Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde etkili olan kuvvetli sağanak yağışlar, sel ve su baskınlarına karşı alınması gereken önlemleri yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle bodrum ve giriş katlarda yaşayan vatandaşların karşılaşabileceği su baskınlarında ilk dakikalarda yapılacaklar hayati önem taşıyor. Peki, evi su basan kişiler önce nereye başvurmalı? DASK sel zararını karşılar mı? Konut sigortasından tazminat almak için hangi belgeler gerekiyor?
Şiddetli yağışların ardından evlere giren sel suları, yalnızca mobilya ve elektronik eşyalarda maddi zarara yol açmıyor. Elektrik tesisatında oluşabilecek arızalar, kirli suyla temas ve binanın yapısal güvenliğine ilişkin riskler de ciddi tehlikeler oluşturuyor.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sel sırasında vatandaşların güvenli alanlara geçmesini, su basmış bölgelerden uzak durmasını ve elektrik kaynaklı tehlikelere karşı dikkatli davranmasını öneriyor.
Su baskınının ardından birçok kişi ilk olarak eşyalarını kurtarmaya çalışsa da güvenliğin sağlanması, hasarın belgelenmesi ve ilgili kurumlara zamanında bildirim yapılması daha büyük kayıpların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
Evinizi su bastığında ilk yapmanız gereken nedir?
Su baskını sırasında öncelik insanların güvenliğini sağlamak olmalı.
Su hızla yükseliyorsa veya evin içinde elektrik kaynaklı tehlike bulunuyorsa eşyaları kurtarmak amacıyla riskli alanlara girilmemeli.
Güvenli bir güzergâh varsa üst katlara veya selden etkilenmeyen bir noktaya geçilmeli.
Elektrik panosu ya da ana şalter kuru ve güvenli bir noktadan erişilebilir durumdaysa elektrik kesilebilir. Ancak suya basarak elektrik panosuna ulaşmaya çalışmak son derece tehlikelidir.
Aynı şekilde doğal gaz vanası yalnızca güvenli biçimde ulaşılabiliyorsa kapatılmalı.
Acil kurtarma gerektiren durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istenmeli.
Su basmış eve neden hemen girilmemeli?
Sel suları çekilmeye başladığında evin güvenli olduğu düşünülmemeli.
Elektrik prizleri, kablolar ve su altında kalmış cihazlar elektrik çarpması riski taşıyabilir.
Ayrıca suyun bina temeline veya taşıyıcı elemanlara zarar vermiş olma ihtimali de dikkate alınmalı.
Duvarlarda belirgin çatlaklar, kolonlarda hasar veya zeminde olağan dışı değişiklikler görülüyorsa yetkili teknik ekipler tarafından değerlendirme yapılmadan bina kullanılmamalı.
Sel sularının kanalizasyon ve çeşitli kirleticilerle temas etmiş olabileceği de unutulmamalı.
Hasar tespiti için fotoğraf çekmek neden önemli?
Can güvenliği sağlandıktan sonra evde oluşan zararın belgelenmesi gerekiyor.
Su baskınının etkilediği odaların, zarar gören mobilyaların, elektronik cihazların, duvarların ve zemin kaplamalarının fotoğraflanması daha sonra yapılacak sigorta başvurularında yararlı olabilir.
Mümkünse suyun ulaştığı seviye de görüntülerle kayıt altına alınmalı.
Hasarın meydana geldiği tarih ve saat, yağışın yoğunluğu ve olayla ilgili yapılan resmi başvurular da not edilmeli.
Ancak fotoğraf çekmek için tehlikeli bir yapıya girmek veya elektrik riski bulunan alanlarda bulunmak doğru değildir.
DASK su baskını zararını karşılar mı?
Su baskını yaşayan vatandaşların en çok merak ettiği konuların başında Zorunlu Deprem Sigortası’nın kapsamı geliyor.
DASK, temel olarak deprem ve depremin doğrudan neden olduğu belirli zararları güvence altına alıyor.
Deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının neden olduğu maddi zararlar, poliçede belirtilen limitler çerçevesinde teminat kapsamında bulunuyor.
Buna karşılık yoğun yağış, dere taşması veya kanalizasyon kaynaklı sıradan bir su baskını, yalnızca DASK poliçesi bulunduğu gerekçesiyle karşılanmıyor.
Dolayısıyla evinde sadece Zorunlu Deprem Sigortası bulunan kişilerin, her türlü sel zararının otomatik olarak ödeneceğini düşünmemesi gerekiyor.
Konut sigortası sel zararını karşılar mı?
Konut sigortalarında sel ve su baskını teminatı bulunabiliyor. Ancak her poliçenin aynı kapsamda olduğu söylenemez.
Sigortanın hangi zararları karşılayacağı, sözleşmedeki teminatlar, istisnalar, limitler ve varsa muafiyet hükümlerine bağlı.
Bazı poliçelerde bina ve sabit tesisat güvence altına alınırken ev eşyaları için ayrıca teminat düzenlenmesi gerekebiliyor.
Sel nedeniyle zarar gören halı, mobilya, beyaz eşya veya elektronik cihazların karşılanıp karşılanmayacağı da poliçe içeriğine göre belirleniyor.
Bu nedenle sigorta yaptıran kişilerin poliçelerinde sel ve su baskını teminatının bulunup bulunmadığını kontrol etmesi önem taşıyor.
Sigorta şirketine hasar başvurusu nasıl yapılır?
Su baskınının ardından poliçe sahibi, sigorta şirketinin hasar ihbar hattı, mobil uygulaması veya yetkili acentesi üzerinden başvuru yapabilir.
Başvuru sırasında poliçe numarası, olayın gerçekleştiği tarih, adres ve zarara ilişkin bilgiler istenebilir.
Sigorta şirketi dosyanın niteliğine göre eksper incelemesi talep edebilir.
Eksper, olayın nedenini, hasarın büyüklüğünü ve poliçe kapsamına girip girmediğini değerlendirmek üzere inceleme yapar.
Sigortalıların kendi poliçelerinde belirtilen ihbar sürelerini dikkate alması gerekir. Her hasar türü için koşulsuz biçimde geçerli tek bir başvuru süresi bulunduğu varsayılmamalı.
Hasar tespiti yapılmadan eşyalar atılmalı mı?
Selden zarar gören eşyaların hemen çöpe atılması, zararın belirlenmesini güçleştirebilir.
Bu nedenle güvenlik veya sağlık açısından acil olarak uzaklaştırılması gerekmeyen eşyaların fotoğrafları çekilmeli ve mümkünse sigorta şirketinin yönlendirmesi beklenmeli.
Özellikle yüksek değerli elektronik cihazlar, mobilyalar ve beyaz eşyalar için fatura, garanti belgesi veya diğer satın alma kayıtları saklanmalı.
Ancak kirlenmiş, küflenmiş veya sağlık riski oluşturan malzemelerin yalnızca sigorta incelemesi beklendiği için evde tutulması da doğru değildir.
Bu tür durumlarda sigorta şirketine bilgi verilerek yapılan zorunlu işlemlerin belgelenmesi uygun olur.
Ev sahibi ve kiracının hakları farklı mı?
Su baskını sonrasında oluşan zararların değerlendirilmesinde evin mülkiyet durumu önem taşıyor.
Kiracıya ait eşyaların zarar görmesiyle binanın duvar, döşeme veya tesisat gibi bölümlerinin zarar görmesi farklı hukuki ve sigortacılık değerlendirmelerine konu olabilir.
Ev sahibinin yaptırdığı konut sigortasının kiracının bütün eşyalarını kapsadığı varsayılmamalı.
Benzer şekilde bir kiracının kendi eşyalarını sigortalatmış olması, binanın bütün yapısal zararlarını da güvenceye aldığı anlamına gelmiyor.
Kiracı ve ev sahibi, zararın kaynağına göre sigorta poliçelerini, kira sözleşmesini ve ilgili hukuki sorumlulukları birlikte değerlendirmeli.
Belediye veya kamu kurumlarından tazminat alınabilir mi?
Sel nedeniyle zarar gören kişilerin kamu kurumlarından doğrudan ve her durumda tazminat alma hakkı bulunduğu söylenemez.
Belediye, altyapı işletmesi veya başka bir kamu kurumunun hukuki sorumluluğu, olayın nedeni ve somut koşullar dikkate alınarak değerlendirilebilir.
Örneğin altyapının bakımına ilişkin bir ihmal iddiası bulunuyorsa zararın kaynağına yönelik teknik inceleme ve hukuki değerlendirme gerekebilir.
Ayrıca afetlerden etkilenen vatandaşlara yönelik kamu destekleri, yetkili kurumların kararlarına göre uygulanabilir. Bu destekler ile hukuki tazminat talepleri birbirinden farklıdır.
Selden sonra ev nasıl temizlenmeli?
Sular çekildikten sonra temizlik işlemlerine başlamadan önce elektrik ve doğal gaz tesisatının güvenli olduğundan emin olunmalı.
Kirli suyla temas etmiş yüzeyler uygun koruyucu ekipman kullanılarak temizlenmeli. Su altında kalmış elektrikli cihazlar yetkili kontrolü olmadan çalıştırılmamalı.
Islanan duvarların, mobilyaların ve zemin kaplamalarının yeterince kurutulmaması küf oluşumuna neden olabilir.
Özellikle çocukların, yaşlıların ve solunum rahatsızlığı bulunan kişilerin kirlenmiş alanlara maruz kalmaması önem taşıyor.
Güvenliğin sağlanamadığı veya ağır kirliliğin oluştuğu durumlarda profesyonel temizlik ve teknik destek alınması gerekebilir.
Su baskınına karşı önceden hangi tedbirler alınabilir?
Sel riski bulunan bölgelerde yaşayanların yağış uyarılarını takip etmesi, bodrum katlardaki değerli eşyaları mümkün olduğunca yüksek alanlarda muhafaza etmesi ve giderlerin bakımını yaptırması önem taşıyor.
Konut sahipleri ve kiracılar sigorta poliçelerini yalnızca deprem açısından değil, sel ve su baskını teminatları bakımından da incelemeli.
Ailelerin acil tahliye planı hazırlaması, önemli belgelerin dijital kopyalarını güvenli şekilde saklaması ve acil durum iletişim bilgilerini erişilebilir tutması da afetlere hazırlık kapsamında değerlendirilebilir.
Sel sonrasında doğru adımların atılması, hem can güvenliğini korumak hem de maddi zararın sağlıklı biçimde belgelenmesini sağlamak açısından kritik önem taşıyor.












