17 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Neoliberalizme bir tepki: Dağdağan Türküsü

Neoliberalizme bir tepki: Dağdağan Türküsü

Tuğba Mollamahmutoğlu - Tuğba Mollamahmutoğlu
14 Ağustos 2023 - Güncellenme Tarihi 22 Ağustos 2023
- Özel Haber
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Neoliberalizme bir tepki: Dağdağan Türküsü

Neoliberalizme bir tepki: Dağdağan Türküsü

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Edebiyat dünyasının son dönem tanınan genç yazarlarından Volkan Altınbaş’ın 4. Kitabı ve aynı zamanda ikinci romanı olan Dağdağan Türküsü yayımlandı. Daha önce 2016 yılında yayımlanan ve tanıtım yazısını Sunay Akın‘ın kaleme aldığı Ceviz Hırsızları adlı romanının devamı niteliğindeki kitap okuyucularıyla buluştu.

“Her bir Şeys-i Aşk”, “Ceviz Hırsızları” ve “Donuk Adam” isimli kitaplarının yazarı Volkan Altınbaş ile son kitabı “Dağdağan Türküsü” üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Kitaplar hayatınıza nasıl girdi, “okur” olmaktan “yazar” olmaya giden yol nasıl başladı ve ilerledi?

Aslında süreç benim de tahmin etmediğim bir süreçti. İlk olarak 13 yaşımda Doğan Özlem’in Bilim Felsefesi adlı kitabı abim tarafından elime tutuşturuldu. Anlamadığımı söyleyip kitabı geri abime verdiğimde şöyle bir yanıt almıştım: “Felsefe okumak anne sütü gibidir. İçindeki proteini görmezsin ama o senin beyninin iskeletini ayakta tutacak tek şeydir! Anlamasan da okuyacaksın…” Ben uzun bir süre anlamadan felsefe okudum. Hayatım boyunca hiç çocuk kitabı okumadım mesela.

Sonra Yılmaz Erdoğan’ın Bana bir Şeyhler Oluyor tiyatrosundaki bir karakterden çok etkilendiğimi fark ettim. Hilmi Duran karakterinin konuşması ve anlattıkları, ona öykündürdü beni. Zamanla bir baktım ki ben de Hilmi Duran gibi durmadan anlatıyorum: Felsefi, şairane, derinlikli ve susmamacasına…

Yazmaya başladığınız zaman kendinize örnek aldığınız veya etkilendiğiniz biri var mıydı?

Bu öyle bir etkilenmeymiş ki –şimdilerde fark ediyorum- okumam gereken kitaplardan, benimsemem gereken üsluba kadar beni şekillendirmiş, yeteneğimin nerede olduğunu bana anımsatmış… İşte bu süreçten sonra ben şiir deyince Orhan Veli dedim, roman deyince aklıma Sabahattin Ali geldi, Ernest Hemingway geldi, öykü deyince Yusuf Atılgan’ın dizlerinin dibinde buldum kendimi… Deneme türü mesela, Monteigne’i elimin tersiyle ittim Bacon dedim. Hep bu kendimi keşfedişle.

Kısacası buradan sanat kimin için ve ne için yapılır, klasik sorusuna geliyoruz: Ben sanat yaparken ne toplum için der genelleştiririm kendimi ne de sanat için der özgüvensizce kendi kabuğuma çekilirim. Ben bir kovan koyarım ortaya, gelip benim düşlerimle beraber kim bal yaparsa onadır sanatım. Ben bu konuda kendimi her zaman bir arı gibi düşünüp, acıyı bal eyledim.

Edebiyat dünyasının son dönem tanınan genç yazarlarından Volkan Altınbaş’ın 4. Kitabı ve aynı zamanda ikinci romanı olan Dağdağan Türküsü yayımlandı. Daha önce 2016 yılında yayımlanan ve tanıtım yazısını Sunay Akın‘ın kaleme aldığı Ceviz Hırsızları adlı romanının devamı niteliğindeki kitap okuyucularıyla buluştu.
Edebiyat dünyasının son dönem tanınan genç yazarlarından Volkan Altınbaş’ın 4. Kitabı ve aynı zamanda ikinci romanı olan Dağdağan Türküsü yayımlandı. Daha önce 2016 yılında yayımlanan ve tanıtım yazısını Sunay Akın‘ın kaleme aldığı Ceviz Hırsızları adlı romanının devamı niteliğindeki kitap okuyucularıyla buluştu.

Kitabınızda üslup, tamamen mekan psikolojisi üzerine kurulmuş bir yapıt olarak göze çarpıyor. Bu üslubu tercih etme sebebiniz nedir?

Türk toplumunda insan, karakteri mekandan mekana değişen bir karakter. Bugüne kadar okuduğum kitaplarda bunun ön plana çıkmadığını ve karakterlerin ve tiplerin yazarın perdesinden okunduğunu hissettim. Ben bu perdeyi ortadan kaldırdım. ‘Dağdağan Türküsü’ yaratmak istediğim devrimsel bir üslubu tam anlamıyla yansıttığım, teori ve pratiği uyuşturduğumu düşündüğüm bir roman oldu.

“NEO-LİBERALİZMİN ÖN PLANA ÇIKTIĞI BİR KURGU”

Kitabınızın kurgusundan bahsedebilir misiniz, bizleri nasıl bir içerik bekliyor?

Kendini sosyalist olarak gören fakat aslında muhafazakar bir varoluşa sahip Davut ile kendini muhafazakar olarak gören fakat aslında neoliberal alışkanlıkları ağır basan kardeşi Purut’un hikayesi Dağdağan Türküsü… Karakterlerdeki sosyolojik altyapıların yaşam içerisinde gerçekleşen olaylarda ağır ağır yeni çatışmalar yarattığı bir kurgu tamamen.

Örneğin bu çatışmalar, komünal alışkanlıkları ağır basan köylü kadın ile 80 sonrası ortaya çıkan neoliberal yaşam kültüründen beslenen şehirli kadını karşı karşıya getirirken aslında yeni bir sosyolojik çatışma daha doğuruyor. Bu çatışma kişilerin inanç sorunsalıyla birleştiğinde bambaşka bir hayatla karşılaşıyoruz. Metaforlar, kadın-erkek varoluşuna dair alışkanlıklar, derin psikolojik analizler ve en önemlisi felsefeyle yoğurulmuş bir kurgu. İşte böyle bir kurgu edebiyatseverlerini bekliyor.

Ülkemizde yeni ve genç yazarlara çok az şans veriliyor. Sizin ilk kitabınızı yayımlama süreciniz nasıl gelişti?

Bu az şans verme olayı tamamen popülariteyle alakalı bana kalırsa. Popüler olduktan sonra mesaj verebilirsiniz diyen bir sistem var. Böyle olunca popüler olan azınlık bir grup çarkın dişlilerini eline almış ve kimseye vermiyor. Her mecranın kendi içinde bir çarkı var ve her çarkı kontrol eden başka bir çark daha. Bu çarklar da birilerinin elinde maalesef.

Dolayısıyla yeni yazara, yeni şaire, yeni senariste, kısacası yeniye büsbütün kapalı bir görüntü çiziliyor gibi. Ama diğer taraftan da baktığımızda pek çok yeni kitap ve yeni isim görebiliyoruz. Burada önemli olan nitelikli bir kategoriye ne kadar kişi istiflenebiliyor. Bunu değerlendirmek lazım.

Neoliberalizme bir tepki: Dağdağan Türküsü
Neoliberalizme bir tepki: Dağdağan Türküsü

Yeni çalışmalarınız var mı? Varsa, kısaca söz edebilir misiniz?

Evet, şu anda bir deneme, bir şiir ve bir öykü dosyam hazır fakat demlenmelerini bekliyorum. Oldu bittileri, ben yaptımolduları sevmiyorum, sevmiyorum tahakkümü. Demlenecek ve öyle yayınlanacak. İçeriklerinden bahsetmeyi şu aşamada doğru bulmuyorum.

AZ ZAMANDA BÜYÜK İŞLER BAŞARMIŞ GENÇ BİR YAZAR

Klaros Yayınları aracılığıyla yayınlanan ve okurlarıyla buluşan Dağdağan Türküsü’nün yazarı Volkan Altınbaş’ın Her bir Şeys-i Aşk adlı ilk kitabı şiir türünde yayımlanmış bir eser. 2013 yılında yayımlanan bu kitabın önsözü Tayfun Talipoğlu’nun kaleminden çıkmış. Sonrasında 2016 yılında ilk romanı Ceviz Hırsızları’nı yayımlayan yazarın, bu kitabının arka kapak tanıtım yazısını Sunay Akın kaleme almış. Bu süreçte Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Altınbaş, iki yıllık gazetecilik serüvenini noktalamış. Röportaj yazarlığı yaptığı gazetecilik hayatı boyunca önemli röportajlara imza atmış.

Ayşen Gruda, Müjdat Gezen, Emre Kınay, Ayşe Kulin, Taylan Özgür Ölmez gibi önemli isimlerle röportajlar gerçekleştiren Volkan Altınbaş, yine bu süreçte Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda Gürsel Korat, Çiğdem Ülker gibi önemli isimlerden yazarlık eğitimi almış. Şiirleri ve öyküleri Sinada Edebiyat, Güncel Sanat, Bambu Tiyatro ve Kültür Sanat, Yazı-Yorum, Eskişehir Sanat, KE, ETOS dergilerinde yayımlanmış.

2017’de Anadolu Üniversitesi Basın Yayın bölümünde ilk yüksek lisans eğitimini tamamlamış. 2019 yılına gelindiğinde ilk öykü kitabı olan 3. Kitabı Donuk Adamı yayımlamış. Kum saati adlı öyküsüyle ön plana çıkan bu eserinden yaklaşık bir sene sonra 2. Yüksek lisans eğitimine başlamış. Şu anda yüksek lisans eğitiminin sonuna gelen Altınbaş, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu yönetimi bölümünden mezun olmak üzere. Kısacası genç dönemde gerek edebi gerekse sosyal anlamda böyle bir başarı öyküsüne sahip yazarın Dağdağan Türküsü adlı yeni romanını tüm edebiyatseverlere öneriyorum.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Kalıcı ses kısıklığına ameliyatsız çözüm

Sonraki Haber

CANiK, DSEI 2023’e katılacak

Tuğba Mollamahmutoğlu

Tuğba Mollamahmutoğlu

Tuğba Mollamahmutoğlu, Ankara doğumlu, Gazi Üniversitesi Basın Yayın mezunu, Medya ve İletişim konularına ilgili olan Haberton Muhabiri!

İlgili Haberler

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye'de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!
Özel Haber

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

17 Ekim 2026
Türkiye'de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?
Özel Haber

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

16 Ekim 2026
Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!
Özel Haber

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

16 Ekim 2026
Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!
Özel Haber

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

15 Ekim 2026
Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem
Özel Haber

Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem

15 Ekim 2026
21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan gelen meteor yağmuru başlıyor Spot: Gökyüzü meraklıları için yılın dikkat çeken doğa olaylarından biri yaklaşıyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geride bıraktığı parçacıkların oluşturduğu Orionid meteor yağmuru, 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak. Türkiye'den de izlenebilecek doğa olayında uygun koşullarda saatte 10 ila 20 meteor görülebilecek. Ancak bu yıl Ay ışığı gözlem koşullarını zorlaştıracak. Ekim ayının en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olan Orionid meteor yağmuru için geri sayım başladı. Her yıl Dünya'nın Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıkların arasından geçmesiyle ortaya çıkan meteor yağmuru, 2026 yılında 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece en yoğun dönemine ulaşacak. Gökyüzünde anlık parlak ışık izleri oluşturan meteorlar, uygun hava koşullarında Türkiye'nin farklı bölgelerinden çıplak gözle izlenebilecek. NASA'nın yayımladığı astronomi verilerine göre Orionid meteor yağmuru, yılın düzenli olarak gözlemlenen gök olayları arasında bulunuyor. Özellikle hızlı hareket eden meteorlarıyla tanınan bu doğa olayı, şehir ışıklarından uzak bölgelerde daha belirgin hale geliyor. Ancak 2026 yılında Ay'ın parlaklığı nedeniyle gözlemlenebilecek meteor sayısının ideal koşullardakinden daha düşük olması bekleniyor. Astronomi meraklılarının merak ettiği konuların başında ise meteor yağmurunun hangi saatte başlayacağı, Türkiye'den görülüp görülmeyeceği ve gözlem için özel bir ekipman gerekip gerekmediği geliyor. Uzman kuruluşların yayımladığı takvimler, bu yılki en yoğun gözlem döneminin 21-22 Ekim tarihleri olduğunu ortaya koyuyor. Orionid meteor yağmuru ne zaman, saat kaçta görülecek? Orionid meteor yağmuru, 2026 yılında 2 Ekim ile 7 Kasım tarihleri arasında etkinliğini sürdürüyor. Ancak meteorların görülme sıklığının artacağı zirve dönemi 21 Ekim Çarşamba gecesi başlayıp 22 Ekim Perşembe sabahına kadar devam edecek. Meteor yağmurlarında en uygun gözlem zamanı genellikle gece yarısından sonraki saatler oluyor. Bunun nedeni, Dünya'nın dönüşü ve meteorların gökyüzündeki görünür çıkış noktasının zaman içinde yükselmesi. Türkiye'de gökyüzünü izlemek isteyenler için özellikle gece yarısından sabahın ilk ışıklarına kadar olan zaman dilimi önem taşıyor. Bununla birlikte meteorların hangi dakika görüleceğine ilişkin kesin bir saat bulunmuyor. Gökyüzünde kısa süreli ışık izleri halinde beliren meteorlar, gözlem süresince farklı aralıklarla ortaya çıkabiliyor. Halley Kuyruklu Yıldızı ile Orionid meteor yağmuru arasındaki bağlantı ne? Orionid meteor yağmurunu özel kılan en önemli özellik, kaynağının astronomi tarihinin en ünlü gök cisimlerinden biri olan Halley Kuyruklu Yıldızı olması. Bilimsel adı 1P/Halley olan kuyruklu yıldız, Güneş çevresindeki bir turunu yaklaşık 76 yılda tamamlıyor. Güneş'e yaklaştığı dönemlerde yüzeyindeki buz ve diğer uçucu maddelerin etkisiyle gaz ve toz açığa çıkıyor. Bu süreçte uzaya yayılan küçük parçacıklar, kuyruklu yıldızın yörüngesi boyunca dağılıyor. Dünya her yıl ekim ayında bu parçacıkların bulunduğu bölgeden geçiyor. Atmosfere büyük hızlarla giren parçacıkların oluşturduğu ışık izleri ise yeryüzünden meteor olarak gözlemleniyor. Bu nedenle Orionid meteor yağmuru, Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya yakınından geçmesini beklemeden onun geride bıraktığı izleri görme fırsatı sunuyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya'dan yeniden gözlemlenebileceği bir sonraki dönüşünün ise 2061 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Saatte kaç meteor görülebilecek? NASA ve Amerikan Meteor Derneği'nin yayımladığı verilere göre Orionid meteor yağmuru, normal koşullarda en yoğun döneminde saatte yaklaşık 10 ila 20 meteor oluşturabiliyor. Ancak bu sayı, her gözlemcinin mutlaka aynı miktarda meteor göreceği anlamına gelmiyor. Meteorların görünürlüğünü etkileyen faktörler arasında atmosfer koşulları, bulutluluk, yapay aydınlatma, Ay'ın parlaklığı ve gözlem yapılan bölgenin özellikleri bulunuyor. Orionid meteorlarının dikkat çeken özelliklerinden biri de son derece hızlı olmaları. Atmosfere saniyede yaklaşık 66 kilometre hızla giren bu parçacıklar, gökyüzünde anlık parlak izler oluşturabiliyor. Bazı meteorların arkasında bıraktığı ışıklı izler, birkaç saniye boyunca görülebiliyor. 2026 yılında Ay ışığı meteor yağmurunu etkileyecek Bu yılki Orionid meteor yağmurunda gözlem koşullarını etkileyecek önemli bir gökyüzü ayrıntısı bulunuyor. 21 Ekim tarihinde Ay, büyüyen şişkin Ay evresinde olacak. Ankara için hesaplanan verilere göre Ay'ın aydınlık oranı 21 Ekim'de yaklaşık yüzde 78, 22 Ekim'de ise yüzde 86 düzeyine ulaşacak. Bu durum, özellikle gökyüzündeki daha sönük meteorların fark edilmesini zorlaştırabilecek. Parlak meteorlar görülebilse de ideal karanlık gökyüzü koşullarındaki kadar yoğun bir görüntü oluşmayabilecek. Ay ışığının etkisinden uzaklaşmak isteyen gözlemciler için Ay'ın battığı saatlerden sonraki dönem daha avantajlı olabilir. Ankara'da 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece Ay'ın yaklaşık 02.46'da batması bekleniyor. Dolayısıyla sabaha karşı saatler, bulutsuz bir gökyüzü olması halinde daha elverişli bir gözlem fırsatı sunabilir. Orionid meteor yağmuru Türkiye'den görülebilecek mi? Orionid meteor yağmuru yalnızca belirli bir ülkeden gözlemlenen bir doğa olayı değil. Kuzey ve Güney Yarım Küre'deki pek çok bölgeden izlenebilen meteor yağmuru, Türkiye'den de görülebiliyor. Ancak İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyükşehirlerin yoğun aydınlatmaya sahip merkezlerinde meteorların fark edilmesi daha zor olabilir. Gözlem için şehir merkezlerinden uzak, mümkün olduğunca karanlık ve ufuk görüşü açık alanların tercih edilmesi öneriliyor. Bulutlu hava, sis ve yağış gibi meteorolojik koşullar da görünürlüğü önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu nedenle 21-22 Ekim gecesi gözlem yapmak isteyenlerin bulundukları bölgenin güncel hava tahminlerini kontrol etmesi önem taşıyor. Meteor yağmurunu izlemek için teleskop gerekiyor mu? Orionid meteor yağmurunu izlemek için teleskop, dürbün ya da özel bir astronomi ekipmanına ihtiyaç bulunmuyor. Meteorların geniş bir gökyüzü alanında belirmesi nedeniyle çıplak gözle yapılan gözlemler daha avantajlı olabiliyor. Meteorlar, adını aldıkları Orion yani Avcı Takımyıldızı çevresindeki bir noktadan yayılıyormuş gibi görünse de gökyüzünün farklı bölgelerinde ortaya çıkabiliyor. Gözlemcilerin gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre telefon ve diğer parlak ekranlardan uzak durması, mümkün olduğunca geniş bir gökyüzü alanını takip etmesi öneriliyor. Meteorların belirli bir takvimde en yoğun döneme ulaşması, gökyüzünde kesintisiz bir ışık gösterisi yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bazen birkaç dakika boyunca meteor görülmezken kısa aralıklarla birden fazla meteorun belirmesi mümkün olabiliyor. Orionid meteor yağmuru neden her yıl gerçekleşiyor? Meteor yağmurlarının her yıl benzer tarihlerde ortaya çıkmasının nedeni, Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketi sırasında uzaydaki belirli parçacık akıntılarından tekrar tekrar geçmesi. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geçmiş geçişlerinde bıraktığı parçacıklar da bu doğal döngünün bir parçasını oluşturuyor. Orionidlerin yanı sıra mayıs ayında gözlemlenen Eta Aquarid meteor yağmuru da Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıklarla ilişkili. Böylece aynı kuyruklu yıldızın bıraktığı izler, yılın iki farklı döneminde gökyüzü olaylarına neden oluyor. 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak Orionid meteor yağmuru, gökyüzüne merak duyanlar için teleskop gerektirmeyen bir gözlem fırsatı sunacak. Ancak bu yıl Ay ışığının güçlü olması nedeniyle meteorların en net şekilde izlenebilmesi için karanlık alanların ve uygun saatlerin seçilmesi daha da önem kazanacak.
Özel Haber

21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı’ndan gelen meteor yağmuru başlıyor

15 Ekim 2026
Sonraki Haber
CANiK, DSEI 2023'e katılacak

CANiK, DSEI 2023'e katılacak

En Güncel Haberler

Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede üst kattaki kameraların görüntüleri dosyada yok
Yerel Haberler

Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede üst kattaki kameraların görüntüleri dosyada yok

17 Ekim 2026
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdulati ile görüştü
Dış Haberler

Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdulati ile görüştü

17 Ekim 2026
Mardin’de ‘kira’ cinayeti kamerada: Kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum
Yerel Haberler

Mardin’de ‘kira’ cinayeti kamerada: Kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum

17 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Bakanlıktan ‘çocuk güzellik yarışması’ organizasyonuna suç duyurusu

17 Ekim 2026
Yaşam

IPARD 3 programı 11’inci başvuru sonuçları açıklandı

17 Ekim 2026
Yaşam

7 asırlık harada milyonluk yarış atları yetiştiriliyor

17 Ekim 2026
Yaşam

Günde 60 kez kalp pili şoklaması olan hasta, yakma işlemi ile sağlığına kavuştu

17 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

CHP’li Orhan Sarıbal’dan yoksulluk uyarısı: Barınma ve beslenme giderleri dar gelirliyi zorluyor!

CHP’li Orhan Sarıbal’dan yoksulluk uyarısı: Barınma ve beslenme giderleri dar gelirliyi zorluyor!

- Haberton
17 Ekim 2026

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 17 Ekim Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Gün dolayısıyla sosyal medyadan...

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü: Türkiye’de yoksulluk sınırı 123 bin lirayı aştı!

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

Güncel Haber

Bakanlıktan 'çocuk güzellik yarışması' organizasyonuna suç duyurusu

Bakanlıktan ‘çocuk güzellik yarışması’ organizasyonuna suç duyurusu

17 Ekim 2026
Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede üst kattaki kameraların görüntüleri dosyada yok

Gülistan Doku’nun çalıştığı kafede üst kattaki kameraların görüntüleri dosyada yok

17 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton