16.6 C
Ankara
18.5 C
İstanbul
21.1 C
İzmir
Çarşamba, Nisan 14, 2021
Diğer
    Ana Sayfa Blog

    Av sezonunun bitmesine saatler kala balıkçılar döndü

    0

    Balık av sezonunun sona ermesine saatler kala, tekneleri ile evlerine dönmeye başlayan balıkçılar, iskeleye yanaştı.

    15 Temmuz’da başlayacak av sezonuna kadar ağlarını mühürletmek için Çanakkale İskelesi’ne yanaştı. 

    Av sezonunun bitmesine saatler kala balıkçılar dönüyor
    Av sezonunun bitmesine saatler kala balıkçılar dönüyor

    Çanakkale Boğazı‘nda ve uluslararası sularda yarından itibaren gırgır, trol ve çevirme ağlarıyla ilgili av yasakları başlayacak. Balık sezonun sona ermesine saatler kala Kuzey Ege Denizi’nde uluslararası sularda trol avcılığı yapan balıkçılar, bağlı oldukları limanlara dönüş yolculuğuna geçti. Evlerine dönmeye başlayan çok sayıda trol teknesi, 15 Temmuz’da başlayacak av sezonuna kadar ağlarını mühürletmek için Çanakkale İskelesi’ne geldi. 

    Balık av sezonunun sona ermesine saatler kala, tekneleri ile evlerine dönmeye başlayan balıkçılar, iskeleye yanaştı.
    Balık av sezonunun sona ermesine saatler kala, tekneleri ile evlerine dönmeye başlayan balıkçılar, iskeleye yanaştı.

    Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı’nın bir bölümünü kaplayan müsilajın avlanmalarını zorlaştırdığını söyleyen balıkçı Aziz Çınar, balık sezonunu kazasız bir şekilde atlattıklarını söyleyerek, “Bu sezonda tekir, istavrit, sinarit, rızkımız neyse o çıktı. Müsilajın olmaması daha iyi ama ne yapalım Cenab-ı Allah’ın bir hikmeti bu, bir şey yapamayız. Müsilaj ağlarımıza yapışıyor, ağırlık yapıyor, makineler zorlanıyor ama çalışıyoruz yapacak bir şey yok ekmek parası. Aile geçindiriyoruz, başka gelirimiz yok. Biz trol teknesi olarak balığımızı tuttuk.

    15 temmuz'da başlayacak av sezonuna kadar ağlarını mühürletmek için çanakkale i̇skelesi'ne yanaştı.
    15 Temmuz’da başlayacak av sezonuna kadar ağlarını mühürletmek için Çanakkale İskelesi’ne yanaştı. 

    Çinekop olduğu zaman Karadeniz’e gittik. Mezgit, çinekop, tekir her zaman ağlarımız dolu geldi. Şimdi sezon bitti. Teknelerimizin bakımı var. Tersanelere çekeceğiz. Teknelerimizin boyasını yaparak bütün yazımızı geçireceğiz. Ağlara bakım yapacağız. Ondan sonra Allah izin verirse 15 Temmuz günü tekrar denize açılacağız” diye konuştu.

    BALIK SEZONU BEREKETLİ GEÇTİ

    Süleyman Balcı ise, “Balık sezonu bereketli geçti. Harçlığımızı aldık, teknelerimizin bakım ücretlerini ve adamlarımızın paralarını aldık. Çoğunlukla ağlarımıza tekir, karides, sinarit çıktı. Genellikle balık vardı. Müsilaj ağlarımızı kirletti, gözlerini kapattı ve teknelerin makinelerini zorladı. Genelde balık türlerinden tuttuk ama çok balık olmadı. Bereket versin. Herkesin yüzünü güldürdü” dedi. 

    Av sezonunun bitmesine saatler kala balıkçılar döndü
    Av sezonunun bitmesine saatler kala balıkçılar döndü

    Defilesiz Dosso Dossi Haziranda Antalya’da

    0

    Rusya başta olmak üzere 30 ülkeden 5 binin üzerinde katılımcının beklendiği Defilesiz Dosso Dossi Haziranda Antalya’da.

    Her yıl ünlü mankenlerin katıldığı defileyle başlayan Dosso Dossi Fashion Show, bu yıl koronavirüs salgını nedeniyle haziran ayında Antalya’da kapılarını defilesiz açacak. 

    Defilesiz dosso dossi haziranda antalya'da
    Defilesiz Dosso Dossi Haziranda Antalya’da

    Rusya başta olmak üzere 30 ülkeden 5 binin üzerinde katılımcının beklendiği fuarın hazırlıkları tamamlandı. Expo Center’da, 15-20 Haziran’da düzenlenmesi planlanan Dosso Dossi‘nin konukları, Belek ve Kundu’daki otellerde konaklayacak. Oteller için de doping etkisi yapan fuara, tekstil dünyasının önemli isimleri katılıyor.

    Rusya başta olmak üzere 30 ülkeden 5 binin üzerinde katılımcının beklendiği defilesiz dosso dossi haziranda antalya'da.
    Rusya başta olmak üzere 30 ülkeden 5 binin üzerinde katılımcının beklendiği Defilesiz Dosso Dossi Haziranda Antalya’da.

    Salgın öncesi Adriana Lima, Isabeli Fontana, Ana Beatriz Barros, Paris Hilton, Kendall Jenner, Çağla Şıkel, Deniz Akkaya, Demet Şener ve Özge Ulusoy gibi yerli ve yabancı modellerin podyuma çıktığı moda organizasyonu, salgın önlemleri kapsamında defilesiz gerçekleştirilecek.

    Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, Dosso Dossi Fashion Show’un açılışı için geri sayımın başladığını, sosyal medya hesapları üzerinden İngilizce, Rusça ve Türkçe mesaj yazarak duyurdu. Tekstil sektörünün nabzını tutacaklarını anlatan Eraslan, “Antalya’ya gelecek yabancı tekstil sektörü temsilcileri, ülkelerinde tekstilin önde gelen isimleri. Burada bir hafta süresince seçilmiş ürünleri fuarımızda inceleme imkanı bulacaklar” dedi.

    Her yıl ünlü mankenlerin katıldığı defileyle başlayan dosso dossi fashion show, bu yıl koronavirüs salgını nedeniyle haziran ayında antalya'da kapılarını defilesiz açacak.
    Her yıl ünlü mankenlerin katıldığı defileyle başlayan Dosso Dossi Fashion Show, bu yıl koronavirüs salgını nedeniyle haziran ayında Antalya’da kapılarını defilesiz açacak. 

    Dosso Dossi Fashion Show için Antalya’ya gelecek alıcıların çoğunu Rusların oluşturduğunu anlatan Eraslan, “Türk Cumhuriyetleri, Ukrayna, Irak, Lübnan, Ürdün ve İranlı katılımcılar da burada olacak. Aynı zamanda Sibirya bölgesinin en uç noktası olan Kamçatkalı yatırımcıları da ağırlayacağız. Pandemi gölgesinde gerçekleştireceğimiz organizasyonumuzda salgın önlemlerine dikkat ederek fuarımızı tamamlayacağız” açıklamasında bulundu. 

    Oteller için de doping etkisi yapan fuara, tekstil dünyasının önemli isimleri katılıyor.
    Oteller için de doping etkisi yapan fuara, tekstil dünyasının önemli isimleri katılıyor.

    Atatürk’ün güderi ceketi açık arttırmaya çıkıyor

    0

    Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün güderi ceketi açık arttırmaya çıkıyor. Ceketin geliri Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanacak. 

    125 adet eserden oluşan çok sayıda ünlü koleksiyoner ve sanatseverin katılacağı ‘Müzelik Eserler Müzayedesi’ 18 Nisan Pazar günü online olarak gerçekleştirilecek. Müzayedeyi düzenleyen firmanın kurucusu Hüseyin Kocabaş, müzelerde sergilenecek kadar önemli olan eserler arasında Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk‘ün ceketinin bütün eserlerden ayrı olduğunu söyledi. 

    Atatürk'ün güderi ceketi açık arttırmaya çıkıyor
    Atatürk’ün güderi ceketi açık arttırmaya çıkıyor

    Müzayedenin öne çıkan eserleri arasında, Sultan Abdülaziz Han’ın altın pırlantalı murassa enfiye kutusu, ‘Altın Çağ’ Bavyera Saray Ressamı Jacobus Potma’ya ait 1683 tarihli başyapıtı ‘Lectio Religio, Sultan 3. Selim Han’ın tahta çıktığı sene Mescid-i Nebevi için yaptırdığı Puşide-i Şerife de yer alıyor. Ayrıca padişahlara ve saraya yapılmış tablolar, Osmanlı hanedan ailesinden çıkmış sultanlara ait mücevher ve sorguçlar, tuğralı gümüşler ve saray erkânına ait askeri eserler de satışa çıkarılacak. 

    “BU MÜZAYEDE BUGÜNE KADAR ÇIKMIŞ EN ÖNEMLİ ESERLERİ BEĞENİYE SUNUYORUZ”

    Müzayedeyi düzenleyen firmanın kurucusu Hüseyin Kocabaş, satışa çıkarılacak eserler hakkında açıklamalarda bulundu. Kocabaş, “Yaklaşık sezon başından beri hazırlandığımız bir müzayede. Çok özel parçalar toparladık.

    Ulu önder mustafa kemal atatürk'ün güderi ceketi açık arttırmaya çıkıyor. Ceketin geliri türk eğitim vakfı'na bağışlanacak.
    Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün güderi ceketi açık arttırmaya çıkıyor. Ceketin geliri Türk Eğitim Vakfı’na bağışlanacak. 

    Müzelere layık tarzda parçalar ki zaten müzayedemizin adı, ‘Müzelik Eserler Müzayedesi’ son yıllarda muhtemelen bugüne kadar çıkmış en önemli eserleri beğeniye sunuyoruz bu müzayedede. Özellikle Türk-İslam eserleri ağırlıklı bir müzayede. Haneden ailesinden koleksiyonlarından çıkmış birçok eser, sultanların kullandıkları bazı eserler, Türk oryantalist resim sanatına ait önemli parçalar ve tabi ki hepsinden ayrılacak olan Atatürk’ün güderi ceketi var.

    Sultan Abdülaziz Han’ın altın murassa tabakası, Sultan 2. Abdülhamit Han’ın tabakası, Neslişah Sultan’ın murassa pırlantalı asa sapı, Mısır Prensi’nin köstekli saati gibi çok özel parçalar var. Bunların yanında Sultan 3. Selim Han’ın tahta çıktığı ilk sene Mescid-i Nebevi için yaptırmış olduğu Puşide-i Şerife beğeniye sunuluyor” şeklinde konuştu.

    125 adet eserden oluşan çok sayıda ünlü koleksiyoner ve sanatseverin katılacağı 'müzelik eserler müzayedesi' 18 nisan pazar günü online olarak gerçekleştirilecek.
    125 adet eserden oluşan çok sayıda ünlü koleksiyoner ve sanatseverin katılacağı ‘Müzelik Eserler Müzayedesi’ 18 Nisan Pazar günü online olarak gerçekleştirilecek.

    MÜZAYEDE SIRASINDA AÇIK ARTTIRMA TÜM ESERLERDE 1 DOLARDAN BAŞLATILACAK

    125 eserden oluşan ve ekspertiz değeri 15 milyon doların üzerinde olan koleksiyon teklif usulü ile satışa sunulacak. Eserler açık arttırmada 1 dolar başlangıç fiyatı ile satışa çıkacak. Koleksiyoncular, özel müzeler ve yurtdışından birçok meraklı alıcının ilgi göstereceği müzayedede Sultan Abdülaziz Han’ın altın murassa tabakası 140 bin – 160 bin, 110.92 Karat Uluslararası (GIA) Sertifikalı pırlanta 6 milyon – 8 milyon dolar, Altın Çağ Ressamı Bavyera Saray Ressamı Jacobus Potma’ya ait 1683 Tarihli Başyapıt 300 bin – 500 bin dolara arası alıcı bulması bekleniyor. 

    İzmir BŞB hentbolda yarı finalde

    0

    Erkekler Türkiye Kupası’nda hentbolda yarı finale kalan İzmir Büyükşehir Belediyespor, 11 yıl aradan sonra yeniden nefes kesecek.

    Beykoz Belediyesi GSK’yı nefesleri kesen çeyrek final serisinde averajla eleyen İzmir Büyükşehir Belediyespor, 11 yıl aradan sonra finale yürümeye başladı. En son 2009-2010 sezonunda finale çıkan İzmir ekibi, yarı finaldeki rakibi Spor Toto engelini de aşarsa aynı başarıyı tekrarlayacak. İzmir ekibi, 1994 yılından bu yana oynanan Hentbol Erkekler Türkiye Kupası‘nda 2008-2009 sezonunda da finalist olmuştu.

    İzmir bşb hentbolda yarı finalde
    İzmir BŞB hentbolda yarı finalde

    Bu sezon kupanın eleme turunda Bahçelievler Belediyesi’ni 34-28, Spor Toto’yu 26-21 yenip C Grubu birincisi olan İzmir BŞB, çeyrek finalde Beykoz Belediyespor GSK ile karşılaştı. İzmir ekibi, sahasındaki maçı bitime bir saniye kala Gökhan Örnek’in golüyle 27-26 kazanıp avantaj yakaladı. İstanbul’daki rövanş büyük çekişmeye sahne olup 30-29 Beykoz’un galibiyetiyle sona erdi. Seride 1-1’lik eşitlik ve gol sayılarının da aynı olması üzerine deplasmanda fazla gol atan İzmir ekibi yarı final biletini kaptı.

    Kısa çalışma ödeneği yıl sonuna kadar verilmeli

    TDP Genel Başkan Yardımcısı Akgün ödeneğin yıl sonuna kadar uzatılması için çağrı yaptı: “Kısa çalışma ödeneği yıl sonuna kadar verilmeli”

    Pandemi döneminde vatandaşa destek olmak için başlatılan Kısa Çalışma Ödeneği’nin sonlanmasıyla ilgili Türkiye Değişim Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akgün, ödeneğin yıl sonuna kadar uzatılması için çağrı yaptı. Akgün ödeneğin en az bu yılın sonuna kadar uygulanması gerektiğini belirterek “Şu an için Kısa Çalışma Ödeneği hem iş veren hem de işçi için tek geçim kaynağı” dedi.

    Türkiye Değişim Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akgün konuyla ilgili bir açıklama yaptı ve Kısa Çalışma Ödeneği’nin en az yıl sonuna kadar verilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “EN AZ YIL SONUNA KADAR UYGULANMALI”

    Kısa çalışma ödeneği yıl sonuna kadar verilmeli
    Kısa çalışma ödeneği yıl sonuna kadar verilmeli

    “Ramazan ayının başında böyle bir adım atmak, Ramazan ayında birçok ailenin gıda sıkıntısı, geçim sıkıntısı çekmesine sebep olacak. Kısa Çalışma Ödeneği’nin sonlanması ay içerisinde, esnafın kapanması ile birleştikten sonra yüzbinlerce insanın işten çıkarılmasına sebep olacak. Şu an için Kısa Çalışma Ödeneği hem iş veren hem de işçi için tek geçim kaynağı. Bu kaynağı kurutmayın. Türkiye’de sadece bu gelir ile karnını doyuran milyonlarca aile var. O nedenle Kısa Çalışma Ödeneği en az bu yılın sonuna kadar uygulanmalı.”

    Ramazan Ayı’nda en büyük meselemiz geçim

    Karamollaoğlu, “Ramazan ayı dertlerimizi paylaşma ayı birbirimizin dertleri ile dertlenme ayıdır. Ramazan Ayı’nda en büyük meselemiz geçim” dedi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Tutulan oruçların ardından uyandığımız bayram sabahı gibi Ramazan ayının bereketiyle bu sıkıntılı günlerden refaha kavuşmamızı temenni ediyorum” dedi.

    • Ramazan Ayı’nın bu ilk günlerinde sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum.
    • Bu ay, sabır ve hoşgörü ayıdır.
    • Bu ay, ihsan, yardım ve paylaşım ayıdır.
    • Bu ay, bolluk ve bereketin arttığı bir aydır.
    • Bu ay; başı rahmet, ortası mağfiret sonu ise cehennem azabından kurtuluştur.
    • Bu ayın ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

    Temel Karamollaoğlu, Tutulan oruçların ardından uyandığımız bayram sabahı gibi Ramazan ayının bereketiyle bu sıkıntılı günlerden refaha kavuşmamızı temenni ediyorum.

    Ramazan Ayı Kardeşlik Demektir

    Bu ay vesilesi ile şu hususu vurgulamakta fayda görüyorum; dünyada ve ülkemizde barış ve huzur ortamının tesisi, ancak temel ve vazgeçilmez değerlerimizin hatırlanması ve hayata geçirilmesi ile mümkündür.

    Kamil manada adalet, birlikte yaşama kültürü, sosyal dayanışma, ahlaki ve manevi değerlerin ihyası, haksızlıkla mücadele, fikir ve inanç hürriyeti, emniyet, yönetimde liyakat ve şeffaflık gibi prensipler; Bunlar bir bakıma inancımızın temelini oluşturmaktadır.

    Bu nedenle bu prensiplerin toplum hayatında hâkim kılınabilmesi için bu ayda üzerimize düşen sorumluluk daha da artmaktadır.

    Bugün İslam ülkeleri birbirleri ile çatışma ve kaosun kıskacına sürüklenmiş bulunmaktadır. Dünyada açlık almış başını gidiyor. Günde 25 000 yılda ise 10 milyon insan açlıktan ölüyor.

    Bizler, her şeyden önce, böyle bir sorumluluğumuz olduğunu idrak etmeliyiz ki yaşanan sıkıntılara çözüm bulabilelim. Çözüm bulmak tefekkürle ilgili! Ancak çözüm arayacağımıza yanlışları savunma yoluna girersek o zaman bu problemlerin üstesinden gelmemiz kesinlikle mümkün olmaz.

    Ramazan ayı’nda en büyük meselemiz geçim
    Ramazan Ayı’nda en büyük meselemiz geçim

    Peki, nedir çözüm? Öncelikli olarak; birbirimize hakaret etmeden, rencide etmeden bir masa etrafında bir araya gelmektir.

    Biz insanız konuşmak bizim en temel özelliğimiz. Dertleri paylama, çözüm üretme birbirimize tavsiyede bulunma…

    Ama ne yazık ki bunu yıllardır çözemiyoruz üstesinden gelemiyoruz.

    Ülkemizde toplumsal kamplaşma ve kutuplaşmayı ortadan kaldırmak, İslam alemi olarak da bir araya gelebilmektir.

    Her seferinde tekrar tekrar söylüyoruz dilimizde tüy bitti; İslam alemi hiç bu kadar kamplaşmamış bir biri ile kavgalı hale gelmemişti. İşte Irak, Suriye, Filistin…

    İslam alemi olarak bir araya gelmeden bu problemleri çözmemiz mümkün değil.

    Bu sebeple Ramazan Ayı’nın buna vesile olmasını temenni ediyorum, ülkemizde artan kamplaşma ve kutuplaşma ortamının ortadan kaldırılarak kardeşlik ikliminin tesis edilmesini temenni ediyoruz.

    Ramazan Ayı’nda En Büyük Meselemiz Geçim

    Muhterem arkadaşlar…

    Başlangıçta belirttim Ramazan ayı dertlerimizi paylaşma ayıdır. Birbirimizin dertleri ile dertlenme ayıdır. Mağdurun halini anlayıp onu telafi edebilmek için bir çaba içine girme ayıdır.

    Burada da önümüze ister istemez geçim meselesi önümüze çıkıyor. Toplumun az bir kesimi istisna olmakla beraber toplumun büyük kısmı geçim sıkıntısı çekmektedir. Biz Ramazan ayını bu problemlerimizin konuşulduğu bir ay olarak görmek istiyoruz.

    Marketlerde ve pazarlarda yaşanan zamlara baktığımız zaman bu Ramazan kurulan iftar sofralarının bedeli maalesef hepimiz için öncekilerden çok ağır olacak.

    Israrla bu konunun üzerinde duruyoruz, çünkü biz milletimizinderdini, sıkıntısını açık bir şekilde görüyoruz. Her ne kadar rakamlar aksini iddia etse de durum ortada; milletimiz geçinemiyor.

    Ramazan bir anlamda tefekkür ayıdır. Umarız iktidardaki arkadaşlarımız da milletimizin durumunu bir tefekkür etme fırsatı bulur bu vesileyle…

    Bakınız; TÜİK verilerine göre 2021 yılı Şubat Ayı İşsizlik oranı 0,7 puanlık artışla yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsiz sayısı ise bir önceki aya göre 250 bin kişi artarak 4 milyon 236 bin kişi oldu.

    Rakamlar İle Oynayabilirsiniz Ama Gerçeklerle Asla

    İktidar algı için oynadığı rakamlarda bile artan işsizliği gizleyemiyor. Tabi gerçek rakamlar çok daha fecaat bir tablo ortaya koymakta.

    Ne demek istiyorum? Asıl işsizlik oranı olan, geniş tanımlı işsizlik oranı %28,3’tür. TÜİK bu rakamı geniş tanımlı işsizlik olarak değil, atıl işgücü oranı diye açıklıyor.

    Bir şeyin nasıl tanımlandığı değil, ne olduğu önemli. Dolayısıyla gerçek işsizlik oranı %30’lara dayanmış durumdadır.

    Türkiye’de çalışabilir nüfus olarak bilinen 15 yaş ve üzeri nüfusun işgücüne katılım oranı %50 seviyesindedir. İLO verilerine göre bu oranın dünya ortalaması %60’lardadır.

    İşsizlik rakamlarındaki çarpıklık ve gerçek dışılık işte buradan başlıyor. İşgücüne katılma oranını düşük gösterdiğiniz sürece işsizliği de düşük gösterebiliyorsunuz.

    Böylece, aslında yüzde %25-30’lar düzeyindeki işsizlik oranını yüzde 10-14 Aralığında imiş gibi kamuoyuna sunuluyor.

    Demem o ki;  rakamlar ile oynayabilirsiniz ama gerçekleri değiştiremezsiniz. Millet canının nasıl yandığını biliyor!

    İki Rakam İki Fotoğraf

    Sizlere içinde bulunduğumuz durumun tam manası ile anlaşılabilmesi için iki fotoğraf sunmak istiyorum;

    Birincisi; geçen yıl Nisan’da 527 milyar lira olan toplam tüketici kredileri yaklaşık bir yıl sonra mart ayında 682 milyar lira olmuştur.

    İnsanımızın 393,8 milyar lira ihtiyaç kredisi borcu ve 149,6 milyar lira bireysel kredi kartı borcu bulunmaktadır. Milletimiz borç batağına saplanmıştır.

    • İkinci fotoğraf ise; ödediğimiz her 100 liralık vergimizin 16 lira 8 kuruşu faize gitmiştir.
    • 2006-2020 dönemindeki son 15 yılda 5,58 trilyon lira vergi toplayıp 905.2 milyar lira faiz ödemişiz.
    • Bu para milletimizin; emeğinden, cebinden, geleceğinden gidiyor!
    • Sn. Erdoğan’ın da şiirlerini çok güzel bir şekilde okuduğu Ne diyordu Necip Fazıl;
    • Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul
    • Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul

    Emeklimizi Bu Bayram Sevindirin

    Bildiğiniz üzere emeklilerimize 2018 yılından bu yana bayramlarda 1000 lira ikramiye verilmektedir.

    Bu ikramiyeye ne yazık ki enflasyonun hızla arttığı ve paramızın değer kaybettiği 3 yıllık süreç içerisinde herhangi bir zam yapılmamıştır.

    Biz bu sene kovid 19’un getirdiği sıkıntıları da dikkate alarak emeklilerimize yönelik en az %50 zamla mümkünse 1550 lira gibi bir rakamla ikramiye verilmesini öneriyoruz.

    Büyük bir rakam değil emekliler için emin olun böyle bir ikramiye emeklilerimizi tahminlerin ötesinde memnun edecektir.

    Biz bu teklifimizin iktidar tarafından dikkate alınmasını arzu ediyoruz.

    Domates Soğan Dağıtımı

    Karamollaoğlu, "ramazan ayı dertlerimizi paylaşma ayı birbirimizin dertleri ile dertlenme ayıdır. Ramazan ayı’nda en büyük meselemiz geçim" dedi.
    Karamollaoğlu, “Ramazan ayı dertlerimizi paylaşma ayı birbirimizin dertleri ile dertlenme ayıdır. Ramazan Ayı’nda en büyük meselemiz geçim” dedi.

    Hal böyleyken iktidar ne yapıyor? Çok değil kısa bir zaman önce yoksulluk diye bir problemimiz yok diyen iktidar, şimdi yoksullara ücretsiz soğan-patates dağıtacağını duyuruyor.

    Biz bunu memnuniyetle karşıladık. Ama bu bizim plansızlığımızın da ne kadar büyük boyutlarda olduğunu ortaya koydu.

    Nasıl olacak ki üretimle tüketim birbirini karşılayacak? Soğan patates dağıtımı çok büyük bir iş değil!

    Darda kalan çiftçimizin de imdadına yetişti tenceresi kaynamayan garibana da çare oldu. Bundan dolayı iktidara teşekkür ederiz ama bilmeliler ki sadece patates soğanla milletimizin ihtiyacı karşılanamaz.

    Bizim esas sıkıntımız şu; Türkiye’de küçük bir azınlık çok yemekten, israftan, hazımsızlıktan uyuyamazken; büyük bir çoğunluk ise açlıktan, yarın kaygısından, ekmek kavgasından uyuyamıyor.

    Düşünmeye davet ediyorum, lütfen! Cenab-ı Hakkın size bahşettiği bu nimeti değerlendirin; aklı, fikri, düşünceyi…

    19 yıl iktidarda bulunan arkadaşların çıkıp da şimdi meseleleri düzelteceğiz demeleri aslında bir gerçeği itiraf etmektedir.

    • Ne diyordu Aşık Mahsuni Şerif;
    • Yoksulun sırtından doyan doyana
    • Bunu gören yürek nasıl dayana?
    • Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana
    • Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?

    Bozdoğan’ın 2022’de TSK envanterine girmesi bekleniyor

    0

    Türkiye’nin ilk havadan havaya atış füzesi Bozdoğan’ın 2022’de TSK envanterine girmesi bekleniyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, ilk atışta hedefi tam isabetle vurduğu duyurulan Türkiye’nin ilk havadan havaya atış füzesi Bozdoğan’ın 2022’de TSK envanterine girmesi bekleniyor.

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nün (SAGE) genç mühendis ve teknisyen ekibi, Türk Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda Göktuğ Projesi kapsamında Bozdoğan’ı geliştirdi. Ses hızının çok üstünde uçan ve yüksek manevra yeteneğine sahip, Türkiye’nin ilk görüş içi havadan havaya füzesi Bozdoğan, uçaktan ilk atışını başarıyla gerçekleştirdi.

    7 Nisan’da Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 4 F-16 uçağı ve 10’uncu Tanker Üs Komutanlığına bağlı tanker uçak koordinesinde atış testi yapıldı. F-16 tarafından hava hedefine karşı ateşlenen Bozdoğan, hedefi doğrudan vuruş ile imha etti. Bozdoğan’ın 2022’de TSK envanterine girmesi bekleniyor.

    Türkiye'nin ilk havadan havaya atış füzesi bozdoğan'ın 2022'de tsk envanterine girmesi bekleniyor.
    Türkiye’nin ilk havadan havaya atış füzesi Bozdoğan’ın 2022’de TSK envanterine girmesi bekleniyor.

    ERDOĞAN DUYURDU

    Bozdoğan’ın geliştirilme sürecini yakından takip eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bozdoğan’ın havadan havaya atış yaptığı ilk testi, sosyal medya hesabından duyurdu. Erdoğan, “Türkiye, havadan havaya füze teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biri olmayı başardı. Genç teknisyen ve mühendislerimizin Göktuğ projesinde geliştirdiği görüş içi hava-hava füzemiz Bozdoğan, ilk atışta hedefi tam isabetle vurdu. Gençlere maşallah” ifadesini kullandı.

    Erdoğan’ın mesajındaki videoda, Bozdoğan’ın F-16’dan ilk kez ateşlenmesi ve ‘Şimşek’ adlı hava hedefini tam isabetle vurması yer aldı. Görüntü de ayrıca, Bozdoğan’ın F-16’dan ateşlenmesi sırasında telsizden ‘maşallah’ ifadesi ile ‘Şimşek’i tam isabetle vururken askeri terminolojide düşman uçağının düşürülmesi anlamındaki ‘splash’ ifadesi duyuldu.

    SÜRECİ YAKINDAN TAKİP ETTİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013’de başlayan Göktuğ Projesi ile yakından ilgileniyor. 2018 yılında TÜBİTAK SAGE’yi ziyaret eden ve burada ‘Bozdoğan’ ve ‘Gökdoğan’ ile ilgili gelinen durum hakkında yetkililerden bilgi alan Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısında, “Milyonlarca dolar maliyetle dışarıdan aldığımız havadan havaya füzelerin yerli ve milli muadillerini seri üretimi için gün sayıyoruz. Savaş uçaklarımıza entegre edilecek havadan havaya füzemiz, Bozdoğan fırlatma rampasından yapılan güdümlü atışlarda tam isabet sağladık” açıklamasında bulunmuştu.

    İKİ KARDEŞ: BOZDOĞAN VE GÖKDOĞAN

    Bozdoğan'ın 2022'de tsk envanterine girmesi bekleniyor
    Bozdoğan’ın 2022’de TSK envanterine girmesi bekleniyor

    TÜBİTAK SAGE tarafından başlatılan Göktuğ Projesi, Bozdoğan ve Gökdoğan füzeleri ile bunların eğitimlerinde kullanılacak elektronik eğitim füzelerinin geliştirilmesini hedefliyor. Her ikisi de havadan havaya füzeler olan Bozdoğan ve Gökdoğan, hava üstünlüğünün tesis edilmesinde kritik önemde görülüyor. Bozdoğan, görüş içi bir füzeyken, Gökdoğan görüş ötesi bir füze niteliği taşıyor. Öncelikli olarak F-16 uçaklarına entegrasyonu planlanan Bozdoğan ve Gökdoğan, muharip uçak, büyük gövdeli uçak, helikopter, insansız hava aracı ve seyir füzelerine karşı kullanılabilecek. Akıncı, Aksungur gibi SİHA’ların mühimmatları arasına da girmesi planlanan Bozdoğan ve Gökdoğan, milli muharip uçağın da önemli silahlarından biri olacak.

    BOZDOĞAN’IN ÖZELLİKLERİ

    Kısa menzilli, kızılötesi görüntüleyicili arayıcı başlıklı (IIR) Görüş İçi Hava-Hava Füzesi olan Bozdoğan’ın bazı temel özellikleri şöyle: “Ağırlık: 140 kilo. Uzunluk: 3300 mm. Max Çap: 160 mm. Tip: Görüş içi (WVR) Hız: >4 Mach. Fonksiyon: Kısa menzilli yakın hava angajmanı.”

    Acilen üç haftalık tam kapanmaya geçin

    Hükümetin, Bilim Kurulu’nun önerilerini dikkate alması gerektiğini söyleyen Akşener, acilen üç haftalık tam kapanmaya geçilmesi gerektiğini söyledi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Türkiye’nin en bereketli sektörlerinin başında gelen turizm sektörü. Yani kamu bankaları ucuz kredi verecekse, turizmi ihmal etmemelidir. Teşvik verilecekse, turizm ihmal edilmemelidir. Aşılama yapılacaksa, sezon yaklaşırken, turizm sektöründe çalışanlar önceliklendirilmelidir. Turizmci destek bekliyor” dedi. 

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, ilk olarak, İYİ Parti, Cumhur İttifakına yaklaşıyor iddialarına ilişkin, “Aranıza girmeye niyetim yok endişelenmeyin. Böyle bir niyetim yoktur. Cumhur İttifakı çok riskli bir ittifak. Asla orada olmam, aranıza girmem, merak etmeyin” dedi.

    ‘BİZ BU TABLOYU HAK ETMEDİK’

    Pandemi sürecinde iktidarı sürekli uyardıklarını kaydeden Akşener, “Uyarıların yanında, neler yapılması gerektiğini de, gün gün anlattık. ‘Bilim insanlarına kulak verin, milletimizin canı daha fazla yanmasın’ dedik. ‘Üç hafta tam kapanma için gecikmeyin, bu işin sonu iyi değil’ dedik. ‘Aşı tedariğini ciddiye alıp, bir an önce aşıları getirin, başka çıkış yok’ dedik. ‘Dar gelirli vatandaşlarımızı, öğretmenlerimizi öncelikli olarak aşılayın’ dedik. ‘İnsanüstü bir gayretle çalışan, sağlık ordumuz yoruldu, yüklerini hafifletin, onlara moral verin’ dedik. ‘Esnek mesai uygulamasına acilen dönün, milyonlarca vatandaşımızı, aynı saatte toplu taşıma araçlarına bindirmeyin’ dedik.

    Acilen üç haftalık tam kapanmaya geçin
    Acilen üç haftalık tam kapanmaya geçin

    Ekonomik destek paketleri önerdik, kaynaklarını gösterdik. Ama maalesef bir kulaklarından girdi, diğerinden çıktı. Biz, işi ciddiye alıp, önlemleri sıkılaştırmalarını beklerken, onlar gittiler, lebalep kongreler yapıp, virüse davetiye çıkardılar. Sonuç? Türkiye dünyada en çok vaka görülen ülke oldu. Biz bu tabloyu hak etmedik. Ama özveriyle çalışan doktorlarımızın, sağlık ordumuzun uyarılarını dinlemeyenler, aklın ve bilimin yolundan sapanlar, Türkiye’yi maalesef bu korkunç tabloyla baş başa bıraktı” diye konuştu. 

    Akşener, salgını ciddiye alıp, üzerine düşeni yapmaya çalışan ülkelerin, birer ikişer normale döndüğüne vurgu yaparak, “Türkiye’nin, en kötü dönemini yaşıyor olması, bir büyük basiretsizliğin, bir büyük ciddiyetsizliğin, bir büyük beceriksizliğin sonucudur. Bu tablo milletimizin değil, iktidarın eseridir” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘ACİLEN 3 HAFTALIK TAM KAPANMAYA GEÇİN’

    Hükümetin, Bilim Kurulu’nun tavsiye ve önerilerini dikkate alması gerektiği çağrısında bulunan Akşener, acilen üç haftalık tam kapanmaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Akşener, “Bilim Kurulu, pazartesi günü yine toplandı. Bilimin ışığında, neler yapılması gerektiğini, Sağlık Bakanı’na anlattılar. Peki sonra ne oldu? Bilim Kurulu’nun çözüm planı, bir tavsiye muamelesi gördü,    kaybedecek tek bir saatimizin bile olmadığı bir zamanda, 24 saat daha heba edildi. Neden? Sayın Erdoğan inceleyip karar verecekmiş.

    Böylesine uzmanlık isteyen bir konuda, kararı niye sen veriyorsun? Kararı niye bilim insanlarına bırakmıyorsun? Aylardır, ‘Acilen 3 haftalık tam kapanmaya geçin, gecikmeyin’ diyoruz. ‘Esnafımızı, çalışanlarımızı koruyacak önlemleri alın,  ülkemizi, 3 haftalık bir kapanmayla rahatlatın.’ diyoruz. Bilim bunu söylüyor. İşin uzmanları bunu söylüyor. Ülkeler birer birer Türkiye’ye uçuşları durduruyor” diye konuştu.

    ‘TURİZMCİ DESTEK BEKLİYOR’

    Akşener, Türkiye’nin en bereketli sektörlerinin başında turizm sektörünün geldiğini, sektörün tek başına dış ticaret açığını kapatacak potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Sektörün, Türkiye’nin birinci derecede stratejik öneme sahip sektörlerinden biri olduğuna işaret eden Akşener, “Bunun anlamı şudur; devletin kaynaklarından öncelikli olarak yararlandırılması gerekir. Yani kamu bankaları ucuz kredi verecekse, turizmi ihmal etmemelidir.

    Teşvik verilecekse, turizm ihmal edilmemelidir. Aşılama yapılacaksa, sezon yaklaşırken, turizm sektöründe çalışanlar önceliklendirilmelidir. İşte o nedenle, iktidarı haftalardır uyarıyoruz; ‘Hazırlıklı olun, önlemlerinizi alın, Türk turizmi bu sezonu kaçırırsa bedeli ağır olur’ diyoruz. Turizmin ekonomi için ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyorlar. Ama sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları nedense hatırlamıyorlar. Turizmci destek bekliyor” ifadelerini kullandı.

    Türkiye kamu-sen eski genel başkanı resul akay, i̇yi̇ parti’ye katıldı. Akay’ın parti rozetini i̇yi̇ parti genel başkan meral akşener taktı.
    Türkiye Kamu-Sen eski Genel Başkanı Resul Akay, İYİ Parti’ye katıldı. Akay’ın parti rozetini İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener taktı.

    Öte yandan, Türkiye Kamu-Sen eski Genel Başkanı Resul Akay, İYİ Parti’ye katıldı. Akay’ın parti rozetini İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener taktı.

    KILIÇDAROĞLU ADAY OLMAYI DÜŞÜNEBİLİR

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM’de partisinin grup toplantısının ardından  gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda, “İttifak öyle bir karar verirse ondan kaçamazsınız” açıklaması hatırlatılması üzerine, “Aday olmayı düşünebilir, burada bir sakınca yok” dedi.

    Akşener, bir gazetecinin “Sizin gönlünüz adaylıktan yanaydı” demesi üzerine, “Ben öyle bir şey demedim. Bugüne kadar hiç duydunuz mu ağzımdan? Biz millet odaklı bir çalışma yapıyoruz. Milletin dertlerini dinliyoruz, milletin dertlerini kamuoyunun gündemine getiriyoruz. En önemlisi de şu; 20 Ocak 2020’den beri geziyorum ben ve orada bu çalışmayı yaparken şahsıma, partime veya benim herhangi bir hayalime yönelik en küçücük bir toz zerresi kadar bir şey yapmıyoruz ki Türkiye’nin iyi olmasından başka bir hayalim yok. Bunu net bir şekilde söyleyeyim.

    En küçücük bir toz zerresi kadar bir şey yapmıyoruz. Özne vatandaş, esnaf, işsiz genç; vatandaşımız bunu gördü, öyle gördüğü için de seçime çok zaman var. O zaman neler olur neler biter hep birlikte görürüz” diye konuştu. 

    Hakan Özer’in ilk albümü Onca Günler yayında

    Resim sanatının yanı sıra uzun yıllardır müziği de kendine iş edindiğini belirten ressam, akademisyen Hakan Özer’in ilk albümü Onca Günler yayınlandı.

    Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim ve Plastik Sanatlar Bölümü Öğretim Üyesi Hakan Özer’in ilk albümü kurucu ortağı olduğu ‘People Make Music’ etiketiyle yayınlandı. Özer, plastik sanatlar camiasında resimleriyle ve yetiştirdiği öğrencilerle tanınsa da, 80’li yılların ikinci yarısından bu yana sükûnetle sürdürdüğü müzikal macerasının meyvelerini ilk defa bir albümde topladı.

    USTALIKLI BİR GİTAR ALBÜMÜ; GÖRÜLMEYEN AYRINTILAR ANLATILIYOR

    Singer-songwriter ve zaman zaman da indie-folk tarzında yapılmış, ustalıklı bir gitar albümü olarak nitelendirilen albümünde Hakan Özer, göz önünde olan ama görülmeyen ayrıntıları, dünya hallerini anlatıyor. Geçmişten gelen fragmanları gündelik olanla harmanlarken, eski aşkları, yaşamın anlarını biriktirmenin yorgunluğundan ve bugünlerde herkesin hissettiği huzursuzluklardan dem vuruyor. Şarkı yazarken tekrara düşmemesi, birkaç şarkı haricinde nakarat dahi kullanmaması, anlatacaklarını detaylı detaylı, sakin sakin sıralaması ise dikkat çekiyor.

    TÜM SÖZ VE MÜZİKLER SANATÇIYA AİT

    2019 Kasım’ında People Make Music’in diğer kurucu ortağı Burak Güngörmüş yönetiminde Büyükada’daki PMM Stüdyosu’nda kaydedilmeye başlayan albümün tüm söz ve müzikleri Hakan Özer’e ait.

    Düzenleme ve prodüksiyonu Güngörmüş ve Özer ikilisi tarafından yapılan albümde, Hakan Özer klasik, akustik ve elektrik gitar, Burak Güngörmüş ise bas, davul, rhodes ve diğer tuşluları çalıyor. Kimi şarkıda yaylılar, kimi şarkıda klarinet, şaman davulu ve elektronikler düzenlemelere ekleniyor.

    Nilipek ve Demet Çizenel vokalde ikiliye eşlik ederken bir şarkıda da Tuğhan Garip’in elektrik gitarı duyuluyor. Albümün miks ve mastering’i Emre Malikler’e, grafik düzenlemesi Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Mutaf Büyükarman ve Grafik Tasarımı Bölümü Öğr. Gör. Atılay Aşkaroğlu’na ait.

    Eski taşlarla evinin bahçesini müzeye çevirdi

    Kayseri’de Mahmut Gengeç (61), eski dönemlerde yalak, kuyu ağzı, şırahane, dam bacası olarak kullanılan taşlarla evinin bahçesini müzeye çevirdi.

    Hacılar ilçesi Yediağaç mahallesinde oturan 4 çocuk babası Mahmut Gengeç, 20 yıl önce evine gelirken yol kenarında bulunan hafriyat içinde yalak taşını gördü. Gengeç, yok olmaması için taşı alarak evinin bahçesine götürdü.

    Eski taşlarla evinin bahçesini müzeye çevirdi
    Eski taşlarla evinin bahçesini müzeye çevirdi

    Ardından bu tür taşlara merak saran Gengeç, o günden sonra yalak taşının yanı sıra kuyu ağzı, şırahane, değirmen, soku ve dam bacası taşlarının  koleksiyonunu yapmaya başladı. Gengeç, biriktirdiği farklı türlerdeki 400 taş ile evinin bahçesini müzeye çevirdi. Mahmut Gengeç, eski dönemlerde kullanılan taşların kendisinde merak uyandırdığını belirterek, “Tarihe her zaman merakım vardı. Hikayem 20 yıl önce yol kenarında bulduğum bir taştan başlıyor. Bahçemde oluşturduğum 400 eserlik taşların bir kısmını para ile satın alırken, diğer kısmı da tarafıma hediye edildi. Geçmiş dönemlerde kullanılan birçok taşı değerlendirmek amacıyla aldım.

    Kayseri'de mahmut gengeç (61), eski dönemlerde yalak, kuyu ağzı, şırahane, dam bacası olarak kullanılan taşlarla evinin bahçesini müzeye çevirdi.
    Kayseri’de Mahmut Gengeç (61), eski dönemlerde yalak, kuyu ağzı, şırahane, dam bacası olarak kullanılan taşlarla evinin bahçesini müzeye çevirdi.

    Bahçeme müze kurma nedenim, insanların ziyaret etmeleri ve bu eserleri görmeleridir. Son dönemlerde ilçemizde başlayan kentsel dönüşüm nedeniyle tarihi niteliği taşıyan birçok taşı arabamla alarak müzeme getirdim. Umarım müzemi daha da büyüteceğim” diye konuştu.