3 Eylül 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Türkiye’de tarım ilacı kalıntıları: Meyve ve sebzeler ne kadar güvenli?

Türkiye’de tarım ilacı kalıntıları: Meyve ve sebzeler ne kadar güvenli?

Seda Gökdemir - Seda Gökdemir
3 Eylül 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:16 dakikalık okuma
A A
0
Türkiye’de tarım ilacı kalıntıları: Meyve ve sebzeler ne kadar güvenli?
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türkiye’de meyve ve sebzelerde pestisit kalıntısı konusu son yıllarda gıda güvenliğinin en çok tartışılan başlıklarından biri haline geldi. Özellikle market ve pazarlardan alınan ürünlerde yapılan analizler, Avrupa Birliği sınır kontrollerinde Türkiye’den gönderilen bazı ürünlerde tespit edilen uygunsuzluklar ve bağımsız araştırmalar, tüketicilerin “Yediğimiz meyve ve sebzeler ne kadar güvenli?” sorusunu daha sık sormasına neden oluyor.

Ancak pestisit meselesini doğru anlamak için önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Bir üründe pestisit tespit edilmesi, o ürünün otomatik olarak sağlığa zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan hangi etken maddenin bulunduğu, miktarının ne olduğu, ilgili üründe kullanımına izin verilip verilmediği ve yasal maksimum kalıntı limitinin aşılıp aşılmadığı.

Pestisit kalıntısı nedir?

Pestisitler, tarımsal üretimde böcek, mantar, yabancı ot ve diğer zararlılarla mücadele amacıyla kullanılan bitki koruma ürünlerini ifade ediyor.

Bu maddeler üretim sürecinde ürüne uygulandıktan sonra zaman içerisinde parçalanıyor. Ancak hasat sırasında pestisitin kendisi veya parçalanma ürünlerinin bir bölümü meyve ve sebzelerin yüzeyinde ya da dokusunda kalabiliyor. Bu maddeler “pestisit kalıntısı” olarak tanımlanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü, pestisitlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin kullanılan maddeye, doza ve maruziyet süresine bağlı olarak değiştiğini belirtiyor. Bu nedenle tarım çalışanlarının yoğun pestisit maruziyeti ile tüketicilerin gıda üzerinden düşük dozda maruziyeti aynı şekilde değerlendirilmemeli.

MRL nedir?

Pestisit tartışmalarında en önemli kavramlardan biri maksimum kalıntı limiti olarak bilinen MRL.

MRL, belirli bir pestisitin belirli bir gıdada bulunmasına izin verilen en yüksek kalıntı seviyesini ifade ediyor.

Her meyve ve sebze için tek bir pestisit sınırı bulunmuyor. Örneğin biberde bir pestisitin izin verilen kalıntı miktarı ile başka bir pestisitin sınırı farklı olabiliyor. Bazı aktif maddelerin ise belirli ürünlerde kullanılması tamamen yasak olabiliyor.

Türkiye’de bu sınırlar Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği kapsamında belirleniyor.

MRL aşılması ne anlama geliyor?

Bir ürünün MRL sınırını aşması, o ürünün mevzuata uygun olmadığını gösteriyor.

Ancak MRL aşımı ile doğrudan sağlık tehlikesi aynı şey değil.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’ne göre maksimum kalıntı limitinin aşılması otomatik olarak akut zehirlenme veya ciddi sağlık riski anlamına gelmiyor. Sağlık riski değerlendirilirken kişinin ne kadar ürün tükettiği, pestisitin toksik özellikleri ve maruz kalınan toplam miktar ayrıca hesaplanıyor.

Buna rağmen MRL aşımı önem taşıyor. Çünkü çiftçinin önerilen dozdan fazla pestisit kullanması, hasat öncesi bekleme süresine uymaması veya o üründe ruhsatlı olmayan bir etken madde kullanması gibi sorunlara işaret edebiliyor.

Türkiye’de ne kadar tarım ilacı kullanılıyor?

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 2024 yılında yaklaşık 53 bin 515 ton bitki koruma ürünü kullanıldı.

Bu miktarın önemli bölümünü mantar hastalıklarına karşı kullanılan fungisitler, böceklerle mücadelede kullanılan insektisitler ve yabancı otlara karşı kullanılan herbisitler oluşturdu.

Türkiye’de tarımsal üretimin büyüklüğü düşünüldüğünde pestisit kullanımı tamamen ortadan kaldırılabilecek bir uygulama değil. Ancak kullanılan miktarın yanı sıra doğru doz, doğru ürün, doğru zamanlama ve hasat öncesi bekleme süresi gıda güvenliği açısından kritik önem taşıyor.

Türkiye’de pestisit denetimleri nasıl yapılıyor?

Tarım ve Orman Bakanlığı pestisit kalıntılarına yönelik kontrolleri yalnızca market ve pazarlarda gerçekleştirmiyor.

Denetimler üretim alanlarından başlayarak hasat öncesi döneme, sebze-meyve hallerine, paketleme tesislerine, perakende satış noktalarına ve ihracat aşamasına kadar devam ediyor.

Analiz sonucunda ruhsatsız pestisit kullanımı veya maksimum kalıntı limitinin aşılması durumunda ürünlerin hasadı geciktirilebiliyor, ürünler imha edilebiliyor ve üreticilere idari yaptırımlar uygulanabiliyor.

Bakanlık ayrıca zararlılarla mücadelede kimyasal ilaç kullanımını azaltmayı amaçlayan biyolojik ve biyoteknik yöntemlerin kullanımını artırmaya çalışıyor.

Denetimlerde ne kadar uygunsuz ürün bulunuyor?

Türkiye’de pestisit tartışmasının en önemli sorunlarından biri, uzun süre ayrıntılı ulusal analiz sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmaması oldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından daha sonra açıklanan verilere göre yüz binlerce pestisit denetimi gerçekleştirildi ve binlerce numunede mevzuata aykırılık tespit edildi.

Açıklanan verilere göre yaklaşık 247 bin numunenin 6 bin 369’unda uygunsuzluk bulundu. Bu sonuç yaklaşık yüzde 2,6’lık bir oran anlamına geliyor.

Ancak bu veriler hangi ürünlerde hangi pestisitlerin bulunduğunu, hangi bölgelerde daha fazla sorun görüldüğünü veya maksimum kalıntı limitlerinin ne kadar aşıldığını ayrıntılı biçimde göstermiyor.

Bu nedenle uzmanlar pestisit analiz sonuçlarının ürün, bölge ve etken madde bazında daha şeffaf biçimde yayımlanmasının önemine dikkat çekiyor.

Bağımsız araştırmalarda daha yüksek oranlar görüldü

Greenpeace Türkiye tarafından yapılan bir araştırmada İstanbul’daki market ve semt pazarlarından alınan 155 meyve ve sebze örneği laboratuvarda incelendi.

Araştırmaya göre örneklerin yaklaşık üçte birinde mevzuata uygun olmayan pestisit kullanımı tespit edildi.

Numunelerin önemli bölümünde birden fazla pestisit kalıntısına da rastlandı.

Araştırmada özellikle salamura asma yaprağı, yeşil sivri biber, ıspanak, marul, üzüm ve bazı elma çeşitleri yüksek uygunsuzluk oranlarıyla dikkat çekti.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

155 örnek üzerinden yapılan bu araştırma Türkiye’de satılan tüm meyve ve sebzeleri temsil etmiyor. Numune sayısı, ürün seçimi ve örnekleme yöntemi farklı olduğu için bu sonuçlar resmi ulusal denetim verileriyle doğrudan karşılaştırılamaz.

Dolayısıyla “Türkiye’deki meyve ve sebzelerin üçte biri zararlı” şeklinde bir sonuç çıkarmak bilimsel olarak doğru değil.

Biber neden sık gündeme geliyor?

Türkiye’den Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen ürünlerde yapılan kontroller özellikle bazı ürün gruplarının tekrar tekrar pestisit bildirimlerine konu olduğunu gösteriyor.

Bunların başında biber geliyor.

Avrupa Birliği’nin gıda ve yem hızlı alarm sistemi RASFF kayıtlarında Türkiye’den gönderilen biberlerde zaman zaman maksimum kalıntı limitini aşan veya kullanımına izin verilmeyen aktif maddeler tespit ediliyor.

Bazı dönemlerde domates, nar, limon ve asma yaprağı da sınır kontrollerinde sorunlu ürünler arasında yer aldı.

Bu nedenle Avrupa Birliği Türkiye’den ithal edilen bazı meyve ve sebzelerde fiziksel ve laboratuvar kontrollerini artırmış durumda.

Türkiye’den gönderilen ürünler neden sınırdan dönüyor?

Bir ürünün Avrupa Birliği sınırından geri çevrilmesinin farklı nedenleri bulunabiliyor.

Pestisit açısından en sık karşılaşılan sorunlar arasında maksimum kalıntı limitinin aşılması ve Avrupa Birliği’nde kullanımına izin verilmeyen aktif maddelerin tespit edilmesi yer alıyor.

Özellikle geçmiş yıllarda chlorpyrifos gibi kullanımı yasaklanan bazı pestisitlerin Türk ürünlerinde görülmesi dikkat çekmişti.

Ancak sınırdan geri çevrilen ürünlerin tüm Türkiye üretimini temsil etmediği de unutulmamalı.

İhracat kontrolleri risk esaslı yapılabiliyor ve geçmişte sorun görülen ürünler daha yoğun denetlenebiliyor.

Çoklu pestisit kalıntısı ne kadar tehlikeli?

Bir üründe tek bir pestisit yerine birden fazla pestisit bulunması tüketicilerin en fazla endişe duyduğu konulardan biri.

Bir elmada üç farklı pestisit bulunabilir ve bunların her biri ayrı ayrı yasal sınırların altında olabilir.

Bu durumda ürün mevzuata uygun kabul edilebilir.

Ancak tüketici gün içerisinde yalnızca bir meyve veya sebze tüketmiyor. Farklı ürünlerden aynı veya benzer toksik etkilere sahip pestisitlere maruz kalınabiliyor.

Bu nedenle bilim dünyasında son yıllarda kümülatif veya karışım risk değerlendirmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.

Buna rağmen “birden fazla pestisit bulundu” ifadesi tek başına “zehirli kokteyl” anlamına gelmiyor.

Gerçek risk değerlendirmesinde aktif maddelerin dozları, toksik etkileri ve toplam maruziyet dikkate alınıyor.

Akademik araştırmalar ne gösteriyor?

Türkiye’de farklı ürün grupları üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar pestisit kalıntılarının oldukça değişken olduğunu gösteriyor.

Çilek örnekleri üzerinde yapılan bir çalışmada ürünlerin önemli bölümünde en az bir pestisit kalıntısı tespit edilirken, daha küçük bir bölümünde maksimum kalıntı limitinin aşıldığı görüldü.

Ancak araştırmada yetişkinler ve çocuklar için hesaplanan toplam kronik sağlık riskinin genel olarak kabul edilebilir düzeyde olduğu sonucuna ulaşıldı.

Benzer şekilde muz ve kivi üzerinde yapılan araştırmalarda da çok sayıda pestisit kalıntısı tespit edildi. Bazı numunelerde MRL aşımı görülmesine rağmen genel kronik maruziyet seviyeleri düşük bulundu.

Bununla birlikte bazı tekil örneklerde çocuklar açısından akut risk ihtimali tespit edilmesi, yalnızca ortalama değerlerin değil yüksek kalıntılı ürünlerin de önem taşıdığını gösteriyor.

Turunçgillerde kabuk daha kritik olabilir

Limon, portakal ve mandalina gibi turunçgillerde yapılan araştırmalarda pestisitlerin özellikle kabuk kısmında daha yoğun bulunabildiği görülüyor.

Bu durum özellikle limon veya portakal kabuğunu rendeleyerek tatlılarda, içeceklerde veya yemeklerde kullananlar açısından önem taşıyor.

Turunçgillerde hasat sonrası mantar oluşumunu engellemek amacıyla uygulanan bazı pestisitlerin kabukta yoğunlaşması mümkün.

Bu nedenle kabuğu doğrudan tüketilecek ürünlerde yıkama ve ürünün kaynağına dikkat etmek daha önemli hale geliyor.

Hasat öncesi bekleme süresi neden önemli?

Pestisitlerin büyük bölümü ürüne uygulandıktan sonra zaman içinde parçalanıyor.

Bu nedenle her tarım ilacının son uygulama ile hasat arasında bırakılması gereken belirli bir bekleme süresi bulunuyor.

Çiftçi ürünü önerilen süreden daha erken hasat ederse pestisit kalıntısı henüz yeterince parçalanmamış olabilir.

Bu durum maksimum kalıntı limitinin aşılmasına neden olabilir.

Dolayısıyla pestisit güvenliğinde yalnızca kullanılan ilacın miktarı değil, uygulama zamanı da belirleyici oluyor.

Meyve ve sebzeleri yıkamak pestisiti temizler mi?

Yıkamak pestisit kalıntısını azaltabilir ancak tamamen ortadan kaldırmayabilir.

Bazı pestisitler ürünün yüzeyinde kalırken bazıları bitkinin dokusuna nüfuz ediyor.

Akan su altında yıkama özellikle yüzeyde bulunan pestisitlerin bir bölümünü uzaklaştırabiliyor.

Bilimsel çalışmalar yıkama, suda bekletme, soyma ve bazı ısıl işlemlerin pestisit kalıntılarını farklı oranlarda azaltabildiğini gösteriyor.

Ancak sonuç kullanılan pestisite ve ürünün yapısına göre değişiyor.

Bu nedenle “meyveyi yıkadım, pestisit tamamen temizlendi” düşüncesi doğru değil.

Sirke ve karbonat gerçekten işe yarıyor mu?

Evlerde meyve ve sebzeleri sirke veya karbonatlı suda bekletmek oldukça yaygın.

Araştırmalar bu yöntemlerin bazı yüzey pestisitlerini azaltabileceğini gösteriyor.

Ancak hiçbir yöntem bütün pestisitleri tamamen yok etmiyor.

Özellikle bitki dokusuna geçmiş sistemik pestisitlerde sirke veya karbonatın etkisi oldukça sınırlı kalabiliyor.

Bu nedenle en temel yöntem hâlâ meyve ve sebzeleri bol akan temiz su altında iyice yıkamak.

Ürün yüzeyi uygunsa elle ovalamak, yapraklı sebzelerin dış yapraklarını uzaklaştırmak ve gerektiğinde ürünü soymak kalıntıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

Sabun veya deterjan kullanılmalı mı?

Meyve ve sebzelerin bulaşık deterjanı veya sabunla yıkanması önerilmiyor.

Bu ürünler gıda yüzeyinde kalıntı bırakabilir ve tüketilmek üzere tasarlanmamıştır.

Temiz akan su genellikle en güvenli temel yöntemdir.

Organik ürünlerde pestisit olmaz mı?

Organik ürünlerin tamamen pestisitsiz olduğu düşüncesi de doğru değil.

Organik tarımda sentetik pestisitlerin kullanımı ciddi biçimde sınırlandırılıyor ancak organik üretimde izin verilen bazı bitki koruma ürünleri kullanılabiliyor.

Ayrıca çevredeki diğer tarım alanlarından pestisit taşınması veya toprakta geçmiş dönemlerden kalan kalıntılar nedeniyle organik ürünlerde düşük seviyelerde pestisit bulunması mümkün.

Bu nedenle organik sertifika “laboratuvarda sıfır pestisit” garantisi anlamına gelmiyor.

Çocuklar neden daha hassas?

Pestisit maruziyetinde çocuklar özel olarak değerlendiriliyor.

Çocukların vücut ağırlığı yetişkinlerden daha düşük olduğu için aynı miktarda meyve veya sebze tüketmeleri durumunda kilogram başına aldıkları pestisit miktarı daha yüksek olabiliyor.

Ayrıca çocukların sinir sistemi ve diğer organları gelişim aşamasında olduğu için bazı maddelere karşı daha hassas olabilecekleri kabul ediliyor.

Bu nedenle bilimsel risk değerlendirmelerinde çocuklar için ayrı hesaplamalar yapılıyor.

Ancak pestisit korkusu nedeniyle çocukların meyve ve sebze tüketimini azaltmak da doğru bir yaklaşım değil.

Meyve ve sebzelerin beslenmedeki sağlık yararları oldukça güçlü.

Daha doğru yaklaşım ürünleri iyi yıkamak, farklı meyve ve sebzeler tüketmek ve tek bir ürünü sürekli yüksek miktarda tüketmemek.

Hangi ürünlerde daha fazla dikkat gerekiyor?

Türkiye’deki akademik araştırmalar, bağımsız laboratuvar analizleri ve Avrupa Birliği sınır bildirimleri birlikte değerlendirildiğinde bazı ürünler daha sık gündeme geliyor.

Biber bu ürünlerin başında yer alıyor.

Özellikle sivri biber ve diğer Capsicum türleri hem Türkiye’deki araştırmalarda hem de ihracat kontrollerinde tekrar tekrar pestisit uygunsuzluğu ile gündeme geliyor.

Asma yaprağı da bazı çalışmalarda yüksek kalıntı veya ruhsatsız pestisit kullanımı açısından dikkat çekiyor.

Ispanak, marul ve roka gibi yapraklı sebzeler geniş yüzeyleri nedeniyle pestisit kalıntılarının daha kolay görülebildiği ürünler arasında yer alıyor.

Limon ve diğer turunçgiller özellikle kabuk tüketilecekse daha dikkatli değerlendirilmesi gereken ürünlerden.

Üzüm, çilek, elma ve armutta da birden fazla pestisit kalıntısına rastlanabiliyor.

Ancak bu sonuçlar “bu ürünleri tüketmeyin” anlamına gelmiyor.

Aynı ürünün bir üreticiden alınan partisinde yüksek kalıntı bulunurken başka bir üreticide hiç kalıntı bulunmayabilir.

Türkiye’de asıl sorun ne?

Türkiye’de pestisit meselesini yalnızca “çok pestisit kullanılıyor” üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor.

Asıl sorun pestisitin hangi koşullarda kullanıldığı.

Doğru üründe, doğru dozda ve doğru zamanda kullanılan bir pestisit hasat sırasında yasal sınırların altına düşebilir.

Buna karşılık ruhsatsız ürün kullanımı, yasaklı aktif maddeler, gereğinden fazla doz ve hasat öncesi bekleme süresine uyulmaması ciddi kalıntı sorunlarına yol açabiliyor.

Bir diğer önemli sorun ise veri şeffaflığı.

Türkiye’de çok sayıda pestisit analizi yapılmasına rağmen kamuoyunun hangi ürünlerde hangi maddelerin ne sıklıkla bulunduğunu düzenli ve ayrıntılı biçimde takip edebileceği açık bir veri sistemi bulunması gıda güvenliği tartışmalarını çok daha sağlıklı hale getirebilir.

Tüketici ne yapabilir?

Tüketicinin pestisit maruziyetini tamamen sıfırlaması mümkün değil. Ancak bazı basit yöntemlerle maruziyet azaltılabilir.

Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce bol akan su altında iyice yıkanmalı.

Elma, salatalık veya domates gibi ürünler uygun olduğunda elle hafifçe ovalanabilir.

Marul ve lahana gibi sebzelerin dış yaprakları uzaklaştırılabilir.

Kabuğuyla tüketilmesi zorunlu olmayan ürünler gerektiğinde soyulabilir.

Limon ve portakal kabuğu doğrudan kullanılacaksa ürünün kaynağına daha fazla dikkat edilebilir.

Aynı meyve veya sebzeyi sürekli ve yüksek miktarda tüketmek yerine ürün çeşitliliği artırılabilir.

Güvenilir, izlenebilir ve düzenli denetlenen üretim zincirlerinden alışveriş yapmak da riski azaltabilir.

Sonuç: Pestisit var diye ürün otomatik olarak tehlikeli değil

Türkiye’de meyve ve sebzelerde pestisit kalıntısı gerçek bir gıda güvenliği sorunu.

Özellikle bazı ürünlerde maksimum kalıntı limitinin aşılması, ruhsatsız pestisit kullanılması ve yasaklı aktif maddelerin tespit edilmesi önemli bir denetim problemi olarak ortaya çıkıyor.

Ancak mevcut veriler Türkiye’deki bütün meyve ve sebzelerin tehlikeli olduğunu göstermiyor.

Bir üründe pestisit tespit edilmesi ile o ürünün sağlık açısından riskli olması aynı şey değil.

Asıl önemli olan bulunan maddenin miktarı, yasal sınırı, toksik özellikleri ve tüketicinin toplam maruziyeti.

Türkiye açısından en etkili çözüm pestisitleri tamamen yasaklamaktan çok doğru tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak, biyolojik mücadeleyi artırmak, ruhsatsız ve yasaklı ürün kullanımına yönelik denetimleri güçlendirmek ve laboratuvar sonuçlarını kamuoyuyla daha ayrıntılı paylaşmak.

Tüketici açısından ise en doğru yaklaşım pestisit korkusuyla meyve ve sebze tüketimini azaltmak değil; ürünleri iyi yıkamak, beslenmeyi çeşitlendirmek ve mümkün olduğunca güvenilir üretim zincirlerini tercih etmek.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Cevdet Yılmaz: Dezenflasyonu kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz

Sonraki Haber

Edirne’de otomobil tamirhanesinde patlama: 1’i ağır, 2 yaralı

Seda Gökdemir

Seda Gökdemir

İlgili Haberler

SGK primleriniz yatıyor mu? e-Devlet’ten sigorta kaydı kontrolü nasıl yapılır?
Özel Haber

SGK primleriniz yatıyor mu? e-Devlet’ten sigorta kaydı kontrolü nasıl yapılır?

2 Eylül 2026
Kullanmadığınız telefon hattını nasıl iptal edebilirsiniz? e-Devlet’ten hat kapatma işlemi
Özel Haber

Kullanmadığınız telefon hattını nasıl iptal edebilirsiniz? e-Devlet’ten hat kapatma işlemi

2 Eylül 2026
Mevsim geçişinde bağışıklık nasıl desteklenir? İşte bilimin önerdiği besinler
Özel Haber

Mevsim geçişinde bağışıklık nasıl desteklenir? İşte bilimin önerdiği besinler

2 Eylül 2026
Türkiye kültürle dolu bir yazı geride bıraktı: Festivaller Anadolu’ya yayıldı, müzelerde gece ziyaretleri öne çıktı
Özel Haber

Türkiye kültürle dolu bir yazı geride bıraktı: Festivaller Anadolu’ya yayıldı, müzelerde gece ziyaretleri öne çıktı

31 Ağustos 2026
Bir milletin kaderini değiştiren zafer: 30 Ağustos ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlığa uzanan büyük mücadelesi
Özel Haber

Bir milletin kaderini değiştiren zafer: 30 Ağustos ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlığa uzanan büyük mücadelesi

30 Ağustos 2026
Elektrik faturasını yükselten cihazlar belli oldu! Evde en çok elektriği hangisi tüketiyor?
Özel Haber

Elektrik faturasını yükselten cihazlar belli oldu! Evde en çok elektriği hangisi tüketiyor?

30 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Edirne’de otomobil tamirhanesinde patlama: 1’i ağır, 2 yaralı

Edirne’de otomobil tamirhanesinde patlama: 1’i ağır, 2 yaralı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Garanti BBVA’dan dijital dolandırıcılığa karşı video serisi
İş Dünyası

Garanti BBVA’dan dijital dolandırıcılığa karşı video serisi

3 Eylül 2026
Arnavutköy'de kasalar dolusu bozuk balığı araziye döktü; 40 bin lira para cezası kesildi
Yerel Haberler

Arnavutköy’de kasalar dolusu bozuk balığı araziye döktü; 40 bin lira para cezası kesildi

3 Eylül 2026
Edirne’de otomobil tamirhanesinde patlama: 1’i ağır, 2 yaralı
Yerel Haberler

Edirne’de otomobil tamirhanesinde patlama: 1’i ağır, 2 yaralı

3 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Bakan Ersoy: Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedefliyoruz

3 Eylül 2026
Yaşam

Fındık bahçesinde hasada ‘çalgılı mola’

3 Eylül 2026
Yaşam

Minibüsteki valizde 7 kilo 400 gram skunk ele geçirildi; 2 tutuklama

3 Eylül 2026
Yaşam

Denetimli serbestlik yükümlüleri 4 okulu yeni eğitim dönemine hazırladı

3 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Ayvalıkgücü Sarp'la anlaştı

Ayvalıkgücü Sarp’la anlaştı

- Haberton
3 Eylül 2026

3'Üncü Lig 2'nci Grup temsilcisi Ayvalıkgücü Belediyespor, dış transferde Kasımpaşa'dan sol kanat Sarp Yavrucu (21) ile 2 yıllık sözleşme imzaladı....

Türkiye’de tarım ilacı kalıntıları: Meyve ve sebzeler ne kadar güvenli?

SGK primleriniz yatıyor mu? e-Devlet’ten sigorta kaydı kontrolü nasıl yapılır?

Kullanmadığınız telefon hattını nasıl iptal edebilirsiniz? e-Devlet’ten hat kapatma işlemi

Mevsim geçişinde bağışıklık nasıl desteklenir? İşte bilimin önerdiği besinler

Güncel Haber

Bakan Ersoy: Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedefliyoruz

Bakan Ersoy: Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedefliyoruz

3 Eylül 2026
Garanti BBVA’dan dijital dolandırıcılığa karşı video serisi

Garanti BBVA’dan dijital dolandırıcılığa karşı video serisi

3 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton