Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Davası duruşması girişinde Silivri Cezaevi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
YENİ Parti lideri Özel, “Değerli arkadaşlar 1,5 yılı geçen bir süredir bugünler bekleniyor. Ekrem Başkan’a 1,5 yıldır hak etmediği dünya kadar iftira atıldı. Biliyorsunuz iddianame beklerken size defalarca bu Silivri’nin önünde söyledim. ‘Göreceksiniz bu iftiraların hiçbirisi içinde olmayacak’ dedim. ‘Biz iddianameyi haklılığımızı kanıtlamak için, yargılanmak değil yargılamak için bekliyoruz’ demiştik” dedi. Özel, şunları söyledi:
“SAVUNMAYA SAATLER KALA KAYYIM ATADILAR”
“İddianame çıktı. Defalarca saydım, burada bir daha söylemeyeyim ama örneğin ‘KİPTAŞ‘tan daireler verildi delegelere’ denmişti. İddianamede yok. ‘Cep telefonları dağıtıldı’ denmişti; ‘Ekrem İmamoğlu, bin 200 cep telefonu.’ Bir tanesi bile yok. İBB’de parkelerin altından para çıktığı görüntüleri söylendi aylarca. 1 kuruş bile yok, görüntü yok. ‘Efendim çantaların içinde para taşındı’ dendi. İl Başkanımız, jammer olduğunu gösterdi. İddianame de jammer olduğunu söylüyor, İl Başkanı’nı doğruluyor. Para ifadesi yalan. ‘Efendim kameralar kapatıldı, oralarda paralar pay edildi. Başka görüntüler var’ dendi. Asla ve asla hiçbirisi ortada yok. Bu şartlar altında bu sefer de mart ayından itibaren altı aydır yargılama yapılıyor, Ekrem Başkan’a söz hakkı yok. Haziranda verilmedi, ağustosta verilmedi. Nihayet savunma hakkı dünden itibaren kullanılmaya başlanıyor. Peki bu savunmaya merkez medya gerekli ilgiyi gösteriyor mu? Hayır. Yandaş medya ne yapıyor, iktidar yanlısı medya? Savunmayı görmezden geliyor. Ama burada olumsuz yöne istismar edebileceği bir gelişme olsa onu büyütmeye çalışıyor. Peki kim söyleyecek, bu savunmayı Türkiye’ye kim duyuracak? Özgürce habercilik yapmaya çalışan, muhalefetin de sesini duyurmaya çalışan birkaç kanal var. İşte Halk TV, Sözcü TV, Koza TV ve sosyal medya kanalları var. Onun dışında diğer yerler de çok kısıtlı. Dün sabah savunmanın başlamasına birkaç saat kala Halk TV’ye kayyım atadılar. Yani Allah’ın günü torbaya girdi… Kayyım atamanın kabul edilecek bir tarafı yok ama Allah’ın günü torbaya girdi de 590 gün sonra Ekrem İmamoğlu savunma kürsüsüne çıkmadan birkaç saat önce mi kayyım atadınız. Burada mesaj nettir. ‘Ekrem İmamoğlu’na attığımız iftiraların altını dolduramadık. Bunun böyle olduğunu, yayınlanmasını istemiyoruz. Bu konuyu durdurmak istiyoruz.’ Bu birincisi bir kere, bunu bir kenara koyalım.”
“İKTİDARA OY VERENLERİN DE YÜZÜNÜ DÖNDÜĞÜ EKRANLARDAN BİRİYDİ”
“İkincisi fon meselesi. Atayan AK Partili, atanan AK Partili, çalan AK Partili, parası çalınan, geleceği çalınan AK Partili. Sesini duyuran kim? AK Partili kanallar veriyor mu? Hayır. Tüm duyuruyor sesini? Yine muhalif kanallar duyuruyor. İlk kez iktidara oy veren seçmenin yüzünü döndüğü ekranlardan biri Halk TV. Onu kapatıyorlar. Niçin kapatıyorlar? Fon krizi duyulmasın, konuşulmasın diye. Üçüncü husus, daha geniş zamanlı bir husus. İçeride bugün savunma yapan kişi kim? 15,5 milyon kişinin sandık başında belirlediği Cumhurbaşkanı adayı. Önümüzdeki seçimlerde bir siyasi hareketi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma, lidersizleştirme ve son olarak sessizleştirme evresindeyiz. Adayımız içeride. Partimize kayyım atamışlar. Partiyi elimizden almışlar. Partinin Genel Başkanı’nı zorla değiştirmeye çalışmışlar. Şimdi gelinen noktada da Cumhurbaşkanı adayının ve ana muhalefet partisinin sesini veren kanalları susturmaya çalışıyorlar. Durum bundan ibaret; bu kadar net ve bu kadar açık. Bunun için burada yapılan iş ve işlemlerin tamamının Türkiye’nin geleceğini karartmaya yönelik olduğunu görelim. Susturulan Halk TV değildir. Susturulan bir televizyon kanalı değildir. Susturulmaya çalışılan, halkın haber alma hakkıdır. Siz bir ülkede en çok reyting alan, en çok izlenen haber kanalını kapatıyorsanız; o ülkede gerçeğin üstünü kapatıyorsunuz demektir, itirazın üstünü örtmeye çalışıyorsunuz demektir. Değişim umuduna karşı siyaset üretemiyorsunuz, zor ve baskı üretiyorsunuz demektir.”
“EKREM BAŞKAN’IN SAVUNMASINI DUYMAYAN, BİLMEYEN KALMAYACAK”
“Bir utanç dönemini hep birlikte yaşıyoruz. Onun için biz burada olmaya, Ekrem Başkan’ın savunmasını dinlemeye, onun sesini bir şekilde Türkiye’ye duyurmaya devam edeceğiz. O savunmayı okumayan, duymayan, bilmeyen kimse kalmayacak. En sonunda da bir kez daha söyledim, dün ilk saatlerde de söyledim. Kimse moralini bozmasın. Elbette zorluklar, güçlükler yaşanıyor, yaşamaya devam edeceğiz ama asla teslim olmayacağız. Bir de dünya, böyle bir dünya değil. Yani birileri televizyon kapatarak, aday tutuklayarak, parti kapatarak, partinin genel başkanını değiştirerek 86 milyonluk bu koskoca Türkiye’nin iradesini zapt edemez. O irade gelir seni de önüne alır, katar götürür. Alır seni demokrasi dalgası olarak denize döker. En sonunda sular akar, sular durulur. Bir bakmışsınız yeniden demokrasi kurulmuş.”
“MİLLET HOŞ GÖRMEZ”
“Benim bu iktidara önerim şu. Bu tip halkın iradesine kafa tutan işler yapmak yerine halkı anlayan, demokrasinin seçildiğin zaman gelip, seçilmediğin zaman gitmek olduğunu idrak eden demokrat bir tutum içinde olmaları gerekir. Aksi durum, millet tarafından hoş görülmez. Şunu bilsinler, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in en önemli kazanımı sandıktır. Bu millet canını, ne istiyorsan veriyor, evladını istiyorsun veriyor, parasını alıyorsun susuyor. Ama sandığa el uzattığında o eli hep kırdın, bundan sonra da kıracaktır. Bu iktidar sandığa el uzatmaktadır. Bu milletin bununla olan mücadelesi eninde, sonunda başarıya ulaşacaktır. Biz ödememiz gereken bedel neyse onu ödemek üzere dimdik ayaktayız. Kimsenin bundan şüphesi olmasın.”
“ÜSTÜNÜ ÖRTMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
YENİ Parti lideri Özgür Özel, açıklamasının ardından gazetecilerin, ‘Fon vurgunu’ konusundaki sorusuna şu yanıtı verdi:
“O konuyu hep birlikte takip ediyoruz. Zaten bugünkü fon vurgununu eğer biz dile getirmeseydik Türkiye’de kimse konuşmuyordu. Üstünü örtüyorlardı. Hatta gördünüz bir ‘tövbe hesabı’ açmışlar. ‘Günahla elde ettiğin parayı gel buraya koy, biz sana karışmayacağız’ diyorlar. Fatma Betül Sayan Kaya’nın da ismini biz söylemeseydik üstünü örteceklerdi. Hiç kimsenin ismini açıklamadan, ‘Bir şeyler oldu, yaptık, ettik’ diye bu işin üstünü örteceklerdi. Biz bu işin üstünü örtmelerine bugüne kadar izin vermedik. Bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Meclis’te de diğer zeminlerde bu konuda mücadeleyi arkadaşlarımız sonuna kadar sürdürüyorlar ve sürdürmeye de devam edeceğiz.”















