7 Ekim 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Bu kadınlar, başka kadınlar…

Bu kadınlar, başka kadınlar…

Okan Oran - Okan Oran
25 Kasım 2021 - Güncellenme Tarihi 15 Mart 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Bu kadınlar, başka kadınlar...

Bu kadınlar, başka kadınlar...

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bu kadınlar; hayatı yaşayamamış, yaşamasına ve yaşanmasına izin verilmemiş, dövülmüş, öldürülmüş, kırık, kayıp ve yitik kadınlar…

Bugün 25 Kasım, yani Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Ama biliyoruz ki yine hep aynı bildik cümleler, yine aynı bildik iyi niyetle söylenen –( ve maalesef ki sadece tümcelerde, sözlerde kalan… ) temenniler, güzel sözler ve cümleler söylenecek yine bu kadınlar için..

25 Kasım kadınlar için niçin önemli bir gün?

Bundan tam 62 yıl önce Dominik Cumhuriyeti‘nin o zaman ki lideri, 3 kız kardeş olan Mirabal Kardeşleri hedef göstererek vahşice öldürülmesine neden olduğu için 25 Kasım Günü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü olarak kabul edilmiştir. Ama maalesef ki bu kabul, Birleşmiş Meclisler Genel Kurulu bu kötü olayın gerçekleşmesinden tam 39 yıl sonra, 25 Kasım 1999 yılında kabul etmiştir.

Kadınlar Ülkemizde ve Dünya’da çok fazla şiddete maruz kalıyor.

Kadın olmak gerçekten zor! Aslında kadın olarak yaşamak, hayatta kalmak en büyük zorluk kadınlar için. Ülkemizde neredeyse ortalama her gün en az 2 kadın şiddete maruz kalıyor veya hayatını kaybediyor. Kadın cinayetleri haberleri bitmek bilmiyor, üzücü bir şekilde her yeni gün yeni bir cinayet haberine tanıklık ediyoruz. Sizleri çok fazla rakamsal verilerle sıkmak istemiyorum ama genel bir veri olarak Dünya’da Kadına Yönelik Şiddette listenin en başlarında bulunduğumuzu üzülerek vermek istiyorum. Pakistan‘nın ardından bu ligde Dünya ikinciliğine oynuyoruz maalesef. OECD ülkeri içerisinde ise listenin zirvesindeyiz, yani kadına şiddette birinciliği kimseye kaptırmamışız.

Peki ya diğer ülkeler? Mesela o çok medeni olduğunu düşündüğümüz Avrupa Ülkeleri bile kadına şiddet uyguluyor hem de çok fazla. Ama detaylı ve analitik bakılınca, Avrupa Ülkeleri kadına daha çok taciz, cinsel taciz, tecavüz ve dayak tarzında şiddet uygulamaya meyilli. Cinayet ve ölüm gibi vakalar da ise sadece Fransa bize yakın rakamsal veriler veriyor. Yani Fransızlar ve Türkiye cinayet vakaları açısından benzer durumda ki; geçmiş birkaç yıl öncesinde 1 yıl içinde Fransa’da 600 civarında kadın öldürülmüş. Ülke olarak son yıllarda, hem resmi hem de çeşitli araştırma kuruluşlarının çalışmalarında ortak nokta; Türkiye’de kadın cinayetlerinde önemli oranda artışlar olduğunu gösteriyor. Son 15 yılda kadın cinayetleri yaklaşık 15 kat artmış durumda. Bu üzücü tablo ve durumun daha da artmasından endişe ediliyor, çünkü kadına şiddet maalesef artarak devam ediyor.

Kadınlar neden şiddete uğruyor? Niye bunu yaşıyorlar?

Şiddet ve türevleri; aslında kültür, sosyoloji ve psikoloji bilimlerinin inceleme alanı daha çok bu tür olaylar… Bu sektörlerin uzmanları eminim çok daha bilimsel ve derinlemesine açıklama yapacaklardır, ama benim gözlemlerim; sahiplenme, kıskançlık, yetersiz duygusal içselleştirme, kendini ispat etme isteği, kendine hükmetme alanı veya objesi yaratma, gücün kimde olduğunu hem kendisine, hem kadına hem de çevresine gösterme, yani erkeklerin yaratılış doğasından gelen gövde gösterisini yanlış bir seçim yaparak bunu kadında baskı unsuru olarak uygulamak istemesi. Elbette ki tabii yani var olan, veya sonradan zamanla oluşan, bütünleşen, benimsenen toplumsal kültüründe bunda çok etkisi var. Bu duruma örnek olması açısından; şiddete karşı hoşgörü, yatkınlık ve istek yaratan ve benim kesinlikle hoş bulmadığım deyim, özdeyiş ve atasözlerinden bazılarını hatırlayalım:

– ” Eti senin kemiği benim.”

– ” Kızını dövmeyen, dizini döver.”

– “ Kadın halı gibidir, vurdukça kıymetlenir.”

Hatta testiyi kırmadan getirmesi için önceden dayak yiyen çocuk bile var maalesef masallarımızda…

Bu düşünsel ve davranışsal kalıplar, her toplumda görülebilir, görülmekte ve her toplumu ister istemez olumlu veya olumsuz, istenen veya arzu edilmeyen şekilde şekillendirmesi de kaçınılmaz olmaktadır. Bu gibi istenmeyen durumlar; eğitim, kültür ve insanın etiksel hakkı olan yaşamsal değer yargılarının toplumsal katmanlar olarak birbirine sunulması ve bunların kazanımları belki bu olumsuz olan tüm bu değersel ve kültürel kazanım süreçlerini yok edebilir veya törpüleyebilir.

Bu kadınlar, başka kadınlar...
Bu kadınlar, başka kadınlar…

Şiddete Uğrayan Kadınların Umudu İstanbul Sözleşmesi

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi kısa ve bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmış, Avrupa Birliği ve 45 ülkenin 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalamasıyla 12 Bölüm ve 80 Madde olarak yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşme kadına yasal ve hukuksal bir hak olarak, güvence ve varlıksal birey yükümlülüğü için varoluş bildirgesi olarak düşünülebilir. Bu sözleşmeyle kadın, kadın olduğu için korunma yükümlüğünü resmi olarak elde edebilme hakkına sahip olacaktır diye özet bir bilgi verilebilir.

Dikkat çekici olan, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ni hem imzalamış hem onay vererek, yürürlüğe sokup işlevsel hale getirmesinden sonra, yürürlükten kaldıran tek ülke olması. Diğer imzalayan ülkelerin bazıları hem imzalayan ve onaylayan veya sadece imza atmış ama yürürlük aşamasına getirmemiş ülkelerden oluşmakta. Akıllara şöyle bir soru gelebilir. İstanbul Sözleşmesi’nden önce kadına şiddet oluyordu bunu biliyoruz, peki sözleşme şiddeti bitirdi mi? veya İstanbul Sözleşmesi’nden sonra şiddet olaylarında bir azalma veya bitiş oldu mu?

Bu sorunun cevabı maalesef Hayır.

Ama önemli olan kadınların, insan olmasından ve doğası gereği kadın olmalarından kaynaklanan yaşam, güvenlik, eşitlik, ezilmeme, baskı unsuru yapılmama, şiddet unsuru olarak kullanılmama gibi haklar ve hukuksal zeminde temsil edilebilme olanağına kavuşmuş olmaları ve bunları çok daha fazla dile getirebilme haklarına sahip olmuş olabilmeleri sayılabilir…

Son Söz

Kadınlar; aşktır, sevgidir, tutkudur, değerdir, istiridye içindeki incidir, yağmur veya kar fırtınası sonrası doğup içimizi ısıtan güneştir, annedir, candır, vicdandır, merhamettir, dosttur, arkadaştır, hayatı ve yaşamı paylaşan kutsal, eli öpülesi varlıklardır. İşte yaşamdan koparılan o kadınlar, bu kadınlardır… Kayıp, yitik, dövülen, öldürülen, canı yakılan, korkutulan, üzülen, incitilen, değersizleştirilen, solup giden varlıklar değildir, olmamalıdır. Hiçbir zamanda olmayacaklardır.

Etiketler: CinayetKadınKadın CinayetiŞiddet
Paylaş6TweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Küresel ısınma bilim kurgu kitabına konu oldu

Sonraki Haber

Turkovac acil kullanım onayına müracaat etti

Okan Oran

Okan Oran

Okan Oran, 1973 İstanbul doğumlu. Ekonomi ve Felsefe konularına ilgi duyuyor. Fotoğraf çekmek, satranç oynamak hoşuna giden hobiler arasında.

İlgili Haberler

Kahveli_Şiirlerim’in Arzu Yıldız’ı ile şiirden vefaya: Kırk yıllık hatır
Yazarlar

Kahveli_Şiirlerim’in Arzu Yıldız’ı ile şiirden vefaya: Kırk yıllık hatır

7 Ekim 2026
Amasya 8. Uluslararası Ödülleri 2027 kazananları açıklandı
Yazarlar

Amasya 8. Uluslararası Ödülleri 2027 kazananları açıklandı

6 Ekim 2026
Bir şehrin yeniden kendi sesini bulduğu gün: 6 Ekim
Yazarlar

Bir şehrin yeniden kendi sesini bulduğu gün: 6 Ekim

6 Ekim 2026
Halk kütüphanelerinin masalcısı İlknur Artuğ ile söyleşi
Yazarlar

Halk kütüphanelerinin masalcısı İlknur Artuğ ile söyleşi

6 Ekim 2026
Bu kez sorular benden! Ekranın muzip habercisi Murat DADA ile keyifli bir hatıra
Yazarlar

Bu kez sorular benden! Ekranın muzip habercisi Murat Dada ile keyifli bir hatıra

6 Ekim 2026
Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 
Yazarlar

Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 

5 Ekim 2026
Sonraki Haber
Turkovac acil kullanım onayına müracaat etti

Turkovac acil kullanım onayına müracaat etti

En Güncel Haberler

SAHİM-SEN'den enflasyon açıklaması: "Memurun cebindeki kayıp sürüyor"
İş Dünyası

SAHİM-SEN’den enflasyon açıklaması: “Memurun cebindeki kayıp sürüyor”

7 Ekim 2026
İstanbul'da düzenlenen operasyonda 51 kilo uyuşturucu ele geçirildi: 2 gözaltı
Yerel Haberler

İstanbul’da düzenlenen operasyonda 51 kilo uyuşturucu ele geçirildi: 2 gözaltı

7 Ekim 2026
Motosiklet kazasında ölen Mustafa’nın ailesi: "Suçlu bulunup gereken cezayı alsın"
Gündem

Motosiklet kazasında ölen Mustafa’nın ailesi: “Suçlu bulunup gereken cezayı alsın”

7 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Kum heykeller arasında çocuklardan astronotlara soru yağmuru

7 Ekim 2026
Yaşam

‘Mozart sütlüsü’ ile müşterilerinin damağına, uduyla da kulaklarına hitap ediyor

7 Ekim 2026
Yaşam

Muğla’da 94 yaşında adrenalin tutkusu: Yamaç paraşütü yaptı

7 Ekim 2026
Yaşam

Doğaseverler ‘Tepesi Delik Obruğu’na hayran kaldı

7 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Meme kanseri tedavisinde doğurganlık vurgusu: "Tedaviye başlanmadan, doğurganlığın korunması da konuşulmalı"

Meme kanseri tedavisinde doğurganlık vurgusu: “Gelecekteki gebelik şansını korumak mümkün”

- Haberton
7 Ekim 2026

Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Aytaç Tohma, “Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden biri ancak...

Ahilikten e-ticarete: 800 yıllık esnaf kültürü dönüşüyor

Gençlerde kanser vakaları artıyor mu? Dünya Kanser Araştırma Fonu yeni verileri açıkladı

Anayasa ve şehircilik kesişiminde kamusal alan: Haklar, sınırlar ve yetkiler

Filizlenmiş patates yenir mi? Ne zaman atılmalı?

Güncel Haber

SAHİM-SEN'den enflasyon açıklaması: "Memurun cebindeki kayıp sürüyor"

SAHİM-SEN’den enflasyon açıklaması: “Memurun cebindeki kayıp sürüyor”

7 Ekim 2026
Kum heykeller arasında çocuklardan astronotlara soru yağmuru

Kum heykeller arasında çocuklardan astronotlara soru yağmuru

7 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton