2026 Şubat ayında erkekler tarafından 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu.
Kadın cinayetlerini durduracağız Platformu 2026 Şubat Raporunu yayınladı. Yayınlanan raporda şu veriler paylaşıldı;
Türkiye’de kadın cinayetlerini durdurma mücadelemiz 16 yıldır devam ediyor. Platform olarak, ihtiyacı tespit ettiğimiz 2010 yılından itibaren kadın cinayeti verilerini kamuoyuna açıklıyoruz. Bakanlıklar ise maalesef kadın cinayetlerine ilişkin verileri sistematik biçimde tutmuyor ve paylaşmıyor. Kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümleri gerçekliğini açıklamakla birlikte, kadın cinayetlerini durdurmak için somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi de devletin görevidir. Bu görevin yerine getirilmesi için ilgili tüm bakanlıkların ve tüm mekanizmaların harekete geçirilmesi adına mücadelemizi sürdüreceğiz.
- 14 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
Bu ay 23 kadın cinayeti işlendi, 29 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 23 kadından 6’sı hayatına dair karar almak istediği için, 2’si ekonomik bahanelerle, 1’i ise diğer bahanelerle öldürüldü. 14’ünün hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
14 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.
- Kadınlar en çok evli olduğu erkekler tarafından öldürüldü.
Şubat ayında öldürülen 23 kadından 10’u evli olduğu erkek, 4’ü birlikte olduğu erkek, 3’ü eskiden evli olduğu erkek, 1’i tanıdığı biri, 1’i oğlu, 1’i kardeşi, 1’i babası tarafından öldürüldü. 2 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların %43’ü evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
- Kadınlar en çok evlerinde öldürüldü
Kadınların 15’i evinde, 4’ü sokakta, 2’si araba içerisinde, 1’i diğer kamusal alanlarda öldürüldü. 1 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %65’i evlerinde öldürüldü.
- Kadınlar en çok ateşli silah ile öldürüldü
Bu ay öldürülen kadınların 14’ü ateşli silahlarla, 6’sı kesici aletlerle, 2’si boğularak, 1’i darp edilerek öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların %61’i ateşli silah ile öldürüldü.
Lütuf Değil Yaşam Hakkımız. Kadın Cinayetlerini Durduracağız! 8 Mart’ta Meydanlardayız!
8 Mart’ta Türkiye’nin dört bir yanında meydanlara akıyoruz.Yıllardır süren mücadelemizi birlikte büyüttük, birlikte güçlendirdik. Şimdi bir kez daha, patriyarkaya, baskıya, sömürüye, eşitsizliğe ve hayatlarımızı kuşatan bu düzene karşı sokaklardayız. Çünkü biliyoruz ki özgür ve eşit bir yaşamı ancak mücadeleyle kazanacağız.
Kadınların yaşam hakkı için, emeğimiz için, özgürlüğümüz için, geleceğimiz için 8 Mart’ta meydanlardayız. Her gün yeniden üretilen ayrımcılığa, cezasızlığa ve erkek egemen düzene karşı sesimizi hep birlikte yükseltiyoruz. Bu mücadelede seninle daha güçlüyüz. Hayatlarımızdan, haklarımızdan ve birbirimizden vazgeçmiyoruz. 8 Mart’ta alanlarda, sokaklarda, meydanlardayız. Daha özgür, daha eşit bir yaşam için yan yana mücadeleye!
- ?? İstanbul – Kadıköy Boğa Heykeli 11:30 – Kadıköy Rıhtım 13:00
- ?? İzmir – Alsancak İskele 17:00
- ?? Manisa – Uğur Mumcu Tiyatrosu Önü 22:00
- ?? Ankara- 17.00 Kolej Metro Önü
- ?? Eskişehir- 14.00 Venedik Pastanesi Önü
- ?? Gaziantep-16.30 Yeşil Su Parkı
- ?? Samsun-16.00 Çobanlı İskelesi
- ?? Bursa- 16.00 Mudanya Mütareke Meydanı
- ?? Mersin-17.30 Özgecan Aslan Meydanı
- ?? Kırklareli-21.00 Cevahir Kafe Önü
Bir Günde 6 Kadın Öldürüldü
Şubat ayında öldürülen 26 kadından 6’sı yalnızca bir gün içinde öldürüldü. Bu tablo, kadınlara yönelik baskının nasıl sistematik bir boyuta ulaştığını ve kadınların yaşam hakkının her geçen gün daha fazla tehdit altında olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri artarken, koruyucu ve önleyici mekanizmalar ya hiç işletilmiyor ya da işletildiği iddia edilse bile etkili biçimde uygulanmıyor. Oysa kadınların yaşamını korumak devletin ve ilgili tüm kurumların açık sorumluluğudur. Gerekli önlemler zamanında alınsa, şiddet failleri hakkında etkili tedbirler uygulansa ve bu süreçler ciddi biçimde denetlense, bugün aramızda olması gereken pek çok kadın hâlâ yaşıyor olabilirdi.
Bir günde öldürülen bu 6 kadının 3’ü boşanmak istediği için, 2’si ise boşandığı için öldürüldü. Yani kadınlar, kendi hayatlarına dair karar aldıkları, ayrılmak istedikleri, kendi yaşamları üzerinde söz kurmaya çalıştıkları için hedef alındı. Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkı, erkekler tarafından gasp ediliyor.
Bu kadınlar yaşayabilirdi. 6284 sayılı Kanun etkin ve eksiksiz biçimde uygulansaydı, yaşayabilirdi. Bu nedenle kadınların ölümünden yalnızca failler değil, koruma kararlarını geciktiren, tedbirleri uygulamayan, denetlemeyen ve ihmali bulunan tüm kurumlar da sorumludur.
Biz kadınlar biliyoruz: Bu düzen değişmeden, şiddeti önlemeye dönük yükümlülükler gerçek anlamda yerine getirilmeden kadın cinayetleri durmayacak. Ama biz de susmayacağız. Bu yüzden sokaklarda, meydanlarda, adliyelerde ve yaşamın her alanında kadınlar için mücadele etmeye devam ediyoruz. Kadın cinayetlerine, cezasızlık politikalarına ve ihmale karşı ses çıkarıyor; yaşamlarımız, haklarımız ve özgürlüğümüz için eylemlerimizi sürdürüyoruz.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak mücadelemiz sürecek.
6284 uygulanacak. İhmali olanlar yargılanacak. Kadınlar yaşayacak.
11. Yargı Paketinde Geri Adım: Mücadelenin Sonucu
LGBTİQ+’ları hedef alan hükümlerin 11. Yargı Paketi’nden çıkarılıyor olması bir lütuf değil, yükselen itirazın ve örgütlü mücadelenin sonucudur. 116 kurum ortak açıklamayla LGBTİ+’ları kriminalize eden tekliflere karşı çıktı.
11. Yargı Paketi’nin kamuoyuna yansıyan taslakta, “biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı” davranışları cezalandıran ve aynı cinsiyetten kişilerin nişan ya da evlilik törenini suç sayan hükümler yer alıyordu. Bu, yalnızca bir hukuk tartışması değil; bedenlere, kimliklere ve yaşam biçimlerine dönük açık bir müdahaleydi. Bu geri çekilme önemli olsa da tehdit ortadan kalkmış değil. Çünkü bu maddelerin hazırlanmış olması bile, LGBTİ+’lerin varoluşunu hedef alan siyasal iradenin sürdüğünü gösteriyor. Bu yüzden rehavet değil, daha fazla dayanışma ve daha güçlü mücadele gereklidir. Bizler mücadelemize devam edeceğiz.
Varoluş suç değildir. Haklarımızdan, hayatlarımızdan, özgürlüğümüzden vazgeçmiyoruz.
Şubat Ayı Dava Gelişmeleri:
2022’de Gülbahar Kaya evli olduğu erkek tarafından 18 kere bıçaklanarak öldürülmüştü. Gülbahar’ın 3 çocuğuna ise babası Arif Kaplan iki yıl boyunca baktı. Maddi koşulların imkân vermemesi nedeniyle çocukların iki yıl sonrasında sosyal hizmetler bünyesinde bakılmasına dair karar verildi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Arif Kaplan’dan 10.000 TL nafaka talep etti.
2022’de İzmir’de Duygu Bölükbaşı’nın ölümü hakkında görülen davada sanık hakkında verilen beraat kararı eksik inceleme gerekçesiyle bozuldu. Olayın kronolojik gelişiminin gözetilmediği ve otopsi raporunda tutarsızlıkların olduğu belirtildi.
6 yıldır bulunamayan Gülistan Doku’nun ailesinin avukatı, failler arasından kendisine ulaşanlar olduğunu, olayın örtbas edildiğini ve dönemin üst düzey kamu görevlisinin sorumlu olduğunu söyledi. Dosyada bulunan gizlilik kararı nedeniyle bu isimleri paylaşamadıklarını, ama artık bir tutuklama kararı beklediklerini belirtti.
İzmir’de Ceyda Yüksel, birlikte olduğu 46 yaşındaki Serkan Dindar tarafından cinsel ilişki teklifini reddettiği gerekçesiyle camlı kapıya itilerek vücudunda oluşan derin kesikler sonucu öldürüldü. Yargıtay, söz konusu cinayet davasında cinsel ilişki teklifinin reddedilmesini “haksız tahrik” sayan yerel mahkeme kararını yerinde bularak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın itirazını reddetti.
Şubat ayında kadınlar ile ilgili neler oldu?
Kadın Cinayetleri Platformu 2025 yılı Başvuru Karşılama Değerlendirme Raporu’nu yayınladı. Raporun tamamını okumak için tıklayınız.
Denizli’de 43 yaşındaki Habibe Atçalıoğlu, sigara içtiği bahanesiyle evli olduğu Ayhan Atçalıoğlu tarafından 13 kez bıçaklanarak yaralandı. Failin ifadesinde “Amacım öldürmekti.” dediği öğrenildi.
Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır.
Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi, intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.
Iğdır’da 28 yaşındaki Ceren Işık evinde göğsünden vurulmuş halde ölü olarak bulundu. 3 şüpheli gözaltına alındı.
Gaziantep’te 25 yaşındaki Meryem T., şüpheli bir şekilde sokak ortasında yüksekten düşerek hayatını kaybetti.
Samsun’da 70 yaşındaki Fatma Yalçın, evli olduğu Veysel Yalçın tarafından evinde boğazı sıkılarak öldürüldü.
Diyarbakır’da 15 yaşındaki Amine Dursun evinde uzun namlulu silahla başından vurulmuş şekilde bulundu.
Antalya’da 45 yaşındaki Saliha Turan yol kenarında ölü bulundu. Soruşturma Saliha’nın bir gün önce öldüğünü ortaya çıkardı. Evli olduğu erkek M. T. ve cezaevinden izinli çıkan oğlu Y. T. şüpheli olarak tutuklandı.
Eskişehir’de Sevim Ö. evinde ölü bulundu. Olay Sevim Ö.’nin evli olduğu Mehmet K.’nın 7. kattan atlaması üzerine gelen kolluk kuvvetlerinin eve girmesi ile ortaya çıktı. Sevim’in ölmesinin üzerinden bir süre geçtiği ortaya çıktı. Şüpheli gözaltına alındı.
Şubat ayında öldürülen 23 kadının yaşam mücadelesi hikayeleri
Aydın’da yaşayan 44 yaşındaki Gül Seher Göksan, İhsan Odabaşı tarafından kadının kendisine borcu olduğu bahanesiyle failin aracında ateşli silahla vurularak öldürüldü.
Muğla’da 39 yaşındaki 3 çocuk annesi Özlem Arslan boşanma aşamasında olduğu Nihat Arslan tarafından evinden çıkıp işe giderken sokak ortasında bıçaklanarak öldürüldü.
Adana’da 3 çocuk annesi Kadriye Alver, evli olduğu Şevket Alver tarafından evinde defalarca bıçaklanarak öldürüldü.
Sakarya’da yaşayan Selma Y. evli olduğu A.Y. tarafından evinde ateşli silahla vurularak öldürüldü. Failin emekli polis olduğu öğrenildi.
Ankara’da 57 yaşındaki Azize Cengiz, 28 yaşındaki Beyzanur Uçan Cengiz ve 8 yaşındaki Azra Cengiz, Recep Cengiz tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Önce Azize ve Azra’nın olduğu eve gidip cinayeti işleyen failin daha sonra kurye kılığına girerek Beyzanur’u öldürdüğü ortaya çıktı. İntihar eden failin cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenildi.
Kahramanmaraş’ta 39 yaşındaki 2 çocuk annesi Alev Koç, birlikte olduğu Hasan Hüseyin Subaşı tarafından ayrılmak istemesi bahanesiyle arabada boğularak öldürüldü.
İstanbul’da Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü ikamette, 32 yaşındaki Ergashalieva Sayyora’nın da aynı şüphelilerce öldürülüp cesedinin parçalanarak farklı ilçelerdeki çöp konteynerlerine atıldığı tespit edilmiştir. Olayın halihazırda tutuklu bulunan iki faili hakkında G.A.K. ve D.A.U.T. “Kasten Öldürme” suçundan ek adli işlem başlatılmış ve şüphelilerin adliyeye sevk edileceği bildirilmiştir.
Manisa’da 72 yaşındaki 2 çocuk annesi Emine Özer, aralarında bir süredir geçimsizlik bulunan evli olduğu 83 yaşındaki Ercan Özer tarafından yatağında uyuduğu sırada boğazı bıçakla kesilerek öldürüldü.
Ankara’da Songül Hakbilir, boşanma aşamasında olduğu Serdar Hakbilir tarafından boşanmak istediği bahanesiyle sokak ortasında ateşli silahla vurularak öldürüldü. Olayın ardından aynı silahla intihar eden Serdar Hakbilir de hayatını kaybetti.
Van’da 4 çocuk annesi 33 yaşındaki Gönül Alkan, evli olduğu Kemalettin Alkan tarafından çocuklarının gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü. Gönül’ün yıllardır şiddet gördüğü ve fail hakkında defalarca şikayette bulunduğu öğrenildi.
Ağrı’da 35 yaşındaki 8 çocuk annesi Güler Özkan, 17 yaşındaki kızının berdel usulüyle evlendirilmesine karşı çıktığı gerekçesiyle evli olduğu Servet Özkan tarafından çocuklarının gözü önünde silahla vurularak öldürüldü.
İstanbul’da 32 yaşındaki Filiz Şağbangül, kadın sığınma evinde kaldığını öğrenen boşanma aşamasında olduğu evli olduğu Gıyasettin Şağbangül tarafından çocuklarının gözü önünde bıçaklanarak öldürüldü
Osmaniye’de 33 yaşındaki İlknur Kor, bir süre önce boşandığı Semih Öner tarafından evinde çıkan tartışma sonrası tabancayla vurularak öldürüldü. Olay yerinden ayrılan Semih Öner, daha sonra aynı silahla intihar ederek hayatına son verdi.
Kocaeli’de 55 yaşındaki sınıf öğretmeni Aylin Polat Dağ, boşanma aşamasında olduğu Erdal Dağ tarafından, hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen, Marmaray istasyonunda beklediği sırada tabancayla başından vurularak öldürüldü.
Aksaray’da 31 yaşındaki Kübra Kılıç ve yeğeni Zeynep Ayaz, Kübra’nın bir süre önce boşandığı Tolga Kuş tarafından iki çocuğunun gözü önünde tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından Tolga Kuş, aynı silahla intihar ederek hayatına son verdi.
Antalya’da 41 yaşındaki Aysun İnam, yakınlarına intihar edeceğine dair mesaj gönderen Özgür Yeke’nin ikametinde başından tabancayla vurulmuş halde ölü bulundu. Kapının açık olması üzerine içeri giren yakınları tarafından cansız bedenlerine ulaşılan şahıslardan Özgür Yeke’nin Aysun’u öldürdükten sonra aynı silahla intihar ederek hayatına son verdiği tespit edildi.
Gaziantep’te 55 yaşındaki Emine Yusuf, altınlarını çalmak amacıyla evine giren kardeşi Muhammed Vekil ve beraberindeki 3 kişi tarafından boğularak öldürüldü. Olay sırasında annesiyle birlikte evde bulunan 15 yaşındaki kızı da saldırganlar tarafından bıçaklanarak yaralandı.
İstanbul’da 42 yaşındaki Gülten Ürkmez, evli olduğu ve boşanmak istediği S.Ü. tarafından sokak ortasında ateşli silahla öldürüldü. Fail yakalandı.
Sakarya’da 49 yaşındaki Nurcan G., dini nikahla birlikte yaşadığı Recep Kurtboz tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail olayın ardından intihar etti.
2009 yılında Manisa’da Ebru Koyuncu 18 yaşında ve hamileyken dini nikahla birlikte yaşadığı Ufuk K. tarafından boğularak öldürüldü. Cinayet yeni aydınlandı. Fail tutuklandı.













