bir tanesi de el hijyeninin önemini hatırlatmak oldu. Çok büyük bir katkısı oldu. İnsanlar el yıkamayı daha çok öğrendiler. El antiseptiği bulundurmayı, doğru zamanlarda ellerini yıkayıp antiseptik kullanmayı öğrendiler” ifadelerini kullandı.
Enfeksiyonlar Yatış Süresini Uzatabilir
Sağlık bakımına bağlı enfeksiyonların sonuçlarına dikkat çeken Sönmezoğlu, “Dünyada ve bizde yaşanan en önemli sorun sağlık bakım ile ilişkili enfeksiyonlar. Çünkü bunlar eller düzgün yıkanmadığı zaman daha çok görülüyor. Hastaların hastanede yatış süreleri önceden belirlenmiş süreden çok daha uzun yatmalarına ve bizim tahmin ettiğimizden daha fazla hasta ölümlerine yol açabiliyor” dedi.
Hastalar Sağlık Çalışanlarını Sorgulayabilir
Farkındalık ve bilinçlenmenin önemine değinen Sönmezoğlu, “En önemlisi bilinçli olmak. Bu konuda bilgili olmak, farkında olmak. Kişiler hem kendi ellerinin hijyenini sağlamakla yükümlü hem başkalarını da kontrol etmekle yükümlü. Her zaman hastalar onları takip eden, onlara dokunan sağlık çalışanlarına ellerini yıkayıp yıkamadığını sorgulayabilirler” diye konuştu.
Çocuklara Erken Yaşta Öğretilmeli
Çocuklara el hijyeni alışkanlığının kazandırılmasının önemine dikkat çeken Sönmezoğlu, “En zor grup çocuklar. Çünkü çocuklar göremedikleri hiçbir şeye inanmazlar. Mikroorganizmaları göremedikleri için onlara da inanmazlar. Enfeksiyonları da geçici olarak düşündükleri için el yıkamayı onlara mikroorganizmaları durdurmak, insanlara bulaşmasını engellemek, hasta olmayı azaltmak için çok önemli bir yöntem olarak öğretilmesi gerekir" dedi.
Sönmezoğlu, “El hijyeni hayat kurtarır” diyerek sözlerini tamamladı.














