TRY - Türk Lirası
EUR
15,2301
USD
13,4501
GBP
17,8728
CNY
2,1116
1.2 C
Ankara
9.8 C
İstanbul
2.8 C
İzmir
2 Aralık 2021, Perşembe
Diğer
    Ana SayfaHaberlerSağlık HaberleriTürkiye'de Bilimsel Dişhekimliğinin 113. Yılı

    Türkiye’de Bilimsel Dişhekimliğinin 113. Yılı

    Avatar of haberton
    Habertonhttps://haberton.com/
    Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

    Haftanın Öne Çıkanları

    22 Kasım Dişhekimliği Günü ve Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeni ile Ankara Dişhekimleri Odası bir basın açıklaması yaptı. “Türkiye’de Bilimsel Dişhekimliğinin 113. Yılı”

    Ankara Dişhekimleri Odası, Ülkemizde 22 Kasım gününü içine alan hafta; Türk Dişhekimleri Birliği ve Odalarımız tarafından toplum ağız ve diş sağlığı farkındalığını arttırmak, doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıklarını kazandırmak, genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olan ağız ve diş sağlığı konusunda izlenen politikaları değerlendirmek ve mesleki sorunlara dikkat çekmek amacıyla “Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftası” olarak kutlanmaktadır.

    Neredeyse iki yıldır tüm dünya ve ülkemiz COVID-19 pandemisi ile mücadele ediyor. Bunun yanında depremler, yangınlar, yitirdiklerimizin derin acısı ve katlanarak büyüyen mesleki sıkıntılarla yine buruk bir kutlama yapıyoruz.

    Ağız ve diş hastalıkları dünyanın hemen tüm bölgelerinde en sık görülen sağlık sorunları arasındadır. Yaşam kalitesi açısından önemli kayıplara yol açan ağız diş hastalıkları; diabet, kalp-damar hastalıkları, büyüme-gelişim geriliği, erken doğum gibi birçok sağlık sorununun gelişmesinde rol oynamaktadır. Bu nedenle ağız diş sağlığı problemlerinin açığa çıkmadan önce koruyucu uygulamalarla önlenmesi, hastalıklar açığa çıktığında ise hızla tedavi edilmeleri gerekir. Ne yazık ki dişhekimine gitme sıklığı düşük oldukça kronik ve yıkıcı özellikte olan ağız-diş sağlığı sorunlarında tedavi genellikle hastalığın çok ilerlediği bir dönemde gerçekleşir. Tedavideki gecikme, ağız diş sağlığı ve genel sağlığı bozarken,  sağlığa ayrılan bütçenin de katlanarak artmasına yol açmaktadır.  Bu nedenle koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri sağlık anlayışımızın temel değeri olmalıdır.

    Dişhekimleri Odaları olarak özellikle 22 Kasım’ı içine alan bu hafta boyunca toplum ağız ve diş sağlığı farkındalık çalışmaları yaparken yıllardır süregelen kronikleşmiş sorunlarımızı ve bunların yanında pandemi döneminin getirdiği sorunları da bir kez daha hatırlatmak durumundayız.

    İçinde bulunduğumuz COVID-19 salgınının doğru ve şeffaf yönetilmemesiyle sıkışan sağlık sistemi sonucu bugün, 74 binden fazla yurttaşımızı, yüzlerce sağlık çalışanını kaybettik ve mevcut sağlık krizi her gün derinleşiyor.

    Ülkemizde ilk COVID-19 vakasının görüldüğü 2020 yılının Mart ayından beri filyasyon uygulaması dişhekimleri üzerinden yürütülüyor. Kamuda çalışan dişhekimlerinin büyük kısmının hala filyasyon uygulamasında görevlendirilmesi nedeniyle

    Kamu Hastanelerinde, Ağız Diş Sağlığı Hastanelerinde ve Merkezlerde kalan meslektaşlarımız, Sağlık Bakanlığının belirlediği sınırlar içerisinde ağız diş sağlığı hizmetini vermeye çalışıyor. Diş tedavilerinin neredeyse tamamının girişimsel olmasından ötürü yüksek enfeksiyon riski taşıması ve çalışma ortamlarının hala pandemi koşullarına uygun şekilde düzenlenmemesi nedeniyle tedavilerin büyük kısmı gerektiği gibi yapılamıyor. Bu durum, kamu ağız diş sağlığı hastaneleri ve merkezlerinden yeterli sağlık hizmeti alamayan vatandaşların da tepkisine, sistemdeki aksamalardan kaynaklanan öfkenin hekimlere yansımasına neden oluyor.

    Türkiye'de bilimsel dişhekimliğinin 113. Yılı
    Türkiye’de Bilimsel Dişhekimliğinin 113. Yılı

    Dişhekimleri, enfeksiyon kontrolü hususunda üst düzey eğitim almış meslek grubu olup gerekli bilgi ve deneyime sahiptir. Salgın sürecinin başında bulaş risklerine ilişkin önlemleri aldık, yeni çalışma protokollerini hazırladık. Özel kliniklerde çalışan meslektaşlarımız bu önlemleri süratle hayata geçirdi. Ekonomik zorluklar yaşayan dişhekimleri şimdiye kadar herhangi bir devlet desteği almadığı gibi açıklanan ekonomik destek paketlerinde de yer almadı.

    Ülkemizde salgın, hala epidemiyolojik verilerin raporlanması ve kamuoyuyla paylaşımında katılımcı ve şeffaf anlayıştan uzak şekilde, salgını sahada karşılayanları ve sağlık meslek örgütlerini sürece dahil etmeden yönetilmeye çalışılıyor.

    2021 Ocak ayında aşı tedarik edilip uygulamaya başlanmasına kadar çok sayıda sağlık emekçisini COVID-19 nedeniyle kaybettik. İlk aşamada sağlık çalışanlarının aşılanması ile birlikte en yüksek riski taşıyan bu grupta COVID-19 vakaları ve ölümler belirgin düzeyde azaldı. 

    Toplum bağışıklığının sağlanabilmesi için, en geç 3-4 ay içerisinde toplumun yüzde 70’inin aşılanabilmesi gerekiyordu. Ancak salgın tüm şiddetiyle devam ederken, yol gösterici kurumların raporları ve açıklamaları göz ardı edildi, eksik ve geç bilgilendirmeler belirsizliğin büyümesine sebep olarak aşı kararsızlığını arttırdı.  Salgına karşı oluşan desensibilizasyon, devam eden belirsizlikler ve aşılamanın yavaşlaması nedeniyle, bugün geldiğimiz noktada toplumsal bağışıklık hedefinden çok uzaktayız.

    Biliyoruz ki COVID-19 salgınından tamamen kurtulmak için aşılamadan daha etkili bir metot henüz mevcut değil. 

    Bu nedenle yurttaşların tereddütlerinin giderilip aşıya teşvik edilmesi ve aşılamanın hızlandırılması için meslek örgütleriyle işbirliği yapılması gerekir.

    Meslek tanımları dışında filyasyon uygulamasında görevlendirilen dişhekimlerinin yaşadığı sorunlar, ağız diş sağlığı merkezleri ve hastanelerinde hizmet vermeye devam eden dişhekimlerinin zorlu çalışma koşulları ve buna bağlı olarak yurttaşların sağlık hizmetine erişememesi, serbest çalışan dişhekimlerinin artan ekonomik sıkıntıları ve bitmek bilmeyen sağlıkta şiddet bizleri hızla tükenmişliğe sürüklerken genç meslektaşlarımızın gelecek kaygısı da büyümektedir.

    2002 yılında 19 olan dişhekimliği fakülte sayısı bugün 103’e ulaşmıştır. 2005 yılında 960 olan kontenjan 2021’de ise 88 fakültede 8356’ya ulaşmıştır. Siyasi rant için, plansızca açılan, akademik kadrosu ve teknik donanımı yetersiz diş hekimliği fakülteleri ve eğitim kalitesindeki düşüşle birlikte hekim sayısının kontrolsüz artması hem toplumdaki sağlık mesleği algısında değer kaybı yaratarak mesleğin itibarını sarsmakta, hem de toplum sağlığını riske atmaktadır. Genç işsizlik oranı %30’u geçmiş, ülke kaynakları verimsiz kullanılırken, mevcut işsiz ordusuna hekimler de eklenmektedir. Mezun olup devlet kurumlarına atanmayan, klinik açacak maddi gücü de olmayan genç meslektaşlarımız çalışmak zorunda oldukları için ya asgari ücretle özel kliniklerde çalışmakta ya da hekim dışı sermayenin tuzağına düşmekte, yaratılan hekim enflasyonu emeğimizi değersizleştirmektedir.

    Virüs karşısında en yüksek risk altında çalışan meslek grubunda olmamıza rağmen, COVID-19, hala meslek hastalığı olarak kabul edilmemekte, COVID yıpranması verilmemektedir.

    COVID-19 tüm sağlık çalışanları için meslek hastalığı kabul edilmelidir.

    Döner sermaye uygulaması ve performans sisteminin yanlışlığı salgın döneminde bir kez daha açıkça görülmüşken, kamuda çalışan meslektaşlarımız için talebimiz ek ödeme değil, insan onuruna yaraşır, emekliliğe yansıyan, güvenceli, eşit ve adil maaş artışıdır. 

    22 kasım dişhekimliği günü ve toplum ağız ve diş sağlığı haftası nedeni ile ankara dişhekimleri odası bir basın açıklaması yaptı. "türkiye'de bilimsel dişhekimliğinin 113. Yılı"
    22 Kasım Dişhekimliği Günü ve Toplum Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeni ile Ankara Dişhekimleri Odası bir basın açıklaması yaptı. “Türkiye’de Bilimsel Dişhekimliğinin 113. Yılı”

    Her şeye rağmen dünyada ve ülkemizde dişhekimliği mesleği, misyonu ve vizyonu itibarıyla gençler arasında öncelikle tercih edilmektedir. Genç meslektaşlarımızın geleceğini planlamak için nüfus artış hızından daha yüksek hızla, plansızca açılan, alt yapısı yetersiz fakülteler bir an önce kapatılmalı, var olan fakültelerin kontenjanları azaltılmalı, fakülteler kurulmadan önce meslek örgütleri ve akademiden görüş alınmalı, öğretim üyesi eksikliği tamamlanmadan fakülte açılmamalıdır. 

    Tüm bu sorunların çözümüne katkı sunmak için, yetkileri Anayasa’nın 135. Maddesi ile belirlenmiş olan kamu kurumu niteliğinde kurulmuş meslek birliklerinin ve odalarının süreçlere dahil edilmesi ve kamusal yetkilerinin korunması zorunluluktur. Meslek örgütleri özellikle pandemi döneminde alınacak önlemler, görevlendirmeler ve planlamalar ile ilgili görüş bildirmeli, karar mekanizmalarında söz sahibi olmalıdır.

    Bizler, deneyim ve birikimimizle mevcut sorunlara çözüm üretecek ulusal sağlık politikaları oluşturulması için katkı sunmaya hazırız.

    Yüksek enfeksiyon riski, sosyal ve ekonomik sorunlar, değişen çalışma koşulları, mobbing ve bitmeyen şiddetle mücadele ederken topluma karşı sorumluluğumuz ve mesleki yükümlülüğümüz gereği, toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi, ağız diş sağlığı düzeyinin yükseltilmesi konusunda üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.

    Çalışma koşullarımızın ve özlük haklarımızın iyileştirildiği sağlıklı günlere bir an önce kavuşmak umuduyla Toplum Ağız Diş Sağlığı Haftasını ve tüm meslektaşlarımızın 22 Kasım Dişhekimliği Günü’nü kutlarız.

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler

    İlgili Haberler