8 Ekim 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Türk zeytini ve zeytinyağı ihracatında kritik dönem: Akdeniz’in sıvı altını dünya pazarında neden kan kaybediyor?

Türk zeytini ve zeytinyağı ihracatında kritik dönem: Akdeniz’in sıvı altını dünya pazarında neden kan kaybediyor?

Seda Gökdemir - Seda Gökdemir
8 Ekim 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:13 dakikalık okuma
A A
0
Türk zeytini ve zeytinyağı ihracatında kritik dönem: Akdeniz'in sıvı altını dünya pazarında neden kan kaybediyor?
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türkiye, dünyanın en önemli zeytin ve zeytinyağı üreticileri arasında yer alırken, 2026 yılında ihracatta yaşanan sert düşüş dikkat çekiyor. Zeytinyağı ihracatı 2025-2026 sezonunun ilk 10 ayında miktar bazında yüzde 62 gerilerken, sofralık zeytin ihracatı daha dirençli bir performans gösterdi. Türk zeytinyağının küresel pazardaki konumu, üretim potansiyeli, fiyat rekabeti ve markalaşma ihtiyacı sektörün geleceği açısından belirleyici hale geldi.

Türkiye’nin binlerce yıllık tarım kültürünün en değerli ürünlerinden biri olan zeytin, yalnızca sofraların vazgeçilmezi değil, aynı zamanda ülke ekonomisi açısından stratejik bir ihracat ürünü olmayı sürdürüyor. Ege, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen zeytinlerden elde edilen zeytinyağı, kendine özgü aroması, kalitesi ve geniş kullanım alanlarıyla uluslararası pazarda önemli bir ticari değer taşıyor.

Akdeniz’in “sıvı altını” olarak nitelendirilen zeytinyağı, dünya genelinde sağlıklı beslenme eğilimlerinin yaygınlaşmasıyla daha fazla ilgi görüyor. Ancak Türkiye’nin sahip olduğu yüksek üretim kapasitesi, her zaman aynı ölçüde ihracat başarısına dönüşmüyor. Son yıllarda küresel fiyat hareketleri, üretim maliyetleri, iklim koşulları ve dış ticaret politikaları Türk zeytinyağı sektörünün rekabet gücünü etkiliyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine dayanan açıklamalara göre, 1 Kasım 2025 ile 31 Ağustos 2026 arasındaki dönemde Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı 17 bin 721 tona geriledi. Aynı dönemde ihracattan yaklaşık 96 milyon dolar gelir elde edildi. Bir önceki sezonun aynı dönemine kıyasla ihracat miktarında yüzde 62, gelirde ise yüzde 59 düşüş yaşandı. Söz konusu veriler, Türk zeytinyağının uluslararası pazardaki geleceği açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

Türk zeytinyağı ihracatında yüzde 62’lik sert düşüş

Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı, 2025-2026 sezonunda ciddi bir daralmayla karşı karşıya kaldı. Sektör verileri, üretim kapasitesi ile dış pazarlardaki satış performansı arasındaki farkın belirginleştiğini gösterdi.

2024-2025 sezonunun ilk 10 ayında yaklaşık 46 bin 452 ton zeytinyağı ihraç edilirken, 2025-2026 sezonunun aynı döneminde bu miktar 17 bin 721 tona düştü. İhracat geliri ise yaklaşık 231,6 milyon dolardan 96 milyon dolara geriledi.

Bu rakamlar, zeytinyağının Türkiye’nin tarımsal ihracatında karşılaştığı güçlükleri ortaya koyarken üreticiler, ihracatçılar ve sektör temsilcileri açısından yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Dikkat çeken bir diğer unsur ise ihracatın ortalama birim fiyatında yaşanan artış oldu. İlgili dönem karşılaştırmasında kilogram başına ortalama ihracat fiyatı yaklaşık 4,99 dolardan 5,42 dolara yükseldi. Ancak fiyat artışına rağmen ihracat miktarındaki sert düşüş nedeniyle toplam gelirde önemli kayıp yaşandı.

Sektör açısından bu durum, yalnızca yüksek satış fiyatlarına ulaşmanın yeterli olmadığını gösteriyor. Uluslararası pazarlarda kalıcı müşteri ilişkileri kurmak, rekabetçi fiyatlar sunmak ve düzenli ürün tedarik edebilmek de ihracat başarısının temel unsurları arasında bulunuyor.

Sofralık zeytin ihracatında 255 milyon dolarlık tarihi başarı

Zeytinyağı ihracatında yaşanan gerilemeye karşılık sofralık zeytin ihracatı, 2024-2025 sezonunda önemli bir başarıya imza attı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, söz konusu sezonda sofralık zeytin ihracatı 255 milyon 310 bin dolara ulaşarak tarihi bir gelir rekoru kırdı. İhracat geliri bir önceki sezona göre yüzde 22 artarken, toplam 100 bin 884 ton siyah ve yeşil zeytin 117 ülkeye gönderildi.

Siyah zeytin ihracatı yaklaşık 194 milyon dolarlık gelirle en büyük payı oluştururken, yeşil zeytin ihracatı 61 milyon doların üzerine çıktı.

Ancak 2025-2026 sezonunda sofralık zeytin ihracatında da kısmi gerileme görüldü. Eylül 2026’da açıklanan ilk 11 aylık dönem karşılaştırmasına göre ihracat miktarı yaklaşık 92 bin 500 tondan 82 bin 400 tona, ihracat geliri ise 234 milyon dolardan 222 milyon dolara düştü.

Bu tablo, sofralık zeytin ihracatının zeytinyağına kıyasla daha dirençli olduğunu gösterse de sektörün küresel ekonomik koşullardan ve uluslararası rekabetten etkilendiğini ortaya koyuyor.

Türkiye dünya zeytinyağı üretiminde kaçıncı sırada?

Türkiye, zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunuyor. Akdeniz havzasındaki güçlü üretim geleneği sayesinde İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus gibi ülkelerle aynı uluslararası pazarda rekabet ediyor.

Uluslararası Zeytin Konseyi’nin Aralık 2025’te yayımladığı verilere göre, 2024-2025 sezonunda dünya zeytinyağı üretimi yaklaşık 3 milyon 572 bin tona ulaştı. Türkiye’nin aynı sezondaki üretimi ise 505 bin ton olarak tahmin edildi.

Bu rakam, Türkiye’yi 2024-2025 sezonunda dünyanın ikinci büyük zeytinyağı üreticisi konumuna taşıdı.

Aynı dönemde İspanya yaklaşık 1 milyon 419 bin tonluk üretimle ilk sırada yer alırken, Tunus 340 bin ton, Yunanistan 250 bin ton ve İtalya 248 bin ton üretim gerçekleştirdi.

Bununla birlikte zeytinyağı üretimindeki sıralamalar yıldan yıla değişebiliyor. Zeytin ağaçlarının dönemsel ürün verme özelliği, iklim koşulları, kuraklık ve tarımsal maliyetler üretim miktarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılı bitkisel üretim verilerinde de zeytin üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 34,7 azaldığı açıklandı. Bu nedenle yüksek üretim kapasitesinin sürdürülebilir hale getirilmesi, sektörün öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.

Akdeniz’in sıvı altını neden bu kadar değerli?

Zeytinyağı, yalnızca bir yemeklik yağ olmanın ötesinde, dünyanın birçok ülkesinde gastronomi, turizm, kozmetik ve sağlıklı beslenme alanlarında kullanılan değerli bir ürün olarak öne çıkıyor.

Özellikle natürel sızma zeytinyağı, üretim kalitesi, aromatik özellikleri ve içerdiği biyoaktif bileşenler nedeniyle tüketicilerin ilgisini çekiyor.

Zeytinyağında bulunan tekli doymamış yağ asitleri ve bazı fenolik bileşikler, Akdeniz tipi beslenme düzeninin önemli unsurları arasında değerlendiriliyor. Ancak sağlık üzerindeki etkiler, yalnızca tek bir gıdanın tüketimine değil, genel beslenme alışkanlıklarına da bağlı.

Uluslararası Zeytin Konseyi’nin tahminlerine göre dünya zeytinyağı tüketiminin 2025-2026 sezonunda yaklaşık 3 milyon 248 bin tona ulaşması bekleniyor. Bu miktar, önceki sezona göre yaklaşık yüzde 1’lik artış anlamına geliyor.

Dünya genelinde zeytinyağına yönelik talebin devam etmesi, Türkiye gibi üretici ülkeler açısından önemli ticari fırsatlar yaratıyor.

Ancak uluslararası pazarda başarı sağlamak için yalnızca yüksek miktarda üretim yapmak yeterli olmuyor. Ürün kalitesi, gıda güvenliği, ambalajlama, marka bilinirliği ve lojistik altyapısı da tüketicilerin satın alma tercihlerini doğrudan etkiliyor.

Türkiye’nin en önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezleri

Türkiye’nin zeytin üretimi ağırlıklı olarak Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gerçekleştiriliyor. Farklı iklim ve toprak özellikleri, çeşitli zeytin türlerinin yetiştirilmesine imkân sağlıyor.

Balıkesir’in Ayvalık ve Edremit ilçeleri, Türkiye’nin en tanınmış zeytinyağı üretim merkezleri arasında bulunuyor. Bölgedeki geleneksel zeytincilik kültürü, zeytinyağı üretimini tarımsal faaliyet olmanın ötesinde önemli bir ekonomik ve turistik değer haline getiriyor.

Muğla’nın Milas ilçesi ise özellikle Memecik zeytin çeşidiyle dikkat çekiyor. Milas Zeytinyağı, Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret koruması altına alınan Türk ürünleri arasında yer alıyor.

Bursa’nın Gemlik ilçesi, sofralık siyah zeytin üretimindeki güçlü konumuyla biliniyor. Gemlik zeytini, kendine özgü özellikleri sayesinde hem iç pazarda hem de ihracatta önemli bir yere sahip.

Aydın, İzmir ve Manisa da yağlık zeytin üretimi, işleme tesisleri ve ihracat bağlantılarıyla sektörün önemli merkezleri arasında bulunuyor.

Mersin, Hatay, Gaziantep ve Kilis gibi illerde de zeytin yetiştiriciliği bölgesel tarım ekonomisine katkı sağlıyor.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilen zeytin çeşitlerinin kendine özgü aroma ve kalite özellikleri taşıması, Türk zeytinyağının uluslararası pazarda farklılaşması açısından önemli bir avantaj oluşturuyor.

Türk zeytinyağı ihracatında İspanya ve İtalya ile rekabet

Küresel zeytinyağı ticaretinde Türkiye’nin karşılaştığı en önemli rekabet, Akdeniz havzasındaki diğer üretici ülkelerden geliyor.

İspanya, yüksek üretim kapasitesi ve geniş uluslararası dağıtım ağıyla dünya zeytinyağı ticaretinde belirleyici bir konuma sahip. Büyük ölçekli üretim ve gelişmiş işleme altyapısı, İspanyol şirketlerine özellikle fiyat rekabetinde avantaj sağlayabiliyor.

İtalya ise zeytinyağı sektöründe güçlü marka bilinirliği, gastronomi kültürü ve ambalajlı ürün pazarıyla öne çıkıyor.

İtalyan markalarının dünya genelindeki tanınırlığı, zeytinyağının yalnızca tarımsal bir ürün olarak değil, aynı zamanda yüksek katma değerli bir tüketim ürünü olarak pazarlanabileceğini gösteriyor.

Tunus da son dönemde küresel pazarda güçlü bir rakip olarak dikkat çekiyor.

Ticaret Bakanlığının Eylül 2026’da yayımladığı bilgilere göre Tunus, Kasım 2025-Ağustos 2026 döneminde 381 bin 200 ton zeytinyağı ihraç etti. Bu miktar bir önceki sezonun aynı dönemine kıyasla yüzde 50,8 artışa karşılık geldi.

Tunus’un aynı dönemdeki ihracatının yüzde 85,5’ini dökme zeytinyağı oluşturdu.

Bu gelişmeler, Türk ihracatçıların hem fiyat hem de ürün kalitesi açısından yoğun bir rekabet ortamında faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor.

Dökme zeytinyağı ihracatı mı, markalı satış mı daha avantajlı?

Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında uzun yıllardır tartışılan temel konulardan biri, dökme satış ile ambalajlı ve markalı ihracat arasındaki denge.

Dökme zeytinyağı ihracatı, büyük miktarlarda ürünün kısa sürede dış pazarlara ulaştırılmasını sağlayabiliyor. Özellikle uluslararası gıda şirketleri ve büyük ithalatçılar, dökme ürün satın alarak kendi ülkelerinde şişeleme ve markalama işlemlerini gerçekleştirebiliyor.

Ancak bu ticaret modelinde üretici ülkenin marka bilinirliği sınırlı kalabiliyor. Ürünün nihai tüketiciye farklı bir marka altında ulaşması, menşe ülkenin tanıtım açısından elde edebileceği değeri azaltabiliyor.

Ambalajlı ve markalı ihracat ise üretici şirketlere ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturma fırsatı sunuyor.

Bununla birlikte ambalajlı ürün ihracatında pazarlama, dağıtım, depolama ve uluslararası market zincirlerine giriş maliyetleri daha yüksek olabiliyor.

Uzun vadede Türk zeytinyağının dünya pazarındaki marka değerini artırmak için ürün kalitesinin korunması, güçlü dağıtım ağlarının kurulması ve tüketici odaklı pazarlama çalışmalarının geliştirilmesi önem taşıyor.

Türk zeytinyağı en çok hangi ülkelere ihraç ediliyor?

Türk zeytinyağı ihracatında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve çeşitli Avrupa ülkeleri önemli pazarlar arasında yer alıyor.

Özellikle zeytinyağı üretimi sınırlı olan ancak tüketimi yüksek ülkeler, Türk ihracatçıları açısından önemli ticari fırsatlar sunuyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği verilerine göre, 2024-2025 sezonunda zeytinyağı üreticisi olmayan ülkelere yapılan ihracat 45 bin 501 ton olarak gerçekleşti. Önceki sezona kıyasla bu pazarlardaki miktar kaybı yaklaşık yüzde 3 seviyesinde kaldı.

Aynı sezonda ABD, Kanada ve Avustralya’ya gerçekleştirilen toplam zeytinyağı ihracatı yüzde 17 artarak 25 bin 202 tona ulaştı.

Bu ülkelerdeki tüketici pazarları, Türk markalarının uluslararası görünürlüğünü artırması açısından önemli kabul ediliyor.

Özellikle Kuzey Amerika pazarında sağlıklı beslenme ve Akdeniz mutfağına yönelik ilgi, zeytinyağı üreticilerine yeni müşteri kitlelerine ulaşma imkânı sağlıyor.

Ancak güçlü rakip markaların bulunduğu bu pazarlarda kalıcı başarı elde edebilmek için fiyat, kalite, güvenilir tedarik ve marka bilinirliğinin birlikte yönetilmesi gerekiyor.

Kuraklık ve iklim değişikliği zeytin üretimini nasıl etkiliyor?

İklim değişikliği, zeytin ve zeytinyağı sektörünün uzun vadeli geleceğini etkileyen önemli riskler arasında yer alıyor.

Zeytin ağacı kuraklığa görece dayanıklı bir bitki olmasına rağmen uzun süreli su yetersizliği, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim miktarını ve ürün kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.

Özellikle çiçeklenme döneminde yaşanan aşırı sıcaklıklar, meyve tutumunu azaltarak verim kaybına neden olabiliyor.

Uzun süreli kuraklık koşulları ise zeytin meyvesinin gelişimini ve yağ birikimini etkileyebiliyor.

Türkiye’nin önemli zeytin üretim bölgelerinde su kaynaklarının etkin kullanılması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından giderek daha fazla önem kazanıyor.

Damla sulama sistemleri, toprak neminin takip edilmesi, uygun budama yöntemleri ve bölgesel iklim koşullarına göre üretim planlaması yapılması, verimlilik açısından değerlendirilen uygulamalar arasında bulunuyor.

Dijital tarım teknolojilerinin yaygınlaşması da üreticilerin su tüketimini ve tarımsal maliyetleri daha etkin yönetmesine yardımcı olabilir.

Coğrafi işaretli Türk zeytinyağları ihracatta neden önemli?

Küresel gıda ticaretinde tüketiciler, satın aldıkları ürünlerin üretim bölgesine, kalitesine ve özgün özelliklerine giderek daha fazla önem veriyor.

Bu noktada coğrafi işaretli ürünler, Türk zeytin ve zeytinyağı sektörüne önemli bir rekabet avantajı sağlayabilecek araçlar arasında bulunuyor.

Ayvalık Zeytinyağı, Milas Zeytinyağı, Mut Zeytinyağı ve Gemlik Zeytini gibi ürünler, Türkiye’nin bölgesel üretim kültürünü temsil eden önemli değerler arasında yer alıyor.

Coğrafi işaretler, ürünlerin belirli bir bölgeyle bağlantılı özelliklerinin korunmasına ve taklit ürünlerle mücadele edilmesine katkı sağlıyor.

Ancak coğrafi işaret tescili tek başına yüksek ihracat geliri anlamına gelmiyor.

Bu ürünlerin uluslararası pazarlarda tanıtılması, kalite standartlarının düzenli denetlenmesi ve tüketicilere ürünün özgün özelliklerinin anlatılması gerekiyor.

Özellikle natürel sızma zeytinyağında hasat zamanı, zeytinin bekletilmeden işlenmesi, sıkım sıcaklığı, depolama koşulları ve ürünün ışık ile oksijenden korunması kalite açısından belirleyici unsurlar arasında bulunuyor.

Kalite odaklı üretim anlayışı, Türk zeytinyağının yalnızca fiyatla rekabet eden bir ürün olmaktan çıkarak uluslararası pazarlarda daha yüksek katma değer yaratmasına katkı sağlayabilir.

2026-2027 zeytin ve zeytinyağı sezonunda Türkiye’yi neler bekliyor?

Türkiye’de yeni zeytin hasadı öncesinde sektör temsilcilerinin gündeminde üretim miktarı, fiyatlar ve ihracat potansiyeli bulunuyor.

Eylül 2026 sonunda İzmir’de gerçekleştirilen sektör değerlendirmelerinde, 2026-2027 sezonu için 500 bin ila 600 bin ton arasında zeytinyağı üretimi beklentileri dile getirildi.

Ancak bu rakamların kesinleşmiş resmî rekolte sonuçları değil, sektörün erken dönem tahminleri olduğu belirtilmeli.

Yeni sezonda üretimin artması, iç piyasa arzını güçlendirebilir ve ihracatçılara daha fazla ürün sunma imkânı yaratabilir.

Bununla birlikte yüksek üretimin doğrudan yüksek ihracat gelirine dönüşmesi garanti değil.

Uluslararası zeytinyağı fiyatları, rakip ülkelerin rekolteleri, döviz kuru, işçilik maliyetleri, enerji giderleri ve lojistik koşulları ihracat performansını etkilemeye devam edecek.

Ayrıca dünya pazarlarında Türk zeytinyağının marka bilinirliğinin artırılması ve yeni müşteri bağlantılarının geliştirilmesi de sektörün geleceği açısından önem taşıyor.

Türk zeytinyağının geleceğinde markalaşma ve katma değer öne çıkıyor

Türkiye, köklü zeytincilik kültürü, geniş üretim alanları, farklı zeytin çeşitleri ve güçlü tarımsal altyapısıyla dünya zeytin ticaretinde önemli bir potansiyele sahip.

Ancak 2025-2026 sezonunda yaşanan ihracat düşüşü, yüksek üretim kapasitesinin tek başına uluslararası ticarette güçlü bir konum elde etmek için yeterli olmadığını gösterdi.

Sektörün uzun vadeli başarısında sürdürülebilir üretim, kalite standartlarının korunması, üretici maliyetlerinin yönetilmesi, coğrafi işaretli ürünlerin desteklenmesi ve markalı ihracatın geliştirilmesi belirleyici olacak.

Özellikle Türk zeytinyağının yalnızca dökme ürün olarak değil, kendi markaları ve bölgesel kimliğiyle dünya raflarında daha fazla yer bulması, sektörün katma değer yaratma potansiyelini güçlendirebilir.

Akdeniz’in sıvı altını olarak nitelendirilen zeytinyağı, Türkiye açısından yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik, kültürel ve ticari değer taşıyor.

Türkiye’nin önündeki temel hedef, bu değeri sürdürülebilir tarım uygulamaları, modern üretim teknolojileri ve güçlü ihracat stratejileriyle dünya pazarında kalıcı bir rekabet avantajına dönüştürmek.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Eski eşini tabancayla öldürüp, kendi yaşamına son verdi

Sonraki Haber

Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı

Seda Gökdemir

Seda Gökdemir

İlgili Haberler

7 Ekim’den bugüne Gazze: Üç yılda on binlerce ölüm, büyük yıkım
Özel Haber

7 Ekim 2023’ten bugüne Gazze: Üç yılda on binlerce ölüm, büyük yıkım

7 Ekim 2026
Yapay zekâ etiği ve AI regülasyonu: Türkiye’de yapay zekâ için hukuki sorumluluk dönemi başlıyor mu?
Özel Haber

Yapay zekâ etiği ve AI regülasyonu: Türkiye’de yapay zekâ için hukuki sorumluluk dönemi başlıyor mu?

7 Ekim 2026
Ahilikten e-ticarete: 800 yıllık esnaf kültürü dönüşüyor
Özel Haber

Ahilikten e-ticarete: 800 yıllık esnaf kültürü dönüşüyor

7 Ekim 2026
Gençlerde kanser vakaları artıyor mu? Dünya Kanser Araştırma Fonu yeni verileri açıkladı
Özel Haber

Gençlerde kanser vakaları artıyor mu? Dünya Kanser Araştırma Fonu yeni verileri açıkladı

6 Ekim 2026
Anayasa ve şehircilik kesişiminde kamusal alan: Haklar, sınırlar ve yetkiler
Özel Haber

Anayasa ve şehircilik kesişiminde kamusal alan: Haklar, sınırlar ve yetkiler

6 Ekim 2026
Filizlenmiş patates yenir mi? Ne zaman atılmalı?
Özel Haber

Filizlenmiş patates yenir mi? Ne zaman atılmalı?

6 Ekim 2026
Sonraki Haber
Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı

Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı
Yerel Haberler

Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı

8 Ekim 2026
Türk zeytini ve zeytinyağı ihracatında kritik dönem: Akdeniz'in sıvı altını dünya pazarında neden kan kaybediyor?
Özel Haber

Türk zeytini ve zeytinyağı ihracatında kritik dönem: Akdeniz’in sıvı altını dünya pazarında neden kan kaybediyor?

8 Ekim 2026
Eski eşini tabancayla öldürüp, kendi yaşamına son verdi
Yerel Haberler

Eski eşini tabancayla öldürüp, kendi yaşamına son verdi

8 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Hicaz narında hasat dönemi başladı

8 Ekim 2026
Yaşam

ASELSAN’dan 125 milyon dolarlık ihracat anlaşması

8 Ekim 2026
Yaşam

Orman yangınında vücudunun yüzde 40’ı yanan kedi ‘Luna’, yaşam savaşını kazandı

8 Ekim 2026
Yaşam

Sümeyra öğretmen ile evlenen Güney Koreli Lee hem Müslüman hem Trabzonsporlu oldu

8 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Polonyalı turistin ilk tercihi Türkiye

Polonyalı turistin ilk tercihi Türkiye: ‘Türk Rivierası’ ilk sırada

- Haberton
8 Ekim 2026

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Türkiye'nin yüzde 28,3 payla Polonyalıların organize yurt dışı tatil tercihlerinde...

Türk zeytini ve zeytinyağı ihracatında kritik dönem: Akdeniz’in sıvı altını dünya pazarında neden kan kaybediyor?

7 Ekim 2023’ten bugüne Gazze: Üç yılda on binlerce ölüm, büyük yıkım

Yapay zekâ etiği ve AI regülasyonu: Türkiye’de yapay zekâ için hukuki sorumluluk dönemi başlıyor mu?

Ahilikten e-ticarete: 800 yıllık esnaf kültürü dönüşüyor

Güncel Haber

Hicaz narında hasat dönemi başladı

Hicaz narında hasat dönemi başladı

8 Ekim 2026
Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı

Kuşadası açıklarında 10 kaçak göçmen yakalandı

8 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton