Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, TBMM’de yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında yaptığı konuşmada anlaşma kapsamında Türk askerinin Suudi Arabistan’a konuşlandırılabileceği ve Türkiye’nin Yemen’deki çatışmaya taraf haline gelebileceği iddiasını gündeme taşıdı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Değerli arkadaşlar. AK Parti dış politikamızı milli çıkarlarla belirlemeyi bırakmıştır. Meclis’in açılış günü fiilen ilk kez çalışacağı gün olduğu için konu çok önemli. O yüzden bu konuyu da konuşmak durumundayım. Dış politikadaki keyfilikler milletimize çok pahalıya mal oluyor. Erdoğan 2019’da Suudi Arabistan’ı Yemen konusunda eleştiriyordu. ‘Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen’i bu hale kim getirdi?’ diyordu. Arabistan Yemen’e harekat planlarken, şimdi onunla birlikte oldu. 7 Ağustos’ta Mekke’de Suudi Arabistan, Pakistan ile ittifak anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre üç ülkeden birine yapılan silahlı saldırı hepsine yapılmış sayılacak. Yani artık Suudilerin meselesi bizim meselemiz olacak. Buradan önce şunu söyleyeyim. Trump’ın Ortadoğu’daki yeni düzeni, ‘Örgütler yok devletler var.’ O yüzden Suriye’deki bütün örgütler merkezi yönetime dahil edildi. Suriye yönetimini muhatap kabul ediyor. Trump’ın kurduğu düzene göre bölge ülkelerini, Ortadoğu’daki ülkeleri, biz aslında Ortadoğu’ya değil Avrupa’ya tabiyiz. Onların kategorisindeyiz ama bizi Ortadoğu’ya sayıyorlar. Maalesef bunlar da susuyorlar. Ortadoğu’da ‘Hizaya geç’ dedi Trump. ‘Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır, Türkiye siz dördünüz birsiniz. Birlikte hareket edeceksiniz.’ Mısır baktı pabuç pahalı, ‘Ben bu işte yokum’ dedi. Bu ittifaktan ayrıldı. Bizimkiler bayram değil, seyran değil Suudi Arabistan ve Pakistan ile ittifak kurdular. ‘Ona saldıran bana saldırmıştır diye kabul ediyorum’ dediler. Türkiye’nin deneyimli dış politikacıları şunu hatırlatıyor. ‘Saldırmazlık paktı, ortak savunma paktları barış döneminde kurulur. Caydırmak için kurulur. ‘Saldırırsan, biz biriz’ denir caydırıcı güç oluşturulur. Savaştaki bir ülkeyle bu anlaşmayı imzalamak doğrudan savaşa taraf olmaktır. Bugün bu anlaşmayı imzalamak suretiyle Türkiye’yi sıcak bir savaşa doğru sürüklüyorlar.’ Birileri öyle konuşmasın. Diyorlar ki ‘Acaba Mekke’yi savunmak bize mi nasip olacak?’ Kardeşim Suudi Arabistan’ın dünya kadar parası, imkanı, silahı, başına kendi açtığı dertler ortada. Bu Suudi Arabistan Prensi Cemal Kaşıkçı’yı İstanbul’da öldürttü, cayır cayır eritti, kemiklerini çantalarda taşıtlı. Erdoğan ‘Katil’ dedi, ‘İki elim yakanda’ dedi. Amerika ‘Barış’ deyince barıştı. ‘Yolla’ deyince katilleri yolladı. Şimdi birlikte Suudi Arabistan’ın Yemen ile olan savaşına tarafa olacaklar. Dün akşam da gitmişler Genelkurmay Başkanımız, Dışişleri ve Savunma Bakanları fiili durum yaratarak asker konuşlandırmasına orada karar vermişler. Bir kere herkes şunu bilsin. Anayasa 90 var, kapı gibi ortada. Uluslararası anlaşmalar öyle işin içinde asker varsa, silah varsa gelecek bu Meclis’te onaylanacak. Uluslararası anlaşma öyle bir yaprak olmaz. Basın bildirisi gibi olmaz. Peçeteye imzalanmış temenni metni gibi olmaz. Her yönüyle belli olur. Kağıda dökülür, Dışişleri Komisyonunda görüşülür. Meclis’e gelir ve kimin ne oy verdiği kayda geçecek şekilde açık oylamayla tarih önünde karara bağlanır. Sen anlaşmayı getirmeden, doğru formatta bir anlaşma daha ortada yokken, Cumhurbaşkanınca Meclis’e yollanmamışken, Meclis Başkanınca kanun teklifine dönüştürülmemişken, Dışişleri Komisyonunda görüşülmemişken dün karar vermişler. Asker gelecek, bir de rahatlatmak için güya lafa bak ülkeler mevzuatlarına göre bu kararı alacak. Bizim mevzuatımız ne? Kararı Meclis alır. Orada bizim bakan Meclis’in alacağı kararı taahhüt eden imzayı atıyor arkadaşlar. Bu milletvekillerinin ne oy kullanacağına Riyad’a gitmiş, Trump’ın talimatıyla Suudi Arabistan ile, Pakistan ile birleşmiş. Mehmetçiği ölüme gönderebilecek anlaşmaya, Meclis’e anlaşma gelmeden, gelse ne yazar. Anayasanın bu sefer de 92’si var. ‘Asker gidecekse karar tekrar Meclis’ten geçecek.’ Bu yapılmadan gidip de anlaşmalar imzalayıp Mehmetçiğin oraya konuşlandırılması ile ilgili taahhütte bulunuyorlar. Trump’ın Ortadoğu düzeninin bir parçası olmayı kabul etmiyoruz. Anayasanın amir hükümlerine göre usulüne uygun görüşüp kabul edilmemiş uluslararası anlaşmayı kabul etmiyoruz. Mehmetçik’i 100 yıl sonra Yemen çöllerine sürecek maceracılığı, Trump’ın emir askerliğini kabul etmiyoruz.”













