CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, deniz yetki alanları ile ilgili kanun tasarısına yönelik bir basın açıklaması hazırladı.
1/ Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerimizin korunması noktasında; bugüne kadarki dağınık mevzuattan ve farklı hükümlerden kaynaklanan muğlaklığı giderecek bir “Deniz Yetki Alanları Çerçeve Yasası”na ihtiyaç duyulduğu kaçınılmaz bir gerçektir.
2/ Ancak, hazırlanması uzun yıllar süren ve adeta bir yılan hikâyesine dönen bu kanunda; devletimizin kırmızı çizgisi olan Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki esas ve en kritik sorunların çözümüne, net bir şekilde yer verilmesi gerekir.
3/ Bugün, küresel ölçekte deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında en kritik kavram olan Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) Doğu Akdeniz’de mutlaka ilan edilmeli, Ege’de ise egemenliğin temel anahtarı konumundaki EGAYDAAK meselesi, bu kanunla mutlak surette hukuki bir zemine oturtulmalıdır. Bunlar yok sayılamaz, geri plana itilemez.
4/ 2019 yılında BM’ye deklare ettiğimiz sınırlar çerçevesinde; Doğu Akdeniz’de MEB ilanını bir an önce hayata geçirmeliyiz ki, balıkçılık başta olmak üzere üçüncü taraf devletlerin haklarımızı gasp etmesinin önüne geçilsin ve haklarımız koruma altına alınsın.
5/ Sondaj ve araştırma gemisi filosu bakımından dünyada 4’üncü sırada olan bir güç olarak, Doğu Akdeniz’de ipso facto (kendiliğinden) hakkımız olan doğalgaz ve petrol arama/çıkarma faaliyetlerine, 2020 yılından bu yana verilen araya son verilerek derhal ve kararlılıkla yeniden başlanmalıdır.
6/ Hal böyleyken; bu hayati unsurlar kapsanmadığı taktirde bu kanun hangi sorunlara çözüm olacaktır? Devletimizin denizlerdeki beka unsurlarını ve asli haklarını tam manasıyla içermeyen bir kanun, baştan kadük kalmaya mahkûmdur.
7/ Talebimiz, ilgili kanunun denizcilik konusuna yıllarını vermiş tüm uzmanların da görüşü alınarak bu eksiklerin ivedilikle giderilmesi ve yasanın tarihsel sorumluluğuna uygun hale getirilmesidir.












