27 Ekim 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Tiyatro: Semboller ve Motifler

Tiyatro: Semboller ve Motifler

Hasan Ali Çölük - Hasan Ali Çölük
25 Şubat 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:10 dakikalık okuma
A A
0
Tiyatro: Semboller ve Motifler

Tiyatro: Semboller ve Motifler

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bu yazıda sizlere tiyatronun sandığınız kadar yüzeysel olmadığını göstermek için bilindik tiyatrolar üzerinden örnekler vererek yazarların kullandıkları motifleri ve bunların anlamlarını anlatacağım.

Ama öncelikle tiyatroyu daha yakından tanımamız adına tiyatronun tarihsel gelişim sürecinden bahsedeceğim.

Tiyatronun Kökeni

“Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü” diye tanımlıyor. Peki bu tiyatro dediğimiz şey nereden geliyor?

Aslında tiyatronun kökeni ilkel ritüellere dayanıyor. Yani temelleri; insanların kendilerinden üstün kabul ettiği varlıklar için düzenlediği törenler, o törenlerde yapılan danslar ve sesler ile atılmıştır diyebiliriz.

Ancak bu haliyle sanattan oldukça uzak!

O yüzden gelin beraber tiyatronun günümüze gelene kadar nasıl değişip geliştiğine bakalım.

Antik Yunan Tiyatrosu

Antik Yunan tiyatrosuyla şu anki tiyatro düşüncesini oluşturan ilk adımlar atılmıştır. Bu dönemde tiyatroya eğitici özellikler verilmiş, toplumun estetik duygusunu geliştirme görevi yüklenmiştir.

Tiyatronun bu dönemde insanları, ahlaka ve erdemli olmaya yönlendirmesi hedeflenmiştir.

Roma Tiyatrosu

Roma tiyatrosunda yazarlar Antik Yunandaki kuralları takip ederek eserleri kendi toplumlarına, kültürlerine uyarlamıştır.

Orta Çağ Tiyatrosu

Orta Çağ’da din adamları; tiyatronun insanı dünyevi zevklere sürükleyerek bağımlı hale getirdiğini söylemiş ve tiyatroyu yasaklamıştır. Ancak sonrasında tiyatro etkinliklerini ellerine almaya karar vermiş ve insanları sadece dine ve ibadete teşvik edecek içeriklerin sunulmasına izin vermişlerdir. Kilise bununla kalmayıp İncil’den bölümleri de oyunlaştırıp sergilemiştir.

Rönesans

Rönesans ile kiliseye olan güven yıkılmış ve bu tiyatroya da yansımıştır. Yazarlar eskiden olduğu gibi yazmaya başlamış ve eserlerinde dinin dışına çıkmıştır. Rönesans kuramcıları Antik Yunan tiyatrosunu kendilerine model belirlemiş ve Antik Yunan tiyatrosundaki kuralları değişmez olarak kabul etmiştir. Böylece Klasik Dönemin de temelleri atılmıştır.

Klasik Dönem Tiyatrosu

Bu dönemde yazarlar Aristoteles’in Poetika adlı eserinde belirlediği tragedya ve komedya kurallarını benimsemiş, bu kuralları detaylandırmıştır. Hatta değişmez üç birlik kuralı bu dönemde oluşturulmuş ve dönemin yazarları bu kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmış, belirlenen kuralların dışına çıkmamaya özen göstermişlerdir.

Klasik Dönem tiyatrosunda iç çatışma ön plana çıkmaktadır. Oyun karakterleri, ağırlıklı olarak duygularını ve düşüncelerini sesli düşünerek seyirciye aktarmıştır.

Genel olarak şiirsel bir dil tercih edilmiş ve tiyatronun soylu kesime hitap etmesi amaçlanmıştır. Bu yüzden klasik dönemde halk, tiyatrodan uzaklaşmıştır.

Romantik Dönem Tiyatrosu

Romantik dönemde klasik dönemden kalan katı kurallar esnetilmiştir. Bu dönemde yazarlar, seyirciyi duygusal olarak etkilemeyi ve vermek istedikleri mesajları duygular üzerinden vermeyi hedeflemişlerdir. Genelde günlük olaylar ve konuşma dilinin kullanılması tercih edilmiştir. Bu yönden romantik dönem sadece soylulara değil halka da hitap etmiştir.

Ancak gelişen ve değişen toplum ile beraber dönem eserleri gerçeklikten kopuk ve fazla romantik bulunarak eleştirilmeye başlanmıştır. Bununla beraber yeni bir düşünce şekillenerek tiyatro dalında hakimiyet kurmaya başlamıştır.

Gerçekçi Dönem Tiyatrosu

19. yüzyılda bilim, sanayi ve psikoloji alanları öne çıkmakla beraber bir sürü alanda gelişme yaşanmıştır. Ve elbette bu gelişmelerden tiyatro da etkilenmiştir.

Hem gerçeği yansıtmadığı eleştirileriyle hem de dönemin büyük gelişmeleri karşısında aşk hikayeleri ilgi çekmemeye ve önemsizleşmeye başlamış, bununla beraber romantizm terk edilmiştir. Eserlerde bilim, toplumsal sorunlar ve hayatın gerçeklerine yoğunlaşılmış, gerçekler olduğu gibi aktarılmıştır. Bu dönemde seyirciyi toplumsal sorunlar üzerine düşündürmek amaçlanmıştır.

Hem metinlerde hem sahnede gerçekçiliğe önem verilmiştir. Bu doğrultuda şiirsel dil yerine günlük konuşma dilinin kullanılması daha uygun bulunmuştur. Sahne dekorlarının da gerçeğe uygun olmasına dikkat edilmiş, böylece gerçekçi bir etki oluşturmaya çalışılmıştır.

Lakin 19. yüzyıl sonlarına doğru gerçekçilik de eleştirilmeye başlanmış ve bu düşünceye zıt görüşler ortaya çıkmıştır.

20. Yüzyıl Tiyatrosu

20. yüzyıl tiyatrosunda fütürizm, ekspresyonizm gibi yeni akımlar ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde sahnede görsel imgelere oldukça önem verilmiştir. Seyirci ve sahne arasındaki ilişki gözden geçirilmiş; söz arka plana atılmış ve görsel iletişim öne çıkmıştır.

Okurken Fark Etmedikleriniz!

Aslında tiyatrolar çoğumuzun ilk okuduğunda anlamadığı ya da okurken dikkatimizi çekmeyen detaylarla dolu. İşte şimdi bunlardan bazılarını inceleyecek; yazarların kullandığı sembollerin ve motiflerin neyi temsil ettiğini göreceğiz.

Üç Kız Kardeş, Anton Çehov

1890 yılında Rus yazar Anton Pavloviç Çehov tarafından kaleme alınan ve dram türünde olan Üç Kız Kardeş, gerçekçi dönem eseridir.

Çehov bu tiyatrosunda; babalarının görevi yüzünden bir süre taşrada yaşamak zorunda kalmış olan üç kız kardeşin, babalarının ölümünden sonra hayallerini süsleyen büyük şehre geri dönme planları yapmasını ele alır. Ancak üç kız kardeş ne kadar hevesli olsalar ve umutlarını kaybetmeseler de harekete geçmeyişleri yüzünden ne Moskova’ya dönebilirler ne kaderin ellerinde olanları da almasına engel olabilirler.

Bu kardeşlerin başından geçenleri anlatan tiyatromuz belki de hiç görmediğiniz başka neleri anlatmaya çalışıyor, gelin bakalım.

Nataşa’nın Yeşil Kuşağı:

Nataşa karakteri, üç kız kardeşin abisi olan Andrey’in eşidir. Kendisi oldukça meraklı ve baskın biridir.

İlk perdede bahsi geçen Nataşa’nın takmış olduğu yeşil kuşak, üç kız kardeşin en büyüğü olan Olga tarafından uygunsuz bulunur. Aslında bu yeşil kuşak üzerinden Olga’nın; Nataşa’nın taşralı olmasından kaynaklı onu zevksiz ve kaba bulduğu gösterilir. Nataşa’nın yeşil kuşağı burada sosyolojik bir simgeye dönüşmüştür.

Dördüncü perdede ise Nataşa, kardeşlerin en küçüğü İrina’nın kuşağını eleştirir. Bu da bizlere aristokrasinin bittiğini gösterir.

Anahtar:

Anahtar, ev sahipliğini sembolize eder. Oyunun başında bu anahtara kız kardeşlerin ablası Olga sahip olsa da oyunun sonunda anahtar Nataşa’nın elindedir. Bu da bizlere artık evin başında Nataşa’nın olduğunu söyler.

Diller:

Oyun Rusça yazılmasına rağmen Fransızca ve Latince cümleler de içermektedir. Fransızca aristokrasinin dili olarak görülür ve Nataşa da zaman zaman Fransızca konuşmaya çalışmaktadır. Bu Nataşa’nın sınıf atlama çabasını simgeler.

Hamlet, William Shakespeare

Hamlet, Shakespeare tarafından yazılan trajedi türünde bir tiyatrodur. Oyun Danimarka’da geçmektedir. Shakespeare bize bu oyununda; Hamlet’in babası olan Danimarka Kralının ölmesiyle birlikte amcası olan Kral Claudius’un tahta geçmesini, ardından amcasının annesi Kraliçe Gertrude ile evlenmesi ve bunların devamında yaşanan olayları anlatır.

İlk başlarda Hamlet babasının ölümünün yasını tutmakta ve aynı zamanda kendi hakkı olan tahta, amcasının geçmiş olmasının sebebini sorgulamaktadır. Bunun üzerine annesi ile amcasının evliliği onu iyice rahatsız eder.

Bir gün iki arkadaşı ona babasının hayaletinin etrafta gezindiğini söyler. Bir gece hayaletle karşılaşan Hamlet hayalet sayesinde babasının amcası tarafından öldürüldüğünü öğrenir. Bunun üzerine Hamlet gerçeği araştırıp babasının intikamını almak için çabalamaya başlar.

Olaylar böyle ilerlerken William Shakespeare oyunun içine nasıl detaylar eklemiş şimdi onu inceleyeceğiz.

Kafatası:

Hamlet’in 5. perde 1. sahnede konuşmuş olduğu kafatası sarayın soytarısı Yorick’indir.

Hamlet mezar kazıcısıyla sohbetinin üzerine Yorcik’in kafatasını alarak şu sözleri söyler; “Eyvah, zavallı Yorick!” Hamlet Yorick ile geçirmiş olduğu zamanlardan bahsederken sadece geçmişe dönmekle kalmaz, hayatın sonsuz olmadığı gerçeği ile de yüzleşir.

Kafatası Hamlet için düşündürücü bir unsur, ölümü ve ölümün kaçınılmazlığının sembolü olur. Bu, Hamlet’e statüsü fark etmeksizin herkesin aynı sonu paylaşacağını gösterir ve Hamlet’i ölümün soyut örneğiyle baş başa bırakır. Türk fotoğraf sanatçısı Timurtaş Onan’ın ve Fransız fotoğraf sanatçısı Nicolas Joyeux’nün imgelerinin birbirleri ile karşılaşarak tektonik plakalar gibi çarpışması “izleyiciye atılan bir füze” (Benjamin) misali sembolik gerçekliğin karmaşık yapısını ortaya çıkarıyor.

Nicolas Joyeux dört bir tarafa dağılmış olan maddenin detaylarını triptikler şeklinde sunar. Fotoğrafçı, gerçeğin bir kesitini ortaya koymaktadır. Her bir ayrıntıda insanı tanrısallaştıran kozmik güçler dolaşmakta ve sonsuz büyüğü sonsuz küçüğe bağlamaktadır. Diğer bir deyişle ayrıntılar bütünü içerebilirken, kozmosun tüm enerjisi kutsal formun kapsamında toplanmaktadır.

Kutsallığın içsel deneyimi bizlerde çekici ve itici olmak üzere çift yönlü duyguların oluşmasına neden olur. Kutsallığın duygusal prizması, ürkütücü ya da yüce olan karşısında verilen tepkilerde yatar. Bu « antipatik sempati ve (bu) sempatik antipati » (Kierkegaard) entelektüel temsiller eşliğinde kutsal ürperişlere neden olur. Kutsallık duygusu elbette dini mekan ve nesnelerin ötesinde bir buluşmadır. Kimi doğal kargaşaların yoğunluğu, Timurtaş Onan’ın kendine has bir ruha sahip metruk binaları gibi yakalanması güç, gizemli, bilinmeyen yerlerin karşısında ve hatta eşsiz, dahası mucizevi bir olgu karşısında canlanabilir.

Tiyatro olgusu ve bir mimari yapı elemanı olarak tiyatro yapısı her zaman din, kült ve ritüel kavramlarıyla iç içe olmuştur. Bereket kavramıyla ilişkili rimellerin ön plana çıkarıldığı Doğu dinlerinde ve sonrasında Doğulu öğelerin baskın bir role sahip olduğu Yunan dininde karşılaşılan kült tiyatrolarıyla başlayan tiyatro ve kutsal alan birlikteliği, Roma Cumhuriyet Dönemi’nden itibaren sistematik bir anlayışla tasarlanan anıtsal bir yapı bütününe dönüşmeye başlamıştır. Roma İmparatorluk Dönemi’yle birlikte geniş bir coğrafyaya yayılma imkanı bulan bu yapı kompleksleri, izlenen Roma siyasetine bağlı olarak kökenlerindeki ‘kült yapısı’ özelliğinden bir şey kaybetmeden dönemin din politikalarına hizmet etmeye başlamıştır. Diğer Roma eyaletlerinin aksine Anadolu’da sadece birkaç örnekle temsil edilen bu yapı bütünü, diğer birçok örnekle aynı işleve sahip olmuş ve İmparatorluk kültüne hizmet etmiştir. Bu çalışmada tiyatro ve tapınak yapılarının sistemli bir mimari bütün oluşturma süreci ve zaman içerisinde değişen kült fonksiyonları ele alınmaktadır. Söz konusu mimari oluşum incelenirken Öncelik, bir temel oluşturması açısından Ege ve Roma dünyası içinde farklı karaktere sahip tapınak ve tiyatro kavramlarının özetlenmesine verilmiştir. Araştırma konusu belirli bir kronolojik ve coğrafi düzen gözetilerek, kült kökenleri, etkilenmiş olabilecekleri coğrafya ve kültürler temelinde ele alınan tiyatro-tapınak kompleksi örnekleri dahilinde detaylandırılmaya ve mimari bir sınıflandırma oluşturulmaya çalışılmıştır. Farklı dönemlerde, farklı mimari formlar altında karşılaşılan tiyatro-tapınak kompleksleri, çeşitli dönemlere ait resmi din politikalarının ve siyasi propagandaların gözlemlenebildiği önemli kamusal merkezlerden biri olmuştur.
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Mesleğim üzerine!

Sonraki Haber

Pevrul Kavlak için cenaze töreni düzenlendi

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük

Hasan Ali Çölük, Erzincan doğumlu. AÖF'de radyo televizyon programcılığı okuyor. Tiyatro ve etnik müzikle uğraşıyor, 

İlgili Haberler

Arkadaşım, danışman, asansör ve mevki sahibi bir çift
Yazarlar

Arkadaşım, danışman, asansör ve mevki sahibi bir çift

27 Ekim 2026
"Sür çıkar ağyârı dilden": Zihindeki lüzumsuz adamları kapı dışarı etme rehberi
Yazarlar

“Sür çıkar ağyârı dilden”: Zihindeki lüzumsuz adamları kapı dışarı etme rehberi

27 Ekim 2026
Yazarlar

Bu hafta sevgili yazar Nuran Tekbaş’a misafir olduk

27 Ekim 2026
Vâsıl-ı cânâne olmak mı, Beşevler Metrosu'nda tutunmak mı?
Yazarlar

Vâsıl-ı cânâne olmak mı, Beşevler Metrosu’nda tutunmak mı?

26 Ekim 2026
Her şeye yetişirken kendimize geç kalmak
Yazarlar

Her şeye yetişirken kendimize geç kalmak

26 Ekim 2026
Yazar Fatma Çarıklıoğlu ile kadın ve edebiyat
Yazarlar

Yazar Fatma Çarıklıoğlu ile kadın ve edebiyat

26 Ekim 2026
Sonraki Haber
Pevrul Kavlak için cenaze töreni düzenlendi

Pevrul Kavlak için cenaze töreni düzenlendi

En Güncel Haberler

Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye derbi sonrası sert yanıt: “Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış!”
Spor Haberleri

Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye derbi sonrası sert yanıt: “Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış!”

27 Ekim 2026
DMM'den tutuklu Hasan Mutlu'nun sağlık durumuna ilişkin açıklama
Öne Çıkan

DMM’den tutuklu Hasan Mutlu’nun sağlık durumuna ilişkin açıklama

27 Ekim 2026
MHP'li Murat Saral cinayetinde karar! Çocukluk arkadaşı tutuklandı
Gündem

MHP’li Murat Saral cinayetinde karar! Çocukluk arkadaşı tutuklandı

27 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Antalya’da su altı ekosistemini koruma projesi: ‘Üç Adalar’ saha ziyareti gerçekleştirildi

27 Ekim 2026
Yaşam

Datça’da sağanak nedeniyle yollar göle döndü

27 Ekim 2026
Yaşam

‘Polisiz’ deyip 1,2 kilo altını alarak dolandıran 3 şüpheli tutuklandı: “14 yıllık emeğimizi istiyorum”

27 Ekim 2026
Yaşam

Bingöl’de 7 büyüklüğünde deprem senaryolu tatbikat

27 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ‘hastalara eziyet’ iddiasıyla soruşturma

- Haberton
27 Ekim 2026

Yalova’da ‘Güllü’ adıyla tanınan annesi şarkıcı Gül Tut’u (52) öldürdüğü gerekçesiyle yargılandığı davada 'Kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme' suçundan...

Okulda akran zorbalığı, tehdit ve şiddet varsa ne yapılmalı? Veliler nereye şikâyet edebilir, öğrencilere hangi cezalar uygulanır?

Sonbaharda zihninizi dinlendiren 7 farkındalık egzersizi! Doğada mindfulness ile stresten uzaklaşmanın yolları

Kasım indirimleri öncesi e-ticarette büyük hareketlilik bekleniyor! Gözler yılın en yoğun alışveriş döneminde

Türkiye’de saatler neden geri alınmıyor? Kalıcı yaz saati uygulamasının günlük yaşama etkileri

Güncel Haber

Galatasaray'dan Fenerbahçe'ye derbi sonrası sert yanıt: “Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış!”

Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye derbi sonrası sert yanıt: “Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış!”

27 Ekim 2026
DMM'den tutuklu Hasan Mutlu'nun sağlık durumuna ilişkin açıklama

DMM’den tutuklu Hasan Mutlu’nun sağlık durumuna ilişkin açıklama

27 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton