TRY - Türk Lirası
EUR
17,5023
USD
16,6965
GBP
20,3201
CNY
2,4922
16.8 C
Ankara
22.7 C
İstanbul
27 C
İzmir
1 Temmuz 2022, Cuma
Diğer
    Ana Sayfa Blog

    Ankara’da sağanak can aldı

    0

    Ankara’da sağanak nedeniyle su basan binada 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

    Ankara’da etkili olan sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü, bazı ev ve iş yerlerini su bastı.

    Başkentte akşam saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Özellikle Keçiören, Yenimahalle ve Etimesgut ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü. Sürücüler suyla kaplanan yollarda ilerlemekte güçlük çekti. Bazı araçlar suda sürüklendi.

    Bazı bölgelerde araçlar yolda kalarak suya gömüldü. Suda sürüklenen bir motosiklet, bir kaç kişinin çabası ile son anda kurtarıldı. Birçok noktada binaların giriş katlarında bulunan ev ve iş yerlerini su bastı. Vatandaşlar, kendi imkanlarıyla suyu boşaltmaya çalışırken, itfaiye ekipleri de suyu tahliye etmek için çalışma başlattı. 

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bugün için sarı uyarı yaptığı iller arasında yer alan Ankara’da akşam saatlerinde sağanak yağış etkili oldu. Özellikle Keçiören, Yenimahalle ve Etimesgut ilçelerinde etkili olan sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar göle döndü. Sürücüler suyla kaplanan yollarda ilerlemekte güçlük çekti. Bazı araçlar suda sürüklendi. Bazı bölgelerde araçlar yolda kalarak suya gömüldü. Suda sürüklenen bir motosiklet ise çevredeki bazı kişilerin çabası ile son anda kurtarıldı. Birçok noktada binaların giriş katlarında bulunan ev ve iş yerlerini su bastı. Vatandaşlar, kendi imkanlarıyla suyu boşaltmaya çalışırken, itfaiye ekipleri de su tahliye etmek için çalışma başlattı.

    Ankara'da sağanak can aldı
    Ankara’da sağanak can aldı

    SU BASAN EVİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ

    Keçiören ilçesi İncirli Mahallesi’ndeki 4 katlı Umut Apartmanı’nı da sağanak ile birlikte su bastı. Yokuştan gelen sel suyu binanın içine girdi. Zemin kat ile kot-1’de bulunan daireler suyla doldu. Kot-1’deki evde yaşayan Busenur Doğanay’ın evin suyla dolması üzerine mahsur kaldığı ihbarı yapıldı. İhbar üzerine AFAD, iftaiye ve sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma dalgıçları, binaya girerek arama başlattı. Bir taraftan da suyun tahliye edilmesi için çalışma yapıldı. Çalışmalar sonucunda Doğanay’ın cansız bedenine ulaşıldı. Doğanay’ın cesedi, yapılan incelemeden sonra evden çıkarılarak ambulansla Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Bu sırada Doğanay’ın komşuları gözyaşlarına boğuldu.

    Ankara'da sağanak nedeniyle su basan binada 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.
    Ankara’da sağanak nedeniyle su basan binada 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı.

    VALİ: YARDIM İSTEDİĞİNDE SU YÜKSELMİŞ

    Ankara Valisi Vasip Şahin, binaya gelerek inceleme yaptı. Vali Şahin, binanın bir anda suyla dolduğunu belirterek, “Eksi 1’de olduğu için oraya tamamen sular dolmuş. Orada hayatını kaybetti vatandaşımız. Komşusu çocuğun yardım talebini, sesini duyduğu için o da haklı olarak sinir krizi geçirdi. Arkadaşlarımız, bütün ekipler, dalgıçlar herkes hemen buraya yönlendirildi. Dalgıçlar kapı kapalı olduğu için ve su belli bir seviyeye kadar çıktığı için kapıyı açamadılar. Pencereden girmeye çalıştılar.

    Suyun tahliyesi de bir kaç motorla yapılmaya çalışıldı. Buraya ekipler en kısa sürede intikal edip, gerekli çabayı gösterdiler. Ama maalesef üzücü sonuç bir genç kızımız vefat etti. Mevcut eksi 1’in üzerindeki kota kadar, yani üst katın yarısına kadar su çıkmış. Binanın arka tarafından ani su baskını olmuş. Yardım istediğinde su belli bir seviyeyi geçmiş” ifadelerini kullandı. 

    Erişilebilirlik, en kıymetli yatırımlardan birisi

    0

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Erişilebilirlik hem sizlerin, hem toplumumuzun faydasına hizmet eden, gelişmiş bir medeniyet göstergesidir. Erişilebilir yaşam alanları oluşturmak geleceğimize yapılan en kıymetli yatırımlardan birisi” dedi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, bakanlık tarafından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen ‘Erişilebilirlik Temalı Yarışmalar Ödül Töreni’ne katıldı. Yarışmada dereceye giren şiirler seslendirilerek, kısa film ve resimler, katılımcıların beğenisine sunuldu.

    Bakan Yanık, erişilebilir olmanın sadece engelli bireylerin ihtiyacı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Erişilebilirlik gelişmiş, medeni bir şehrin ve toplumun olmazsa olmazı, bir gösterge aynı zamanda. Yaşlılarımız, hareket kısıtlılığı bulunan hamileler, çocuklar, geçici bedensel rahatsızlık yaşayanlar, hastalar, hatta pazar arabasıyla alışverişten dönen amcalar, teyzeler için bile erişilebilirlik ihtiyacı ortaya çıkar.

    Erisilebilirlik en kiymetli yatirimlardan birisi 1 - yerel haberler - haberton
    Yarışmada dereceye giren şiirler seslendirilerek, kısa film ve resimler, katılımcıların beğenisine sunuldu.

    Erişilebilirliği yüksek alanlar aynı zamanda bir konforun ifadesi. İnsan olarak hepimizin erişilebilirliği yüksek mekanlarda yaşamamız bir konforu da ifade ediyor. Bizler erişilebilirliği tüm hizmetlerin kapısı olarak nitelendiriyoruz. Sunduğumuz tüm hizmetlerden faydalanabilmenin ve toplumsal yaşama katılımın ön şartı erişilebilirliktir. Bu anlamda sık sık tekrarladığımız ve çok önemli gördüğümüz bir sloganımız var; ‘Erişilebilirlik herkes içindir’ diyoruz. Dolayısıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, en temel insan hakkı olan erişilebilirliği en önemli gündem maddelerimizden birisi haline getirdik” diye konuştu.

    ’47 BİN 270 DENETİM GERÇEKLEŞTİRDİK’

    Bakan Yanık, erişilebilirliği tüm Türkiye’de yaygınlaştırmak için çalışmaları yoğun ve kapsamlı şekilde sürdürdüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Binaların,  açık alanların, toplu taşıma araçlarının ve hizmetlerinin erişilebilir olmasını ‘5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’ ile zorunlu hale getirdik. İmar yönetmeliklerinde uygulamaya yönelik tüm taraflara yükümlülükler getirdik. İhtiyaç duyulabilecek her konuda bina, açık alan, toplu taşıma sistemleri, hissedilebilir yüzeyler, asansörler, zemin kayganlığının ölçülmesi başlıklarında erişilebilirlik standartlarımızı yayımladık. Yasal zorunlulukların hayata geçirilmesi için çeşitli yaptırımlar düzenleyerek, her ilde valiliklerimizin koordinasyonunda Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonlarını oluşturduk.

    2013’ten bu yana düzenli olarak devam eden denetlemeler sayesinde kamu kurumları ve özel hizmet sunucuları erişilebilir uygulamalarını hızlandırdılar. İnşallah önümüzdeki süreçte daha da yoğun bir çalışmayı hep beraber gerçekleştireceğiz. Bugüne kadar 47 bin 270 denetim gerçekleştirdik. Denetimlerde erişilebilir olduğu tespit edilen 2 bin 599 bina, açık alan ve toplu taşıma aracına da ‘Erişilebilirlik Belgesi’ verdik.”

    Erisilebilirlik en kiymetli yatirimlardan birisi 2 - yerel haberler - haberton
    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Erişilebilirlik hem sizlerin, hem toplumumuzun faydasına hizmet eden, gelişmiş bir medeniyet göstergesidir. Erişilebilir yaşam alanları oluşturmak geleceğimize yapılan en kıymetli yatırımlardan birisi” dedi.

    ‘ERİŞİLEBİLİRLİK, MEDENİYET GÖSTEGESİDİR’

    Yanık, uygulamaların yaygınlaştırılmasının ve olabildiği kadar geniş kitleye ulaşabilmesinin önemine değinerek, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Bu kapsamda, talepte bulunan tüm kurumlara teknik bilgi desteği sağlıyoruz. Hizmetinin ya da kamusal alanların, binaların erişilebilir olmasını isteyen ama nasıl yapacağını bilemeyen, yol gösterilmesine ihtiyacı olan her kuruma, bunun nasıl olacağının bilgisini iletiyoruz, anlatıyoruz. Buradan tüm kamu ve özel kurumlarımıza bu vesileyle tekrar seslenmek istiyorum. Erişilebilirlik hem sizlerin, hem toplumumuzun faydasına hizmet eden, gelişmiş bir medeniyet göstergesidir.

    Erişilebilir yaşam alanları oluşturmak geleceğimize yapılan en kıymetli yatırımlardan birisi. Bu konuda biz bakanlık olarak istediğiniz her an size rehberlik etmek üzere hazırız. Tüm imkanlarımızla bunu kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Sizin tek yapacağınız şey bizden bunu talep etmek. Lütfen talep edin. Bütün özel kamu kurum ve kuruluşlarına bu çağrıyı bir kez daha yapmak istiyorum. Erişilebilirlikle ilgili teknik destek, bilgi desteği isteyen bütün kurum ve kuruluşlarımıza bunu sağlamaya hazırız.”

    Konuşmaların ardından Bakan Yanık, şiir, kısa film ve resim kategorisinde dereceye girenlere sertifika ve çeşitli ödüller verdi. 

    Çanakkale’de tarım arazisinde yangın

    0

    Çanakkale’de tarım arazisinde yangın çıktı. Makiliğe sıçrayan yangın ekiplerin erken müdahalesiyle kontrol altına alınırken, 3 dönüm alan zarar gördü.

    Çanakkale Gelibolu’ya bağlı Fındıklı köyündeki tarım arazisinde, saat 15.30 sıralarında, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler, rüzgarın etkisiyle makiliğe sıçradı. Yangına 2 helikopter, 8 arazöz, 2 ilk müdahale aracı, 1 dozer, 3 su ikmal aracı ve çok sayıda işçi ile müdahale edildi. Ekiplerin erken müdahalesiyle kontrol altına alınıp, söndürülen yangında 3 dönüm makilik zarar gördü.

    Şehit mezarlarına PKK yazan sanığa tahliye

    0

    Kocaeli’nin Körfez ilçesinde, şehit mezarlarına PKK yazan ve önceki duruşmada şehitlere küfreden Ferhat Şahin’in (20), tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak, tahliyesine karar verildi. Şahin için Adli Tıp Kurumu’ndan akıl sağlığı raporu da beklenecek. 

    Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bulunan şehitlikte, 6 Kasım 2021’de meydana gelen olayda; 2015 yılında Siirt’te şehit olan Emre Kaan Arlı, 2006’da Hakkari’de şehit olan Halil İbrahim Arslan, 1996’da Sivas’ta şehit olan Düzgün Kılavuz ve 1995’te Bingöl’de şehit olan Başar Baran Varlı’nın mezarlarına ‘PKK’ yazan kişi, sosyal medyadan fotoğrafları da paylaşarak küfretti. Polisin kimliğini belirlediği Ferhat Şahin, gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Şahin, çıkarıldığı hakimlikçe çıkarıldı.

    Sehit mezarlarina pkk yazan saniga tahliye 1 - yerel haberler - haberton
    Şehit mezarlarına PKK yazan sanığa tahliye

    Ferhat Şahin hakkında ‘zincirleme şekilde terör örgütü propagandası yapmak’, 4 kez ‘kişinin hatırasına hakaret’ ve 4 kez ‘ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme’ suçundan Kocaeli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın 27 Ocak’taki ilk duruşmasına SEGBİS ile katılan sanık Ferhat Şahin, şehit yakını Y.A.’nın ifadesi alındığı sırada araya girerek, şehide küfretti. Mahkeme başkanı, hemen müdahale ederek, sistemin sesini kapattı.

    AKIL SAĞLIĞI RAPORU BEKLENECEK

    Kocaeli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme salonunda Ferhat Şahin, hazır bulundu. Sanık hakkında Adli Tıp Kurumu’ndan istenilen akıl sağlığı raporunun henüz gelmediğinin anlaşılması üzerine mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi. Sanığın tahliye talebini değerlendiren heyet, tutuklu kaldığı süre ve infaz hükümlerini göz önüne alarak tahliye kararı verdi. 

    Erdoğan: Üçlü muhtıra diplomatik bir zaferdir

    0

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi sonrasında Madrid’de basın toplantısı düzenledi. Erdoğan “Hiç şüphesiz üçlü muhtıra Türkiye ve milletimiz açısından zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti;

    “İttifakımızın Ukrayna’ya desteği tamdır. Fakat bu desteğimizi bir barış vizyonuyla ortaya koymalı, insani dramın, yıkımın ve gözyaşının bir an önce durdurulması için çaba göstermeliyiz. Kalıcı bir ateşkesin sağlanmasına dönük diplomatik girişimlerimizi yoğunlaştırmalıyız. Dün gerçekleştirdiğimiz oturumda, Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski, bizlere video mesajla hitap etti. Sürecin başından itibaren kendisiyle yakın diyaloğumu sürdürüyorum. Aynı zamanda bildiğiniz üzere Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’le de düzenli temas halindeyim. Tüm bu çabalarımız kalıcı barışın yolunu açacak adımların atılması içindir.”

    Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inandığını belirten Erdoğan şunları kaydetti;

    “Ukrayna tahılının Karadeniz’deki limanlardan ihraç edilmesine yönelik BM Planı’na ilişkin katkılarımızı paylaştım. BM’in ve tarafların katılacakları dörtlü toplantıyı İstanbul’da en kısa zamanda düzenlemeye matuf çabalarımızdan bahsettim.”

    Erdogan uclu muhtira diplomatik bir zaferdir 1 - yerel haberler - haberton
    Erdoğan: Üçlü muhtıra diplomatik bir zaferdir

    NATO STRATEJİK KONSEPT BELGESİ’NDE TERÖR ASİMETRİK TEHDİT

    “Stratejik Konsepte terörizmin en ciddi asimetrik tehdit olarak alınması, terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele yönündeki kararlığının ortaya konulması elbette önemlidir. Ancak bu kararlılık kağıt üzerinde kalmamalıdır. Fiiliyatta terör örgütleri arasında bir ayrıma gidilmeden mücadelenin tam bir dayanışma içinde sürdürülmesi zaruridir.”

    “Bugün bize karşı kullanılan silahların yarın başka müttefiklerimize karşı kullanılmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Tarih bize bu tür ihmalkarlıkların daha sonra ölümcül tehditler olarak muhataplarına geri döndüğünü göstermiştir. Son günlerde PKK ve uzantılarının kendilerine yönelik en küçük bir müdahale karşısında sergiledikleri pervasızlıklar bunun açık örneğidir.”

    “Müttefiklerimizden sözde değil eylemlerinde de hakiki bir dayanışma beklediğimiz mesajını güçlü bir şekilde vurguladım.”

    “İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvuru bağlamında yaşananlar Türkiye’nin bu konudaki kırmızı çizgilerini ortaya koymuştur.”

    “Üçlü Muhtıra imzalanması bir başlangıçtır, bir davettir. Asıl olan verilen sözlerin hayata geçirilmesidir. Bundan sonraki süreçte, muhtıra kayıtlı hususların uygulamasını titizlikle takip edecek, adımlarımızı da buna göre atacağız.”

    Erdogan uclu muhtira diplomatik bir zaferdir 2 - yerel haberler - haberton
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi sonrasında Madrid’de basın toplantısı düzenledi. Erdoğan “Hiç şüphesiz üçlü muhtıra Türkiye ve milletimiz açısından zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir” dedi.

    “Hiç şüphesiz bu muhtıra Türkiye ve milletimiz açısından zorlu müzakere sürecinden sonra elde edilmiş diplomatik bir zaferdir. Üçlü Muhtıra’yla Türkiye, PKK ve uzantılarıyla mücadelede tam işbirliği, terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede dayanışma, PYD, YPG ve FETÖ’ye destek sağlamama taahhüdü.”

    “İsveç’in verilmiş olan sözü şudur; 73 teröristin Türkiye’ye iadesi.”

    “Bu muhtıranın kazananı aynı zamanda İsveç ve Finlandiya halklarıdır.”

    PARLAMENTOLAR SIKINTILI SÜREÇLERİN YAŞANDIĞI YERLER

    Cumhurbaşkanı Erdoğan basın mensuplarından gelen soruları yanıtladı. F16’larla ilgili gelen soruya Erdoğan “Parlamentolar sıkıntılı süreçlerin yaşandığı yerlerdir. Burada da tabi Sayın Başkan elinden gelen adımları atacağını belirtti, tabi olay sadece Demokratlarla bitmiyor, bir de Cumhuriyetçiler var. Geçen hafta geniş bir ekibim ABD’deydi. Orada gerek Cumhuriyetçilerle gerek Demokratlarla görüşmeler yaptılar. Şu anda biz tabi Sayın Biden ile dün yaptığımız görüşmeden sonra heyetlerimizi gerekirse yine göndereceğiz. Orada Cumhuriyetçilerle görüşmeler yapmak suretiyle onların da bu konuda desteğini almamız halinde inanıyorum ki Sayın Biden’ın bu konudaki samimi gayretleri ciddi bir destek olacaktır.”  

    Fatih Erbakan’dan NATO açıklaması

    0

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’dan NATO açıklaması; “Finlandiya ve İsveç ile Türkiye arasında yapılan üçlü anlaşmada Türkiye adına somut bir kazanım elde edilemedi”

    Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, İspanya’nın Başkenti Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesi’nde Finlandiya, İsveç ve Türkiye arasında imzalanan üçlü memorandum hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    İmzalanan metnin sadece ‘iyi niyet mutabakatı’ olarak nitelendirilebileceğini belirten Erbakan, “Türkiye, Madrid’deki zirvede İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girişlerinin önündeki vetosunu maalesef geri çekmiştir. Avrupa Birliği’nin kapısında 63 senedir bekletilen ve hala birliğe üyelik ısrarını sürdüren Türkiye, İsveç ve Finlandiya’yı NATO’nun kapısında 2 ay bile tutamamıştır. Oysaki Sayın Cumhurbaşkanı, tıpkı Rahip Brunson hadisesinde olduğu gibi çok yüksek perdeden konuşmuş, ‘Ben başta olduğum sürece NATO’ya giremezler’ demişti.

    Burada öncelikle Sayın Cumhurbaşkanı’nın, İsveç ve Finlandiya’ya yönelik veto kartını ortaya koyarken, bu ülkeleri teröre destek vermekle suçlarken, NATO üyesi olan sözde müttefikimiz ABD’nin Türkiye’nin savunma ve güvenliğine zarar verici benzer faaliyetlerine, PYD/YPG’ye olan muazzam desteğine vurgu yapmaması ve suskun kalmasının üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu ifade etmek gerekir” diye konuştu.

    ‘SOMUT KAZANIM ELDE EDİLMEDEN VETO GERİ ÇEKİLMİŞTİR’

    Türkiye’nin ekonomideki sıkışmışlığından dolayı, somut kazanım elde edilmeden veto kararının geri çekilmesini eleştiren Erbakan, şunları söyledi:

    “Uygulanan yanlış ekonomi politikaları yüzünden ülkemiz, maalesef dünyada enflasyonun en yüksek olduğu, parası en değersiz ve en yüksek maliyetle borçlanabilen ülkeler arasında yer almıştır. Rahip Brunson hadisesinde zamanın ABD Başkanı Trump’ın mektuplu tahkirine karşılık, Brunson’ı iade ederek sıkıntıyı aşmaya çalışan Sayın Erdoğan, şimdi de İsveç ve Finlandiya vetosunu hiçbir somut kazanım elde etmeden geri çekmiştir.

    AK Parti döneminde benzeri görüntüler sık sık oluşmuştur. Mesela Annan Planı’nı peşinen kabul eden ve KKTC’den ‘evet’ oyu çıkmasına sebep olan AK Parti Hükümeti, Rum tarafının plana ‘hayır’ demesine rağmen Avrupa Birliği’ne alınması karşısında sadece sitemde bulunmakla yetinmiştir. Sayın Erdoğan birçok konuda olduğu gibi bu konuda da Batı tarafından ‘kandırıldığımızı’ belirtmiş, üzüntülerini beyan etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı, endişe ederiz ki önümüzdeki süreçte de İsveç ve Finlandiya’nın yazılı taahhütlerine bağlı kalmamalarından şikâyet edecek, ‘Dost ve müttefiklerimizin samimiyetsizlikleri bizi üzmektedir’ diyecektir.”

    ‘BİZE GÖRE ORTADA SOMUT BİR KAZANIM YOK

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kurmaylarının İsveç ve Finlandiya’nın 3’lü memoranduma imza atmasını büyük bir zafer olarak nitelendirdiğine dikkat çeken Erbakan, vetoyu kaldırma kararında zirve öncesi ABD Başkanı Biden ile yapılan telefon görüşmesinin etkili olduğunu söyledi. Erbakan, “Finlandiya ve İsveç ile Türkiye arasında yapılan üçlü anlaşmada Türkiye adına somut bir kazanım elde edilemedi. Bize göre ortada somut bir kazanım yoktur.

    Türkiye sonuçta, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girişlerinin yolunu açmıştır. İsveç ve Finlandiya taahhütlerine uymazsa, Türkiye’nin içinde bulunduğu pozisyon, önümüzdeki dönemde bu iki ülkenin NATO üyeliklerinin önüne blokaj koymasına elverişli değildir. Yeniden Refah Partisi olarak çarenin iflas etmiş Batı güdümlü politikalarda ve kuruluşlarda değil, Rahmetli Erbakan Hocamız’ın önderliğinde kurulan D-8’de ve devamı olan D-60 ile D-160’ta olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz” dedi.

    İzmir’de Sağlık Turizmi Zirvesi yapıldı

    0

    İzmir’de Hürriyet Gazetesi tarafından Sağlık Turizmi Zirvesi gerçekleştirildi. Kentin sağlık turizmi potansiyelinin geniş kapsamlı ele alındığı zirvede, ilgili paydaşlar bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.

    İzmir’de Hürriyet Gazetesi tarafından İzmir Ticaret Odası (İZTO), EKOL Sağlık Grubu, Has Ajans, Tınaztepe Galen Bayraklı, Özel İzmir Ege Laboratuvarı, The Health Store Turkey iş birliğiyle Sağlık Turizmi Zirvesi gerçekleştirildi.

    İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen etkinlikte İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Alperen Kaçar, İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Burak Öztop, İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Karaçanta, SGK İl Müdürü Yavuz Kurt, Demirören Medya Grup Başkanı Orçun Çevikoğulları, Başkan Yardımcısı Mesut Bayraktar, Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent, Hürriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Deniz Sipahi, sektör paydaşları yer aldı.

    ‘KÜRESEL SAĞLIK TURİZMİ 5 TRİLYON DOLARLIK BÜYÜKLÜĞE SAHİP’

    Sağlık turizminin önemini anlatan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Sağlık turizminin yüksek miktarda döviz kazancı yanında, sağlık kuruluşlarının gelişmesi, sağlık hizmetlerinden yararlanan yerli tüketicilerin daha sağlıklı bir hayat sürmeleri vesilesiyle iş gücü veriminin yükselmesi, şehrin sosyal ekonomisine kazandıracağı katkı gibi birçok önemli yönü var. Küresel sağlık turizmi yaklaşık 5 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip. Özel bir segment olan sağlıklı yaşam turizmi ise 732 milyar dolarlık bir hacimde seyrediyor. Yıllık yüzde 10 büyümekte olan sağlıklı yaşam turizmine estetik, spor, fitness, sağlıklı beslenme, detoks gibi uygulamalar da eşlik ederek pastayı daha da büyütüyor” dedi.

    Izmirde saglik turizmi zirvesi yapildi 1 - yerel haberler - haberton
    İzmir’de Sağlık Turizmi Zirvesi yapıldı

    ‘İŞ BİRLİĞİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR’

    İZTO özelinde de konuya büyük önem verildiğini ifade eden Özgener, “İzmir, sağlık turizmi alanında yapılacak yatırımlar konusunda bakir bir kent ve lojistik imkanları, iklimi, doğası ile yatırımcılara sunacağı büyük avantajlara sahip. Kurduğumuz çalışma grubunun, yatırımcıları İzmir’e çekme konusunda da çalışma yapmasını planlıyoruz. Geçtiğimiz yılın aynı çeyreğine göre ülkemizde yabancılar tarafından yapılan sağlık harcamaları yüzde 68,9 artış gösterdi. Ülkemizi ziyaret eden yabancıların yüzde 5’i sağlık amaçlı olarak seyahat etti.

    Sağlık hizmeti ihracatında dünyada ilk 10 ülkeden bir tanesiyiz. İzmir’de Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edilmiş 122 adet tesis ve 21 adet aracı kuruluş var ve sektörün gelişimi ile birlikte bu alandaki yatırımların artacağını öngörüyoruz. Sağlık turizminde önemli bir hedef kitle de yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarımız. Ülkemize gelen Türk vatandaşlarımızın sadece yüzde 2,7’si sağlık amacıyla geliyor. Bu potansiyeli de daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Katma değeri yüksek bu turizm modelinin kentimizde sürdürülebilir olması için kamu/kurum ve özel sektör iş birliği büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

    ’10 MİLYAR DOLARLIK POTANSİYEL VAR’

    Ekol Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Mehmet Baz da “Bu zirvede önemli fikir alışverişlerinde bulunuldu. Sağlık sektöründe ülkemizde son yıllarda çok önemli ilerlemeler var. Bizdeki hastanelerin fiziki ortamı Avrupa’da pek çok hastanede yok. Bu nedenle oradaki hastalar karşılık bulamadıkları için ülkemizi tercih ediyorlar ve son zamanlarda sağlık turizminin ülkemize katkısı 4 milyar dolara kadar yaklaştı. Aslında 10 milyar dolar dolayında bir potansiyel var. Ülkemiz bunun için çok uygun. Gerekli organizasyonlar yapılarak sağlık sektörüne ihtiyacı olan kişilerin sağlık sektörüne çekilmesi gerekiyor” açıklamalarında bulundu.

    Izmirde saglik turizmi zirvesi yapildi 2 - yerel haberler - haberton
    İzmir’de Hürriyet Gazetesi tarafından Sağlık Turizmi Zirvesi gerçekleştirildi. Kentin sağlık turizmi potansiyelinin geniş kapsamlı ele alındığı zirvede, ilgili paydaşlar bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.

    ‘SAĞLIK TURİZMİ İHRACATINDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLATTIK’

    Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Alperen Kaçar ise bakanlık olarak sağlık turizmine, sağlık ihracatı olarak baktıklarını belirterek, “Sağlık turizmi ihracatında yeni bir dönem başlattık. Sağlık turizmi dahil olmak üzere bütün hizmet sektörlerine daha önce görülmemiş çok önemli teşvik mekanizmasını ortaya koyduk. Sektörün ihtiyaçlarını, sorunlarını belirleyip bunları çözecek uygulamaları ortaya koyuyoruz. İzmir çok önemli bir destinasyon” dedi.

    ‘SAĞLIK BU KENT İÇİN BİR KİMLİK’

    Konuşma yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de şu ifadeleri kullandı:

    “Geleceğin dünyası kentlerin çok daha fazla öne çıktığı bir dünya olacak. Bu noktada kentlerin markaları çok daha fazla görünür ve anlamlı olmaya başlıyor. Öyle kentler var ki kentin markası ülkesinden daha büyük, ülkesinden daha fazla biliniyor. Kentlerin markaları aslında üzerlerine giydikleri kıyafet gibidir. Kentin üstüne bir kıyafet giydirirsiniz, oturmaz üzerinden dökülür. Ya da çok yakışır. Sağlık bu kent için böyle bir kimlik, böyle bir marka.

    Çünkü bu kentin bu kimliği bugün bizim üzerine yapıştırdığımız sanal, yapay bir şey değil. Aksine köklerini geçmişten alan ve çok sağlam kökleri olan bir marka. Galen, Hipokrat’tan sonra tarihin bildiği en büyük doktor. Bu topraklardan çıktı. Tıbbın logosu, çift başlı yılan, bu topraklardan çıktı. Bu kente çok yakışan bu kimliğin, uluslararası rekabette, şehirlerarası rekabette daha çok bilinir, daha çok anlaşılır farkına varılır bir kimlik haline gelmesini istiyoruz.

    Neden turizm? Çünkü; dünya bir yandan küreselleşirken, mesafeler ve süreler o kadar kısaldı ki artık bir kentte sağlık için ürettiğiniz hizmet, dünyanın her yerinde erişilebilir hale geliyor. Aslında sağlığın turizm ile bir arada olması yine bu küresel gelişmenin kaçınılmaz sonucu ve bütün dünyaya sunmak mecburiyetindeyiz.”

    Izmirde saglik turizmi zirvesi yapildi 3 - yerel haberler - haberton
    İzmir’de Hürriyet Gazetesi tarafından İzmir Ticaret Odası (İZTO), EKOL Sağlık Grubu, Has Ajans, Tınaztepe Galen Bayraklı, Özel İzmir Ege Laboratuvarı, The Health Store Turkey iş birliğiyle Sağlık Turizmi Zirvesi gerçekleştirildi.

    ‘NORVEÇLİLER YENİDEN İZMİR’DE’

    İzmir’in çok büyük bir potansiyeli olduğunu ifade eden İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ise “Bu zirveyi oluşturan basın sektörünün duayeni, amiral gemisi Hürriyet Gazetesi ve Demirören Medya Grubu’na teşekkür ediyorum. Sanayide yeni bir veri açıklandı. Buna göre İstanbul’dan sonra İzmir en çok üretim yapabilme kapasitesini barındırıyor. İzmir’in çok büyük bir potansiyeli var. İzmir’in sağlık sektöründen alacağı çok ciddi bir pay olduğuna inanıyorum.

    Bütün sektörleri birbiriyle uyum içerisinde, çelişmeden çalıştırabilirsek gidilebilecek çok mesafe, alınabilecek çok yol var. Sektörün buna istekli ve hazır olması lazım. İnciraltı’nın bir an önce sağlık turizmine açılmasıyla ilgili konunun takip edilmesi lazım. Balçova’da biz yeni bir hazırlığın içindeyiz ve onu gerçekleştirdiğimizde İzmir bu sektörün lokomotifi olacak. Norveçlilerin tekrar Balçova’ya gelmeye başladığının müjdesini buradan verebilirim. Küçük bir grup da olsa Türkiye’ye tekrar gelmeye başlıyorlar” dedi.

    SAĞLIK TURİZMİ İKİ FARKLI OTURUMDA ELE ALINDI

    Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Noyan Doğan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen sektöre bakış, sektörün gelişimi, sağlık turizmi belgeleri yetkinliği, etik kurallar, uyum ve sorunlar, çözümlerin ele alınması konularının tartışıldığı zirvenin ilk oturumunda İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Burak Öztop, Tınaztepe Sağlık Grubu ve Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Bektur, Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Sefer Levent, The Health Store Turkey Kurucusu Nihal Terzi, İzmir Ege Laboratuvarı Kurucu Başkanı Dr. Serdar Canko konuşmacı olarak yer aldı.

    Konuşma yapan İzmir İl Sağlık Müdürü Mehmet Burak Öztop, kentte 25 özel hastane ve 18 kamu hastanesine sağlık turizmi yetki belgesi verildiğinin altını çizerek, İzmir’e yoğun olarak sağlık turisti geldiğini ancak oranın beklentinin altında olduğunu ifade etti. Aynı zamanda Öztop, 2021 verilerine göre İzmir’e sırasıyla en çok Almanya, Libya ve İran’dan sağlık turisti geldiğini vurguladı. İstihdam konusu ve geliştirilmesi, ekonomi ve turizm sektörü açısından yansımaları, sağlık hizmetleri ihracat destekleri konularının ele alındığı ikinci oturumda ise Ekol Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Baz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Karaçanta, Türkiye Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Kurucu Başkanı Emin Çakmak, Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Alperen Kaçar konuşmacı olarak yer aldı.

    Konuşmaların ardından zirve, plaket sunumuyla sonlandırıldı.

    İnternetin yenilikleri, dil erozyonunu doğurdu

    0

    Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Kullandığımız kelimeler, kurduğumuz cümleler, fikir ve duygu dünyamızın aynasıdır. İnternet teknolojilerinin getirdiği yenilikler, maalesef dünya çapında bir dil erozyonu doğurdu.” dedi. 

    Gençlik ve Spor Bakanlığı 3’üncü Gençler Arası Öykü Yarışması, bu yıl 2021’in Kasım ayında hayatını kaybeden şair Sezai Karakoç anısına düzenlendi. Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, ödül töreninde yaptığı konuşmada yarışmanın, Karakoç’un hatırasına ithafen ‘Bir Diriliş Öyküsü’ adıyla gerçekleştirildiğini hatırlattı. ‘Diriliş’ sözcüğünün, Karakoç’u hatırlattığını; bu ifadenin onun eserleriyle fikir, hissiyat ve edebiyat dünyasında kavramlaştığını belirten Bakan Kasapoğlu, “Üstat Sezai Karakoç, fikirleriyle dava adamlığıyla üstün edebi eserleri ve örnek şahsiyetiyle asrımızın parlayan yıldızlarından biriydi.

    O, bu toprakları gözü kapalı teslim edebileceğimiz bir değil birkaç ‘diriliş nesli’ yetiştirdi. İnşallah bize bıraktığı diriliş ruhuyla, külliyatıyla bundan sonra da nice nesiller, sırat-ı müstakim olma şuuruyla maneviyatıyla hissiyatıyla yetişecek. Milletimizin asırlar boyunca bir aziz emanet olarak taşıdığı büyük medeniyet mirası, Sezai Karakoç’un bir ömür çilesini çekerek yaşattığı bu ruh ve şuurla nesilden nesle aktarılacak ve liyakatle taşınacaktır” diye konuştu. 

    Internetin yenilikleri dil erozyonu dogurdu 1 - yerel haberler - haberton
    İnternetin yenilikleri, dil erozyonu doğurdu

    Sezai Karakoç ile gençlerin bütünleşmesinin ve aynı mana ikliminde buluşmasının kendisini çok mutlu ettiğini vurgulayan Bakan Kasapoğlu, “İnşallah bu beraberlikten hasıl olan mana, genç kardeşlerimizin yüreklerinde yankılanarak bir diriliş muştusuna dönüşür ve bir dava olarak sınırlarımızdan taşarak, bu nefese muhtaç olan insanlığın dirilişine de vesile olur” dedi.

    ‘GENÇLERİMİZ EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ’

    Türkiye’nin zenginliğinin; ülkesine, toprağına, değerlerine bağlı gençleri olduğunu vurgulayan Bakan Kasapoğlu, “Ayağını bu toprakların tertemiz toprağına basan, milletinin geçmişten bugüne taşıdığı emanete sahip çıkan gençlerimiz en büyük güvencemizdir. Her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği bir dünyada onların bu sağlam duruşu bize güven veriyor, umut veriyor. Hızlı değişimlerin yaşandığı bir zamanda yüzleşmemiz gereken bazı gerçekler var. Gençlerimizi birikim ve donanımla geleceğe hazırlamalıyız. Manevi değerlerimiz bizi güçlü kılıyor ama yaşanan değişimin gerisinde kalmamak için üstüne yeni şeyler koymalıyız. Aksi halde değişimi göğüsleyenlerden değil, değişime kapılıp gidenlerden oluruz” diye konuştu. 

    ‘GÖNÜL ENGİNLİĞİNE VE ZİHİN AÇIKLIĞINA İHTİYAÇ VAR’

    “Bu kaotik çağda, bu toprakların mayasında bulunan gönül enginliğine ve zihin açıklığına ihtiyaç vardır” diyen Bakan Kasapoğlu, Sezai Karakoç’un varlık davasının, diriliş vazifesinin bayrak şahsiyetlerinden olduğunu söyledi. Karakoç’un örnek alınması gereken bir kişi olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Sezai Karakoç, bir dava adamı ve mütefekkir olarak önemlidir ama aynı şekilde Türk dili ve edebiyatındaki yeriyle de çok önemlidir. Şiiri ve nesriyle edebiyatımızın en nadide, en berrak, en derin eserlerini kaleme almış dev bir sanatçıdır” dedi.

    Internetin yenilikleri dil erozyonunu dogurdu - yerel haberler - haberton
    Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Kullandığımız kelimeler, kurduğumuz cümleler, fikir ve duygu dünyamızın aynasıdır. İnternet teknolojilerinin getirdiği yenilikler, maalesef dünya çapında bir dil erozyonu doğurdu.” dedi. 

    Gençlere kendilerini iyi ifade etmeleri yönünde tavsiyede bulunan Kasapoğlu, “Çünkü düşünceler kelimelerle yaşar, gelişir, etki kazanır. Kullandığımız kelimeler, kurduğumuz cümleler, fikir ve duygu dünyamızın aynasıdır. İnternet teknolojilerinin getirdiği yenilikler, maalesef dünya çapında bir dil erozyonu doğurdu. Bugün sosyal medyada kelimelerden çok işaretlerle konuşulur hale geldi. Bu dil yoksulluğunun bir kavrayış zafiyetine dönüşerek sosyal hayatımızı da tehdit eder hale geldiğini yaşayarak görüyoruz. Bu gidişata rıza gösteremeyiz” diye konuştu. 

    Edebiyatın önemine değinen Bakan Kasapoğlu, gençlerin şiir, roman, öykü, deneme okuması gerektiğini söyledi. Yarışmaya katılan gençler arasından yeni yazarlar çıkacağına dikkat çeken Kasapoğlu, “Belli sayıda kardeşimiz dereceye giriyor ama hiç şüpheniz olmasın aslında her biri bu yarışın galibidir. Her bir kardeşim yazdığı öyküyle bir anlam ortaya koymuş, zihinsel ve duygusal değer üretmiştir. İnşallah hepsi yazmaya, düşünmeye, gözlemeye ve fikirlerini, duygularını, hayallerini kelimelerle ifade etmeye devam edecek” dedi. 

    Bakan Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından törene katılanlar arasında olan İbrahim Sadri, Sezai Karakoç’un şiirlerinden bazılarını müzik eşliğinde okudu. Kasapoğlu, 13-17 yaş kategorisinde ‘Bir Diriliş Öyküsü’ isimli öyküsüyle birinci olan Sıla Şerife Altay ve 18-25 yaş kategorisinde ‘Göçmen Kuşlar’ isimli öyküsüyle ilk sırada yer alan Cihat Ceylan’a ödüllerini verdi. 

    Murat Arkın babasına onun repliğiyle veda etti

    0

    Türk sinemasının usta ismi Cüneyt Arkın için Atatürk Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Cüneyt Arkın’ın oğlu Murat Arkın, babasına onun repliği ile veda etti.

    Murat Arkın sahnede yaptığı konuşmasında ,”Bizim ailemiz sandığımızdan çok daha büyük çok daha güzelmiş. O hayatında hep milletim dedi, halkım dedi, vatanım dedi. O şimdi cennete gitti biliyorum ama işte böyle adamlar cenneti bile vatan yapacak adamlar. Benim için konuşmak çok güç. Baktığım her yerde o var, biz her şeyi ondan öğrendik.

    Murat arkin babasina onun repligiyle veda etti 1 - yerel haberler - haberton
    Murat Arkın babasına onun repliğiyle veda etti

    Satrançta yaptığım her hamlede o var, attığım her adımda o var, muhabbet ettiğim her insanın gözünde o var, başım belaya girdiğinde yine o var. Gelen mesajlardan şunu gördüm ve gurur duydum. Dini, dili, ırkı, mezhebi, rengi, politik görüşü ne olursa olsun tüm insanlarımızın üzerinde anlaştığı, uzlaştığı birleştirici bir unsur olmuş Cüneyt Arkın, ne mutlu böyle değerimiz olduğu için. Ağlamayın be, böyle insanlara ağıt değil destan yaraşır” dedi.

    ‘Balarısı Ahmet’ hayatını kaybetti

    0

    Ağız armonikası virtüözü, ‘Balarısı Ahmet’ lakabıyla tanınan, Ahmet Faik Şener 97 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 

    Klasik, Türk sanat, caz müziğe ve tango eserleri seslendiren, ağız armonikası virtüözü Ahmet Faik Şener Zeytinburnu’nda tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Çevresinde ‘Balarısı Ahmet’ olarak tanınan Şener’in cenazesine ünlü tarihçi Murat Bardakçı ve yakınları katıldı.

    “ÇOK EĞLENCELİ BİRİSİYDİ”

    Şener’in aile yakını Atilla Başoğlu “Ahmet abi çevresinde sevilen bir insandı. Kız kardeşinin vefatının ardından biraz çöktü. 45 kiloya kadar düştükten sonra, hastaneye götürdük. Pandeminin başlamasıyla mecburen hastanede kaldı. Ardından huzurevine geçti ve orada vefat etti. Çok eğlenceli biri insandı. Son zamanlarda ‘Yaşadığım yeter artık bırakayım’ diyordu” dedi.

    Balarisi ahmet hayatini kaybetti 1 - yerel haberler - haberton
    ‘Balarısı Ahmet’ hayatını kaybetti

    “KÜLTÜR DÜNYASI İÇİN BÜYÜK KAYIP OLDU”

    Plak şirketi sahibi Hakan Atala, “Rahmetlinin kendisini canlı olarak dinlemesem de CD’sini sattım. Ama kendisiyle oturup bir sürü sohbetim oldu. Ahmet abi ile oğlu Serdar Akman’ı daha fazla tanıdım. 2018 yılında İstanbul Caz Festivali danışma kurulundaydı. Biz her yıl onur ödülü veriyorduk. Ahmet abinin bu ödülü almadığını tespit ettim. Böyle bir teklifte bulundum ve ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü caz festivalinde Ahmet abiye verdim. Bu onu çok onore etti.

    Pandemi sürecinde tamamen telefondan görüşüyorduk. 96 yaşında olmasına rağmen arkadaşım gibiydi. Bence kültür dünyası için büyük bir kayıp oldu. Kendisinin deyişiyle söyleyeyim çok bilindiğini sanmıyorum. Çok unutulmuş bir değer diye düşünüyorum. Bizim sofralarımızda çok hoş sohbet bir insan olduğunu, zamanın başbakanlarından Menderes ve Demirel ile esprili bir şekilde konuştuğunu ve renkli bir hayatı olduğunu söyleyebilirim. Gerçekten çok eğlenceli ve renkli biriydi. Tam bir beyefendiydi. Müthiş bir Türkçesi vardı. Yeri dolmayacak biriydi” diye konuştu. 

    Şener, Kocamustafapaşa Sümbül Efendi Camisi’nde öğle vakti kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.