YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gazeteci – Yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın katledilişinin 27’nci yılı anma törenine katıldı.
Burada konuşan YENİ Parti lideri Özel, “Değerli Kışlalı ailesi, Ahmet Taner Kışlalı’nın değerli komşuları bugünlerde hep çok konuşuyoruz, ‘Tarihin doğru tarafında durmak önemli’ diye. Ahmet Taner Kışlalı nerede durduysa bugün o iki koca kurumun bütün Cumhuriyet’i ayakta tutma, Atatürkçülerin bir arada durması, Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan değerlere sahip çıkmak ve önümüzdeki süreçte yeniden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflerini önümüze koyduğu hedefleri ülkeyi yönetme ilkeleri olarak belirleyecek olan bir iktidarın hep beraber kurulma noktasında Cumhuriyet Gazetesi’nin ve Atatürkçü Düşünce Derneği’nin o günden bugüne nasıl ayakta durduklarını, nasıl bir mücadele verdiklerini bugün de bu anlamlı anmada varlıklarıyla, altını çizdikleri önemli ve hepimiz açısından hiç unutmamamız gereken gerçeklerle onlarla birlikte olduğumuz için büyük bir memnuniyet duyuyorum. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin ve Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucularından bugüne kadar onu ayakta tutan ve bize tüm mücadelelerimizde hem güç veren, hem de hep doğru yönü gösteren birer pusula işlevi gören bu iki köklü kurumu saygıyla selamlıyorum. Önlerinde, kurucularının hatıralarının önünde de saygıyla eğiliyorum” dedi. Özel, şöyle devam etti:
“AŞAĞIDAN YUKARIYA SİYASETİN ÖRÜLMESİ ÇOK ÖNEMLİ”
“Açıkçası bugün sabah önceki Ankara İl Başkanvekilimiz Yüksel Hoca’nın öğrencisi olduğu Ahmet Taner Kışlalı’yı Cumhuriyet Gazetesi’nde anan bir yazısını okuyarak başladım. Çok etkilendiğim satırlar, tespitler vardı. Ardından buraya gelirken hep 1970’lerde girdiği iki yerel, ikisi genel seçimde partisini birinci parti yapmış Ecevit‘in yazılarından fark ettiği, tanıdığı, tanıştığı birisini 37 yaşında Kültür Bakanı yapmak üzere milletvekilliğine davet edişini, onu da İzmir gibi partinin en güçlü olduğu yerden aday yapacakken, İzmir il yönetiminin iradesini onlara ‘Ahmet Taner Kışlalı’yı size yolluyorum, sahip çıkın’ diye telefon açmak yerine ‘Böyle yapsak nasıl görürsünüz?’ diye sorup örgütün görüşünü alıp ondan sonra Ahmet Taner Kışlalı gibi bir değeri önce milletvekili, sonra 37 yaşında Bakan yapışını hatırlayarak, önümdeki notlardan bunları okuyarak buraya doğru geldim. Sayın Genel Başkan da aynı noktayı hatırlattı biz siyasetçilere. Bu açıdan da siyasetin yukarıdan aşağıya bastırarak, dayatarak kendi kararları, kendi pazarlıklarıyla değil de aşağıdan yukarıya rıza üreterek yapıldığında ancak böyle büyük başarıların elde edilebildiğini herhalde hatırlamak, özümsemek önemli. Bu açıdan örneğin Ahmet Taner Kışlalı’nın ismini taşıyan bu mahallenin bir mahalle meclisinde her şeyi tartışmasını, Çankaya’nın ilçe meclisinde bu fikirlerin olgunlaşmasını, Ankara’nın il meclislerinden yukarıya doğru bir siyasetin örülmesinin ve yükselmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha üstlendiğim sorumlulukla burada yaşadım, duydum, gördüm. Ama hiç şüphe yok hem Işık Bey’in çok kıymetli konuşmasında, hem Genel Başkanımızın konuşmalarında burada eksik olan, aramızda olması gereken, seçilmiş gencecik bir avukatın şu anda Kırşehir’de bir cezaevinde bulunuyor olmasının hatırlattıklarıyla çok önemli konuşmalar dinledik.”
“YORGUNLUĞUMUZU UNUTTURDU, CESARETİMİZİ KAMÇILADI”
“Ama ben de duyduğumda fark ettim ki; biz babasını tanıyoruz, ama kızı babasını tanımadan büyüdü. Ve bu anmaların klasik söylemlerinin bazen ne kadar onlar açısından boş olabildiğini çok nazik konuşmasıyla, o niyetle değil ama hepimizin yüzüne bir tokat gibi vurdu. Gerçekten önemli kayıplar, onların ne değerde oldukları, onu birbirimize hatırlatmamız, sonra dönüp aileye teselli vermek için kurduğumuz cümleler, bir yerde çok önemli cümleler olabiliyor ama bambaşka bir boşluğa işaret edebiliyor. Bu boşluğu ne doldurabilir? 29 günlükken babasız kalmış bir kızın bugün de bizim neleri hatırlamamız gerektiğini, nasıl bir mücadele vermemiz gerektiğini, ne kadar kalabalık olmamız gerektiğini, ne kadar kararlı olmamız gerektiğini hatırlatan o nazik ve kıymetli konuşması benim açımdan, herhalde sürekli böyle anmaları yapıyoruz, son derece öğretici oldu. Bir yandan babasını kaybetmiş, yakın zamanda üç arkadaşıyla oturduktan sonra, 27 yıl sonra burada bir konuşma yapmaya karar vermesi ve o yaptığı konuşmanın içeriği hepimiz açısından çok kıymetli. Açıkçası güç verdi ve hatırlattı, yorgunluğumuzu unutturdu, kararlılığımızı ve cesaretimizi kamçıladı.”
“2007’DEN BERİ ‘SEYAHATTEYİM’”
“Ben buraya ikinci kez geliyorum siyasetçi olarak. Üçüncü kez burada bulunuyorum. İlk bulunmam, ben 1999 yılının 21 Ekiminde eczanesini yeni açmış, Manisa Eczacı Odası’nın Yönetim Kuruluna birkaç hafta önce seçilmiş, mesleki mücadele ile memleket mücadelesinin birbirinden ayrılmayacağı, ikisinin de örgütlülüğün farklı alanları olduğunun ayırdında, yeni açtığı eczanesinden sonra, Eczacı Odası’na gitmiş, Türkiye’nin ilk Eczacı Kooperatifi’ni kuran Neşe Gülersoy’un, Manisa’da MEDAK’ın kurucusu, eczanesinde katledilişi dört yaşında tesadüfen oradan geçerken görmüş, şahit olmuş, onun Manisa’da o zaman Eczacı Odası yok, İzmir Eczacı Odası’nın Genel Sekreteri, Manisa’nın temsilcisi. Onun yolunda yürümek isteyen bir eczacı olarak Manisa Eczacı Odası’nın yönetimine girmiş, her yıl Neşe Gülersoy’un Cumhuriyet Halk Partisi Eczacı Kooperatifleri, Manisa Eczacı Odası tarafından anılmaya başlamasını ve meslek mücadelesi ile memleket mücadelesinin birlikte sürmesi gerektiğini savunan o günlerde 25 yaşında genç bir eczacıydım. O günden bugüne geçen gün ailemizin WhatsApp grubuna bir şey yazarken kızım böyle bir üzüntülü emoji koymuş. Konuşurken işte ‘Ne zamandır oradasın ne zamandır buradasın’a?’ ‘Seyahatteyim’ diye yazmak gerekiyor, bir yerden film izleyebilmek için bir şifre gerekiyor. Sordu ‘Kaç gün sürecek seyahat?’ diye. ‘Ben Manisa’dan 2007’de ayrıldım. ‘2007’den beri seyahatteyim, 19 yıldır seyahatteyim’ yazdım. Kabul etmedi’ dedim, kızım da bir damla bir yaşlı emoji koymuş. Kızımın babası var ama o günden beri biz Ankara’dayız.”
“ATA’NIN İZİNDEKİ İKTİDAR PARTİSİNİN GENEL BAŞKANI OLARAK GELECEĞİM”
“Ben ilk kez 2008’de burada Türk Eczacılar Birliği’nin Genel Saymanı olarak anmaya katılmıştım. Tahmin ediyorum 70 – 80 kişiydik burada. Sonra milletvekili olarak, Veli Ağbaba ile birlikte bir kez katılabildik. ‘Neyi eksik yaptın?’ derseniz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak çok istememe rağmen Muharrem Aksoy anmalarında birlikteyiz, Uğur Mumcu anmalarında birlikteyiz, Bahriye Üçok anmalarına katılabildiğimize katılıyoruz ama Ahmet Taner Kışlalı anmasına partinin Genel Başkanı olarak katılamamıştım, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak katılamamıştım. Sevgili Aylin Nazlıaka ile kıymetli eşi geçtiğimiz aylarda beni ziyaret ettiklerinde bunu hep bir eksiklik olarak gördüğümü ifade etmiştim. YENİ Parti’nin Genel Başkanı olarak, şartların bizi yeni bir parti kurmaya ve Cumhuriyet Halk Partisi içinde mücadeleyi yeni bir partide, partiyi yeniden Atatürk’ün partisi, demokratik olarak kendisine genel başkan seçebilen ve yenilgilere değil; kazanmaya alışan, kazanmadığı takdirde böyle bir mücadelenin içinde olmanın bir anlamı olmadığını idrak etmiş kadroların zaruri mücadelesini verdiğimiz YENİ Parti’de bu ilk anmaya katılabilmiş olmayı bir büyük eksikliği, bir nebze kendi adıma ve partimiz adına telafi etmek olarak ifade etmek isterim. Hatırasının önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Katıksız Atatürkçülüğü, Kemalizm’e yaptığı vurgular ve bunun ‘mış gibi’ yapılamayacak olmasıyla ilgili bütün düşünce ve görüşlerini kendimize bir kez daha bir nasihat, bir öğüt, bir vasiyet olarak aldığımızı ifade etmek isterim. Buraya bir meslek örgütünün genç bir yöneticisi olarak geldim, milletvekili olarak geldim. Bugün Genel Başkan olarak geldim. Ümit ediyorum ki bu anlamaya iktidar partisinin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürüyen bir iktidar partisinin Genel Başkan’ı olarak ve yeni ADD’nin bir üyesi ve Cumhuriyet’in bir okuyucusu olmanın onurunu taşıyarak, Ahmet Taner Kışlalı’nın değerli kızının koluna iktidar partisinin Genel Başkanı olarak gireceğimiz ve parka doğru yürüyeceğimiz o günün sözünü vererek müsaadelerinizi istiyorum. Başımız sağ olsun.”











