28 Eylül 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Çanakkale: Ruhun Çeliği Erittiği Gün

Çanakkale: Ruhun Çeliği Erittiği Gün

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
15 Mart 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
3
Çanakkale: Ruhun Çeliği Erittiği Gün
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Tarih, ekseriyetle kronolojik bir akışın, peş peşe dizilmiş hadiselerin yavan bir dökümü gibi algılanır.

Oysa zamanın sıradan seyrini yırtarak kendi kanunlarını dayattığı, coğrafyanın kaderle sarsılmaz biçimde düğümlendiği anlar vardır. 18 Mart 1915, yalnızca dar bir boğazın sularında cereyan eden askeri bir müdafaa değil; can çekişen bir imparatorluğun küllerinden, yepyeni ve direngen bir ulus bilincinin filizlendiği ontolojik bir eşiktir. Çanakkale, insanlık serüveninde tahakküm ile hürriyetin, çelik ile etin, kibir ile sükûnetin en ağır şekilde yüzleştiği o derin koridordur.

Bu eşsiz zaferi salt bir harp tarihi süzgecinden geçirmek, meselenin asıl felsefi boyutunu ıskalamak demektir. Yirminci yüzyılın başlarında, Sanayi Devrimi’nin şımarık çocukları olan emperyalist güçler, yenilmezliklerini mekanik üstünlüklerine dayandırmışlardı. Zırhlı gemiler, devasa toplar ve modern teçhizatlar, dönemin pozitivist kibrinin su üzerindeki tecessümüydü. Karşılarındaki gücü ise yalnızca demografik ve teknolojik bir istatistik, kolayca ezilip geçilecek bir teferruat olarak görüyorlardı. Fakat Çanakkale Boğazı’nın o serin sularında hesaplanamayan bir diyalektik devreye girdi: İnsanın, inancı ve mefkûresi uğruna kendi varlığından kendi rızasıyla vazgeçebilme kudreti. Metali eriten şey dönemin yetersiz mühimmatı değil, toprağa basan ayakların sarsılmaz kararlılığıydı. Bu yönüyle 18 Mart, makinenin ruh karşısındaki o mutlak ve kesin yenilgisinin ilanıdır.

Bir medeniyetler çatışmasının en saf halini görmek için Gelibolu’nun kanla yıkanmış yamaçlarına bakmak kâfidir. Bir yanda bütün yerküreyi kendi pazarı olarak gören, insani değerleri sömürgeci bir rasyonaliteye kurban etmiş bir zihniyet; diğer yanda ise üzerinde yaşadığı coğrafyayı salt bir kara parçası olarak değil; hafıza, namus ve istikbalin beşiği olarak gören köklü bir irfan duruyordu. Batı’nın istilacı aklı, toprağı işgal edilecek bir “hedef” olarak kodlarken; Türk askeri için o siperler, varlığın feda edileceği yüce bir “vatan” mefhumunun ta kendisiydi. İşte modernitenin soğuk hesaplarının iflas ettiği yer tam da bu mana uçurumudur. Balistik hesaplamaların ve lojistik üstünlüklerin, bir milletin var olma arzusu karşısında nasıl paramparça olduğunu o siperler bütün dünyaya haykırmıştır.

Sosyolojik düzlemde irdelediğimizde, Çanakkale Cephesi’nin modern Türk ulusunun en büyük “kurucu laboratuvarı” olduğunu görürüz. Orada, imparatorluğun dört bir yanından kopup gelmiş, ayrı dünyaların insanları aynı siperde omuz omuza can vermiştir. Darülfünun’un idealist sıralarından kalkıp gelen gencecik bir tıp talebesi ile Anadolu’nun kavrulmuş bozkırından yola düşen isimsiz bir çobanın kanı, aynı toprağa karışarak yeni bir aidiyetin harcını karmıştır. Bu muazzam trajedi, yorgun düşmüş bir tebaadan, ortak acılar ve hedefler etrafında kenetlenmiş bir “millet” yaratmıştır. Çanakkale, bireysel benliklerin eriyip, kolektif bir bilincin çelikleştiği devasa bir sosyolojik fırındır. Cumhuriyet’in temelleri, meclis duvarlarından çok önce o yamaçlarda çoktan atılmıştır.

Öte yandan, bu görkemli direnişin yankıları asla Ege ve Marmara ile sınırlı kalmamıştır; Gelibolu’nun sarsıntısı evrenseldir. Batı’nın “yenilmez armada” efsanesi sulara gömüldüğünde, yeryüzünün sömürgeleştirilmiş tüm bölgelerinde zihinleri esir alan prangalar da çatlamaya başlamıştır. Hint alt kıtasından Kuzey Afrika’ya kadar tahakküm altında ezilen halklar için bu zafer, dirilişin mümkün olduğuna dair sarsıcı bir işaret fişeği olmuştur. Çanakkale; Birinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirmiş, imparatorlukların çöküşünü hızlandırarak küresel dengelerin baştan yazılmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla bu dar yarımada, o devirde dünya tarihinin ekseninin kaydığı asıl merkez üssüdür.

Bugünden dönüp o mahşer yerine baktığımızda, kahramanlığı sadece hamasi bir nutka indirgemenin, o büyük fedakarlığa yapılabilecek en ağır haksızlık olduğunu idrak etmeliyiz. Cephedeki askerlerin yüzleştiği şey, edebi bir destan yazma arzusu değil, ölümün o sağır edici ve kesif gerçeğiydi. Ancak onlar, bir adım sonrasının mutlak yok oluş olduğunu bilmelerine rağmen, kendilerinden sonraki kuşakların nefes alabilmesi için o adımı karanlığın içine gözlerini kırpmadan atmışlardır. Bu eylem, insanın kendi fâniliğini aşarak sonsuzluğa karışmasının felsefi zirvesidir.

Peki, aradan geçen bir asrı aşkın zamanın ardından, 18 Mart şuuru bugünün dünyasında nereye konumlanmaktadır? Tarihi anmak, sadece belirli tarihlerde saygı duruşunda bulunup ağıtlar yakmak demek değildir. Gerçek anma, o eşsiz ruhu çağın kodlarıyla yeniden üretebilmekle mümkündür. Bugünün Çanakkale’si; topla tüfekle değil; bilimle, felsefeyle, teknolojiyle, sanatla ve yüksek bir ahlaki duruşla savunulmaktadır. Eğer o gün toprağa düşenlerin hakkını vermek niyetindeysek, sığ çekişmelerin ötesine geçip, küresel ölçekte söz söyleyebilen, üreten ve sorgulayan bir toplum inşa etmek mecburiyetindeyiz. Omuzlarımıza bırakılan asıl ağır miras budur.

Bugün Gelibolu’da rüzgârın fısıltısına, çalılıkların sessizliğine ve denizin o aldatıcı dinginliğine kulak verdiğinizde, geçmişin o devasa gürültüsünün çok derinlerde bir yerlerde hâlâ uğuldadığını hissedersiniz. Oradaki sessizlik, yeryüzündeki en yüklü, en vakur sükûnettir. Çünkü o topraklar sıradan bir coğrafya parçası olmaktan çıkmış; bir ulusun onurunun, hürriyet aşkının ve dirayetinin anıtlaşmış hâline dönüşmüştür. Boğazın karanlık sularına ve Gelibolu’nun sarp kayalıklarına kazınan o hürriyet iradesi, kıyamete dek bu topraklarda nöbet tutmaya devam edecektir.

Bu vesileyle; o karanlık ufku delen sarsılmaz iradenin, Anafartalar’da bir milletin kaderini baştan yazan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırası önünde derin bir minnetle eğiliyoruz. Kanlarıyla bu vatanı var kılan tüm şehitlerimizi ve omuzlarında koca bir tarihin gururunu taşıyan kahraman gazilerimizi rahmet, şükran ve sarsılmaz bir vakarla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Etiketler: Çanakkale
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 826’ya yükseldi

Sonraki Haber

Fransa’da bugün yerel seçimlerin ilk turu düzenlenecek

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Kitapların dünyası
Yazarlar

Kitapların dünyası

28 Eylül 2026
Eylül tonu
Yazarlar

Eylül tonu

28 Eylül 2026
Karanlık ve soğuk renkler gibiyim
Yazarlar

Karanlık ve soğuk renkler gibiyim

28 Eylül 2026
Ankara Şehir Hastanesi Acili'nde zaman bükülmesi: "La üç saat oldu, sıra bize yeni mi geldi bebe?!"
Yazarlar

Ankara Şehir Hastanesi Acili’nde zaman bükülmesi: “La üç saat oldu, sıra bize yeni mi geldi bebe?!”

28 Eylül 2026
İtfaiye Meydanı’nda alışveriş riti: "La valla bir kere giydim bebe!"
Yazarlar

İtfaiye Meydanı’nda alışveriş rutini: “La valla bir kere giydim bebe!”

27 Eylül 2026
Yaren Atalar ile şiir ve edebiyat üzerine: Aşk ve Ceza’dan, Ahyar ve Yarence’ye
Yazarlar

Yaren Atalar ile şiir ve edebiyat üzerine: Aşk ve Ceza’dan, Ahyar ve Yarence’ye

27 Eylül 2026
Sonraki Haber
Fransa'da bugün yerel seçimlerin ilk turu düzenlenecek

Fransa'da bugün yerel seçimlerin ilk turu düzenlenecek

Yorumlar 3

  1. Sena says:
    7 ay önce

    Çok farklı bir perspektif olmuş kalemine sağlık.

  2. Melis says:
    7 ay önce

    Çok etkileyici bir anlatım olmuş, boğazın o soğuk sularında bile ruhun sıcaklığı her şeyi eritmiş gerçekten. Kaleme sağlık, gözlerim doldu okurken.

  3. Gökçen says:
    7 ay önce

    Çanakkale ruhunu sadece tarih değil, bir medeniyet bilinci olarak anlatan çok etkileyici ve derinlikli bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

En Güncel Haberler

Tayland'ın başkenti Bangkok'ta sel 700 bin kişiyi etkiledi
Dış Haberler

Tayland’ın başkenti Bangkok’ta sel, 700 bin kişiyi etkiledi

28 Eylül 2026
Sarıyer’de dev uyuşturucu operasyonu: 8 kilo 850 gram metamfetamin ele geçirildi
Yerel Haberler

Sarıyer’de dev uyuşturucu operasyonu: 8 kilo 850 gram metamfetamin ele geçirildi

28 Eylül 2026
İzmir'de komandolardan 'Deniz Hücum Harekatı Eğitimi'
Yerel Haberler

İzmir’de komandolardan ‘Deniz Hücum Harekatı Eğitimi’

28 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Şehit aileleri, Umre Programı’ndan döndü: “Şehitlerimizin kıymetli emanetleri yurda döndü”

28 Eylül 2026
Yaşam

Ankara’da sağanak sonrası rögar taştı; binaların giriş ve bodrum katlarını su bastı

28 Eylül 2026
Yaşam

Ankara’da stres oyuncağı 11 yaşındaki çocuğun elinde patladı: 2’nci derece yanık oluştu

28 Eylül 2026
Yaşam

Tekirdağ’da vahşi doğa yüzleri gülümsetti: Karaca denizde yüzerken görüntülendi

28 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgını bilançosu ağırlaşıyor: Vaka sayısı 8 bini aştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola salgını bilançosu ağırlaşıyor: Vaka sayısı 8 bini aştı

- Haberton
28 Eylül 2026

Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgınında vaka sayısı 8 bin 67'ye, hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 901'e yükseldi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti...

Türkiye’de hayvan barınakları: Sahiplendirme süreci, gönüllülük ve bilmeniz gerekenler

Çocuk neden okula gitmek istemez? Sabah “karnım ağrıyor” diyorsa dikkat

Uyurken terlemek neden olur? Gece terlemesini hafife almayın

Kıdem tazminatı hangi durumlarda alınır? İşten ayrılan herkes alamıyor: İşte kıdem hakkı doğuran haller

Güncel Haber

Tayland'ın başkenti Bangkok'ta sel 700 bin kişiyi etkiledi

Tayland’ın başkenti Bangkok’ta sel, 700 bin kişiyi etkiledi

28 Eylül 2026
Sarıyer’de dev uyuşturucu operasyonu: 8 kilo 850 gram metamfetamin ele geçirildi

Sarıyer’de dev uyuşturucu operasyonu: 8 kilo 850 gram metamfetamin ele geçirildi

28 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton