27 Ekim 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Sağlık Haberleri - Yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor

Yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor

Haberton - Haberton
4 Eylül 2023
- Sağlık Haberleri
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor

Yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arzu Topeli İskit, “Yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor” dedi.

Dünyanın en önemli yoğun bakım uzmanları, 26-30 Ağustos tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilen 16. Dünya Yoğun Bakım Kongresi için İstanbul’da buluştu.

Kongrede, dünyada ve Türkiye’deki yoğun bakımların geldiği nokta, var olan sorunlar ve yoğun bakımların geleceği ele alındı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arzu Topeli İskit’in Kongre Başkanı olduğu bu büyük bilimsel buluşmada, Covid pandemisi boyunca önemi daha da fazla anlaşılan yoğun bakımların, pek çok hastanın ölümle yaşam arasındaki ince çizgiyi aşabilmesi açısından kritik rolüne dikkat çekildi.

Prof. Dr. İskit, Türkiye’nin nitelikli yoğun bakım yatağı sayısı bakımından aslında dünyada birinci olduğunu, ancak bu yatakları çeşitlendirmeden her hasta için aynı şekilde kullanıldığı için yoğun bakımda yatak bulma sorunu yaşandığını kaydetti. Prof. Dr. İskit, “Artık yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor. Bakım hastasına da cerrahi hastasına da aynı nitelikli yatak kapasitesi kullanılıyor. Bunu çeşitlendirsek, yoğun bakımda yatak bulamama sorunu ortadan kalkacak” dedi.

26-30 Ağustos tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde TUYUD ev sahipliğinde gerçekleştirilen 16. Dünya Yoğun Bakım Kongresi (16th World Intensive and Critical Care Congress-WICC) için İstanbul’da buluştu. Kongrede, dünyada ve Türkiye’deki yoğun bakımların geldiği nokta, var olan sorunlar ve yoğun bakımların geleceği ele alındı.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arzu Topeli İskit’in kongre başkanı olduğu bu büyük bilimsel buluşmada, Kovid pandemisi boyunca önemi daha da fazla anlaşılan yoğun bakımların, pek çok hastanın ‘ölümle yaşam arasındaki ince çizgiyi’ aşabilmesi açısından kritik rolüne dikkat çekildi. Prof. Dr. İskit, Türkiye’nin nitelikli yoğun bakım yatağı sayısı bakımından aslında dünyada birinci olduğunu, ancak bu yatakları çeşitlendirmeden her hasta için aynı şekilde kullanılmasının, yoğun bakımda yer bulma sorununa neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. İskit, Demirören Haber Ajansı’na önemli açıklamalarda bulundu.

“EN BÜYÜK SORUN, HER HASTAYA TEK TİP YATAK”

“Artık yoğun bakımlarda tek tip yatak uygulamasını değiştirmemiz gerekiyor. Bakım hastasına da cerrahi hastasına da aynı nitelikli yatak kapasitesi kullanılıyor” diyen Prof. Dr. İskit, dünya kongresinde öne çıkan en önemli başlıklara da değinerek şu bilgileri verdi: “Kongremize 82 ülkeden katılımcı oldu. Yoğun bakımda artık çok önemli olan sıvı tedavisi ele alındı. Sıvılar yani serum, artık ilaç gibi. Biz bunları derinlemesine işledik, sıvı tedavileri, basit bir serum değil aslında. Bunların yoğun bakımlarda rasyonel kullanımı konusuna da değindik.

Bir diğer konu da yoğun bakımlarımızın etkin kullanılması. Dünya ile ülkemiz arasında yoğun bakıma kabul edilen hasta çeşitliliğinde çok büyük farklar var. Çok sayıda, nitelikli yoğun bakım yatağımız var ama tek tip yatak olarak kullanıyoruz. Artık dünya bunu değiştiriyor. Sadece yoğun bakım değil, uzun dönem bakım hastası, palyatif bakım hastaları ve hospis denen kavramlara doğru gidiyor. Türkiye’de asıl sorun, bütün hastaları tek tip yoğun bakıma yatırıyoruz. Dolayısıyla asıl yoğun bakımdan fayda görecek hastaları yatıramaz hale gelebiliyoruz.”

“TIBBIN ÇARESİZ KALDIĞI HASTALARA KULLANIYORUZ”

Türkiye’de 25 binin üzerinde erişkin yoğun bakım yatağı var. 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı 40. Oysa bu oran ABD’de 34,7, Almanya’da ise 29,2. Prof. Dr. İskit, yoğun bakım yatak sayısında aslında dünyada birinci sırada olduğumuzu ancak bu kapasiteyi doğru kullanamadığımızı söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Cihaz sorunumuz da çok fazla yok. Bizim temel sorunumuz, biz bu yoğun bakım yataklarını daha çok aslında yaşamın sonuna gelmiş, artık hiçbir şeyin yapılamayacağı, gerçekten tıbbın çaresiz kaldığı hastalar için kullanıyoruz. O zaman diğer hastalara da yatak bulamıyoruz. Ambulanslar sürekli yatak arıyorlar hastanelerde. Gerçek yoğun bakım hastaları için gecikmeler oluyor, yatış süreleri uzuyor, hatta belki de kaybedilebiliyorlar bu nedenle.”

“DOĞRU YATAĞI KULLANMAK HASTANIN YAŞAMINI DA UZATIYOR”

Prof. Dr. İskit, yoğun bakım yatak çeşitliliğinin artırılmasıyla ambulansların da her ağır hastayı bırakacağı hastaneye odaklanmak yerine o hasta için en uygun merkezi seçmeye odaklanabileceğini vurguladı ve şunları ekledi: “Mesela son dönem bir kanser hastası için yatak aranıyor. Halbuki bu hasta için yok yoğun bakım yerine, palyatif bakım servisi yatağı olabilir. Maalesef Türkiye’de bu palyatif bakım bilimi de tam bilinmiyor. Bu gerçekten uygulanabilse, yani böyle bir hasta herhangi bir yoğun bakım yerine palyatif bakıma alınabilse, o hastanın hem yaşam kalitesi, hem ailesinin memnuniyeti artıyor ve hastanın sağ kalımını bile artırdığı gösterilmiş.

Böyle bir hastayı örneğin bir cerrahi yoğun bakıma yatırdığınızda, ameliyat olacak bir hastanın, oraya gerçekten ihtiyacı olan bir hastanın yatışını da engellemiş oluyorsunuz. Özellikle üniversite hastanelerinde hemşire eksikliği nedeniyle ki Türkiye’de genel  olarak var bu, yataklarımız kapalı kalabiliyor, açamıyoruz. Yani personel eksikliğinden açamadığımız da oluyor. Biz yoğun bakımları akılcı kullanırsak, ki bunu pandemide gördük, çünkü pandemideki hastalar, ağırlaşan hastalar gerçek yoğun bakım hastalarıydı, çok daha başarılı olacağız.”

“BÜYÜK VERİLERİN BİZLERE AÇILMASI LAZIM”

Yoğun bakımların büyük veri (big data) açısından da çok önemli merkezler olduğuna işaret eden Prof. Dr. İskit, kongrede, yoğun bakım hastalarını hayata bağlayacak yeni ve hızlı tedavilerin geliştirilmesi için bu büyük veriye ulaşımın önemine de değinildiğini anlattı.

Prof. Dr. İskit, Türkiye’de binlerce yoğun bakım hastasının verilerinin anonimleştirilerek araştırmacılara açılması ve şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı: “Bilgi üretmek, hasta bakımını iyileştirmek konusu son derece önemli. Yoğun bakım da bunun en önemli merkezlerinden biri. Çünkü sürekli hastaları monitörize ediyoruz ve sürekli cihazlara bağlı tuttuğumuz için onlardan gelen çok fazla veri var. Çalışmalarda gösterilmiş ki, bir yoğun bakımcı günde bin 400’e yakın veri işliyor beyninde. Düşünebiliyor musunuz, bu sadece 1 hasta için. Bir insan beyni bunu işleyemez. Bunun için bir takım klinik karar destek sistemleri, yapay zeka, makine öğrenimi gibi yeni yöntemlere ihtiyacımız var artık. Ama bunu da verilerimizi anonimleştirerek araştırıcılara açarak yapabiliriz.

Bizim binlerce hastamız var ama bunların verilerini analiz edemiyoruz. Bakın bugün Avustralya’da, Kanada’da, İngiltere’de, İskandinav ülkelerinde, hatta artık Pakistan’da bile kendi kayıt sistemlerini anlatıyorlar. Brezilya kendi kayıt sistemlerini anlatıyor. Çin anlatıyor. Ama biz anlatamıyoruz yoğun bakımla ilişkili. Bu ülkeler, yoğun bakımla ilgili yeni bilgilerin yüzde 90’ı da üreten ülkeler aynı zamanda. ‘Şu hastaya erkenden müdahale edersek, şu hasta grubuna şu tedaviyi verirsek, sağ kalımını artırabiliriz’ gibi bilgileri edinmiş oluyoruz bu datalarla. Biz bunları başka ülkelerin verilerinden öğrenmektense, kendi verilerimizle bunu ortaya koymak isteriz.” 

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Narman peribacaları UNESCO’ya üye olma yolunda

Sonraki Haber

Zap Suyu’nun debisi 5 yılda yüzde 54 düştü

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Böbrekleri koruyarak bacak damarlarındaki tıkanıklığı açtılar
Sağlık Haberleri

Böbrekleri koruyarak bacak damarlarındaki tıkanıklığı açtılar

27 Ekim 2026
Bakan Memişoğlu müjdeyi verdi: Milli gururumuz GÖKBEY sağlık filosuna katıldı
Sağlık Haberleri

Bakan Memişoğlu müjdeyi verdi: Milli gururumuz GÖKBEY sağlık filosuna katıldı

26 Ekim 2026
60 yaşındaki kadının beynindeki 10 santimetrelik kitle ameliyatla çıkarıldı
Sağlık Haberleri

60 yaşındaki kadının beynindeki 10 santimetrelik kitle ameliyatla çıkarıldı

26 Ekim 2026
Ani göz kapağı düşüklüğü ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilir: "Dikkat edilmeli"
Sağlık Haberleri

Ani göz kapağı düşüklüğü ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilir: “Dikkat edilmeli”

26 Ekim 2026
Kanser tedavisine bağlı eklem ağrılarına akupunktur çözümü: "Etkisi bilimsel çalışmalarla desteklendi"
Sağlık Haberleri

Kanser tedavisine bağlı eklem ağrılarına akupunktur çözümü: “Etkisi bilimsel çalışmalarla desteklendi”

26 Ekim 2026
Sonbaharın gelmesiyle uzmanlardan uyarı: "RSV, bebeklerde solunum sorunlarına yol açabilir"
Sağlık Haberleri

Sonbaharın gelmesiyle uzmanlardan uyarı: “RSV, bebeklerde solunum sorunlarına yol açabilir”

26 Ekim 2026
Sonraki Haber
Zap Suyu'nun debisi 5 yılda yüzde 54 düştü

Zap Suyu'nun debisi 5 yılda yüzde 54 düştü

En Güncel Haberler

Canik, uluslararası keskin nişancı yarışmasında silah sistemlerini sergiledi
Bilim & Teknoloji

Canik, uluslararası keskin nişancı yarışmasında silah sistemlerini sergiledi

27 Ekim 2026
Kırıkkale'de servis midibüsü devrildi: 14 yaralı
Yerel Haberler

Kırıkkale’de servis midibüsü devrildi: 14 yaralı

27 Ekim 2026
"Sür çıkar ağyârı dilden": Zihindeki lüzumsuz adamları kapı dışarı etme rehberi
Yazarlar

“Sür çıkar ağyârı dilden”: Zihindeki lüzumsuz adamları kapı dışarı etme rehberi

27 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Filistinli oyuncu Massri: Halkımı her yere yanımda götürüyorum

27 Ekim 2026
Yaşam

DNA örnekleri alınan atlara, mikroçip ile kimlik numarası verilip, nüfus kayıtları tutuluyor

27 Ekim 2026
Yaşam

Devlet desteğiyle kurduğu bahçede 15 yıldır elma üretiyor

27 Ekim 2026
Yaşam

‘Karlar ülkesi’nde sonbahar manzarası

27 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Isıtıcı alacaklar ya da kullananlar dikkat! Ucuz ısıtıcı seçiminin bedeli enerji faturasına yansıyor

Isıtıcı alacaklar ya da kullananlar dikkat! Ucuz ısıtıcı seçiminin bedeli enerji faturasına yansıyor

- Haberton
27 Ekim 2026

Isıtma sistemi satın alırken ilk yatırım maliyeti çoğu zaman karar sürecinde belirleyici oluyor. Ancak başlangıçta daha avantajlı görünen bir cihaz,...

Türkiye’de saatler neden geri alınmıyor? Kalıcı yaz saati uygulamasının günlük yaşama etkileri

KYK burs sonuçları bekleniyor! Burs çıkmazsa kredi otomatik mi veriliyor? Öğrencilerin bilmediği ayrıntılar

Kara kediler neden uğursuz sayılıyor? Yüzyıllardır süren inanışın ardındaki gerçek

Okul öncesi eğitim neden bu kadar önemli? Türkiye’de 3-6 yaş döneminin çocukların geleceğine etkisi

Güncel Haber

Filistinli oyuncu Massri: Halkımı her yere yanımda götürüyorum

Filistinli oyuncu Massri: Halkımı her yere yanımda götürüyorum

27 Ekim 2026
DNA örnekleri alınan atlara, mikroçip ile kimlik numarası verilip, nüfus kayıtları tutuluyor

DNA örnekleri alınan atlara, mikroçip ile kimlik numarası verilip, nüfus kayıtları tutuluyor

27 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton