Şair ve yazar Meltem Güdemezoğlu’nun “Boğaz’ında Düğümlenir” adlı şiiri, Türk Sanat Müziği formunda bestelenerek dinleyicilerin beğenisine sunuldu.
Yıllar süren bir bekleyiş, verilen bir söz, yaşanan hayal kırıklığı ve ardından gelen güçlü bir dönüş… Şair ve yazar Meltem Güdemezoğlu’nun “Boğaz’ında Düğümlenir” isimli şiiri, zorlu bir sürecin ardından Türk Sanat Müziği formunda bestelenerek dinleyiciyle buluştu. İstanbul’u adeta başlı başına bir karakter olarak ele alan eser, yalnızca bir şiirin bestelenme hikâyesi değil; aynı zamanda sabrın, inancın ve sanatın dönüştürücü gücünün de ifadesi.
Güdemezoğlu, şiirin bestelenme sürecinin yaklaşık beş yıllık bir bekleyişin ardından gerçekleştiğini belirterek, ilk kitabı yayımlanmadan önce bir şiirinin edebiyat dergisinde yayımlandığını ve büyük ilgi gördüğünü söyledi.
O dönem bir müzisyen arkadaşının eseri bestelemek istediğini ifade eden Güdemezoğlu, “Arada süreci sordum, olumlu dönüşler aldım ancak proje hayata geçmedi. Yapamayacaksa açıkça söylemesini istedim. Bu projeden hiçbir yerde söz etmedim; olur ya da olmaz diye bekledim. Son konuşmamızda yapılmadığını anladım.” dedi.
Yeni sürecin aile içinde yapılan bir sohbetle başladığını aktaran Güdemezoğlu, babasının önerisiyle Gaziantep’te tanınan besteci Ahmet Özkök ile iletişime geçtiğini kaydetti.
Şiirini imzalı kitaplarıyla birlikte Özkök’e takdim ettiğini belirten Güdemezoğlu, serbest ölçüyle yazılan eserin Türk Sanat Müziği formuna uyarlanabilmesi için yeniden çalışıldığını ifade etti.
“Serbest ölçülü bir şiiri Türk Sanat Müziği eserine dönüştürmek zor bir süreç. Eser TSM’ye uygun şekilde planlandı ve ortaya güçlü bir beste çıktı.” diyen Güdemezoğlu, çalışmanın solist ve kanun sanatçısı Savaş Özkök tarafından yorumlandığını söyledi.

“İstanbul başlı başına aşk”
Şiirde İstanbul’un güçlü bir karakter olarak yer aldığını dile getiren Güdemezoğlu, şehrin kendi hayatındaki yerinin ayrı olduğunu vurguladı.
“İstanbul’da yaşasak da yaşamasak da üzerine yüzlerce yıl şiirler, romanlar, besteler yazılsa yine yetmez. Doğası, tarihi, karmaşası, kalabalıkları anlatmakla bitmez.” ifadelerini kullanan Güdemezoğlu, çocukluk ve gençlik yıllarının İstanbul’da geçtiğini belirtti.
İstanbul’da yaşamaya devam etmesi halinde böyle bir eserin ortaya çıkmayabileceğini kaydeden Güdemezoğlu, “Başlı başına aşk.” değerlendirmesinde bulundu.
Şiirindeki “Aşk dolu hecelerin / Sevgi yolu İstanbul” dizelerinin bu duyguyu yansıttığını söyledi.
“Dinleyici mesajı aldı”
Eserle bir mesaj vermekten çok dinleyicide oluşan karşılığın önemli olduğunu belirten Güdemezoğlu, besteyi dinlediğinde uzun süredir gitmediği İstanbul’u ve gençlik yıllarını hatırladığını dile getirdi.
“Dinleyicilerden çok güzel yorumlar aldım. Bir dinleyicim, dizelerde hem sakinliğin hem de içten gelen coşkunun izini gördüğünü yazdı.” dedi.
Besteyi ilk dinlediği anı da paylaşan Güdemezoğlu, yaklaşık beş aydır süren bir yas döneminde olduklarını belirterek, “Seviniyor muyuz, ağlıyor muyuz karışık duygular yaşadık. Gözyaşlarımı tutamadım.” ifadelerini kullandı.
Yeni projeler yolda
Şairlik, yazarlık ve yaşam koçluğu kimliklerinin birbirini beslediğini aktaran Güdemezoğlu, üretmeye devam ettiğini söyledi.
Okurlarından olumlu geri dönüşler aldığını belirten Güdemezoğlu, şiirin bestelenmesinden sonra eseri dinleyiciyle buluşturma sürecinin kitapları okurlarla buluşturmaktan daha zor olduğunu ifade etti.
Üçüncü eserinin hazırlık aşamasında olduğunu kaydeden Güdemezoğlu, eserin ilerleyen süreçte korolarda seslendirilebileceğini, TRT değerlendirmesinden geçmesi halinde TRT’de yer alabileceğini belirtti.
Güdemezoğlu, besteye katkı sunan Ahmet Özkök ve Savaş Özkök’e teşekkür ettiğini, köşe yazarlığını yaptığı Haberton ailesine de selamlarını ilettiğini sözlerine ekledi.











