Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Bayraklı Belediyesi Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi Açılış ve Yeni Araç Filosu Tanıtım Töreni’ne katıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Hoş geldiniz. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bugün Manisa’da oldukça hasta bir şekilde kalktım; hiç keyfim yok, adım atacak halim yok, sesim kısık. Ama sevgili annemin bir sözü aklıma geldi. Ben böyle hasta olunca ‘Sen İzmir’e gidince iyileşirsin’ diyordu. İzmir’e geldim, iyileştim. Hepinize merhabalar. Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi, kurtuluşun ve özgürlüğün güzel şehrindeyiz bir kez daha. 15 Mayıs’ta; güneşli, güzel bir bahar gününde sizinle birlikte olmaktan, Bayraklı’da olmaktan, İzmirli hemşehrilerimle birlikte olmaktan, Bayraklı’nın genç belediye başkanının iki yıllık emeklerini dakikalarca izlemekten büyük bir keyif aldım. Örgütümüzle, büyükşehir belediye başkanımız, belediye başkanlarımızla birlikte bugün İzmir’de yeni açılışlar yapmaya geldik” dedi. Özel, şunları söyledi:
“MESLEK FABRİKASI’NA YAPILANLAR GERÇEK YÜZLERİNİ GÖSTERDİ”
“2 – 3 Nisan günü buradaydı hep beraber. 26 hizmetin açılışını ve 24 yeni hizmetin temellerini atmıştık. Keyifli iki gün geçirdik ve ardından İzmir’in Türkiye’de bu olumlu gündeme gelişini hazmedemeyenlerin saldırılarıyla bir kez daha muhatap olduk. Maalesef Meclis’te çıkarken kanun, uyarmıştık; ‘Bu bir iyi niyetli yasama faaliyeti değil. Bu kamu yararını değil, bu bir çekememezlik halini ifade ediyor’ demiştik. Kısaca hatırlatayım. Bilmeyenler olabilir, ‘Niye oluyor bunlar?’ diye. İzmir’deki Meslek Fabrikası’nın ve güya geçmişinde vakıf izi olan üç yapının iktidar eliyle el konulması sürecini yaşıyoruz. Önce şunu hatırlatayım. Meslek Fabrikası Cumhuriyet öncesinde un fabrikası olarak kullanılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamuya tahsis edilmiş, daha sonra İzmir belediyesine tahsis edilmiş, İzmir Belediyesi tarafından tapusundaki vakıf şerhi ücreti karşılığında önemli bir ücret ödenerek yıllar önce kaldırılmış ve kamu uyarına kullanılan 531 kursun verildiği, on binlerce öğrencinin, kursiyerin eğitim gördüğü, binlerce kişinin mezuniyetten sonra istihdam olanağı bulduğu tam bir sosyal demokrat belediyecilik projesi; halkın ihtiyaçlarını gören, buna hizmet eden ve çok yönlü fayda üreten bir proje. Bu projenin yapıldığı binayı devletin polisi ile gelip kuşatanlar, boşaltanlar ve şimdi içini boşaltmaya çalışanlar maalesef seçimlerde İzmir’e gelip ‘İzmir’i seviyoruz. İzmir’le sorunumuz yok, yaşam biçimine itirazımız yok. Hassasiyetleri biliyoruz, oyu bize verin. Biz sizinle çok daha iyi anlaşırız’ deyip, seçimde kazanamayınca İzmir’e karşı hırslananlar, kin duyanlardır. Bunlar İzmir’de böyle bir kamu hizmetini engellemeye çalışanlardır. Bu konuda büyükşehir belediye başkanımızın, il başkanımızın, örgütümüzün ve her birinizin gösterdiği hassasiyet, kamuoyu önünde yarattığınız farkındalık Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gerçek yüzünü bütün İzmir’e ve Türkiye’ye göstermiştir. Hepinize öncelikle teşekkür ediyorum.”
“GALATA KULESİ VE YEREBATAN SARNICI’NDA MÜCADELE SÜRÜYOR”
“Dahası bu mesele nereden kaynaklanıyor? Yani ‘Sabahleyin kalkıyor bunlar da bu kötülük akıllarına nereden geliyor?’ deyince… Biliyorsunuz İstanbul’da Galata Kulesi var, Yerebatan Sarnıcı var. Bunların ikisi de, özellikle Yerebatan Sarnıcı içeri girilemeyecek haldeyken Sevgili Mahir Polat’ın ve Ekrem Başkan’ın vizyonlarıyla inanılmaz bir restorasyon gerçekleştirildi. Müthiş bir turist akımı var. Giriş ücreti var ve ciddi ciddi kaynak yaratan bir hale geldi. Ayrıca onlarca yabancı film şirketi de Yerebatan Sarnıcı’nda hiç değilse gece yarısından sonra filmler çekmek için başvuruda bulunuyorlar, büyük bütçeler teklif ediyorlar. Galata Kulesi İstanbul’un sembolü. Önünde yüz metrelerce, bazen kilometreye varan kuyruklarla hem bir çekim merkezi, hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi için önemli bir gelir merkezi idi. Önce Galata Kulesi’ni İBB’nin elinden aldılar. Bir dava açıldı, bu davanın sonucu lehe doğru gidince, Yerebatan Sarnıcı’nı o kimsenin girmediği metruk ve kötü kokan halden bir cazibe merkezi haline getirip bu kadar turisti çekince ‘Aman biz silkeliyoruz, bunlar başka yerlerden kaynak buluyorlar’ diye bir kanun çıkardılar ve geçmişinde vakıf izi olan her yere el koydular. Şimdi burada bir yürütmeyi durdurma kararı vardı, onu kaldırttılar. Yerebatan Sarnıcı elden çıkmadan önce ki yerli vatandaşlarımız 1 liraya gezebiliyorlar şimdi, turistler önemli bir gelir getiriyorlardı. O noktada da bir yürütmeyi durdurma kararı aldık ama bir mücadele veriyorlar. Ancak esas söylemek istediğim şudur. Çalışan ve gayret gösteren, güzelleştiren, imkan yaratanlar, kaynak yaratanlar Cumhuriyet Halk Partililer. Biraz önce gördük, birazdan ben de bahsedeceğim. Bu başarıyı kıskananlar, ‘Bunlar başarmasın, takdir görmesin, kaynak yaratıp hizmet etmesin’ diye hasetlik yapan bunlar. Şu anda 300 milyon liralık araç gereciyle, yanlış bilmiyorsam, Meslek Fabrikası kuşatılmış durumda ve hizmet veremiyor İzmirlere. Bıraksalar, çalışmaya devam edecek. İçindeki malzemeleri dışarı atıp oraya bir şey yapmak istiyorlar. Ne yapmak istediklerini söyleyeyim. Şimdi biz bunu diyince yapamazlar, ilk imkanı bulduklarında yaparlar. İstanbul’da iskeleler var, İstanbul’un en güzel iskelelerini kendi dönemlerinde TÜRGEV’e, TÜGVA’ya, Okçuluk Vakfı’na vermişler. İhaleye çıksa dünyanın parası gelir ya da kendileri işletse İstanbullu oralardan istifade eder. Ama kendi çocuklarının yönettiği maksatlı vakıflara buraları devretmişler. Geri almak istediğinizde zabıtanın karşısına polisi dikiyorlar.”
“HİZMETE MANİ OLMAYA ÇALIŞIYORLAR”
“Biz seçimlerde İzmir’e geldik, talebi gördük. İzmir’deki değişim talebini, gençleşme talebini, İzmir gibi bir kentte kadınların daha çok söz sahibi olma talebini yani İzmir’in İzmir gibi taleplerini gördük. Cumhuriyet tarihinde altı kadın belediye başkanı vardı İzmir’de, her partiden. Bugün CHP’den sekiz başkan var. İzmir genç belediye başkanlarını istiyordu, özlüyordu. Hepsi gençlik kollarından gelen şu anda 11 genç belediye başkanımız var. Kadınlar, gençler birlikte saydığımızda 14 genç belediye başkanımız var. Arı gibi çalışıyorlar ve bu çalışmalarının sonunda da hem karşılığını görüyorlar… Nereden? Milletten. Hem de zulüm görüyorlar. Nereden? Hükümetten. Bir şehir düşünün, düşmanın denize döküldüğü, hem bugün, 15 Mayıs’ta düşman geldiğinde ilk kurşunun sıkıldığı. Rahmetli Hasan Tahsin’i bir kez daha saygıyla anıyorum İzmir’den. İşgali ile birlikte Gazi Mustafa Kemal’in ‘Artık bu son noktadır’ deyip Samsun’a çıktığı, kurtuluşu örgütlediği, gelip düşmanı o ilk kurşunun atıldığı yerden denize döktüğü bir şehirdesiniz. Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan her değerin olduğu şehirdesiniz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesini emanet ettiği şehirdesiniz, kabrinin olduğu şehirdesiniz. Bu şehre fakir bir ailenin çocuğu tırnaklarıyla kazıya kazıya belediye başkanı olacak. Yoksul ailelerin, memur ailelerinin, mütevazı ailelerin evlatları, kızları ve oğulları gelip bu şehirde siyaset yapacak ve bir yere gelecek, başarılı olacak. Siz de onlara engel olmaya çalışacaksınız. O şehre husumet duyacaksınız. Bu şehrin hizmetlerine, bu şehre yapılmış tahsisleri, bu şehre verilebilecek kredileri engelleyeceksiniz. Bu şehrin işte Meslek Fabrikası’nın yürütme durdurmasını kaldırmak için İstanbul’a gidip kulis yapacaksınız… Ben partimde bir noktaya geldim. Milletvekili oldum, grup başkanvekili oldum, şimdi Genel Başkan oldum. Manisa’da bir kişi taş üstüne taş koyacak olsa partisine bakmadan; muhtar olsun, belediye başkanı olsun, AK Partili bir milletvekili bir projeye destek istesin; baş destekçisi oldum. O şehre biri taş üstüne taş koyacak. Adam gelmiş partisinde, hasbelkader iktidar partisinde önemli görevlere gelmiş. Oradaki gücünü bu şehirdeki hizmetleri durdurmaya, bu şehrin aleyhine kullanıyor. Böyle yapanlara yazıklar olsun.”
“HER BİR HİZMET ÇOK KIYMETLİ”
“Onların gençleri bir yere gelince İzmir’e hizmeti engellemeye çalışıyor. Bakın bizim bir gencimiz 39 yaşında size arz ettik. ‘Ne dersiniz İrfan’a? dedik. Yüzde 47 ile 2024 seçimlerinde bağrınıza bastınız. 25 aydır çalışıyor. Ben biraz önceki filmde dakikalarca izledim ve yapılan bu kadar işin Genel Başkan olarak ben de farkında değildim. Çalıştığını biliyorum, başardığını biliyorum, belediyenin ekonomisini topladığını biliyorum, sokakta müthiş bir karşılığının olduğunu biliyorum. Ama bunların, bu kadar çok hizmetin bir karşılığı olduğunu biraz önce ben de gördüm. Ümit ediyorum ki sosyal medyada aynı film yaylanır ve İzmirliler Bayraklı’ya neler yapıldığını görürler. Hatta bütün Türkiye, bir CHP’li genç belediye başkanı zor bir kente dokunup da neler yapıyor, görürler. Başkanımız, büyükşehrimizde birlikte 33 bin ton asfalt serdi, 35 bin metrekare kilit taşı döşedi, 6 bin metre kaldırım çalışması tamamladı ve gördüğünüz gibi çok zor yolları genişletti, girilmez sokaklar, girilir hale geldi. İzmir’in en önemli kentleşme sorunlarının, çok tarihi zamanlardan gelen gecekondu sorunlarının olduğu yerleri, artık oraları insanların çile çektiği değil, oraların sefasını sürdüğü mahalleler haline getirmeye başladı. Soğukkuyu Kent Lokantası ve Ekrem Akurgal Kent Lokantasıyla önemli bir hizmeti sürdürüyor partimiz adına. Emekliler için açılan Bahar Evini gördük. Her fırsatta bir park açıldığını zaten takip ediyorum. 13 yeni parkın açıldığını büyük bir memnuniyetle izledim. ‘Cumhuriyet Halk Partili belediyeler geldiğinde sosyal yardımlar kesilir’ diyenlere inat, belediye başkanlarımız bu konuda büyük bir gayret gösteriyorlar. Burada da 3 bin 500 haneye düzenli sosyal yardımı, kadın danışma merkezinin 2 bin 800 kadının hizmetinde, onlara ihtiyaç duydukları her türlü danışmanlığı, gerektiğinde hukuki, gerektiğinde sosyal, gerektiğinde psikolojik danışmanlığı sunduğunu gördük. Her bir hizmeti bu açıdan çok kıymetli.”
“İHALE ETMEK YERİNE KENDİMİZ YAPIYORUZ”
“Tabii biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak belediye başkanlarımızın bu hizmetlerinden memnunuz. Bir yandan da silkelendikleri için, zor durumda olan ekonomilerini toparlamak için çeşitli adımlar atılıyor. Şimdi karşımda ben görüyorum. Birazdan mutlaka yanlarına gideceğiz, üzeri bayraklarla, balonlarla donanmış pırıl pırıl 38 tane yeni hizmet aracı var. Buları bir ihale açıp, AK Partililerin yaptığı gibi bu şehrin yönetiminde oldukları yerlerinde ihaleleri açarlar, ta Mersin’den araç filoları getirirlerdi. Bizim Akhisar Belediyesi’nin dahi araç filoları Mersin’deydi. AK Parti Ege’de nerede bir şey bulsa, uzaktan bir yandaş müteahhide verir ihaleyi, o ihaleyle bu işleri yaptırır. Kamuya tasarruf sağlamak için 38 yeni araç alınmış. Bu şekilde asfalt, yol bakım, temizlik, saha hizmetleri, teknik hizmetlerde kapasitesi artmış belediyenin, bu hizmetleri öz kaynakları ile yapacağı için hem istihdam yaratmış oluyor hem de belediye bu parayı ihale ile bir yerlere vermek yerine kendi bünyesinde kullanma imkanı buluyor.”
“FERDİ ZEYREK, ÖRNEK BİR İNSANDI”
“Buradan Manisa’dan sevgili Ferdi Zeyrek’in, rahmetli arkadaşımız, can yoldaşımız, hem çocukluk arkadaşımız, hem siyaset arkadaşımız, Ferdi Zeyrek’in sevgili eşi Nurcan ile birlikte geldim. Nurcan sağ olsun, ‘Özgür ağabey bizi yalnız bırakmadı’ diyor. O bizim insanlık olarak bir yoldaşımızın geride bize emanet ettiklerine, Nehir’e, Elif’e, Zeynep’e bu benim ağabeyleri olarak, baba yarısı olarak, amcaları olarak sorumluluğum. Ferdi iyi bir arkadaştı, çok iyi bir eşti ama çok iyi bir Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiydi. Genç bir siyasetçiydi. Yeni nesil, sokakta göz hizasında siyaset yapan, el sıkan, kimseye yukarıdan bakmayan, aksine herkesin derdiyle dertlenen, örnek bir arkadaştı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde de tek örnek değildi. İzmir’de de yaşıtı, Türkiye’de de yaşıtı ya da yaşı ondan fazla da olsa hayata bakışı pek çok Ferdi gibi olan arkadaşımız var. Biz tabii Ferdi’ye arkadaş sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz, getiririz. Manisalılar hemşeri sorumluluğunu getirirler. Ama İrfan Başkan burada Ferdi’ye karşı bambaşka bir sorumluluğu yerine getirmiş. Onun spora olan merakı, gençlerin sporla buluşmasına olan düşkünlüğü, tüm projelerinin bu noktada olmasından da esinlenerek, burada kullanılmaz bir halde olan, yıllardır kendine terk edilmiş bir yeri, hem FIFA standartlarında bir futbol sahasına, FIFA standartlarında bir basket sahasına, bir voleybol sahasına, devasa yeşil alanlara kavuşturmuş. Biz Ferdi’nin böyle yerlerde, Türkiye’nin dört yanında ki bugün Çorlu’ya yetişemedik, Çorlu’da bir eş zamanlı açılış var. Mersin’de bir açılışa davetliyiz, Türkiye’nin hemen her ilinde Ferdi ile ilgili bir yıldır açılışlar yapılıyor. En büyük mutluluğumuz çocuklar, annesine, ‘Ben Ferdi Zeyrek’e gidiyorum anne’ diyecekler, buraya doğru gelirken. Bu Ferdi’ye yapılabilecek en büyük vefa örneğidir. Onu çocukların ağzında ve yüreğinde yaşatmak. 40 bin metrekarelik bu alan için; bin 500 metrekarelik futbol sahası, 450 metrekarelik basketbol sahası, voleybol sahası için; 24 bin metrekare yeşil alan için ve yeniden yenilenen Aybüke Öğretmen’in adını yaşatan Şenay Aybüke Yalçın Parkı için Belediye Başkanımız İrfan’a bu beş yılın ilk iki yılında yaptığı bunca hizmet ve gösterdiği bunca çaba için; bu projelere belediye meclisinde oy veren, parti ayırmaksızın söylüyorum, umuyorum muhalefet de destek veriyordur; tüm belediye meclis üyelerine, başkanımızın arkasında dimdik duran belediye meclis grubumuza, Bayraklı ilçe örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Hepinize helal olsun.”
“802’NCİ KREŞİ VE 78’İNCİ YURDU ŞİMDİDEN AÇTIK”
“Tabii son olarak da şunu söyleyeyim. Bir bütünün parçalarındayız. Bütün saldırılara rağmen parti ortaya koyduğu hedeflere doğru yürüyor. İki hedefi var. Biri, yerelde doğru hizmetler yapmak ve milletin gösterdiği takdire layık olmak. Diğer hedefi de bu yaptığı iyi hizmetlerle seçmenin 31 Mart 2024 günü kendisine verdiği güveni ve desteği, bir krediyi Cumhuriyet’in geleceğine yönelik olarak en iyi şekilde kullanıp, vatandaşın desteğinin yerel seçimlerden sonra genel seçimlerde de sürmesini sağlamak. Bizim yereldeki hedeflerimiz, öncelikle sosyal demokrat bir parti olduğumuz için kreş meselesini önceliyoruz. Niye? Biraz önce kadınlara yapılan hizmetleri, gözlerindeki ışıltıyı gördünüz. Kreş kadını sosyal hayata dahil eden, çalışma hayatına dahil eden; hem kadını evden çıkmak istediğinde evinde hapsetmeyen hem de evladının öyle ilkokulu beklemeden 3-4 yaşında becerilerini artıran, varsa eksiklikleri orada fark edip, erken yaşta müdahale edilmesini sağlayan çok yönlü ve çok önemli bir proje. Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi beş yılda 1000 kreş hedefi koydu. Bugün, an itibariyle ki daha 25 ay yani 2 yıl 1 ay oldu, Türkiye’de 802’nci kreşimizi açmış durumda arkadaşlar. Hepsini tebrik ediyorum. Yine yoksul öğrenciyi barınma sorunu üzerinden bir takım tarikatların, cemaatlerin, kötü niyetli yapıların ellerine itmek için yurtları yapmayanlara inat, Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olup her öğrenciyi bir sorundan kurtarana kadar beş yılda 100 öğrenci yurdu hedefi koymuştuk. An itibariyle 78 öğrenci yurdumuz iki yılda yapılmıştır. Arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kent Lokantası sayısı 172’ye ulaştı, Halk Mandıra sayısı 173’e ulaştı. Biraz önce İrfan Başkan’ın yaptığı sosyal yardımları söylüyorduk. Toplamda Türkiye’de bütün Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin kendinden önceki dönemle kıyaslandığında yaptıkları sosyal yardımlar. Biz gelince sosyal yardımı kesecektik ya, milleti öyle korkutup ‘Aman CHP’ye oy vermeyin’ diyorlardı ya, 1 olan rakam, 4,6’ya ulaştı. 5 kat sosyal yardım yapıyor arkadaşlarımız. Bunun için önemli bir yürüyüşü sürdürüyoruz.”
“GAZİ’NİN AZMİ VE KARARLILIĞI İÇİNDEYİZ”
“‘Ne oluyor?’ diye bakarsanız, bir yandan saldırı oluyor. Takdir görülüyor. Bir yandan hizmet görülüyor. Takdir görülüyor. Bir yandan bu hizmetler iktidar tarafından görülünce belediyelerimiz ve partimiz saldırı altında, saldırı görüyor, zulüm görüyor. Biz asla ve asla hiçbir saldırıya, hiçbir zulme teslim olmayız. Yürüdüğümüz yolun ne olduğunu biliyoruz. Yürüdüğümüz yol 15 Mayıs günü düşmanı Kordon’da görünce kurşunu sıkıp da kurtuluş mücadelesinin başlamasına vesile olan Hasan Tahsin’den, onun şahadetinden haberdar olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu’ya çıkıp Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı azmi neyse, kadrolarımızın da azmi ve kararlılığı da odur. Elbette o gün düşman işgalinden kurtuldu Türkiye ve kurulan Cumhuriyet; hastalıkları bitirdi, yoksulluğu bitirdi, eşitsizliği bitirdi. Bu ülkeyi bir dünya ülkesi olma, gelişmiş, kalkınmış bir Batı’yla yarışan, onları geçme hedefi olan bir ülke haline getirdi. bugün ülkeden düşman kovalayacağımız yok. Ama bugün ülke çarpık bir zihniyetin işgali altındadır. Gazi’nin getirdiği Cumhuriyetin kazanımı sandıkla gelmiş ama ‘Sandıkla gitmem’ diyen bir anlayışın işgali altındadır. Sandığı ortadan kaldırmak için yenemediği rakiplerini ortadan kaldırmanın, yenemediği 47 yıl sonra birinci parti olmuş, 24 yıl sonra kendisini ilk kez yenmiş partinin geleceğine darbe yapmaya çalışan, demokrasiden nasibini almamış, sandıktan korkan bir anlayışın zulmü altındadır. Yoksuldan alıp, zengine verenlerin, emeği sömürenlerin, örgütleme özgürlüğünün önüne geçenlerin, alın terinin karşılığını vermeyenlerin, Türkiye’deki en kıymetlilerimiz yıllarca elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş emeklileri 20 bin liraya mahkum edenlerin, asgari ücreti açlık sınırı altında tutanların işgali altındadır. O yüzden kimseyi bu sefer öyle süngüyle müngüyle kovalamanın, denize dökmenin peşinde değiliz. Ama bir tek şeyin peşindeyiz. Buraya kim geldiyse, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti, onun kazanımı sandık ve o sandıkta milletin verdiği görevle geldi. Şimdi kendine güvenen varsa, koysun sandığı önümüze çıksın karşımıza. Bugün Türkiye’de boşalmış sandalyelerin yerine anayasa, ‘Gel ara seçim yap’ diyor. Yedi seçim bölgesinin yedisinde de son seçimde birinci, fellik fellik sandıktan kaçıyor. Gel, bir milletvekili seçilecek oralarda. Koyalım sandığı görelim bakalım millet ne diyor. Orada geçen seçim açık ara birinci olduğu yerlerde, şimdi seçimi kaybedeceği, onun da milletin çağrısıyla bir erken seçim getireceği için ara seçimden kaçıyor. Buradan Erdoğan’a söylüyorum. Bu kadar haksızlık, bu kadar operasyon, bu kadar itibar suikastı, bu kadar yalan ve dolan senin de önünde seni öven TRT’den 30 tane kanala kadar bir ton kanal var. Sen bize oradan haysiyet suikastı yapıp, gece uykunda sayıklamaya başlasan, canlı yayında konuşmanı veren 30 tane televziyon kanalın var. Buradan sana açıkça şunu söylüyorum. Bu kadar iş yaptınız, bu kadar haksızlık yaptınız. Gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında, erken seçim sandığını koyun. Millet size mi inanıyor, bize mi inanıyor görün. Hani diyorsunuz ya ‘CHP çöp demek, çukur demek, yok yolsuzluk, yok hırsızlık.’ Millet eğer bu dediklerine inanıyorsa seni seçer. Beş yıl daha görev alırsın. Rahat edersin, kendince önüne bakarsın. Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam. Bu kadar büyük bir özgüvenle söylüyorum. Korkmayın çıkın karşımıza. Bu millete güveniyorsanız çıkın karşımıza. Biz milletin ferasetine, öngörüsüne, iyi niyetine inanıyoruz. Buradan, İzmir’den Erdoğan’a sesleniyorum. Kaçmayın, milletten korkmayın. Patron ne sensin ne benim. Patron millettir. Milletin dediği olacak. Hiçbir yere kaçamazsın. Hepinize çok teşekkür ediyorum. İzmir’de bir kez daha sizleri gördük. Güneşi gördük. Gelecek güzel günleri gördük. Güzel günlerde birlikte olmak üzere hepinizi saygı ile selamlıyorum.”













