Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde birçok göçmen kuşa ev sahipliği yapan ve önemli sulak alanlardan olan ve 2023 yılında tamamen kuruya Uzunhızırlı Göleti'nde, bu sene özellikle kış ayında etkili olan yağışların ardından doluluk oranında artış yaşandı.
Uzunhızırlı Göleti'nde bugüne kadar tespit edilen 137 kuş türü olduğuna dikkati çeken kuş gözlemcisi Cenk Polat, göletin canlanmaya başlamasıyla birlikte göçmen kuşların da yavaş yavaş uğramaya başladığını söyledi.
Avrupa ve Asya kıtalarını ayıran Çanakkale, konumu ve kuş göçleri rotası üzerinde bulunması nedeniyle Türkiye'nin önemli sulak alanlarını içerisinde barındırıyor. Bu sulak alanlardan biri de nesli tehlike altında olan tepeli pelikan gibi kuş türlerine ev sahipliği yapan, Eceabat ilçesindeki Uzunhızırlı Göleti. 2023 yılında tamamen kuraya gölette, geçen senelerde azda olsa su birikintileri oluştu. Bu sene özellikle kış ayında bölgede etkili olan yağışlar nedeniyle göletteki su seviyesi istenilen noktaya ulaştı.
Göçmen Kuşlar İçin Konaklama Yeri
Uzunhızırlı Göleti bölgeye yağan yağışlarla oluştuğunu söyleyen kuş gözlemcisi Cenk Polat, "Buradaki suyu köylüler sulama amacıyla kullanılıyor. Aynı zamanda göçmen kuşlar için de çok önemli bir otel, konaklama yeri. Hatta bu kuş türlerinin arasında nesli tehlike altında olan türler de var. Tepeli pelikan, dikkuyruk ve elmabaş, patka gibi kuş türleri burayı kullanıyor, besleniyor ve gücünü Topladıktan sonra tekrar gidecekleri yerlere gidiyorlar. Bu bakımdan da Uzunhızırlı Göleti uluslararasında bir öneme sahip. Uzunhızırlı Göleti'nde bugüne kadar tespit ettiğimiz 137 kuş türü var. Bunların arasında nesil tehlike altında olan türler de var. Bu göç yolculukları sırasında burada dinleniyor ve besleniyorlar" dedi.
Türkiye'nin Ve Uluslararası Göç Yollarının Korunması Anlamına Da Geliyor
Sulak alanların göçmen kuşlar için önemli olduğuna dikkati çeken Polat, şöyle devam etti: "Sulak alanların kurutulması ya da tahrip edilmesi yalnızca suyu değil, bu türlerin yaşam şansını da ortadan kaldırıyor. Göçmen kuşlar için bu alanlar birer durak değil, hayatta kalmalarını sağlayan vazgeçilmez aslında bir yaşam alanları. Uzunhızırlı Göleti'nin korunması sadece Çanakkale'nin değil, Türkiye'nin ve uluslararası göç yollarının korunması anlamına da geliyor. Bir sulak alanı kaybettiğimizde yalnızca bir göleti değil, yüzlerce türün yaşam zincirindeki hayati bir halkayı da kaybetmiş oluyoruz. Uzunhızırlı Göleti geçen sene tamamen kurumuş durumdaydı. Zaman zaman ufak sular görüyorduk ama bu yeterli değildi. Bu sene yağışlarla beraber gölet biraz canlandı ve göçmen kuşlar da yavaş yavaş artık uğramaya başladı."












