5 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Vahşi kapitalizmin elinde gaddar bir ekonomik silaha dönüştüğünü görüyoruz

Vahşi kapitalizmin elinde gaddar bir ekonomik silaha dönüştüğünü görüyoruz

Haberton - Haberton
15 Mayıs 2026 - Güncellenme Tarihi 16 Mayıs 2026
- Politika
Okuma Süresi:34 dakikalık okuma
A A
0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Vahşi kapitalizmin elinde gaddar bir ekonomik silaha dönüştüğünü görüyoruz

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Vahşi kapitalizmin elinde gaddar bir ekonomik silaha dönüştüğünü görüyoruz

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, “Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın, vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz” dedi.

Bir dizi programa katılmak için Bursa’ya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, türbe ve Valilik ziyaretlerinin ardından Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Küresel Adalet Arayışı’ başlıklı konferansa katıldı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Ak Parti Milletvekilleri Refik Özen, Osman Mestan, Emine Gözükara Durmaz, Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve öğrencilerin katılım gösterdiği konferansta konuşan Kurtulmuş, “Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu yıkılıp, neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye’nin aydınları olarak, Türkiye’nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Dünya Nüfusunun Yüzde 10’U Mutlak Yoksulluk İçerisinde

Ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, “Dünyanın farklı yerlerinde, farklı bölgelerde zengin ile fakir arasındaki uçurumun her geçen gün daha fazla artması, özellikle yeni birtakım gelişmeler, mesela küresel iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak birtakım kuraklık ve iklim krizlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte açlık, kıtlık ve susuzluk gibi yeni tanıştığımız güçlü gelişmelerin ortada olması maalesef gelir dağılımı adaletsizliğini tam manasıyla bir yoksunluk haline dönüştürmektedir. Dünyada bu kadar çok mesele varken kendi düzenlerini hiç bozmayan, özellikle finans kapitalizmi üzerinden zenginliklerine zenginlik katan birtakım çevrelerin, çok azınlıkta olan birtakım çevrelerin varlığı ve gücü de aslında küresel ölçekteki bu eşitsizliği giderek artırmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 1’ini teşkil eden dünyanın en zenginleri. En zengin yüzde 1’i dünyadaki toplam servetin yüzde 50’sine sahiptir. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmedik. Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Ayrıca 8 milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u da mutlak yoksulluk içerisindedir. Yani dünyadan hiçbir nasibi olmayan 800 milyon insanın var olduğu bir dünyada yaşıyoruz” diye konuştu.

Dünyadaki Ekonomik Sistemi Bozan Vahşi Kapitalizmdir

İklim krizleri ve benzeri insanlığın durumunu daha da kötüye götüren gelişmelerin sürmesi halinde durumun daha da kötü olacağını ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama buna mukabil dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan birisi de vahşi kapitalizmin, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Çok örnek vermeyeceğim. Bir tek örnek vermek istiyorum. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş sırasında vahşi kapitalizmin, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet sahiplerinin, sermaye sahiplerinin bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç milyar dolar, kaç on milyar dolar, hatta kaç yüz milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır. Biz baktığımızda sadece bir savaşa ait güncel bir gelişme olarak zannettiğimiz bir şey aslında petrol piyasalarında, sermaye piyasalarında ya da dünya borsalarında ne tür dalgalanmalara neden oluyor? Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz.”

‘Birleşmiş Milletler Ne İşe Yarar?’

Birleşmiş Milletler’in işlevsiz hale geldiğini dile getiren Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bugün dünyada savaşların, çatışmaların, soykırımın, insan hak ve onurunun ayaklar altına alındığının günlük ahvali adiyeden işler haline geldiğini görüyoruz. Maalesef dünyadaki bu haksızlıklara karşı duracak bir küresel sistemin olmadığı da aşikardır. Evet, Birleşmiş Milletler var ama her platformda söylediğimiz gibi savaşları sona erdirmesi, barışı tesis ettirmesi, etmesi gereken bu Birleşmiş Milletler Allah aşkına ne işe yarar? Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? İşte üç seneye yaklaşan bir süredir Gazze’de yaşadığımız, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olan bu soykırım karşısında acaba Birleşmiş Milletler ne karar alabilmiş, aldığı hangi kararı uygulama fırsatı bulmuştur? Birleşmiş Milletler’in Genel Sekreteri Sayın Guterres’in bile Refah Sınır Kapısı’ndan içeri sokulmadığı bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır?”

Durdurun Bakalım Lamine Yamal’ı

Barcelonalı Futbolcu Lamine Yamal’ın, takımının şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı açmasını tebrik eden Numan Kurtulmuş, “Dünyanın her yerinde insanlar, vicdan ve insaf sahibi insanlar, yani insanlık cephesi olarak tanımladığımız büyük kitleler de bu vahşete, bu vahşetin sahiplerine, bu çifte standardın sahiplerine, bu vahşilerin koruyucularına karşı seslerini yükseltmeye devam ediyorlar. En son buradan Uludağ Üniversitesi’nden de tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade edeyim. Lamine Yamal’ın Barcelona’nın şampiyonluk kutlamasında Filistin bayrağını sallayarak o kutlamalara coşku vermesi, o kutlamalarda mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal’ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun, istediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal’ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur” diye konuştu.

Hadi Önleyin İnsanlığın Vicdanını

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i de Lamine Yamal’a sahip çıktığı için tebrik eden Kurtulmuş, “Adamlar alışmışlar ya, yeri geldiğinde sözle korkutacaklar. İsrail’in Savunma Bakanı, Siyonist eli kanlı bir Savunma Bakanı kalkıyor ve buna karşı bir demeç veriyor. Arkasından onu da saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz. Buradan Bursa’dan selamlarımızı gönderiyoruz. İspanya’nın şahsiyetli Başbakanı Sayın Sanchez kalkıyor diyor ki, ‘Lamine Yamal’ı tebrik ediyoruz, Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir.’ Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını” dedi.

Küresel Adalet Anlayışının Merkezinde Türkiye Olacaktır

Türkiye olarak her zaman mazlumun yanında durduklarının altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa’dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezinde Allah’ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat’ın üstünden Domaniç Yaylası’na kadar uzanan obada kurulur, hani Ertuğrul dizileri var ya aynen öyle. 500 tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı, cihan devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip, birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli’ye dikti. Gözünü Avrupa’ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç’teki, Oylat’taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur.”

Türkiye Küresel Adalet Anlayışının Öncüsü Oldu

Türkiye’nin küresel adalet anlayışının öncüsü olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye’nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah’ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye’nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Siyaset Tek Bir Alanla Kısıtlı Bir İş Değildir’

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki konferansın ardından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Sivil Toplum Buluşması’na katıldı. Kurtulmuş burada yaptığı konuşmada siyasetin halkın fikirleri ve ihtiyaçlarıyla varolduğunu söyleyip, sivil toplum kuruluşlarının önemine dikkat çekerek, “Siyaset tek bir alanla kısıtlı bir iş değildir. Nihayetinde siyaset, halkın fikirlerine, halkın ihtiyaçlarına, halkın kararlarına dikkat ederek onların ülkenin yönetimiyle ilgili neler düşündüğünü, şehirlerin yönetimiyle ilgili neler düşündüğünü en iyi şekilde anlamak, analiz etmek ve ona göre halkın faydasına olacak konularda adım atmak demektir. Bu bakımdan demokrasimizin en önemli ayaklarından birisi de sivil toplum kuruluşlarımızdır. Farklı niyetlerle, farklı amaçlarla kurulmuş olan sivil toplum kuruluşlarımız aslında millet olarak aynı hedefe, aynı amaca yöneldiğimiz bir ortamda hep beraber safları sıklaştırarak doğru istikamette yürüyebilmemizi de hızlandıran önemli kuruluşlarımızdır” dedi.

Kendi Göbeğimizi Kendimiz Keseceğiz

Dünyanın zor bir dönemden geçtiği ortamda, Türkiye’nin dünyanın tam da merkezi sayılabilecek bir coğrafyada yer aldığını vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu merkeziyet sadece coğrafi olarak değil, aynı zamanda da dünyanın bütün siyasal dengeler bakımından, dengeleri bakımından da merkezi olmak anlamına geliyor. Dünyada birçok, çevremizde başta olmak üzere çatışmaların, gerilimlerin, iç savaşların, işgallerin, ülkelere karşı ilan edilmiş olan savaşların, birçok farklı türbülansların yaşandığı bir dönemdeyiz. Siyasette, ekonomide, toplumsal hayatta birçok alanda farklılıkların ortaya çıktığı, özellikle yüksek teknolojilerdeki değişim ve gelişimle birlikte toplumsal yapıların da ciddi şekilde etkilendiği bir dönemden geçiyoruz. Dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere birtakım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın birçok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönem yaşıyoruz. Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye'yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat yaratmaz, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye'yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız.”

Titiz, Dikkatli Ve Çok Daha Cesurca Yol Almalıyız

Türkiye’nin savunma sanayi başta olmak üzere her alanda yıldızının parladığını aktaran Kurtulmuş, “Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği'nin, NATO'nun ve birtakım Batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika'nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye'nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır” diye konuştu.

Ortak Bir Ülküde, Ortak Bir Hedefte Bir Araya Geleceğiz

Özgüven ile birlik ve beraberlik vurgusu yapan Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Önce kendimize güvenmemiz lazım. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir. Osmanlı'yı başarılı kılan kılıçlarının çokluğu değil, toplarının fazlalığı değil, ilim adamlarının, gönül ehillerinin, insanlara yol gösteren terbiye ustalarının varlığı ve hepsinden önemlisi de bunlarla birlikte müthiş bir özgüven varlığıdır. Biz Allah'tan başkasının önünde eğilmeyiz ve biz önümüze neyi koyuyorsak mutlaka o hedefi gerçekleştirir, yolumuza devam ederiz. Bugün de Türkiye olarak çok şükür Cumhuriyetimizin ilk yüz yılını geride bıraktıktan sonra ikinci yüzyılda tam da böyle özgüven içerisinde kendimize bakmamızın mümkün olduğu bir döneme girdik. Henüz işin başındayız. Her şey bitmiş, her şey gerçekleştirilmiş ve gerçekten tam anlamıyla muktedir, çok güçlü bir cihan devleti kurabilmiş değiliz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz artık bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olmanın eşiğindedir ve bütün dünya da Türkiye'yi böyle tanımlamaktadır. Özgüvenimiz yüksek olacak bir. İkincisi, birliğimiz, dirliğimiz, kardeşliğimiz tam olacak. Ülke içerisinde toplumun farklı kesimleri ne dini düşünceleri ne mezhep meşrepleri ne etnik farklılıkları ne de farklı sosyal aidiyetleri üzerinden birbirlerini ötekileştirmeyecek, birbirine farklı bakmayacak. Biz hepimiz ‘Kamu alem birdir bize’ fikri etrafında birleşecek ve ortak bir ülküde, ortak bir hedefte bir araya geleceğiz. O da ülkemizin tam manasıyla güçlü bir küresel ülke olması. Yeniden küllerinin üzerinden, Osmanlı'nın üzerinden Cumhuriyetimizde olduğu gibi ikinci asırda da güçlü, büyük Türkiye'yi doğurma idealidir. Allah'a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz.”

Terörsüz Türkiye Hedefimizle Prangalardan Kurtuluyoruz

Terörsüz Türkiye hedefini işaret eden Kurtulmuş, “Kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önünü açtıkları birtakım terör örgütlerinin işleriyle Türkiye'nin maalesef bin yıllık, bir asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi ikinci asrımızın hemen başında, Terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah'ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz. Türk’ü Kürt’e, Arap’ı Acem’e, bu ülkede Sünni’yi, Şii'ye, Alevi'ye, bu ülkede Gürcü'yü, Laz'ı bir başka etnik kökene kimsenin düşman etmeye gücü yetmedi. Bundan sonra da yetmeyecektir. Terörsüz Türkiye sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması demektir. Bunu sağlayacağız” dedi.

Terör Örgütünün Silah Bırakmaktan Başka Hiçbir Şansı Yoktur

Siyaset olarak üzerlerine düşeni yerine getirdiklerini kaydeden Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirse ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolmuş olacaktı. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor.

Özellikle Suriye'deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail'in İran'a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran'da PJAK denilen terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye'de tam manasıyla kardeşlik hakim olacak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır.

Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk'ün, Kürt'ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir kaderi yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır. Bu ülkede Alevi'nin ve Sünni'nin ayrı bir geçmişi yoktur. Ayrı bir geleceği de olmayacak.

Geçmişimiz birdir, kültürümüz birdir, ülkemiz birdir, bayrağımız birdir, geleceğimiz birdir. Bunu sağlamak için hep birlikte mücadele edeceğiz. Ve Allah'ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız ve terörü Türkiye'nin gündeminden ilahi haya kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye'yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur.

Allah'ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye'nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir.”

Ayrılığın Diliyle Konuşanlara Müsaade Etmeyeceğiz

Sivil toplum kuruluşlarına da bu süreçte büyük görev düştüğünü söyleyen TBMM Başkanı, “Hep birlikte 86 milyon. Doğu'suyla, Batı'sıyla, Bursalısıyla, Diyarbakırlısıyla, Erzurumlusuyla, Kilislisiyle hep beraber birlikte ortak geleceğimizi aydınlık bir şekilde inşa edeceğiz. Burada devletin, kamunun kurum ve kuruluşlarına görev düştüğü gibi hiç şüphesiz barış ve kardeşlik ortamını pekiştirmek için siz değerli sivil toplum kuruluşlarına da büyük sorumluluklar düşüyor. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinde başka bir şey olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de gönlümüz de elimiz de yürüyüşümüz de birdir. Ve hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır” ifadelerini kullandı.

‘Siyaset Tek Bir Alanla Kısıtlı Bir İş Değildir’

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki konferansın ardından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Sivil Toplum Buluşması’na katıldı. Kurtulmuş burada yaptığı konuşmada siyasetin halkın fikirleri ve ihtiyaçlarıyla varolduğunu söyleyip, sivil toplum kuruluşlarının önemine dikkat çekerek, “Siyaset tek bir alanla kısıtlı bir iş değildir. Nihayetinde siyaset, halkın fikirlerine, halkın ihtiyaçlarına, halkın kararlarına dikkat ederek onların ülkenin yönetimiyle ilgili neler düşündüğünü, şehirlerin yönetimiyle ilgili neler düşündüğünü en iyi şekilde anlamak, analiz etmek ve ona göre halkın faydasına olacak konularda adım atmak demektir. Bu bakımdan demokrasimizin en önemli ayaklarından birisi de sivil toplum kuruluşlarımızdır. Farklı niyetlerle, farklı amaçlarla kurulmuş olan sivil toplum kuruluşlarımız aslında millet olarak aynı hedefe, aynı amaca yöneldiğimiz bir ortamda hep beraber safları sıklaştırarak doğru istikamette yürüyebilmemizi de hızlandıran önemli kuruluşlarımızdır” dedi.

Kendi Göbeğimizi Kendimiz Keseceğiz

Dünyanın zor bir dönemden geçtiği ortamda, Türkiye’nin dünyanın tam da merkezi sayılabilecek bir coğrafyada yer aldığını vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Bu merkeziyet sadece coğrafi olarak değil, aynı zamanda da dünyanın bütün siyasal dengeler bakımından, dengeleri bakımından da merkezi olmak anlamına geliyor. Dünyada birçok, çevremizde başta olmak üzere çatışmaların, gerilimlerin, iç savaşların, işgallerin, ülkelere karşı ilan edilmiş olan savaşların, birçok farklı türbülansların yaşandığı bir dönemdeyiz. Siyasette, ekonomide, toplumsal hayatta birçok alanda farklılıkların ortaya çıktığı, özellikle yüksek teknolojilerdeki değişim ve gelişimle birlikte toplumsal yapıların da ciddi şekilde etkilendiği bir dönemden geçiyoruz. Dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere birtakım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın birçok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönem yaşıyoruz. Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye'yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat yaratmaz, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye'yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız.”

Titiz, Dikkatli Ve Çok Daha Cesurca Yol Almalıyız

Türkiye’nin savunma sanayi başta olmak üzere her alanda yıldızının parladığını aktaran Kurtulmuş, “Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği'nin, NATO'nun ve birtakım Batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika'nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye'nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır” diye konuştu.

Ortak Bir Ülküde, Ortak Bir Hedefte Bir Araya Geleceğiz

Özgüven ile birlik ve beraberlik vurgusu yapan Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Önce kendimize güvenmemiz lazım. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir. Osmanlı'yı başarılı kılan kılıçlarının çokluğu değil, toplarının fazlalığı değil, ilim adamlarının, gönül ehillerinin, insanlara yol gösteren terbiye ustalarının varlığı ve hepsinden önemlisi de bunlarla birlikte müthiş bir özgüven varlığıdır. Biz Allah'tan başkasının önünde eğilmeyiz ve biz önümüze neyi koyuyorsak mutlaka o hedefi gerçekleştirir, yolumuza devam ederiz. Bugün de Türkiye olarak çok şükür Cumhuriyetimizin ilk yüz yılını geride bıraktıktan sonra ikinci yüzyılda tam da böyle özgüven içerisinde kendimize bakmamızın mümkün olduğu bir döneme girdik. Henüz işin başındayız. Her şey bitmiş, her şey gerçekleştirilmiş ve gerçekten tam anlamıyla muktedir, çok güçlü bir cihan devleti kurabilmiş değiliz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz artık bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olmanın eşiğindedir ve bütün dünya da Türkiye'yi böyle tanımlamaktadır. Özgüvenimiz yüksek olacak bir. İkincisi, birliğimiz, dirliğimiz, kardeşliğimiz tam olacak. Ülke içerisinde toplumun farklı kesimleri ne dini düşünceleri ne mezhep meşrepleri ne etnik farklılıkları ne de farklı sosyal aidiyetleri üzerinden birbirlerini ötekileştirmeyecek, birbirine farklı bakmayacak. Biz hepimiz ‘Kamu alem birdir bize’ fikri etrafında birleşecek ve ortak bir ülküde, ortak bir hedefte bir araya geleceğiz. O da ülkemizin tam manasıyla güçlü bir küresel ülke olması. Yeniden küllerinin üzerinden, Osmanlı'nın üzerinden Cumhuriyetimizde olduğu gibi ikinci asırda da güçlü, büyük Türkiye'yi doğurma idealidir. Allah'a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz.”

Terörsüz Türkiye Hedefimizle Prangalardan Kurtuluyoruz

Terörsüz Türkiye hedefini işaret eden Kurtulmuş, “Kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önünü açtıkları birtakım terör örgütlerinin işleriyle Türkiye'nin maalesef bin yıllık, bir asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi ikinci asrımızın hemen başında, Terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah'ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz. Türk’ü Kürt’e, Arap’ı Acem’e, bu ülkede Sünni’yi, Şii'ye, Alevi'ye, bu ülkede Gürcü'yü, Laz'ı bir başka etnik kökene kimsenin düşman etmeye gücü yetmedi. Bundan sonra da yetmeyecektir. Terörsüz Türkiye sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması demektir. Bunu sağlayacağız” dedi.

Terör Örgütünün Silah Bırakmaktan Başka Hiçbir Şansı Yoktur

Siyaset olarak üzerlerine düşeni yerine getirdiklerini kaydeden Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirse ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolmuş olacaktı. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor.

Özellikle Suriye'deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail'in İran'a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran'da PJAK denilen terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye'de tam manasıyla kardeşlik hakim olacak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır.

Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk'ün, Kürt'ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir kaderi yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır. Bu ülkede Alevi'nin ve Sünni'nin ayrı bir geçmişi yoktur. Ayrı bir geleceği de olmayacak.

Geçmişimiz birdir, kültürümüz birdir, ülkemiz birdir, bayrağımız birdir, geleceğimiz birdir. Bunu sağlamak için hep birlikte mücadele edeceğiz. Ve Allah'ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız ve terörü Türkiye'nin gündeminden ilahi haya kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye'yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur.

Allah'ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye'nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir.”

Ayrılığın Diliyle Konuşanlara Müsaade Etmeyeceğiz

Sivil toplum kuruluşlarına da bu süreçte büyük görev düştüğünü söyleyen TBMM Başkanı, “Hep birlikte 86 milyon. Doğu'suyla, Batı'sıyla, Bursalısıyla, Diyarbakırlısıyla, Erzurumlusuyla, Kilislisiyle hep beraber birlikte ortak geleceğimizi aydınlık bir şekilde inşa edeceğiz. Burada devletin, kamunun kurum ve kuruluşlarına görev düştüğü gibi hiç şüphesiz barış ve kardeşlik ortamını pekiştirmek için siz değerli sivil toplum kuruluşlarına da büyük sorumluluklar düşüyor. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinde başka bir şey olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de gönlümüz de elimiz de yürüyüşümüz de birdir. Ve hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır” ifadelerini kullandı.

‘Dünyada Güç Dengelerinin Yer Değiştirdiği Sürece Girdik’

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Sivil Toplum Buluşması’nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi bünyesinde gerçekleştirilen ‘Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği’ toplantısına katıldı. Toplantıda Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ve vakıf üyeler de yer aldı. Toplantıda konuşan Kurtulmuş, Dünyada yaşanan gelişmelerin, herkesi etkilediğini belirterek, “İsterseniz kapılarınızı, pencerelerinizi kapatın. Ülkeyi tamamıyla içe kapatın. Ne yaparsanız yapın dünyada şu anda yaşamış olduğumuz gelişmeler herkesi, bütün toplulukları, bütün toplumları yakından ilgilendiriyor. Bir kere öncelikli olarak dünyada muazzam bir güç dengelerinin yer değiştirdiği sürece girdik. Ne zaman bitecek, hangi güçler öne çıkacak, ne şekilde olacak, bununla ilgili öngörülerde bulunabiliyoruz. Bu sürecin ne kadar devam edeceğini henüz kestiremiyoruz ama önümüzdeki dönem o bildiğimiz klasik iki kutuplu dünya sisteminden sonra ortaya çıktığı söylenen tek kutuplu dünya sisteminin de geçerli olmadığı ve muhtemelen ne olursa olsun bundan sonra mutlaka çok kutupluluğun, çok yönlülüğün, çok merkezliliğin hakim olacağı bir dünya sistemine doğru evriliyoruz. Dolayısıyla bizatihi bunun bile başlı başına getirdiği birçok yenilik olacak, birçok zorluk olacak, birçok mücadele olacak. Zaten son zamanlarda bu çok merkezliliğin getirdiği bir doğal sonuç olarak mesela Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimin en temel nedenlerinden biri budur. Yani sadece Trump yönetiminin ya da Amerika'nın Avrupa'yı adam yerine koymuyor olması değildir mesele. Mesele, oradaki güç dengeleri arasında özellikle Kırım'ın ilhakıyla, Ruslar tarafından ilhakıyla birlikte başlayan süreçte yeni bir güç dengesi ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği kendisini koruyacak, kendi etrafını, çevresini, hinterlatını koruyabilecek bir güce sahip olmadığını ortaya koymuştur. Yine aynı şekilde çoğu ülke Avrupa ülkesinin de üyesi olduğu NATO'nun bu çerçevede Ukrayna'yı korumaktan aciz olduğu da açık ayan beyan şekilde ortaya çıkmıştır” dedi.

Böyle Bir Dünya Sistemi Yürümez

Birleşmiş Milletler'in New York'taki bir kafeden farkı kalmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Fonksiyon itibariyle söylüyorum. Herhangi bir şeyi önleyemez, herhangi bir konuda çözüm üretemez noktaya gelmiştir. Hem yapısı öyle yani güvenlik konseyi dolayısıyla orada hakim olan işte dünya 5'ten büyüktür diyoruz ya bunun için söylüyoruz. Orada hakim olan ülkeler ne istiyorlarsa o oluyor. Neyi istemiyorlarsa o olmuyor. Bütün dünya bir araya gelse onlardan birisinin istemediği olmuyor. Böyle bir dünya sistemi yürümez. Onun doğal sonucu olarak işte Ukrayna'daki savaş bitirilemiyor, Gazze'de devam eden soykırım önlenemiyor, birçok ülkedeki bu iç çatışmalar ya da dışarıdan müdahaleler bir şekilde önlenemiyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye Güvenilir Bir Ortak Olarak Görülmektedir

Türkiye’nin gücüne itibar edilen bir ülke olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye bu gelişmeler çerçevesinde dünyanın birçok yerinde farklı ülkelerin, Körfez ülkeleri, Avrupa ülkeleri, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok yerde Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır. Birçok yerde ben uluslararası toplantılarda şu mevkidaşlarımdan şu sözlere şahit oluyorum; ‘Artık büyük kuruluşlar işte NATO gibi, Avrupa gibi kuruluşlar bunlar fonksiyon icra etmiyor. Bizim büyük bir güvenlik ihtiyacımız var. Bu güvenlik ihtiyacı bakımından da güvenilir ortaklara ihtiyacımız var.’ Türkiye'de güvenilir bir ortak olarak görülmektedir. Özellikle siyasi istikrarımız, Türkiye'nin önümüzdeki dönem önlenemeyen yükselişinin başlangıcıdır. Şimdi onun başındayız. İnşallah bu istikrarımızı sürdüreceğiz. Bu istikrarımız devam edecek diye ümit ediyorum ve Türkiye bu çerçevede yeni ittifaklar oluşturarak, önümüzdeki dönemi güçlü bir şekilde sürdüreceğiz. Bundan sonraki ittifak kurabilme kabiliyetine sahip ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Yeni ittifaklar, bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilme kabiliyetine sahip bir ülkedir” şeklinde konuştu.

Teörösüz Türkiye Hedefinde Büyük Mesafe Alınmıştır

Türkiye'nin ilk yüzyılının en önemli sorununun terör meselesi olduğunu belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye'nin de 50 yılını alan terör meselesi iç kaleyi tahkim etmek bakımından başımızı ağrıtan en önemli sorundu. On binlerce insanımızı şehit verdik. Türkiye en az bugüne kadar güncellenirse 2.3 trilyon dolarlık büyük bir ekonomik kayba uğradı. Türkiye'nin yılları gitti. Türkiye içeride kendi güvenini kaybetti, özgüvenini kaybetti. Bırakın dağları mezraları Türkiye'nin şehirlerinde rahat dolaşılamaz bir hale geldi. Bugünleri hatırlayın. O günleri hatırlayın. Çok şükür şimdi Türkiye siyasi aklının, millet aklının, devlet aklı demiyorum sadece devlet, milletin arzusu bir şekilde devletin kurumları tarafından da benimsenmiş ve Terörsüz Türkiye hedefi ortaya konulmuştur. Büyük mesafe alınmıştır” dedi.

Bu İşi Hep Birlikte Bitireceğiz

Terörü hep birlikte bitireceklerini söyleyen Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Şimdi bunun gereğinin yerine getirilmesi öncelikle burada kritik eşik olarak gördüğümüz terör örgütünün silahlarının tasfiye edilmesi ve tamamıyla silahları bırakmasıyla birlikte, bununla beraber yasal düzenlemelerin TBMM’de yapılmasıyla ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde bu işi artık tarihin raflarına göndermiş olacağız. Bu işi hep beraber bitireceğiz. Burada siyasetin kararlılığı önemlidir. Burada milletin verdiği büyük destek, bugün de Stk'larla yaptığımız toplantıda söz alan birkaç arkadaşımız bu konuyu dile getirdi ve desteklerini ifade etti.

Toplumun büyük kesimlerinin verdiği destek çok önemlidir. Büyük bir beklenti ortaya çıkmıştır. Artık millet kan gözyaşı istemiyor. Değerli arkadaşlar bu komisyonun bir önemli özelliği de şuydu; Türkiye'de kim varsa, hangi siyasi fikir varsa, bu konuyla ilgili fikri olan kim varsa hepsini davet ettik.

Herkes geldi açık yüreklilikle fikrini söyledi. Çözümün ne olabileceğini ifade etti. Kimse bir diğerini ötekileştirmeden, hakaret etmeden kemal edeple 21 toplantı, her toplantıda nereden baksanız 4-5 saat sürdü. Daha fazla süren de var.

Neredeyse bir iki ufak mesele dışında böyle seslerini yükselterek birbirleriyle de insanlar münakaşa etmedi. Bu Türkiye demokrasisi bakımından büyük bir olgunluk işaretidir.”

Devlet Felsefemizde Nizam-I Alem Davası Var

Devlet felsefelerinin 3 ayağından birinin Nizam-ı Alem davası olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

“ ‘Ya İznik’i alırız, nasıl obayı ayakta tutarız’ falan bunun şeyi içerisinde değil. ‘Nasıl biz dünyada nizamı sağlarız? Adaleti, hakkaniyeti vesaire nasıl sağlarız?’ Çeçenistan'daki insanların haliyle ilgilenen biz değil miyiz? Arakan Müslümanlarıyla ilgilenen biz değil miyiz? Doğu Türkistan'la ilgilenen, Filistin halkıyla ilgilenen, dünyanın dört bir tarafındaki mazlum milletlerle ilgilenen biz değil miyiz? Sudan ile ilgilenen, Somali ile ilgilenen biz değil miyiz? Hiçbir zaman bizim devlet geleneğimiz bize ‘Bize ne Somali'den’ dedirtmez arkadaşlar. Çünkü Nizam-ı Alem davası Somali'de de nizamın kurulması için katkı sağlamayı gerekli görür. Bunun için mücadele ederiz. Bu çerçevede gelişen zamanın şartları önümüze çok büyük fırsatlar, çok büyük yeni imkanlar getirdiği kanaatindeyim. Risklerin olduğunu biliyoruz. Bu riskleri de ortadan kaldırmak için iç kalemizi tahkim edeceğiz. Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulanmasını temin edeceğiz. Hukuk devleti in üstünlüğü prensibini şüphesiz uygulayacağız. Velhasıl 86 milyon vatandaşımızdan bir tanesi bile ‘Bana haksızlık yapılıyor, ben bu hukuk sistemi içerisinde meramımı anlatamıyorum’ demeyeceği gerçekten tam manasıyla insanların eşit ve özgür yurttaşları olduğu Türkiye'yi hep beraber kuracağız.”

‘Dünyada Güç Dengelerinin Yer Değiştirdiği Sürece Girdik’

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Sivil Toplum Buluşması’nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi bünyesinde gerçekleştirilen ‘Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği’ toplantısına katıldı. Toplantıda Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ve vakıf üyeler de yer aldı. Toplantıda konuşan Kurtulmuş, Dünyada yaşanan gelişmelerin, herkesi etkilediğini belirterek, “İsterseniz kapılarınızı, pencerelerinizi kapatın. Ülkeyi tamamıyla içe kapatın. Ne yaparsanız yapın dünyada şu anda yaşamış olduğumuz gelişmeler herkesi, bütün toplulukları, bütün toplumları yakından ilgilendiriyor. Bir kere öncelikli olarak dünyada muazzam bir güç dengelerinin yer değiştirdiği sürece girdik. Ne zaman bitecek, hangi güçler öne çıkacak, ne şekilde olacak, bununla ilgili öngörülerde bulunabiliyoruz. Bu sürecin ne kadar devam edeceğini henüz kestiremiyoruz ama önümüzdeki dönem o bildiğimiz klasik iki kutuplu dünya sisteminden sonra ortaya çıktığı söylenen tek kutuplu dünya sisteminin de geçerli olmadığı ve muhtemelen ne olursa olsun bundan sonra mutlaka çok kutupluluğun, çok yönlülüğün, çok merkezliliğin hakim olacağı bir dünya sistemine doğru evriliyoruz. Dolayısıyla bizatihi bunun bile başlı başına getirdiği birçok yenilik olacak, birçok zorluk olacak, birçok mücadele olacak. Zaten son zamanlarda bu çok merkezliliğin getirdiği bir doğal sonuç olarak mesela Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimin en temel nedenlerinden biri budur. Yani sadece Trump yönetiminin ya da Amerika'nın Avrupa'yı adam yerine koymuyor olması değildir mesele. Mesele, oradaki güç dengeleri arasında özellikle Kırım'ın ilhakıyla, Ruslar tarafından ilhakıyla birlikte başlayan süreçte yeni bir güç dengesi ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği kendisini koruyacak, kendi etrafını, çevresini, hinterlatını koruyabilecek bir güce sahip olmadığını ortaya koymuştur. Yine aynı şekilde çoğu ülke Avrupa ülkesinin de üyesi olduğu NATO'nun bu çerçevede Ukrayna'yı korumaktan aciz olduğu da açık ayan beyan şekilde ortaya çıkmıştır” dedi.

Böyle Bir Dünya Sistemi Yürümez

Birleşmiş Milletler'in New York'taki bir kafeden farkı kalmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Fonksiyon itibariyle söylüyorum. Herhangi bir şeyi önleyemez, herhangi bir konuda çözüm üretemez noktaya gelmiştir. Hem yapısı öyle yani güvenlik konseyi dolayısıyla orada hakim olan işte dünya 5'ten büyüktür diyoruz ya bunun için söylüyoruz. Orada hakim olan ülkeler ne istiyorlarsa o oluyor. Neyi istemiyorlarsa o olmuyor. Bütün dünya bir araya gelse onlardan birisinin istemediği olmuyor. Böyle bir dünya sistemi yürümez. Onun doğal sonucu olarak işte Ukrayna'daki savaş bitirilemiyor, Gazze'de devam eden soykırım önlenemiyor, birçok ülkedeki bu iç çatışmalar ya da dışarıdan müdahaleler bir şekilde önlenemiyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye Güvenilir Bir Ortak Olarak Görülmektedir

Türkiye’nin gücüne itibar edilen bir ülke olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye bu gelişmeler çerçevesinde dünyanın birçok yerinde farklı ülkelerin, Körfez ülkeleri, Avrupa ülkeleri, özellikle Doğu Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok yerde Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır. Birçok yerde ben uluslararası toplantılarda şu mevkidaşlarımdan şu sözlere şahit oluyorum; ‘Artık büyük kuruluşlar işte NATO gibi, Avrupa gibi kuruluşlar bunlar fonksiyon icra etmiyor. Bizim büyük bir güvenlik ihtiyacımız var. Bu güvenlik ihtiyacı bakımından da güvenilir ortaklara ihtiyacımız var.’ Türkiye'de güvenilir bir ortak olarak görülmektedir. Özellikle siyasi istikrarımız, Türkiye'nin önümüzdeki dönem önlenemeyen yükselişinin başlangıcıdır. Şimdi onun başındayız. İnşallah bu istikrarımızı sürdüreceğiz. Bu istikrarımız devam edecek diye ümit ediyorum ve Türkiye bu çerçevede yeni ittifaklar oluşturarak, önümüzdeki dönemi güçlü bir şekilde sürdüreceğiz. Bundan sonraki ittifak kurabilme kabiliyetine sahip ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Yeni ittifaklar, bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilme kabiliyetine sahip bir ülkedir” şeklinde konuştu.

Teörösüz Türkiye Hedefinde Büyük Mesafe Alınmıştır

Türkiye'nin ilk yüzyılının en önemli sorununun terör meselesi olduğunu belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Türkiye'nin de 50 yılını alan terör meselesi iç kaleyi tahkim etmek bakımından başımızı ağrıtan en önemli sorundu. On binlerce insanımızı şehit verdik. Türkiye en az bugüne kadar güncellenirse 2.3 trilyon dolarlık büyük bir ekonomik kayba uğradı. Türkiye'nin yılları gitti. Türkiye içeride kendi güvenini kaybetti, özgüvenini kaybetti. Bırakın dağları mezraları Türkiye'nin şehirlerinde rahat dolaşılamaz bir hale geldi. Bugünleri hatırlayın. O günleri hatırlayın. Çok şükür şimdi Türkiye siyasi aklının, millet aklının, devlet aklı demiyorum sadece devlet, milletin arzusu bir şekilde devletin kurumları tarafından da benimsenmiş ve Terörsüz Türkiye hedefi ortaya konulmuştur. Büyük mesafe alınmıştır” dedi.

Bu İşi Hep Birlikte Bitireceğiz

Terörü hep birlikte bitireceklerini söyleyen Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Şimdi bunun gereğinin yerine getirilmesi öncelikle burada kritik eşik olarak gördüğümüz terör örgütünün silahlarının tasfiye edilmesi ve tamamıyla silahları bırakmasıyla birlikte, bununla beraber yasal düzenlemelerin TBMM’de yapılmasıyla ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde bu işi artık tarihin raflarına göndermiş olacağız. Bu işi hep beraber bitireceğiz. Burada siyasetin kararlılığı önemlidir. Burada milletin verdiği büyük destek, bugün de Stk'larla yaptığımız toplantıda söz alan birkaç arkadaşımız bu konuyu dile getirdi ve desteklerini ifade etti.

Toplumun büyük kesimlerinin verdiği destek çok önemlidir. Büyük bir beklenti ortaya çıkmıştır. Artık millet kan gözyaşı istemiyor. Değerli arkadaşlar bu komisyonun bir önemli özelliği de şuydu; Türkiye'de kim varsa, hangi siyasi fikir varsa, bu konuyla ilgili fikri olan kim varsa hepsini davet ettik.

Herkes geldi açık yüreklilikle fikrini söyledi. Çözümün ne olabileceğini ifade etti. Kimse bir diğerini ötekileştirmeden, hakaret etmeden kemal edeple 21 toplantı, her toplantıda nereden baksanız 4-5 saat sürdü. Daha fazla süren de var.

Neredeyse bir iki ufak mesele dışında böyle seslerini yükselterek birbirleriyle de insanlar münakaşa etmedi. Bu Türkiye demokrasisi bakımından büyük bir olgunluk işaretidir.”

Devlet Felsefemizde Nizam-I Alem Davası Var

Devlet felsefelerinin 3 ayağından birinin Nizam-ı Alem davası olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:

“ ‘Ya İznik’i alırız, nasıl obayı ayakta tutarız’ falan bunun şeyi içerisinde değil. ‘Nasıl biz dünyada nizamı sağlarız? Adaleti, hakkaniyeti vesaire nasıl sağlarız?’ Çeçenistan'daki insanların haliyle ilgilenen biz değil miyiz? Arakan Müslümanlarıyla ilgilenen biz değil miyiz? Doğu Türkistan'la ilgilenen, Filistin halkıyla ilgilenen, dünyanın dört bir tarafındaki mazlum milletlerle ilgilenen biz değil miyiz? Sudan ile ilgilenen, Somali ile ilgilenen biz değil miyiz? Hiçbir zaman bizim devlet geleneğimiz bize ‘Bize ne Somali'den’ dedirtmez arkadaşlar. Çünkü Nizam-ı Alem davası Somali'de de nizamın kurulması için katkı sağlamayı gerekli görür. Bunun için mücadele ederiz. Bu çerçevede gelişen zamanın şartları önümüze çok büyük fırsatlar, çok büyük yeni imkanlar getirdiği kanaatindeyim. Risklerin olduğunu biliyoruz. Bu riskleri de ortadan kaldırmak için iç kalemizi tahkim edeceğiz. Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulanmasını temin edeceğiz. Hukuk devleti in üstünlüğü prensibini şüphesiz uygulayacağız. Velhasıl 86 milyon vatandaşımızdan bir tanesi bile ‘Bana haksızlık yapılıyor, ben bu hukuk sistemi içerisinde meramımı anlatamıyorum’ demeyeceği gerçekten tam manasıyla insanların eşit ve özgür yurttaşları olduğu Türkiye'yi hep beraber kuracağız.”

Etiketler: AK PartiAtatürkBursaDiziFilistinGazzeİranİsrailKuraklıkNatoNuman KurtulmuşSavaşŞehitSuriyeTBMMTerörTerör Örgütü
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Metro seferleri normale döndü

Sonraki Haber

Bodrum FK takım otobüsüne taşlı ve yumurtalı saldırı

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Özgür Özel, Almanya Sosyal Demokrat Partisi heyeti ile bir araya geldi
Politika

Özgür Özel, Almanya Sosyal Demokrat Partisi heyeti ile bir araya geldi

4 Haziran 2026
Bakan Göktaş: Kadınların güçlenmesini sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz
Politika

Bakan Göktaş: Kadınların güçlenmesini sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz

4 Haziran 2026
Bakan Şimşek: Türkiye'ye gelin ve yatırım yapın
Politika

Mehmet Şimşek’ten yatırımcılara çağrı: Türkiye’ye gelin ve yatırım yapın

4 Haziran 2026
'Türk Kızılay Kanunu Teklifi', komisyonda
Politika

‘Türk Kızılay Kanunu Teklifi’, komisyonda

4 Haziran 2026 - Güncellenme Tarihi 5 Haziran 2026
Bakanlar Bolat ve Kacır, Nijer Ticaret ve Sanayi Bakanı ile görüştü
Politika

Ömer Bolat ve Mehmet Fatih Kacır, Nijer Ticaret ve Sanayi Bakanı ile görüştü

4 Haziran 2026
Bakan Bolat: 163 gümrük müdürlüğümüzü yapay zekanın gücüyle ile yeniledik
Politika

163 gümrük müdürlüğümüzü yapay zekanın gücüyle ile yeniledik

4 Haziran 2026
Sonraki Haber
Bodrum FK takım otobüsüne taşlı ve yumurtalı saldırı

Bodrum FK takım otobüsüne taşlı ve yumurtalı saldırı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Filenin Sultanları, Hollanda'ya mağlup oldu
Spor Haberleri

Filenin Sultanları, Hollanda’ya mağlup oldu

5 Haziran 2026
Otomobile pompalı tüfekli saldırıda iki kız kardeş yaralandı
Yerel Haberler

Otomobile pompalı tüfekli saldırıda iki kız kardeş yaralandı

4 Haziran 2026
Sultangazi'de trafik kazasının ardından çıkan bıçaklı kavga kamerada: 1 ölü, 2 yaralı
Yerel Haberler

Sultangazi’de trafik kazasının ardından çıkan bıçaklı kavga kamerada: 1 ölü, 2 yaralı

4 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Bıçaklanarak öldürülen Tahsin’in annesi: Oğlum çok gençti, başka analar yanmasın

4 Haziran 2026
Yaşam

İzmit Körfezi’ne 100 yapay resif ile 6 bin balık bırakıldı

4 Haziran 2026
Yaşam

Bağcılar’da yangından dönen itfaiye aracı devrildi; 2 yaralı 

4 Haziran 2026
Yaşam

Sivil polisler bıçaklı kavgaya havaya ateş açarak müdahale etti

4 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Uyuşturucuyla yakalanan plakasız motosikletin ehliyetsiz sürücüsüne 128 bin lira ceza

Uyuşturucuyla yakalanan plakasız motosikletin ehliyetsiz sürücüsüne 128 bin lira ceza

- Haberton
4 Haziran 2026

Edirne’nin Keşan ilçesinde üzerinde 81 adet sentetik uyuşturucu hapla yakalanıp gözaltına alınan plakasız motosikletin ehliyetsiz sürücüsü E.İ.’ye (25) toplam 128...

Altın fiyatları neden yükseliyor? Uzmanlar 2026 için beklentilerini paylaştı

Sıcak havada sağlık alarmı: Isı çarpması belirtileri nelerdir, nasıl korunulur?

Elektrik faturasında yaz moduna geçiş: Klima kullanırken tasarruf sağlayan planlama yöntemleri

Evde bakım ürünleri: Doğru kullanım rehberi ve sık yapılan hatalar

Güncel Haber

Filenin Sultanları, Hollanda'ya mağlup oldu

Filenin Sultanları, Hollanda’ya mağlup oldu

5 Haziran 2026
Otomobile pompalı tüfekli saldırıda iki kız kardeş yaralandı

Otomobile pompalı tüfekli saldırıda iki kız kardeş yaralandı

4 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton