YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İzmir Gaziemir İlçe Başkanlığı Önseçimi’ne katıldı.
Burada konuşan YENİ Parti lideri Özel, “Değerli yol arkadaşlarım, Gaziemir ilçemizin YENİ Parti’nin çok değerli kurucu üyeleri, değerli Gaziemirliler hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Bugün, 26 Eylül 2026. Hem YENİ Partimizin, hem Türkiye siyasi tarihinin önemli, çok önemli bir günündeyiz. Bir başlangıç yapmaya geldik” dedi. Özel, şunları söyledi:
“BAŞLANGIÇTA ATILACAK İLK OYA ŞAHİTLİĞE GELDİM”
“10 dakika önce uçaktan indim ve İzmir’e ayak bastığımız ilçede, ilçemizin ilk kongresinde bu kez delegelerle değil, bir partiye üye olan ve ‘Kararı doğrudan ben vereceğim’ diyen tüm üyelerimizle birlikte Gaziemir’in iradesini belirlemeye, bundan sonra Gaziemir‘de YENİ Parti’yi kim temsil edecek, YENİ Parti’nin ilçe başkanı kim olacak, o kararı vermek üzere toplanan sizlere ‘Merhaba’ demeye ve bu başlangıçta atılacak ilk oya şahitlik etmeye geldim. Hepiniz hoş geldiniz. YENİ Parti’nin kuruluşunda milletimize bir söz verdik. Dedik ki ‘Bu partide söz sahibi partinin üyeleri olacak. İlçe başkanını üye seçecek. İl başkanını üye seçecek. Genel Başkanı üye seçecek.’ Bugün bu sözü hayata geçirmeni mutluluğu içindeyiz. Normal şartlarda Genel Başkan bir ilçeye geldiğinde tüm ilçe başkanları, tüm yöneticiler, tüm belediye başkanları, neredeyse üyelerin önemli bir bölümü orada olurlar. Ama bugün burada sadece Gaziemirliler var. Çünkü şu an İzmir’in her bir ilçesinde herkes tüm üyeleri ile birlikte ilçe kongrelerini yapıyor, ilçesinin geleceğini belirliyor.”
“İKTİDAR HEDEFİNDEN ŞAŞMAYANLARIZ”
“Türkiye’ye demokrasi vaat edebilmenin tek yolu önce demokrasiyi kendi evinizde hayata geçirebilmektir. YENİ Parti bizim yeni evimizdir, Türkiye’nin yeni umududur. Sizler benim ailemsiniz. Bizler Türkiye’nin geleceği için bir araya gelmiş, birbirine kardeşlik hukukuyla bağlı, kendi geleceğini değil ülkenin geleceğini düşünen, geride kimseyi bırakmayan, asla teslim olmayan, iktidar hedefinden şaşmayanlarınız. Bilhassa bugün sordum, ‘Gaziemir’de durum nedir?’ diye. Dediler ki ‘İki adayımız var.’ Biraz önce kapıda yan yana, birbirinden yakışıklı, ikisi de benden genç iki adayımız; Çağrı Şırlancı ve Orkan Yılmaz beni karşıladılar. Birazdan ilk oy atılırken veya konuşmamın sonunda ikisini yanıma alacağım. Normal şartlarda Çağrı ile Orkan yarışır, ikisinin de listeleri bugün burada olur. Birisi kazanır, öbürü kaybeder. Diğer liste yönetimin dışında kalır ve belki de bazen bu seçimdeki ayrılık uzun zamanlar sürerdi. Bugün biz iki iyiden birine, iki genç, dinamik ve bu işi yapabilecek kişiden birine siz ‘Sen bir adım önümüzde dur, ilçe başkanımız sen ol’ diyeceksiniz. Ama kazananın görevi, diğerinin koluna girmek olacak. Pazartesi günü akşamüstü oturacaklar ve gelecek hafta resmi ilçe kongresine sunulacak listeyi ‘En güçlü şekilde nasıl yaparız?’ diye konuşacaklar. Gaziemir’i temsil eden, kazanın ekibini temsil eden, bu yarışa giren, bir adım geride kalanın ekibini dışlamayan ve onu da kapsayan, Gaziemir’in tüm renklerini temsil eden ve gelecek seçimleri kazanıp YENİ Parti’yi iktidar yapacak Gaziemir ilçe yönetimini birlikte oluşturacaklar.”
“TAM OLARAK TARAFSIZIZ”
“Bazı yerlerde tek aday var. Bir kişi üzerinde uzlaşılmış. Bazı yerlerde çoklu adaylar var. Buradan, Gaziemir özelinden Türkiye’deki bütün çoklu adayların olduğu yere söylüyorum. Benim Genel Başkan olarak kesinlikle ve kesinlikle adayım da ilçe başkanım da üyeler kimi seçerse odur. Tam olarak tarafsızız. Genel merkezin bir tarafı, bir adayı yoktur. Çünkü YENİ Parti yıllardır süren rekabetlerin, tartışmaların, ayrışmaların değil Türkiye’nin geleceğine birileri darbe yaptığında, Cumhurbaşkanı adayımızı içeri attıklarında, onu geride bırakmayan; belediye başkanlarımıza operasyon yapıldığında onları yalnız bırakmayan, iftiralara teslim olmayan, yalanlara susmayan ve kendi evlatlarını asla ve asla iktidarın iftiralarına kurban etmeyenlerin; partiye operasyon yapıldığında, yönetimi değiştirildiğinde seçilmiş Genel Başkanı yerine butlan yönetimi getirildiğinde yollara düşenlerin; Cumhuriyet’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkanların, iktidara teslim olmayan ve AK Parti’nin oyunlarına direnenlerin, ayağa kalkanların, mücadele edenlerin partisidir. YENİ Parti teslim olmayanların partisidir.”
“GERİ DÖNÜLMEZ BİR KAZANIMA DÖNÜŞECEK”
“Biraz önce beni karşılayan adaylarımıza sordum; ‘Nasılsınız?’ ‘Çok iyiyiz’ dediler. ‘Nasıl bu yeni yöntem?’ dedim. ‘Bundan üyeler çok memnun, halk çok memnun. Herkes çok heyecanlı’ dediler. Bu heyecanı her birinizde görüyorum. Bu heyecanı Türkiye’nin dört bir yanında görüyorum ve şunu görüyorum ki bu attığımız adım hem partimiz açısından Türkiye siyasetine bir örnek olacak, hem de ne bizim ne de bundan sonra hiçbir siyasi partinin geri dönemeyeceği bir kazanıma dönüşecek. Ümit ediyorum ki ilk seçimlerde YENİ Partimiz iktidar olacak, Siyasi Partiler Kanunu’ndaki gerekli değişiklikleri de yapacağız. Bugün ön seçim olarak, temayül yoklaması olarak yaptığımız ve gelecek hafta resmileşecek olan seçimler hakim güvencesinde, tüm üyelerin katılımıyla olacak. YENİ Parti’de de bütün partilerde de bundan sonra partinin başında kim duracaksa, Genel Başkan dahil hepsinin kararını millet verecek, halk verecek, o partinin üyeleri verecek.”
“O DÖRT HARF ÇOK ŞEY İFADE EDİYOR”
“YENİ Parti’nin ismindeki dört harf çok şeyi ifade ediyor. Sadece kısacık bir kelimeden ibaret değil. Türkiye’nin önünü açmak istediğimiz yepyeni bir sayfayı ifade ediyor. Eski siyasetin yaşlanan dilinin terk edildiğini, yöntemlerin, köhneleşmiş yöntemlerin terk edildiğini, tükenmiş eski siyasetin yerine artık yeni siyasetin geleceğini ifade ediyor. Eski siyaset işçiye, emekliye, esnafa, çiftçiye, memura, kadınlara, gençlere iyi gelmedi. Artık Türkiye’nin yepyeni bir enerjiye ihtiyacı var. Genç bir siyasete ihtiyacı var. Her yaştan, 10’uncu Yıl Nutkunda olduğu gibi her yaştan gençlere ihtiyacı var, tertemiz bir sayfaya ihtiyacı var. Türkiye’nin yeni bir başlangıca ihtiyacı var. İşte milletin bize, omuzlarımıza yüklediği sorumluluk budur. Ön sırada oturanların değil sorumluluk. Bundan sonra bu sorumluluk bu salonda olan herkesin, YENİ Parti’nin üyesi olan herkesin omuzlarındadır. Partimizi millet kurmuştur, adını millet koymuştur. Bütçesini, bağışlarıyla ödediği aidatlarla milletimiz oluşturmaktadır. Arkamızdaki yegane gücümüz milletimizdir. Karşımızdakiler ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kumpaslara başvurursa başvursunlar milletin üzerinde bir güç tanımadık, tanımayacağız. Buradan, Gaziemir‘den tüm Türkiye’ye sesleniyorum. Eskinin, eskimişin, yaşlanmışın devri geride kalmıştır. Yeni siyaset iktidara yürümektedir.”
“ÜYE SAYIMIZ 723 BİNE ULAŞTI”
“Değerli yol arkadaşlarım, bugün itibarıyla YENİ Parti’nin üye sayısı 723 bine ulaştı. 81 ilin 81’inde örgütlendik. 900’e yakın, 870 ilçemizde örgütlenmemiz tamamlandı. Kurulduğu gün ana muhalefet partisi olan, kurulduğu gün anketlerin birinci partisi olan, kurulduktan 18 gün içinde 600 bin üyeye ulaşan, ilk kongresini yaparken, ilk ilçe kongrelerinde 723 bin üyeye ulaşabilmiş olan, üyelerinin tamamına yakınından kendi gönülleriyle verdikleri bilgilerle online aidat toplayabilen, her masrafını öyle iş dünyasından, işadamlarından, imeceden, oradan buradan değil; sadece ve sadece üyesinden aldığı katkılarla bütçesini oluşturan tek parti YENİ Parti’dir. YENİ Parti Avrupa’nın ve dünyanın aidat ödeyen aktif üyeye sahip en yakın rakibinin iki katı kadar üyesi olan ve yepyeni bir anlayışı, yepyeni bir yaklaşımı simgeleyen, yepyeni sesi, yepyeni soluğu olan bir partidir.”
“O GÜN, BUGÜNÜN MÜJDESİNİ VERMİŞTİK”
“YENİ Parti olarak il başkanları toplantımızda il başkanlarımıza milletimize verdiğimiz yedi sözü ifade etmiştim. Burada o yedi sözü ve o yedi sözü tutmak üzere örgütümüze emanet edeceğimiz yedi görevi tekrar etmek isterim. Millete birinci sözümüz; demokratik Türkiye’ydi. Ve o gün demiştik ki ‘Sözde değil, özde demokratik olacağız. Türkiye’ye vaat ettiğimiz demokrasiyi önce kendi partimizde yaşayacağız’ ve bugünün müjdesini vermiştik. O mutlulukla bugün Gaziemir’de bu büyük başlangıcı birlikte yapıyoruz. Türkiye’ye adil ve özgür bir ülke vaat ediyoruz. Mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal hayatta adalet vaat ediyoruz. Yani bu ülkeyi taşıyacak dört ana kolonun birini mahkemelerdeki adalet olarak koyarken; gelirde, vergide ve sosyal adaleti de diğer taşıyıcı kolonlar olarak, önümüzdeki en büyük hedef olarak, güçlü Türkiye’nin büyük çatısını taşıyacak dört kolon olarak tarif ediyoruz. Üçüncü sözümüz; üreten ve zenginleşen Türkiye. YENİ Parti elbette emekçilerin yeni partisidir. Ancak YENİ Parti sermayeye düşman, iş insanlarına düşman değildir. YENİ Parti kalkınmayı savunur. Kalkınma için nitelikli istihdam dönüşümünü, yeşil, mor dijital dönüşümü savunur. Ve şirketlerin, fabrikaların, ihracatçıların daha verimli, daha çok kazanmalarını, daha çok gelir elde etmelerini ancak adil bir vergi düzeniyle bu geliri eşit bölüşmeyi, bu geliri adil bölüşmeyi ve Türkiye’nin zenginleşmesini, kimsenin yoklukta, yoksullukta kalmamasını savunur. Güçlü ve güvenli Türkiye’yi hem savunma sanayisiyle, ordusuyla güçlü, ekonomisi ile güçlü, adaletiyle güçlü, pasaportuyla güçlü bir ülkeyi savunur. Pasaportunun bütün dünyada değerli olacağı, Avrupa Birliği’ne tam üye olan ve gençlere sözümüzdür ki; yasaksız bir Türkiye’nin, vizesiz bir Avrupa’nın mümkün olacağı bir birlikteliği müjdeler YENİ Parti.”
“ZOR GÜNLERDE YANINIZDA GÜÇLÜ SOSYAL DEVLET OLMALIDIR”
“İlk başta ifade ettim, parti hukukunda önceki partimizde büyük haksızlıklar yapıldığında, arkadaşlarını geride bırakmayan, satmayan, insanların birbirine güvenen, birbirine sırtını dönebilen, birbirine her şeyini emanet edebilecek insanların partisidir YENİ Parti. Türkiye’ye de kimseyi geride bırakmayan bir ülke kurmayı vaat eder. Hayatta herkesin başına her kötülük gelebilir. İşinizi kaybedebilirsiniz, hastalanabilirsiniz, yaşlanabilirsiniz, bir kazayla engelli hale gelebilirsiniz, yardıma, bakıma muhtaç hale gelirsiniz. İşte o zor günlerde yanınızda güçlü bir sosyal devleti görmeniz gerekir. Temel vatandaşlık geliri ile herkesin bir temel gelire sahip olduğu, kimsenin yokluktan – yoksulluktan, pazar dağılırken kalanları toplamaya çalışmadığı, konteynerlerin başında karanlıkta kimsenin birisinin yediğini, birisinin tüketmediğini takip eden kimsenin olmadığı, hiçbir çocuğun hayata kapatamayacağı kadar farkla, geriden başlamadığı bir düzeni kurmak için mücadele eder YENİ Parti. Ev kadınlarına sigorta ve emeklilik hakkını savunan, asgari ve insanca bir gelir güvencesini kadın – erkek tüm vatandaşlarına sunan yepyeni ve düzeni savunur YENİ Parti.”
“EMEKLİLERİMİZ İÇİN YEPYENİ BİR DÜZEN KURACAĞIZ”
“Burada içimizdeki büyük acıyı bir kez daha buradan ifade etmek isterim. Dün emekliler, yıllar önce kendilerine verilmeyen seyyanen zammın Anayasa Mahkemesi’ndeki görüşmesi sırasında orada eylem yaparken bir emekli polis memuru Ali Şekeroğlu ‘Para değil, onumuzu istiyoruz’ diyerek yıllarca devletin kendine emanet ettiği, hepimizin canını malını koruduğu beylik silahıyla maalesef hayatına son verdi. YENİ Parti uzun süredir hem kendi kurulduğu günden, hem bundan üç yıl önce, önceki partide hep birlikte yeni bir anlayışla iktidara geldiğimiz günden beri her toplantısında, her mitinginde emeklileri konuşan, yıllarca parmakları nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ‘Artık sen çalışma. Bugüne kadar sen bize baktın, bundan sonra biz size bakacağız’ denen emeklilere dünya siyaset tarihinin en büyük vefasızlığının yapıldığını, en büyük haksızlığının yapıldığını konuşur. 23 bin lira en düşük emekli maaşıyla, ‘Ya karnını doyur sokakta kal, ya bu maaşla bir kiradan eve geç, aç kal’ denen, çaresiz bırakılan, geride bırakılan emeklileri konuşuyor. Ve her yaptığımız mitingte şunu söylüyorum. ‘Emeklilerin gözündeki öfkeyi, emeklilerin gözündeki hayal kırıklığını görüyorum. Bir büyük sosyal patlamayı görüyorum. Ve buna önlem almak gerekir’ diye yıllardır söylüyoruz. Maalesef dün yaşanan acı olayı, o acıyı kalbimize gömüp tekrarının olmasından korkup, tekrarının olmaması için Allah’a dua edip bir yandan da bu iktidara şunu söylüyoruz: ‘Bu kadar kötülük, bu kadar haksızlık, bu kadar eşitsizlik, bu kadar vefasızlık, bu emeklilerin hiçbirine reva değildir. Eninde sonunda AK Parti’nin kara düzenini yerle bir edeceğiz, emeklilerimiz için yepyeni bir düzen kuracağız.’”
“O BİR ÇİFT MAVİ GÖZÜN PEŞİNDE NE YAPTIYSAK YİNE AYNISINI YAPARIZ”
“‘Evlatlarına gelecek sunan bir Türkiye’ diyor altıncı söz olarak YENİ Parti. Bir ülkede herkes beka sorununu tarif edebilir. Burada da duyuyorsunuz, herkesin kendine göre bir beka sorunu var. Diyorlar ki ‘Dünyanın gelişmiş ülkeleri Türkiye üzerine hesap yapıyorlar. Bir beka sorunuyla karşı karşıyayız.’ O dünyanın gelişmiş ülkeleri bu topraklar üzerine hesap yaptığında başlarına ne geldiğini biliyorlar. O gün o beka sorunu ortaya çıktığında o bir çift mavi gözün peşinde ne yaptıysak yine aynısını yaparız. Ancak dünyanın gelişmiş ülkelerinin üzerinde hayal ve hesap yaptığı bir ülkede ne yapacağımız belli. Ne canımızdan geri dururuz, bu ülkeyi korumak için ne yapmak gerekiyorsa onu daha önce yaptık. Yine yaparız. Ancak başka bir tehlike var. Anketler bu ülkedeki her dört gençten üç tanesinin ‘Fırsatını bulursam yurtdışına gitmek, oraya yerleşmek ve orada kalmak isterim’ dediğini söylüyor. İşte gerçek beka sorunu bu. Beka sorunu, dünyanın gelişmiş ülkelerinin burada hesap yapması değil; bu ülkenin gençlerinin dünyanın gelişmiş ülkelerinde hesap yapması, hayal kurmasıdır. İşte YENİ Parti gençleri bu noktaya getiren AK Parti’nin kara düzenini yıkacak, gençlerimize kendi ülkelerinde hayal kurduran, istediklerinde gidecekleri, istediklerinde aslan gibi geri dönecekleri bir ülke vaat etmektedir. Ve son sözümüz Türkiye’ye; makamların emanet sayıldığı bir düzen kuracağız. Ne diyorum? Bunu vaat etmek kolay. Ama önce kendi evimizde yapacağız. O yüzden kimse oturduğu koltuğa kök salmayacak. Her görevde dönem sınırlaması olacak. Milletvekilliğinde de, belediye başkanlığında da, parti yöneticiliğinde de. İki dönem – üç dönem kuralı geldiğinde koltuktaki gidecek ve yerine yenisi, daha yenisi, en yenisi gelecek. Bu iki dönem ya da üç dönem kuralından milletvekili olarak ya da parti yöneticisi olarak bu kurala tabii olmayan bir kişi var. O da benim. Başka bir kurala tabiyim. Tek dönem kuralı. Eğer girdiğimiz herhangi bir seçimde partiyi iktidar yapmaz, birinci parti yapmazsam o gün görevi bırakacağım, o gün görevi bırakacağım.”
“ŞİMDİ ÇÖZÜMÜ KONUŞARAK İKTİDAR OLMAKTA SIRA”
“Şimdi Türkiye’ye vaat ettiğimiz, her birine iştirak ettiğiniz, gözlerinizin içi parlayan, alkışlarınızla, sloganlarınızla destek olduğunuz bu vaatleri gerçekleştirmek için bugün sizin seçeceğiniz ilçe başkanımız, bugün yarışta seçilmeyen ama seçilenin en büyük destekçisi olacak diğer adayımız, her iki tarafın arkadaşları, ekipleri, bütün YENİ Parti ailesi hep birlikte bu Türkiye’yi ortaya çıkarabilmek için yedi tane görevimiz var. Örgütümüze yedi görevi emanet ediyorum. Bunların en başında, ilk başında iktidar kapasitemizi göstermektir. Bu Türkiye’yi yönetmeye hazır olduğumuzu, bilgimizle, birikimimizle, projelerimizle, kadrolarımızla ve üyelerimizde hazır olduğumuzu göstermek, dilimizi, davranışlarımızı yeni siyasete uygun hale getirmek, devletin ciddiyetini, milletin sorumluluğunu taşıdığımızı göstermek, demokrasiden fedakarlık etmemek, disiplini elden bırakmamak üzere iktidara hazır bir parti olduğumuzu dosta da olmayana da göstermek görevimizdir. Kapıları millete açık tutacağız. Parti binalarının kapıları ardına kadar millete açıktır. YENİ Parti elbette sosyal demokratların yeni partisidir, Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin yeni partisidir. Geçmiş dönem birlikte siyaset yaptığımız herkesin yeni partisidir. Ancak YENİ Parti muhafaza demokratların, milliyetçi demokratların, Kürt demokratların, sosyalist demokratların, liberal demokratların, bu vatanla, milletle, bayrakla ve Ata’yla sorunu olmayan tüm demokratların partisidir. Kapıları millete açık tutarken ‘Sadece üye olmak için davet ettik, geldiler. Ya da sizler üye oldunuz, geldiniz. Bu iş bitti’ demeyeceğiz. Seçilecek ilçe başkanı ve yönetiminin ilk ve öncelikli görevi tüm mahallelerde mahalle meclislerini oluşturmak, ülkenin gündemini, ülkenin sorunlarını, partimizin buna çözüm önerilerini mahalle meclislerinde konuşmak ve tartışmak, yukarıya iletilecek kararları oralardan almak ve o mahallede yapılacak propagandanın, o mahallede konuşulacak her şeyi mahalle meclislerinde tartışarak, üreterek, birbirimizi öğreterek bir büyük dinamizmi hayata geçirmek ve mahallem meclislerinden sonra oranın temsilcilerinden oluşacak ilçe meclislerini oluşturmak ve Gaziemir’in sesini mahalleden ilçeye, ilçeden İzmir’e, İzmir’den Ankara’ya taşımak, ülkenin siyasetini Gaziemir’in mahallelerinden katkı vermektir. Örgütlerimiz bunları yaparken her ilde, her ilçede artık sorunları biliyoruz, çözümlerini konuşmak görevidir. Şu kadarını söyleyelim. İyi bir parti programımız var, butlan kararından bugüne 36 il gezerek sokak sokak, mahalle mahalle, salon salon, toplantı toplantı sektörel sorunlara, birikmiş sorunlara, yığınsal sorunlara nasıl çözümler ürettiğimizi bir yandan anlatıyor, bir yandan da hükümet programımızı milletimizle birlikte yazıyoruz. İlçe örgütlerimizin en önemli görevi; emeklinin sorununu, emekçinin sorununu da kendi ilçesine özel sorunları da partinin nasıl çözeceğini yönelik hem kendi fikir birliğini oluşturmak, parti programında olan çözümleri doğrudan taşımak, özgül sorunlar varsa onlara çözüm için üst kademelerden yardım istemek ve mahalle mahalle, sokak sokak, köy köy ilçesinin tüm birimleri için oraya özel seçim vaatlerimizi ve iktidarda neler yapacağımızı konuşmak yani sorunu değil, soruna çözümü konuşmak görevleridir. Çünkü sorunu anlatan muhalefet olur. Onu yıllardır iyi yaptık. Çözümü söyleyen iktidar olur. Şimdi iktidar olmakta sıra.”
“PARTİMİZ YERELDE GÜÇLÜ SİYASİ FİGÜRLER YARATIYOR”
“‘Demokrasiyi evimizde kuracağız’ demiştim. Bu konuyla ilgili tavizsiz olarak bunu ilçenin de yani bugün ilçe başkanına diğer siyasi partilerin ilçe başkanlarında olmayan doğrudan üye tarafından seçilme imkanı yaratan partimiz aslında yerelde çok güçlü siyasi bir figür yaratıyor. Seçilmiş ilçe başkanları, seçilmiş il başkanları tüm üye tarafından seçilecek yöneticiler. Bu mesele kişinin kendine verilmiş bir güç değil, ancak kendindeki bu gücün partinin gücü haline dönüşmesini sağlayacak bir tevazu, paylaşım, herkesi dinleyen ve parti içindeki demokrasiyi sonuna kadar işleten her kademede üyelerin ve partinin ilişki halinde olması gereken tüm kesimlerin fikrini almak isteyen bir yönetim anlayışını istiyoruz. Sözüm meclisten dışarı. Bu gücü verdiğimiz ilçe başkanları herhangi bir şekilde bu gücü partinin ve ülkenin geleceğinin lehine değil de kendisinin, ekibinin lehine kullanmaya kalktığında bugün arkalarında kapı gibi duran Genel Başkan tam karşılarına geçecektir. Onun için eski siyaset millete tepeden bakan ve yukarıdan aşağıya doğru konuşan siyasetken YENİ Parti’nin yeni siyaseti vatandaşla göz hizasında iletişim kuran ve kibrin yerine tevazuyu tercih eden, vatandaşa yıllardır, 25 yıldır kendisini yönetenlerin erişilemezliğinin yanında, elinin yanında elini uzatıp tutabildiği, icabında ilçe başkanının elindeki telefondan il başkanına, Genel Başkan Yardımcısına ve Genel Başkana kadar ulaşabildiği yani siyasetin sokakta milletle temas halinde yapıldığı bir anlayışı öngörmektedir. Altıncı görevimiz, örgütümüzün görevi; biraz önce konuşmanın başında söyledim, yoldaşlık hukukudur, kardeşlik hukukudur. ‘Biz burada bir siyasi parti kurduk ve bu partinin nimetlerinden yararlanalım’ diyenler değiliz.”
“BU SALON DÜŞMEMEK İÇİN BİRBİRİNE SARILANLARIN SALONU”
“Şu salona bir bakın. Bu salon 47 yıl birinci parti olmamış bir partide emek verenlerin çoğunlukla salonu. Bu salon çoluğuna, çocuğuna işi, aşı iktidardan ummayanların salonu. Bu salon iktidar partisine üye olup onun imkanlarından yararlanmak yerine ilkeleri ile bir kenarda duranların, düşmemek için birbirine sarılanların salonu. Bu salon 14-28 Mayıs seçimlerini o kazanmayı en çok hak edip, kaybedince en çok üzülenlerin salonu. Seçimden sonra çok çıkamayanların, sokakta yürürken başını kaldıramayanların, öğretmen evine gitmeye artık takati kalmayanların, ‘Bundan sonra ne olacak?’ diye ümitsizliğe kapılmışken ‘Artık partimiz değişirse Türkiye değişir’ diye değişime inananların, yaptığı kurultayda büyük değişimle birbirine sarılanların, ‘Türkiye’ye bir büyük başarıyı kazanmazsak eğer ertesi gün seçimi, görevi bırakacağız’ diyebilen bir özgüvenin ve 47 yıl sonra İzmir’de 31 belediye başkanından 29’unu kazananların, Türkiye’nin yüzde 65’ini kazananların, ekonominin yüzde 84’ünü kazananların, yani bu salon düştüğü yerden kalkan, omuz omuza duran, birlikte başaranların salonudur. Onun için söylüyorum Gaziemir. Onun için Gaziemir’den Türkiye’ye söylüyorum. Bu salonun, YENİ Parti’nin örgütünün yedinci ve en esaslı görevi, ödevi şudur. Kazanmaktır, kaybetmeyi unutmaktır. Kazanmaktır, kazanmaktır. Buradan hepinize söylüyorum. YENİ Parti’nin yeni neferleri, yeni Türkiye’nin kurucuları kalkın ve bu iktidarı değiştirin. Siz Türkiye’nin umudusunuz. Size güveniyorum, size inanıyorum. Şimdi size emanet ettiğimiz iki adayımızı buraya davet ediyorum. Onlar bu partinin gözbebekleri. Siz seçeceksiniz, onlar omuz omuza Gaziemir’i iktidara taşıyacaklar.”













