İzmir’de ‘Askeri ceza kanununa muhalefet’ suçundan yargılanan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’na beraat kararı çıktı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı eski Tümgeneral Yankı Bağcıoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca TSK’dan ihraç edilen askerler hakkında kendisi gibi emekli askerlerin bulunduğu WhatsApp grubunda protesto çağrısında bulunduğu ve bu çağrıyı da kamuoyuyla paylaştığı gerekçesiyle ‘Askeri ceza kanununa muhalefet’ ve ‘Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet’ suçlarından soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Bağcıoğlu hakkında ‘Askeri ceza kanununa muhalefet’ suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianameyi inceleyen Ankara 52’nci Asliye Ceza Mahkemesi, yetkisizlik kararı verip, dosyayı İzmir 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
‘SUÇUN UNSURLARI OLUŞMADI’
Bağcıoğlu’nun yargılanmasına bugün devam edildi. Duruşmaya tutuksuz sanık Yankı Bağcıoğlu’nun yanı sıra bazı partililer katıldı. Duruşmada söz alan Bağcıoğlu’nun avukatı, müvekkilinin suçsuz olduğunu belirtip, beraat talebinde bulundu. Avukatın savunmasının ardından iddia makamı, esas hakkında mütalaasını sundu. İddia makamı, olayda suç unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat yönünde görüş bildirdi.
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YANKI BAĞCIOĞLU: “TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’Nİ İTİBARSIZLAŞTIRMA GİRİŞİMLERİNE SON VERİLMELİDİR”
Cumhuriyet Halk Partisi Milli Savunma Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Son dönemde muvazzaf ve emekli askerlerimize yönelik itibarsızlaştırma girişimlerini kaygıyla ve üzülerek izliyoruz. Bu girişimler yalnızca bireylerimizi değil, doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin itibarını hedef almaktadır. Cumhuriyetimizin ebedi Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün uyardığı gibi, bir milleti çökertmek isteyenler önce ordusuna saldırır. Bu nedenle, yaşanan her örneği açık bir saldırı ve milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.
Vatan toprağının her karışı, Türk milletinin birliğini ve bağımsızlığını simgeler. Bu kutsal emaneti canı pahasına koruyan en büyük güç, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevdeki kahraman mensuplarıdır. Emekli askeri personel güvenli ve onurlu geçmişi, muvazzaflar ise güçlü bugünü ve geleceği sembolize eder.
Şüphesiz onur ve namus ile yapılan her meslek son derece kutsaldır ve birbirinden asla farkı yoktur. Ancak askerlik; hiçbir maddi karşılık beklemeden Cumhuriyet ve vatan için varlığını feda etmeyi, gerekirse ömrünün ilkbaharında canını vermeyi ifade eder.
Ne yazık ki son dönemde, muvazzaf ve emekli askerlerimize yönelik sistematik bir itibarsızlaştırma süreciyle karşı karşıyayız. Bu üzücü sürecin somut örnekleri ortadadır:
•Gazilere yönelik fiziksel ve sözlü saldırılar,
•Zafer Bayramı ve TSK Günü’nde Anıtkabir’e giden askeri personele polis tarafından mevzuata aykırı üst aramaları,
•Diziler ve medya içeriklerinde asker kimliğini hedef alan, karalayıcı tasvirler,
•Fikirlerini ifade eden emekli askeri personelin ölümle tehdit edilmesi ve hedef gösterilmesi,
•Sosyal medya hesapları üzerinden gurur kırıcı ithamlar,
•Tüm emekli askerlerin yoksulluk; emekli astsubay ve emekli binbaşıların ise açlık sınırının altında maaşlarla hayatta kalmak zorunda bırakılarak ekonomik olarak itibarsızlaştırılması,
•Kanuni hakları olmasına rağmen TSK’dan ayrılan uzman erbaş ve erlerin istihdam için kurumların kapılarında hak aramak zorunda bırakılması.
Tüm bunlar, yalnızca bireylere değil, doğrudan Türk ordusunun onuruna ve milletimizin vicdanına yönelen hareketlerdir. 2007–2016 yılları arasında da benzer bir itibarsızlaştırma kampanyasına şahit olduk ve bu sürecin milli güvenliğimizi nasıl zayıflattığını 2016’da acı bir şekilde yaşadık.
Milli Savunma Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumları; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin muvazzaf ve emekli personelinin onurunu, itibarını ve haklarını koruma yönünde sorumluluk almaya davet ediyoruz. Cumhuriyetimizi ve vatanımızı var eden bu kahramanlara yönelen her girişim, milletimizin ortak değerlerine saldırıdır ve asla kabul edilemez.”













