Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Tokat’ın Erbaa ilçesinde gerçekleştirilen halk buluşmasında konuştu.
Özel, “Değerli Erbaalılar, biz bugün sabahleyin Ankara’da saat 05.30, 06.00’da uyandık. Uçağa bindik, Trabzon’a vardık, Trabzon Havalimanı’nda, sadece havalimanı kullanacağız. Bir kalabalık, bir sahip çıkış, bir bağıra basış. Oradan geçtik Gümüşhane’ye. Gümüşhane’de Tekke beldesinde adayımıza destek verdik, orada Tekkelilerle kucaklaştık. Gümüşhane’den yola çıktık, bu tarafa doğru gelirken Çevrecik, Tokat’ın Çevrecik’inde miting yapacakken, her gittiğimiz yerde yolu kesenler, sizin gibi selam verenler, sahip çıkanlar, destek verenler var. Buradan günün beşinci iline, Amasya’ya geçerken dediler ki ‘Erbaa yola çıkacaktı ama o kadar kalabalık, o kadar büyük bir coşku, o kadar büyük bir ev sahipliği var ki… Girmeseniz, belediyenin orada bir selam verseniz’ dediler. Aman Allah’ım. Bu platform nereden çıktı, bu kalabalık nereden çıktı? Ne kadar güzelsiniz. Hepinize ayrı ayrı sarılıyorum. Annemler var, ellerinden öpüyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Kardeşlerime, gençlere, Erbaa’ın Tokat’ın gençlerine sımsıcak sarılıyorum, iyi ki varsınız” dedi. Özel şöyle devam etti:
“TARİHİN DOĞRU TARAFINDAYIZ”
“Demek ki burayı duyursak, miting diye gelsek, bu Erbaa bize Kadıköy’ü aratmayacak İstanbul’daki, Çankaya’yı aratmayacak Ankara’nın, İzmir’in Bornova’sını, Konak’ını, Alsancak’ını aratmayacak bu Erbaa. Biz bugün burada aslında hep beraber tarihin doğru yerinde duruyoruz. Biz Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığa, seçme – seçilme hakkına, seçtiklerimize sahip çıkıyoruz. Hepiniz biliyorsunuz ki Adalet ve Kalkınma Partisi yıllarca sandığa girdi, seçildi ve yönetti. Kendileri seçim kazanırken her şey yolundaydı. Milli irade hep baştacıydı. Biz maalesef 47 yıl boyunca hiç birinci parti olamadık. 23 yıl boyunca Adalet ve Kalkınma Partisi’ni hiç yenememiştik. Ama son yenilgiden sonra yola çıktığımızda ben kadın kollarına, ya da partili-partisiz ama seçim akşamları gözyaşı dökenlere, üzülenlere, seçimden sonra hasta yatanlara, morali bozulup da sokağa çıkamayan gençlere bir söz vermiştim. Demiştim ki, ‘Cumhuriyet Halk Partisi değişecek, Türkiye değişecek.’ Söz vermiştim, ‘Nasıl Bülent Ecevit 70’lerlerde girdiği her seçimden iki yerel, iki genel seçimden partiyi birinci parti çıkardıysa, biz de girdiğimiz seçimde ya birinci olacağız ya da bu görevi bırakacağız.’ Ben partinin başında bir seçime girdim. 31 Mart 2024 günü partinin başında bir seçime girdim. 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaptık. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Çünkü Tayyip Erdoğan bir şeyi biliyordu. ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ diyordu. İstanbul’u 2019’da kazanmıştık ama İstanbul’u kazananı aday yapmadık ve maalesef seçimleri kaybettik. Ben ‘Kendim aday olacağım, yola çıkacağım’ demedim. ‘Kim kazanacaksa o aday olacak CHP iktidar olacak’ dedim. Şimdi buradan söyleyeyim. Ve dedik ki ‘Adayımızı biz belirlemeyeceğiz, adayımızı 2 milyon üyemiz belirleyecek, sandık koyacağız’ dedik. O sandığı koymadan dört gün önce Ekrem Başkan’ı tutukladılar ki Cumhurbaşkanı adayı olamasın diye. Hem diplomasını iptal ettiler hem türlü çeşit davalar açtılar. Ama ne yaptık? Sırf CHP’lilerin değil, bütün Erbaalıların önüne sandığı koyduk, kuyruklar oldu. 15,5 milyon kişiyle bir Cumhurbaşkanı adayı belirledik. O gün bugündür saldırılar devam ediyor.”
“KENDİSİNDEN SONRAKİ CUMHURBAŞKANINA DARBE YAPIYOR”
“Erdoğan, kendisinden sonraki Cumhurbaşkanına darbe yapıyor. Erdoğan kendini partisi kurulduktan beri 13 seçim kazanmıştı üst üste, 14’üncüsünde yenen partiden kurtulmak için darbe yapıyor, kendisini yenen Genel Başkandan kurtulmak için Erdoğan Türkiye siyasetine darbe yapıyor. Önce Cumhurbaşkanı adayımızı aldılar, şimdi partimizi almaya çalışıyorlar ve partinin Genel Başkanına saldırıyorlar. Ancak kimseye bir şey demeyin. Öfkenizi anlıyorum ama durun. Öfke yok, öfke yok, öfke yok. Öfkeyi enerjiye, enerjiyi mücadeleye çevirmek durumundayız. Bir şeyler oluyor, görmüyor musunuz? Bir şeyler oluyor. Erbaa ayağa kalkmış, Tokat ayağa kalkmış, Gümüşhane, Trabzon ayağa kalkmış. Türkiye ayağa kalkmış. Bu darbeye direniyor, partisine, sandığa, demokrasiye sahip çıkıyor. O yüzden birilerine kızıp öfke söylemenin zamanı değil, birilerine kızıp öfke söylemenin zamanı değil. Türkiye ayağa kalkmış, Gazi’nin partisine sarılmanın ve iktidara yürümenin zamanı.”
“TÜRKİYE, BÜYÜK BİR DEĞİŞİME YÜRÜYOR”
“Şunu herkes bilsin. Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Partimizle yürüyoruz, bir yürüyüşün içindeyiz. Ancak bu yürüyüş partiyi aşan, sokaklara taşan, tüm siyasi partilerin, muhalefet partilerinin de bizim yanımızda bu darbeye karşı durmasıyla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, sivil toplumuyla ve hangi görüşten olursa olsun sandığı seven, bu ülkede Atatürk’ten emanet sandığa sahip çıkanların sahiplenmesi ile bir başka şey oluyor. Hissediyoruz, hissediyoruz ve Türkiye büyük bir değişime yürüyor. Onun için bu yürüyüş ilk gün Atatürk’ün evinden, baba ocağımızdan, polis zoruyla söke söke atıldığımızda, o yağmurun altında o dolunun altında adım adım yürüdük, adım adım yürüdük ve Meclisimize vardık. Ertesi gün bu sefer Çankaya’dan, Güvenpark’tan Atamıza yüzbinlerle yürüdük ve yüzbinlerle bayramlaştık. Şimdi bu yürüyüş her gün Türkiye’nin dört bir yanından bizi çağırıyor, sizi çağırıyor. Millet hayatı boyunca hizmet ettiği bu devletten adeta kendisine tarihin en büyük vefasızlığı yapılarak açlık sınırının altında verilen asgari ücreti, emekli maaşlarını, asgari ücreti ya da bir çiftçinin aylık gelirinin 19 bin liraya düşmesini hiç kimsenin hayatından memnun olmamasını gören bu millet, umudu artık büyük bir değişimde görüyor. Bir devri kapatmaya, bir devri açmaya hazırlanıyor. Bu meydanlardaki heyecan, bu meydanlardaki coşku, bu meydanlardaki enerji boşa değildir. AK Parti’nin kara düzeni gidecek, ezilen emeklinin, emekçinin, çiftçinin, esnafın yüzü gülecek. Bakın ‘Umudunu kaybetti diyenler, apolitik gençler’ diyenler görsün. Gençler meydanları dolduruyor. Her yaştan gençler meydanları dolduruyor. Emeklinin ümidi de asgari ücretlinin ümidi de devlet memurunun ümidi de çiftçinin, hayvancının ümidi de esnafın ümidi de birdir. Ümit değişimdedir. Ümit artık kurtulmaktadır. Ve herkes biliyor ki tek başına ne emekli kurtulabilecek ne emekçi, ne gençler ne çiftçi. Tek başına ne CHP’li kurtulabilir ne İYİ Partili ne MHP’li ne AK Partili. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”
“MİLLET BAĞRINA BASTIKÇA BİZDEN ASLA KURTULAMAYACAKLAR”
“Geçen sene 19 lira olan üre gübre olmuş 34 lira, yüzde 80 zam almış. Enflasyon 30, diyorlar ki ‘20 yapacaktık olmadı 32 oldu.’ 34 liraya çıkmış gübre yüzde 79 zamla. DAP gübre 27 liradan 42 lira olmuş, yüzde 56 zamla. Mazota yüzde 50 zam gelmiş, iğneden ipliğe her şeye zam gelmiş. Ve bunlar buna karşı meydan meydan gezen, mücadeleyi yükselten, bütün anketlerde birinci parti olan ve her adımıyla biraz daha iktidara yaklaşan bizlere büyük bir darbe yaparak, son dört kurultayı kazanmış, dört mazbatam var benim. Dört kurultayı kazanmış Genel Başkana darbe yaparak, son dört kurultayı yok sayıp altı yıl öncesine dönüp 13 sefer seçime girip kazandığı günleri arayarak Erdoğan bizi görevimizden uzaklaştırmaya çalışıyor. Bak Erdoğan, şunu bilsinler; bizi kağıt üzerinde yargı darbeleri ile görevden uzaklaştırabilirsiniz. Bizi devletin polisini üzerimize yollayarak binalardan dışarı atabilirsiniz. Ama bizi bu millet bağrına bastıkça siz bizden asla kurtulamayacaksınız. Asla.”
“ASLA BU YÜRÜYÜŞTEN VAZGEÇMEYECEĞİM”
“Andolsun ki durmayacağım, baş vereceğim ama baş eğmeyeceğim. Bu düzeni değiştirene kadar, sizin yüzünüzü güldürene kadar, partimizi iktidar yapana kadar, bu iktidarı değiştirene kadar durmayacağım. Siz de benimle birlikte bir devri kapatıp bir devre açmaya hazır mısınız? Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak, vatan evlatlarının. Siz de yorulmadan, bırakmadan, nerede yürüyorsak arkamızdan yürümeye var mısınız? Birlikte başaracak mıyız? Bir kez daha Türkiye ittifakını kuracak mıyız? Ve eninde sonunda, kısa çöpün uzun çöpten hakkını aldığı, mağdurun, mazlumun hakkını aldığı, ezilenlerin hesabının sorulduğu, bu ülkeyi var eden işçilerin, emekçilerin, çiftçilerin, emeklilerin ve yarının umudu gençlerimizin bir arada mücadeleyi kazandığı yürüyüşte birlikte miyiz? Benimle yürüyecek misiniz? Ben asla bu yürüyüşten vazgeçmeyeceğim. Hadi bakalım, yolumuz açık olsun, yolunuz açık olsun, yürüyelim arkadaşlar.”
Özgür Özel, Amasya’da Halkla Buluştu
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Tokat’taki programlarının ardından Amasya’da halkla buluştu. Amasya Künç Köprüsü’nde konuşan Özel, partisine kumpas kurulduğunu savunup, “Bambaşka bir gecede bambaşka duygularla buradayız. Elbette kızgınlığınızı, öfkenizi anlıyorum. Ancak bu öfke sözleri yerine, bizim bu öfkeyi dirence, mücadeleye, kararlılığa çevirip öfke sözlerini umut ve kararlılık sözlerine dönüştürüp, bu bize kurulan kumpası alt üst edip, hesapları bozup, hep birlikte iktidara yürümemiz lazım. Bunun için öfke sözleri yerine umut ve kararlılık sözlerini istiyorum” dedi.
Partimize Bir Oyun Kurdular
Birilerinin bir plan yapıp, oyun kurduğunu söyleyen Özel, "24 yıldır seçim kaybetmeyen, 13 kere seçimlerden birinci çıkan birileri; 47 yıldır ikinci, üçüncü parti olmuş, bazen baraj altında kalmış ama hiç birinci parti olmamış partimizdeki değişimi görünce, sizin bize ve kadrolarımıza inancını görünce, kadrolara inancımızı görünce, sadece değişim kurultayından 5 ay sonra, 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptığımızı, Türkiye’de yüzde 65 nüfusuna ulaştığımızı ve başarılı belediye başkanlarımızla iktidara yürüdüğümüzü görünce partimize bir oyun kurdular. Bir kumpas kurdular. Son 4 seçimdeki mazbatayı alan genel başkanı, son 3’ü geçerli oyların hepsini alan genel başkanı, sizin desteğinizle, oyunuzla seçilen genel başkanı 6 sene önce pandemide yapılan kurultaya gidip o kurultayı getirerek, bu yürüyüşü kesmek ve bizi durdurmak için partiye kumpas kurdular.
Şunu bilin, gerekirse baş vereceğim ama boyun eğmeyeceğim. Şunu bilin, bir kez daha bir seçim akşamında bir kez daha kahrolmanıza, üzülmenize, ağlamanıza izin vermeyeceğim. Bunun için ne gerekiyorsa onu yapacağım. Ne bedel ödenecekse, ne mücadele verilecekse bunların hepsini gözü aldım.
Ayrılık gayrılık içinde değiliz. Asla ne bölünmenin ne kavganın peşindeyiz. Ama bencilliğin, koltuk hevesinin peşinde değil, hepimizin özlediği iktidarın peşindeyiz. Ekrem Başkan da bizimdir, Mansur Başkan da bizimdir.
And olsun ki bizim kendi adımıza hiçbir beklentimiz olmadı, olmayacak. Ama kişisel beklentilerin bu millete bir hezimet daha yaşatmasına izin vermeyeceğim” diye konuştu.
Özgür Özel, Amasya’da Halkla Buluştu
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Tokat’taki programlarının ardından Amasya’da halkla buluştu. Amasya Künç Köprüsü’nde konuşan Özel, partisine kumpas kurulduğunu savunup, “Bambaşka bir gecede bambaşka duygularla buradayız. Elbette kızgınlığınızı, öfkenizi anlıyorum. Ancak bu öfke sözleri yerine, bizim bu öfkeyi dirence, mücadeleye, kararlılığa çevirip öfke sözlerini umut ve kararlılık sözlerine dönüştürüp, bu bize kurulan kumpası alt üst edip, hesapları bozup, hep birlikte iktidara yürümemiz lazım. Bunun için öfke sözleri yerine umut ve kararlılık sözlerini istiyorum” dedi.
Partimize Bir Oyun Kurdular
Birilerinin bir plan yapıp, oyun kurduğunu söyleyen Özel, "24 yıldır seçim kaybetmeyen, 13 kere seçimlerden birinci çıkan birileri; 47 yıldır ikinci, üçüncü parti olmuş, bazen baraj altında kalmış ama hiç birinci parti olmamış partimizdeki değişimi görünce, sizin bize ve kadrolarımıza inancını görünce, kadrolara inancımızı görünce, sadece değişim kurultayından 5 ay sonra, 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptığımızı, Türkiye’de yüzde 65 nüfusuna ulaştığımızı ve başarılı belediye başkanlarımızla iktidara yürüdüğümüzü görünce partimize bir oyun kurdular. Bir kumpas kurdular. Son 4 seçimdeki mazbatayı alan genel başkanı, son 3’ü geçerli oyların hepsini alan genel başkanı, sizin desteğinizle, oyunuzla seçilen genel başkanı 6 sene önce pandemide yapılan kurultaya gidip o kurultayı getirerek, bu yürüyüşü kesmek ve bizi durdurmak için partiye kumpas kurdular.
Şunu bilin, gerekirse baş vereceğim ama boyun eğmeyeceğim. Şunu bilin, bir kez daha bir seçim akşamında bir kez daha kahrolmanıza, üzülmenize, ağlamanıza izin vermeyeceğim. Bunun için ne gerekiyorsa onu yapacağım. Ne bedel ödenecekse, ne mücadele verilecekse bunların hepsini gözü aldım.
Ayrılık gayrılık içinde değiliz. Asla ne bölünmenin ne kavganın peşindeyiz. Ama bencilliğin, koltuk hevesinin peşinde değil, hepimizin özlediği iktidarın peşindeyiz. Ekrem Başkan da bizimdir, Mansur Başkan da bizimdir.
And olsun ki bizim kendi adımıza hiçbir beklentimiz olmadı, olmayacak. Ama kişisel beklentilerin bu millete bir hezimet daha yaşatmasına izin vermeyeceğim” diye konuştu.












