26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Cezaevlerinde yaşanan sağlık hakkı ihlalleri vicdanları yaralamaktadır

Cezaevlerinde yaşanan sağlık hakkı ihlalleri vicdanları yaralamaktadır

Haberton - Haberton
31 Temmuz 2025
- Politika
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Cezaevlerinde yaşanan sağlık hakkı ihlalleri vicdanları yaralamaktadır
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, “Gözaltında ve cezaevlerinde yaşanan sağlık hakkı ihlalleri, yalnızca bireylerin yaşamını ve sağlığını değil; aynı zamanda toplumun vicdanını da derinden yaralamaktadır” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz yaptığı basın toplantısında şöyle konuştu;

19 Mart İstanbul Büyükşehir Belediyesine düzenlenen operasyon sonrası gösterilerde saldırıya uğrayan yüzlerce gencimiz, gözaltı ve tutukluluk sürecinde hak ihlalleri yaşamıştır. Cezaevlerinde tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek ve Sarıyer önceki dönem belediye başkanımız Şükrü Genç yaşamsal sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu durum Cezaevlerinde Sağlık haklarının ihlali ve cezaevlerinin yaşamı ve sağlığı tehdit eden koşullarını daha da görünür kılmıştır.

İstisna olması gereken tutukluluk halinin bir cezalandırma olarak uygulanması, toplumsal vicdanı yaralamakta, geri dönülemez hayati tehlikeler ortaya çıkartmaktadır.

Bu bağlamda 16 Mayıs 2025’te Kadıköy Kültür Merkezi’nde İstanbul Barosu, İstanbul Tabip Odası, İstanbul Eczacılar Odası,  Türk Tabipleri Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Türk Psikologlar Derneği’nin katkılarıyla; “Cezaevleri ve Sağlık” Sempozyumu düzenledik. Bu sempozyumda cezaevlerinde en temel insan hakkı olan sağlık hizmetine erişimde yaşanan sistematik ihlaller, anayasal, uluslararası, tıbbi ve toplumsal boyutlarıyla ortaya konuldu.

Gözaltı, tutukluluk ve mahkumiyet esnasında özgürlüğün kısıtlanmış olması, kişilerin temel haklarını ortadan kaldırmaz. Aksine, bu hakları korumak devletin asli görevidir.

Gözaltında ve cezaevlerinde yaşanan sağlık hakkı ihlalleri, yalnızca bireylerin yaşamını ve sağlığını değil; aynı zamanda toplumun vicdanını da derinden yaralamaktadır. Sağlık hizmetine erişimin engellenmesi ya da geciktirilmesi, insan onurunun ve yaşam hakkının doğrudan ihlalidir ve hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz.

Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mahpusların “nitelikli, eşit ve zamanında” sağlık hizmeti almasını garanti altına alır. Fiiliyatta ise; inceleme, sevk ve tedavi süreçleri aylar sürebilmekte, zorunlu muayeneler kelepçeli ve gizlilikten yoksun gerçekleşmektedir.

Cezaevlerinde yaşanan sağlık hakkı ihlalleri bireysel vakalara indirgenemeyecek kadar yapısal, sistematik ve yaygın hale gelmiştir.

Covid-19 döneminde 7242 sayılı yasa ile yapılan infaz düzenlemesinde siyasi suçluların kapsam dışı bırakılması, eşitlik ilkesine ve sağlık hakkının evrenselliğine aykırılık teşkil etmiştir.

Cezaevlerindeki kapasite fazlası mevcut bulunması sağlık hakkı karşısında en büyük tehditlerden biridir. Cezaevi kapasitesi 300.000 iken 7 Nisan 2025 tarihinde mevcudun 403.060’e ulaştığı açıklanmıştır. Koğuşlarda tutuklu ve hükümlülerin yerlere de yatak sererek vardiya usulü uyudukları görülmektedir. Oysa 2002 yılında cezaevlerinde 59.429 kişi bulunuyordu. Bugün bu sayı yedi katına çıkmış durumdadır. Bu artış, artan suç oranı değil; hukuk dışı bir infaz anlayışıyla yürütülen sistematik baskı politikasının göstergesidir.

Cezaevlerinde mevcut fazlası yanında yeterli gıdaya, temiz havaya, temiz suya, sıcak suya ulaşımdaki kısıtlama ve yetersizlikler ile  sağlık hakkı ihlal edilmektedir. 

Cezaevleri yalnızca bir fiziksel mekan değil, aynı zamanda bir yaşam ortamıdır. Fiziksel mekân ve tecrit, cezaevlerindeki en temel sorunu oluşturmaktadır. Kuyu tipi olarak  nitelenen F tipi, S ve Y tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde  8-10 metrekarelik hücrelerde uygulanan, günde yirmi saati aşkın süre sınırlı alanda tutulmak; ağır tecrit koşulları, mahpusları yalnızca özgürlükten değil, sosyal temas ve iletişim haklarından da mahrum bırakıyor.

Son yıllarda bu cezaevlerinin sayısının 20’nin üzerine çıkmış olması, ve cezaevlerinde yeni blokların inşa edilmesi, tecrit politikasının ne kadar yaygınlaştığı ve temel bir cezaevi politikasına dönüştüğünün doğrudan göstergesidir. Ceza evlerinin mimarisi, mahkum başına düşen yaşam alanı ve sosyal alana dair verilere ulaşmak mümkün değildir.

Bu fiziki koşulların doğrudan yansıdığı bir diğer alan sağlık hizmetlerine erişim süreçleridir. Cezaevinde Kurum Hekimliği sona erip, Aile Hekimliği uygulamasına geçildiği dönemden beri sağlık hizmetlerine ulaşmada sorunlar daha da artmıştır. Pek çok cezaevinde hekimlerin cezaevinde hizmet verdiği süre haftada 2-3 gün ve belirli saatlerle sınırlı kalmaktadır. Revirler, çoğu zaman yalnızca pansuman ve tansiyon ölçümü gibi mecburi uygulamalarla sınırlı kalmakta; uzman hekim muayenesi, ileri tetkik ve tedaviye sevk süreçleri haftalar, aylar süren beklemelere dönüşmekte, bu süreçte telafisi imkansız kayıplar yaşanmaktadır. 

Ring araçlarında kelepçeli olarak, dar hücre tipi havasız metal bölmelerde saatlerce taşınmak zorunda bırakılan mahpuslar, sağlık hizmeti talep etmekten bile vazgeçebilecek kadar umutsuzluğa itiliyor. Muayenelerin kelepçeli olarak gerçekleştirilmesi, yanında güvenlik görevlisinin bulunması, mahremiyetin ihlal edilmesi, gözaltı muayenelerinin kolluk kurumlarında yapılmaya zorlanması, cezaevlerinde sağlık hakkının ihlalleri olarak ön plandadır.

Sağlık hizmeti sunumundaki personel ve donanım yetersizliği, uzun bir dönemde karşımıza çıkıyor. Pratisyen ve Uzman hekim, psikolog, diş hekimi, eczacı ve sosyal hizmet uzmanı sayısı, mahpus nüfusuna oranla son derece düşüktür. Birçok cezaevinde tek bir diş hekiminin, cezaevindeki tüm mahpusların ağız-diş sağlığından sorumlu olduğu görülmektedir. Ağız diş tedavisinde sevkler bazen ayları bulmaktadır.

İlaca erişimde, Cezaevi yönetimi ile sağlık sistemi arasındaki koordinasyon eksikliği önemli bir sorundur. Reçeteli ilaçların takibi CETAS gibi elektronik sistemlere dayanmasına rağmen lojistik ve kayıt hatalarıyla sık sık aksamakta, ilaca ulaşım büyük bir sorun teşkil etmektedir.

Dışarıya göre cezaevlerinde 2-3 kat fazla görülen Majör depresyon, kanser, diyabet, kalp hastalıkları, hipertansiyon, psikiyatrik bozukluklar gibi kronik durumlar, cezaevi koşullarında ihmal sonucu ağırlaşırken, aşı programları—tetanos, influenza, pnömokok—çoğunlukla uygulanmıyor.

Cezaevlerinde çok sayıda sağlık ve temel hakların ihlal edildiğine dair tespitler yapılmıştır. Sağlık hakkı ihlalleri, çoğu zaman ölüme varan sonuçlara yol açmaktadır. Kamuoyuna yansıyan sınırlı rakamlara rağmen, bakanlık verilerine göre, 2024 yılının ilk 11 ayında cezaevlerinde 709 mahpus hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu rakam dışarı ile kıyaslandığında oldukça yüksektir.

Cezaevlerinde uygulandığı iddia edilen Rehabilitasyon merkezleri oldukça sınırlı kalmaktadır. Kadın mahpuslar, 0–6 yaş çocukları, engelliler ve ağır psikiyatrik bozukluğu olan bireyler için ne altyapı ne de ayrı standartlar oluşturulmuştur.

Ceza ve Tevkif evleri Genel Müdürlüğü 2016 yılından beri teşkilat yapısı, personel sayısı, yürütülen hizmetlere dair verileri paylaşmamaktadır. Bu da uygulamaların sivil toplum tarafından izlenmesi, denetim ve hesap sorulabilirliği ortadan kaldırıyor.  

Adli Tıp Kurumu cezaevleriyle ilgili olmayan ama cezaevlerindeki sağlık hakkının ihlalinde büyük öneme sahip, toplumsal hayatın adalet mekanizmasında kilit rol oynayan bir unsurdur. Kurumun siyasallaştığı, bilimsel raporları siyasi iklime göre çelişkili biçimde yorumladığı; kimi zaman “mahpus cezaevinde kalamaz” raporları verip sonra iklim değişince aynı raporları “kalabilir” diye değiştirdiği örneklerle ortaya konmaktadır. Bu durum, hak arama sürecinde mahpusların aleyhine işleyen bir belirsizlik ve keyfilik alanı yaratmaktadır.

Psikososyal boyuta bakıldığında, ruh sağlığı sorunları ve rehabilitasyon eksikliği ön plana çıkmaktadır. Depresyon, anksiyete, psikotik bozukluk ve madde bağımlılığı oranları cezaevlerinde, dışarıya göre 6–8 kat daha yüksektir. Rehabilitasyon merkezleri ve öfke kontrolü programları pilot ölçekli kalmasına rağmen yaygınlaştırılamıyor; bu da denetimli serbestlik ve infaz erteleme mekanizmalarının işleyişini olumsuz etkiliyor.

Sonuç olarak derhal hayata geçirilmesini talep ettiğimiz acil önlemler:

  1. Üçlü Protokol’ün kanunlaştırılması ve yaptırım mekanizması kurulması,
  2. Cezaevlerinde ağır tecrit koşullarının ortadan kaldırılması, insan onuru ve sağlıklı yaşam koşulları oluşturulması,
  3. Adli Tıp Kurumu’nun özerkleştirilmesi, kararlarının bilimsel objektifliğe bağlanması,
  4. Sevk ve muayene süreleri için azami bekleme süresinin (48 saat–7 gün) yasal güvenceye kavuşturulması
  5. Cezaevi sağlık hizmetlerinin bağımsız sivil izleme kurullarınca düzenli denetlenmesi
  6. Altyapı ve uzman sağlık personeli sayısının artırılması; psikiyatrik ve rehabilitasyon hizmetlerinin zorunlu hale getirilmesi,
  7. Revir altyapısının 24/7 hizmete uygun hale getirilmesi,
  8. Sevk, muayene, tedavi süreçlerinin gizlilik ve mahremiyet ilkelerine uygun düzenlenmesi,
  9. Kelepçesiz muayene, güvenlik ve sağlık arasındaki dengeyi sağlayacak protokollerin geliştirilmesi,
  10. İlaca erişimin doğru, düzenli ve zamanında sağlanması,
  11. Aşı ve kronik hastalık takip programlarının kesintisiz uygulanması,
  12. Kadın, çocuk ve engelli mahpuslara yönelik özel sağlık standartlarının kanunla belirlenmesi,
  13. Veri şeffaflığı ve hesap verebilirlik için Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün bilgi paylaşımının sağlanması

Çağrı

TBMM, Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları başta olmak üzere tüm ilgili kurumları, Anayasal ve evrensel yükümlülüklerin gereği olarak, cezaevlerinde sağlık hakkının ihlallerine son verilmeye ve önerilen reformlar hızla hayata geçirmeye davet ediyoruz.

Tutukluluğun bir cezalandırma olarak uygulamasından vaz geçilmeli ve Beylikdüzü Belediye Başkanımız Mehmet Murat Çalık, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Mühittin Böcek, Sarıyer önce dönem belediye başkanımız Şükrü Genç ve hukuksuz bir şekilde tutuklanan arkadaşlarımız, siyasi tutuklular başka tedbirler uygulanmak üzere serbest bırakılmalıdır. Hasta olan tüm tutuklu ve mahkumlar eşit, nitelikli ve zamanında sağlık hizmetine ulaşmalıdır.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Tekirdağ’da su kesintileri; çeşmelere akın ettiler 

Sonraki Haber

Yanacak yer kalmadığı için yangınlar söndü!

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Dışişleri Bakanlığı Hocalı Katliamı'na ilişkin anma mesajı yayınladı
Politika

Dışişleri’nden Mali’deki terör saldırılarına kınama

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü mesajı
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü mesajı

25 Nisan 2026
Ağıralioğlu: Çiftçinin hüznüne son vereceğiz
Politika

Ağıralioğlu: Çiftçinin hüznüne son vereceğiz

25 Nisan 2026
Özgür Özel: Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz
Politika

Özgür Özel: Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu'nda kafede vatandaşlarla sohbet etti
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda kafede vatandaşlarla sohbet etti

25 Nisan 2026
Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir araya geldi
Politika

Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul’da bir araya geldi

25 Nisan 2026
Sonraki Haber
Yanacak yer kalmadığı için yangınlar söndü!

Yanacak yer kalmadığı için yangınlar söndü!

En Güncel Haberler

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı
Yerel Haberler

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

26 Nisan 2026
Bursa'da  polisin 'dur' ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada
Yerel Haberler

Bursa’da polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada

26 Nisan 2026
Bursa'da iki otomobil çarpıştı: 1 yaralı
Yerel Haberler

Bursa’da iki otomobil çarpıştı: 1 yaralı

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Ankara’da hayvanseverlerden yürüyüş

25 Nisan 2026
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mersin'de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

Mersin’de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

- Haberton
25 Nisan 2026

Mersin’de vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle getirerek adlarına banka hesabı ve Gsm hattı açtıran, bu hesapları dolandırıcılıkta kullanan 12 şüpheliden...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

26 Nisan 2026
Bursa'da  polisin 'dur' ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada

Bursa’da polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton