TRY - Türk Lirası
EUR
15,4511
USD
13,6718
GBP
18,1855
CNY
2,1439
2.9 C
Ankara
13.1 C
İstanbul
12.7 C
İzmir
3 Aralık 2021, Cuma
Diğer
    Ana SayfaHaberlerSağlık HaberleriTürkiye'de prematüre doğum oranı yüzde 11

    Türkiye’de prematüre doğum oranı yüzde 11

    Avatar of haberton
    Habertonhttps://haberton.com/
    Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

    Haftanın Öne Çıkanları

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergen “Türkiye’de prematüre doğum oranı yüzde 11’dir.” dedi

    Son yıllarda ülkemizde prematüre doğum oranının da prematüre doğan bebeklerin yaşama şansının da arttığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Miraç Ergen, “Türkiye’de prematüre doğum oranı yüzde 11’dir. Daha önceki yıllarda çoğu gebelik düşük veya ölü doğum ile sonuçlanırken, sağlık hizmetlerindeki gelişmelerle artık bu fetüsler canlı kalabilmekte ancak erken doğabilmektedir” dedi.

    Dünya Prematüre Günü nedeniyle uyarılarda bulunan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Miraç Ergen, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde değişen sosyokültürel şartlar nedeniyle bulaşıcı hastalıkların ve madde suiistimalinin artması sonucunda kötü şartlarda gebelik geçiren genç yaştaki hamilelerin sayısının arttığını, bunun da preterm doğumların artışının bir sebebi olabileceğini söyledi.

    BEBEĞİN PREMATÜRE DOĞMASINA SEBEP OLAN FAKTÖRLER

    Uzm. Dr. Miraç Ergen, bebeklerin prematüre doğmasına sebep olan faktörleri şöyle sıraladı:

    “Aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olmak: Özellikle obezite sorunu olan kadınlarda hamilelikte hipertansiyon ve diyabet daha fazla görülüyor; bu hastalıklar da erken doğumu tetikleyebiliyor. Çok zayıf kadınlarda ise beslenme bozukluğu ve artmış stres hormonları erken doğuma zemin hazırlayabiliyor.

    Çoğul gebelikler: Çoğul hamilelikler erken doğum için önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle infertilite tedavilerinde tekiz hamilelik hedeflenmeli ve mümkün olduğunca tek embriyo transfer politikası tercih edilmelidir.

    Sigara kullanımı: Sigara anne adayının ve plasentanın oksijen alımını bozarak; erken doğum, erken su gelmesi, düşük doğum ağırlığı ve plasentanın erken ayrılması gibi risklerin tümünü artırıyor.

    Hamilelikler arasının 6 aydan kısa olması: Yapılan çalışmalara göre 6 aydan kısa aralıkla hamile kalınması erken doğum riskini 1 buçuk kat artırıyor. Hamilelikler arasında 1.5- 2 yıl olması ideal kabul ediliyor.

    Gebelik zehirlenmesi: Preeklampsi olarak da adlandırılan gebelik zehirlenmesi, gebede tansiyon yükselmesi ve idrarda protein kaçağıyla giden anne ve bebeğin hayatını tehdit edebilen bir tablodur. Annede nörolojik sorunlara, kan değerlerinde, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya, akciğer ödemi gibi hayatı tehdit edebilecek tablolara; bebekte de büyüme geriliği ve ölüm riskinde artışa yol açabiliyor.

    Tiroid hastalıkları ve diyabet: Tiroid hormonlarının düşük ya da yüksek olması erken doğum riskini artırıyor. Kan şekeri dengesizlikleri ve gebelik diyabeti de sık görülmekte bu durum erken doğum ve ölü doğum riskini artırmaktadır.

    Erken doğum öyküsü: Daha önce erken doğumla sonuçlanan gebelik geçirme öyküsü riski artıran en önemli faktörlerden biridir.

    Rahimdeki sorunlar: Rahimde perde olması, ikili veya yarım rahim gibi rahimdeki şekil bozuklukları bebeğin ve etrafındaki sıvının yerleşeceği yerin az olmasına yol açarak erken doğum riskini artırıyor. Öncesinde rahim ameliyatı geçirmek te erken doğum sebebi olabiliyor.

    Enfeksiyonlar: Gebelikte vajina ve rahim ağzı (serviks) enfeksiyonları yukarı yayılarak bebeğin etrafındaki sıvıyı enfekte ederek hem erken doğuma hem de bebeğin de enfekte olmasına yol açabiliyor. Ayrıca gebedeki idrar yolu enfeksiyonları, zatürre, diğer organ enfeksiyonları ve diş eti hastalıkları da erken doğum sebebi olabiliyor.

    Plasental sorunlar: Plasentanın rahim ağzına yerleşmesi (plasenta previa) veya plasentanın erken ayrılması (ablasyo plasenta) gibi tablolar da erken doğum nedenidir.

    Fetal büyüme geriliği: Hamilelik haftasına göre, kilosu beklenen ağırlığın yüzde 10’undan daha az olan fetuslarda kordondaki kan akımında bozulma, sıvı azalması, anne karnında stres ve kayıp riski gelişebiliyor; bu durum da erken doğum gerektirebiliyor. Ayrıca fetusun bazı doğumsal anormallikleri de erken doğumla sonuçlanabiliyor.

    Vajinal kanamalar: Hamilelikte özellikle 12. haftadan sonra vajinal kanamalar olması halinde erken doğum riski yükseliyor.”

    PREMATÜRE BEBEĞİ OLAN AİLELER PANİĞE KAPILMAMALI

    Anne adayları zaten hassas bir süreç yaşarken, prematüre bebek sahibi olmanın onları daha çok endişelendirdiğini belirten Uzm. Dr. Miraç Ergen, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı:

    “Prematüre bebek sahibi olan anne ve babalar bebeğini kaybetme korkusu, bebeğiyle sağlıklı bağ kurmaya dair endişeler, neleri farklı yapabilirdim düşüncesinin tetikleyebildiği suçluluk hissi ve bebeğin fiziksel ve ruhsal olarak sağlık problemleri yaşayacağına yönelik endişeler yaşayabiliyorlar. Bu nedenle bu süreçte bardağın dolu tarafından bakmak en doğru yaklaşım olur. Günümüz tıp teknolojisi ve yetkin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi bakımı sayesinde çoğu prematüre bebek son derece sağlıklı bir şekilde taburcu olmakta ve sağlıklı bir yaşam sürebilmektedir. Ancak özellikle 28 haftanın ve 1000 gramın altında doğan bebeklerde ölüm ve kalıcı sakatlık oranı artmaktadır.”

    3 YAŞINA KADAR YAŞITLARININ GELİŞİM SEVİYESİNİ YAKALAYABİLİYORLAR

    Erken doğan bebekler doğum haftaları ve kilolarına göre farklı zamanlarda yaşıtları ile aynı boy ve kiloya ulaştığına dikkat çeken Uzm. Dr. Miraç Ergen, “Genellikle 3 yaşına kadar kendi yaşıtları ile aynı fiziksel seviyeye ulaşabiliyorlar. Yine de özellikle anne karnında erken evrede etkilenmeye bağlı küçük doğan bazı bebekler yaşıtını hiçbir zaman yakalamayabilirler” diye konuştu.

    Uzm. Dr. Miraç Ergen, prematüre bebeğin sağlıklı olması için dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle açıkladı:

    “İleri düzey yenidoğan bakımı imkânlarına sahip bir sağlık kuruluşunda doğum yapmak, tecrübeli bir yenidoğan yoğun bakım ekibi tarafından izlenmek ve 18 yaşına kadar sürekli olarak prematüre bebekler konusunda deneyimli bir pediatri uzmanı veya yenidoğan uzmanı takibinde olmak.”

    PREMATÜRE BEBEKLER BU SAĞLIK SORUNLARI İLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR!

    Her prematüre bebekte komplikasyon görülmeyeceğini fakat çok erken doğumlarda bebekte çeşitli kısa ve uzun vadeli sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Miraç Ergen, “Genellikle bebek ne kadar erken doğarsa, komplikasyon riski o oranda artar. Sağlık sorunlarının gelişiminde doğum ağırlığı da önemli bir rol oynar. Bazı problemler doğumda açıkça görülebilirken, diğerleri daha sonraki dönemlerde ortaya çıkar” dedi.

    Uzm. Dr. Miraç Ergen, prematüre bebeklerde ilk haftalarda görülebilen bazı komplikasyonları şöyle sıraladı:

    “Solunum problemleri, kalp sorunları, beyin kanaması, vücut ısısı kontrolünde sorunlar, sindirim sistemi sorunları, kansızlık ve sarılık, metabolik sorunlar, bağışıklık sisteminde zayıflık ve enfeksiyonlara yatkınlık. Prematüre bebeklerde uzun vadede rastlanabilecek komplikasyonlar ise serebral palsi (beyin felci), öğrenme güçlüğü, görme problemleri, işitme ile ilgili sorunlar, diş problemleri, psikolojik ve davranışsal sorunlarıdır. Astım, enfeksiyonlar ya da beslenme problemleri gibi kronik sağlık sorunları da daha sıktır.”

    PANDEMİDE PREMATÜRE BEBEĞİ OLAN AİLELERE ÖNERİLER

    Covid-19, 1 yaş altı çocuklarda ve prematüre bebeklerde daha ağır seyredebildiği için genel korunma kurallarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Miraç Ergen, pandemi döneminde prematüre bebek sahibi olan ailelere şu önerilerde bulundu:

    “Gebelerin aşılanması ile annede oluşacak olan antikorlar fetüse geçecek ve bu antikorlar doğum sonrası bebeği koruyacaktır. Ayrıca anne- babanın ve bebeğe bakım verenlerin de aşılı olması bebek için koruyucu olacaktır. Doğum sonrası annenin Covid-19 olması, emzirme için engel değildir. Anne sağlığı elveriyorsa hijyen kurallarına dikkat ederek emzirmeli, emziremiyorsa sütü sağılıp bebeğe verilmelidir. Emzirme aralarında Covid-19’lu anne ile bebeğin direk teması en aza indirilmelidir. Gebelikte Covid-19 aşılaması ile ilgili endişeler bulunsa da Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre hem konvansiyonel yöntemle üretilen cansız aşıların hem de mRNA aşıların gebelere yapılması önerilmektedir. Emzirme sırasında da aşı olmaya engel bir durum yoktur.”

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler