Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; ‘okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir.’ Şayet gerekli tedbirler alınmazsa dünyamız gerek çevresel açıdan gerekse ekonomik, sosyal ve jeopolitik açıdan ciddi risklerle karşı karşıya kalacak.” dedi.
Trabzon’da Mavi Diyalog-Okyanus ve Denizlerde İklim Değişikliği ve Dirençlilik Programı, Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. İklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkileri ve mavi ekonomi stratejilerinin masaya yatırıldığı programa COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Ak Parti Trabzon milletvekilleri Adil Karaismailoğlu, Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile yabancı ülke temsilcileri katıldı.
“Kimimizin soyadı Karadeniz, kimimizin Akdeniz”
Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mavi Diyalog programının önemine vurgu yaparak, “Okyanusların çığlığına kulak vereceğimiz Mavi Diyalog programı vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Akdeniz havzasındaki ülkeler arasında denizin dilini en iyi anlayan, denizle aynı dili konuşan bir millet olarak, denizlerimizi mavi vatan olarak görmemiz de bunun doğal bir sonucudur. Hatta Mavi vatanımıza öyle sevdalıyız ki bizler çocuklarının adını ‘Deniz, Ege, Derya, Bahri’ koyan bir milletiz. Kimimizin soyadı ‘Karadeniz’, kimimizin ‘Akdeniz.’ Bu nedenle bir yandan, ülkemizin küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak adımları atarken, denizlerimizin ve kıyılarımızın temizliğine, florasının ve faunasının korunmasına ilişkin düzenleme ve altyapı tesisini göz ardı edemeyiz. Bu programı denizlere açılan en güçlü kapılarından biri olan Trabzon’da yapmak, başta Karadeniz olmak üzere tüm denizlerimizin nabzını tutmak demektir.” dedi.
“Vizyonumuz, Avrupa Yeşil Mutabakatı”
İklim değişikliğine dikkat çeken Uraloğlu, “Kıyı erozyonu, deniz suyu sıcaklık artışı, aşırı hava olayları ve ekosistem baskısı, burada teorik bir konu değil, günlük hayattır. Geçen haftalarda Nepal’de meydana gelen sel felaketinde de gördüğümüz üzere özellikle iklim değişikliği, günlük yaşantımızı etkiliyor olmasının yanı sıra çok büyük can kayıpları ve olumsuz ekonomik sonuçlara da yol açıyor. Günümüzde bu değişim insan kaynaklı; fosil yakıtların kullanımı, orman yangınları, karbon ayak izi oranlarının yükselmesi ve aşırı tüketim alışkanlıkları gibi nedenlerle ilişkilendiriliyor. Küresel üretim devam ettikçe ve enerji talebi arttıkça, iklim değişikliğiyle ilgili hedefleri karşılamak için ülke yönetimlerinin ve iş dünyasının cesur ve koordineli olması gerekiyor. Bugün burada, okyanuslarımızın ve denizlerimizin geleceği için bir araya geldik. Bakanlık olarak tüm faaliyetlerimizde; yenilenebilir enerji kullanımının arttırılması, ulaşım odaklı sera gazı emisyonlarının azaltılması, düşük emisyonlu ulaşım türlerinin teşvik edilmesi ve bunları destekleyecek altyapının oluşturulmasına odaklıyız. Vizyonumuz, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi Avrupa Birliği’nin temel yaklaşımları ile de birçok ortak paydaya sahiptir” diye konuştu.
“Denizcilikte somut adımlar atmaya devam ediyoruz”
Türkiye’nin dış ticaretinin yüzde 85’inin deniz yoluyla gerçekleşmekte olduğunu belirten Uraloğlu, “Ulaştırma sektörünün her modunda olduğu gibi denizcilikte de sera gazı takibi ve azaltımı için somut adımlar atmaya devam ediyoruz. Küresel yük taşımacılığının yüzde 88’i, Türkiye’nin de dış ticaretinin yüzde 85’i deniz yoluyla gerçekleşmektedir. 218 liman tesisi, 85 faal tersane, dünyanın en büyük filolarından biri olan Türk sahipli ticaret filomuz ve 144 bini aşkın gemi insanımızla denizcilik, hem ekonomimizin hem de iklim politikamızın omurgalarından biridir. Gemi inşa sanayimiz siparişte dünyada 7’nci, mega yatlarda 2’nci, gemi geri dönüşümünde Avrupa’da lider konumdadır. Bu kapasiteyi yeşil ve akıllı lojistiğe dönüştürmek, kabotajın ikinci yüzyılını Türkiye yüzyılı ile birleştirmek demektir. Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması bakanlığımızın önceliklerindendir. Şu anda Yeşil Liman Sertifikasına sahip 4 limanımız var. Mevzuatımızla, yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25’ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini yeşil liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu kıldık. Yani ülkemizde 2028 sonunda yeşil kruvaziyer limanı, 2030 yılında da yeşil konteyner limanı göreceğiz. AB tarafından kabul edilen ‘Denizcilikte Dekarbonizasyon ve Yeşil Deniz Taşımacılığının Desteklenmesi’ projemiz ile sektörümüze Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan hibe ve uzun vadeli uygun maliyetli kredi desteği alıyoruz. Yakın zamanda 2 limanımız buradan alacağı hibeler ile limanlarına elektrik ikmâl sistemi kuracaklar. Tüm denizcilerimizi bu projedeki hibelerden yararlanmaya davet ediyoruz. Bakanımız Sayın Murat Kurum’un COP31 Başkanlığı döneminde Türkiye’nin üstlendiği ev sahipliği, denizcilik politikalarımızı küresel iklim müzakerelerinin uygulama zeminine taşımak için somut bir imkan sunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum: “Okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da Trabzon’daki buluşmalarının, COP31 yolculuklarının en anlamlı duraklarından biri olduğunu söyleyerek, “Üç tarafı denizlerle çevrili cennet vatanımızda, Karadeniz, bizim en kıymetli değerimizdir. Bu yönüyle, Trabzon’daki bu önemli buluşmamız, COP31 yolculuğumuzun en anlamlı duraklarından biridir. Çünkü hem Karadeniz, hem de tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. Üç milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; ‘okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir.’ Şayet gerekli tedbirler alınmazsa dünyamız gerek çevresel açıdan gerekse ekonomik, sosyal ve jeopolitik açıdan ciddi risklerle karşı karşıya kalacak. Bugün gelinen noktada; okyanusların karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu sorunların çözümü bakımından, mevcut çalışmalar yetersizdir. Diğer taraftan, ilerleme kaydetmeye başladığımızı da görüyoruz. Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildi. Dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojik çalışmalar ilerliyor, mavi ekonomi uygulamaları giderek yaygınlaşıyor. Ancak bu olumlu gelişmeler, karşı karşıya olduğumuz büyük sorunu çözmek için halen sınırlı kalıyor” dedi.
“Mavi ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz”
Türkiye’nin iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede çok önemli bir deneyime sahip olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, “‘Çözümün karşısındaki sınırları aşalım, meseleye bütüncül bakalım, ortak ve kararlı bir iradeyle her sorunu aşalım’ diyoruz. Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede çok önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in küresel ortalamanın çok üzerinde bir hızla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu nedenle; iklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz. Bu kapsamda temel vizyonumuzdan ve sadece son birkaç gündür yürüttüğümüz çalışmamızdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle vurgulamak isterim ki; deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamalarımızı; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ hedefi doğrultusunda geliştiriyoruz. Deniz alanlarının planlanması, deniz koruma alanlarının sayı ve yüz ölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi karar destek sistemlerinin geliştirilmesi ve mavi ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz” diye konuştu.
“Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyoruz”
Okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedefler etrafında buluşturduklarını kaydeden Kurum, şöyle konuştu:
“Türkiye olarak, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla bir merkez kurulması önerisini 2021 yılında gündeme getirmiştik. Mutlulukla ifade etmek isterim ki bu hedefe, 2026 yılı itibarıyla ulaştık ve Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla hayata geçirdik. Yine, iki gün önce, 8 Eylül’de, Fethiye-Göcek’te denizlerimizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemimizin tanıtımını gerçekleştirdik. 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarını tahrip etmesine mani olduk. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. Bu anlayışla; ‘Okyanus ve Denizler’ temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri haline getirdik. Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarla iş birliğimizi her geçen gün geliştirdik. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyor, verilere erişimi kolaylaştırıyor ve mavi finansman için yeni imkanlar geliştiriyoruz. Her şeyden önce, okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedefler etrafında buluşturuyoruz.”
“Mesele, insanlığın ortak evini korumak”
Programla, teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirip, hem süreci hem de birlikte elde edilecek sonuçları güçlendirmeyi hedeflediklerini aktaran Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Burada gerçekleştireceğimiz iki günlük çalışmaların sonunda da, ‘Mavi Cop’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktılar ortaya koymayı hedefliyoruz. Trabzon’da şekillenecek bu çıktıları, COP31’de küresel eyleme taşıyacak, uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için çalışacağız. Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte harekete geçmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamalarımızı paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri olmak üzere, önceliklerini bilerek; tüm ortaklarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı uygulamaları birlikte yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu vizyonu hayata geçirmek, okyanuslarımızı ve denizlerimizi korumak için somut adımlar atmak üzere hepinizle birlikte çalışacağız. Karadeniz’imiz hırçın dalgalarıyla bilinir ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli bir limana ulaşır. İnsanlık olarak rotamız bellidir. Rotamız; temiz denizlerdir. Rotamız; dirençli kıyılardır. Rotamız; çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. Toplantımızın tüm taraflar açısından verimli olmasını diliyor; değerli katılım ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum.”












Uzunkum Yaşam Alanı Fidan Dikim Ve Temel Atma Törenine Katıldılar
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu’nun ardından, Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi Fidan Dikim ve Temel Atma Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, " Bugün burada, Beşirli sahilindeki dolgu alanı üzerinde; Trabzon’u deniziyle yeniden kucaklaştıracak, sahilini çağdaş, yeşil ve insan odaklı bir yaşam alanına dönüştürecek büyük bir vizyon projesi olan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi’nin fidan dikim törenini gerçekleştiriyoruz. Trabzon’a yakışır, deniziyle bütünleşmiş, canlı bir yaşam merkezi inşa ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, Toki’miz, Trabzon Büyükşehir Belediyemiz, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün omuz omuza yürüttüğü bu proje; sadece Trabzon’un değil; Doğu Karadeniz’in en güzel sahil düzenleme projelerinden biri olarak tarihe geçecek ve Trabzon’a mühür vuran bir proje olacaktır. Rabbim hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin" dedi.
Rabb’im Bu Projeyi De Tamamlamayı Ak Partimize Nasip Edecek
Samsun-Sarp demiryoluyla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, "10 gün önce Trabzon kent içi ulaşımına güçlü bir nefes aldıracak Trabzon Raylı Sistem Hattı’nın temelini attık. Hattımız tamamlandığında günlük 150 bin hemşerimize hizmet sunacağız. Kent içi raylı sistemle tanıştırdığımız Trabzon’umuzu hızlı tren ile tanıştıracak projemiz de hayata geçecek inşallah. Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Hattımızın devamında Havza’ya kadar uzanan güzergahta; Çorum–Merzifon ve Merzifon-Havza kesimlerinin ihalelerini de gerçekleştirdik. Canı gönülden inanıyoruz ki Rabbim bu projeyi de tamamlamayı Ak Partimize nasip edecek" diye konuştu.
Bakan Kurum: Karadeniz’in Cazibe Merkezi Olacak
Uzunkum'un Karadeniz'in cazibe merkezi olacağını söyleyen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bugün de muazzam bir eserin daha temelini atmak için Uzunkum’dayız. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl yine Uzunkum’da sizlerle buluşmuş; Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreninde, Karadeniz’in incisi Trabzon’umuza bu büyük eserin sözünü vermiştik. Hamdolsun, bir kez daha verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. İnanın kardeşlerim bu proje anlatmakla bitmez. Bu projeyle; yaklaşık 397 bin metrekarelik alanda çalışma yürütecek, bu alanın da yarısından fazlasını yeşil alan olarak düzenleyeceğiz. Bu güzel alanda on binlerce ağacı, bitkiyi toprakla buluşturacağız. Bisiklet ve gezinti yollarıyla annelerimiz, babalarımız Karadeniz’in karşısında huzurla yürüyüş yapacak, gençlerimiz bisikletlerine binecek, spor yapacak. Karadeniz’in incisi Trabzon’umuzu ait olduğu yerle, denizle daha da yakınlaştıracağız. Bu projeyi biz; Trabzonlu kardeşlerim ve burayı ziyarete gelen misafirlerimiz rahatça denizle buluşsun, derin bir nefes alsın diye tasarladık. İnşallah burası sadece Trabzon’un değil; tüm Karadeniz’in cazibe merkezi olacak. Burada vatandaşlarımıza öyle imkanlar sunacağız ki, geleceğin Trabzon’unu adeta bugünden kuracağız" dedi.
İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni Trabzon’umuza Kazandırıyoruz
Trabzon'a İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin kazandırılacağını söyleyen Bakan Kurum, "Hazır bugün Trabzon’umuzun geleceğini konuşuyorken, sizlerle iki büyük adımımızı daha paylaşmak istiyorum. Trabzon’un atık meselesini kökten çözecek, atığı enerjiye dönüştürecek büyük bir yatırımı şehrimize kazandırıyoruz. Trabzon’umuzun ve bölgemizdeki belediyelerin atıklarını modern yöntemlerle yönetecek, günlük yaklaşık 1.000 ton kapasiteli Atıktan Enerji Üretim Tesisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tesisle çöpü yük olmaktan çıkaracağız, enerjiye dönüştüreceğiz. Depolama alanlarının üzerindeki baskıyı azaltacağız. Trabzon’umuzu atık yönetiminde Karadeniz’e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz. Ama bir büyük adımımız daha var. Bu kez doğrudan Karadeniz’imiz için, denizimizin geleceği için harekete geçiyoruz. Ortahisar ve Yomra’da yaşayan yaklaşık 1 milyon hemşehrimize hizmet edecek, günlük 200 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ni Trabzon’umuza kazandırıyoruz. Bu yatırımla Trabzon’un arıtma meselesini köklü biçimde çözeceğiz. Atık suların denizimizde oluşturduğu baskıyı azaltacağız. Karadeniz’imizi daha temiz, kıyılarımızı daha sağlıklı, Trabzon’umuzu daha yaşanabilir hale getireceğiz" diye konuştu.
İlk 1071 Kiralık Konutumuzun Anahtarlarını Ekim Ayı İçerisinde Teslim Edeceğiz
Kiralık konut projesiyle ilgili detaylı bilgileri paylaşan Bakan Kurum, "Şimdi de asrın inşası başarımızı 81 ile taşıyoruz. Biliyorsunuz, “Ev Sahibi Türkiye” diyerek; 81 ilimizde 500 bin sosyal konut hedefimiz için kuralarımızı çektik, temellerimizi attık. Trabzon’umuza da 2 bini Ortahisar’ımızda olmak üzere 3 bin 734 yuvamızı hızla inşa ediyoruz. Ama bu projemizde bir de kiralık konutlarımız var. Sosyal konut hamlemizin yanında ilk kez İstanbul’da başlatacağımızı duyurduğumuz kiralık konut projemizde de çalışmalarımızı tamamladık. İstanbul’da inşa edeceğimiz 100 bin sosyal konuta ek olarak, 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Toki’miz tüm hukuki altyapıyı hazırladı, takvimimizi adım adım belirledik. Şimdi detayları açıklıyorum. Kiralık konutlarımızı Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar bulunacak. Maltepe, Tuzla, Kartal Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören, Arnavutköy’de planladık. Evlerimizi 3 yıllığına kiralayacağız. 3 yılın ardından yeni hak sahiplerini yine kura ile belirleyeceğiz. 18 yaşını tamamlamış, evli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, aylık hane geliri 100 bin liradan az olanlar kampanyadan faydalanabilecek. Burada başvuracak kişinin en az 1 yıl İstanbul’da ikamet ediyor olması şartını arayacağız. Yine üzerinde tapuda kayıtlı konutu olmaması da şartlarımızdan. Gelelim fiyatlara. İlçelere göre kiralar ne kadar hepsini çıkardık ve vatandaşlarımızın konuta ulaşımını kolaylaştırmak, piyasayı dengelemek adına da 4 ayrı büyüklükteki evlerimizi, piyasa rayiçlerinin çok altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız. 1+1 konut için 10 bin lira, 2+1 konut için 12 bin liradan başlayan tutarlar belirledik. 3+1 konutlar 15 bin, 4+1 konutlar ise 18 bin liradan başlayan fiyatlarla kiralanacak. Hiç vakit kaybetmeyeceğiz. 14 Eylül'de başvuruları alacağız. Hemen hak sahiplerini tespit edeceğiz. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk 1071 kiralık konutumuzun anahtarlarını Ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz. Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
Uzunkum Yaşam Alanı Fidan Dikim Ve Temel Atma Törenine Katıldılar
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu’nun ardından, Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi Fidan Dikim ve Temel Atma Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, " Bugün burada, Beşirli sahilindeki dolgu alanı üzerinde; Trabzon’u deniziyle yeniden kucaklaştıracak, sahilini çağdaş, yeşil ve insan odaklı bir yaşam alanına dönüştürecek büyük bir vizyon projesi olan Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi’nin fidan dikim törenini gerçekleştiriyoruz. Trabzon’a yakışır, deniziyle bütünleşmiş, canlı bir yaşam merkezi inşa ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, Toki’miz, Trabzon Büyükşehir Belediyemiz, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün omuz omuza yürüttüğü bu proje; sadece Trabzon’un değil; Doğu Karadeniz’in en güzel sahil düzenleme projelerinden biri olarak tarihe geçecek ve Trabzon’a mühür vuran bir proje olacaktır. Rabbim hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin" dedi.
Rabb’im Bu Projeyi De Tamamlamayı Ak Partimize Nasip Edecek
Samsun-Sarp demiryoluyla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, "10 gün önce Trabzon kent içi ulaşımına güçlü bir nefes aldıracak Trabzon Raylı Sistem Hattı’nın temelini attık. Hattımız tamamlandığında günlük 150 bin hemşerimize hizmet sunacağız. Kent içi raylı sistemle tanıştırdığımız Trabzon’umuzu hızlı tren ile tanıştıracak projemiz de hayata geçecek inşallah. Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Hattımızın devamında Havza’ya kadar uzanan güzergahta; Çorum–Merzifon ve Merzifon-Havza kesimlerinin ihalelerini de gerçekleştirdik. Canı gönülden inanıyoruz ki Rabbim bu projeyi de tamamlamayı Ak Partimize nasip edecek" diye konuştu.
Bakan Kurum: Karadeniz’in Cazibe Merkezi Olacak
Uzunkum'un Karadeniz'in cazibe merkezi olacağını söyleyen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bugün de muazzam bir eserin daha temelini atmak için Uzunkum’dayız. Hatırlarsınız geçtiğimiz yıl yine Uzunkum’da sizlerle buluşmuş; Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz toplu açılış töreninde, Karadeniz’in incisi Trabzon’umuza bu büyük eserin sözünü vermiştik. Hamdolsun, bir kez daha verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. İnanın kardeşlerim bu proje anlatmakla bitmez. Bu projeyle; yaklaşık 397 bin metrekarelik alanda çalışma yürütecek, bu alanın da yarısından fazlasını yeşil alan olarak düzenleyeceğiz. Bu güzel alanda on binlerce ağacı, bitkiyi toprakla buluşturacağız. Bisiklet ve gezinti yollarıyla annelerimiz, babalarımız Karadeniz’in karşısında huzurla yürüyüş yapacak, gençlerimiz bisikletlerine binecek, spor yapacak. Karadeniz’in incisi Trabzon’umuzu ait olduğu yerle, denizle daha da yakınlaştıracağız. Bu projeyi biz; Trabzonlu kardeşlerim ve burayı ziyarete gelen misafirlerimiz rahatça denizle buluşsun, derin bir nefes alsın diye tasarladık. İnşallah burası sadece Trabzon’un değil; tüm Karadeniz’in cazibe merkezi olacak. Burada vatandaşlarımıza öyle imkanlar sunacağız ki, geleceğin Trabzon’unu adeta bugünden kuracağız" dedi.
İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'ni Trabzon’umuza Kazandırıyoruz
Trabzon'a İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin kazandırılacağını söyleyen Bakan Kurum, "Hazır bugün Trabzon’umuzun geleceğini konuşuyorken, sizlerle iki büyük adımımızı daha paylaşmak istiyorum. Trabzon’un atık meselesini kökten çözecek, atığı enerjiye dönüştürecek büyük bir yatırımı şehrimize kazandırıyoruz. Trabzon’umuzun ve bölgemizdeki belediyelerin atıklarını modern yöntemlerle yönetecek, günlük yaklaşık 1.000 ton kapasiteli Atıktan Enerji Üretim Tesisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tesisle çöpü yük olmaktan çıkaracağız, enerjiye dönüştüreceğiz. Depolama alanlarının üzerindeki baskıyı azaltacağız. Trabzon’umuzu atık yönetiminde Karadeniz’e örnek olacak bir şehir haline getireceğiz. Ama bir büyük adımımız daha var. Bu kez doğrudan Karadeniz’imiz için, denizimizin geleceği için harekete geçiyoruz. Ortahisar ve Yomra’da yaşayan yaklaşık 1 milyon hemşehrimize hizmet edecek, günlük 200 bin metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ni Trabzon’umuza kazandırıyoruz. Bu yatırımla Trabzon’un arıtma meselesini köklü biçimde çözeceğiz. Atık suların denizimizde oluşturduğu baskıyı azaltacağız. Karadeniz’imizi daha temiz, kıyılarımızı daha sağlıklı, Trabzon’umuzu daha yaşanabilir hale getireceğiz" diye konuştu.
İlk 1071 Kiralık Konutumuzun Anahtarlarını Ekim Ayı İçerisinde Teslim Edeceğiz
Kiralık konut projesiyle ilgili detaylı bilgileri paylaşan Bakan Kurum, "Şimdi de asrın inşası başarımızı 81 ile taşıyoruz. Biliyorsunuz, “Ev Sahibi Türkiye” diyerek; 81 ilimizde 500 bin sosyal konut hedefimiz için kuralarımızı çektik, temellerimizi attık. Trabzon’umuza da 2 bini Ortahisar’ımızda olmak üzere 3 bin 734 yuvamızı hızla inşa ediyoruz. Ama bu projemizde bir de kiralık konutlarımız var. Sosyal konut hamlemizin yanında ilk kez İstanbul’da başlatacağımızı duyurduğumuz kiralık konut projemizde de çalışmalarımızı tamamladık. İstanbul’da inşa edeceğimiz 100 bin sosyal konuta ek olarak, 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Toki’miz tüm hukuki altyapıyı hazırladı, takvimimizi adım adım belirledik. Şimdi detayları açıklıyorum. Kiralık konutlarımızı Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar bulunacak. Maltepe, Tuzla, Kartal Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören, Arnavutköy’de planladık. Evlerimizi 3 yıllığına kiralayacağız. 3 yılın ardından yeni hak sahiplerini yine kura ile belirleyeceğiz. 18 yaşını tamamlamış, evli, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, aylık hane geliri 100 bin liradan az olanlar kampanyadan faydalanabilecek. Burada başvuracak kişinin en az 1 yıl İstanbul’da ikamet ediyor olması şartını arayacağız. Yine üzerinde tapuda kayıtlı konutu olmaması da şartlarımızdan. Gelelim fiyatlara. İlçelere göre kiralar ne kadar hepsini çıkardık ve vatandaşlarımızın konuta ulaşımını kolaylaştırmak, piyasayı dengelemek adına da 4 ayrı büyüklükteki evlerimizi, piyasa rayiçlerinin çok altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız. 1+1 konut için 10 bin lira, 2+1 konut için 12 bin liradan başlayan tutarlar belirledik. 3+1 konutlar 15 bin, 4+1 konutlar ise 18 bin liradan başlayan fiyatlarla kiralanacak. Hiç vakit kaybetmeyeceğiz. 14 Eylül'de başvuruları alacağız. Hemen hak sahiplerini tespit edeceğiz. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk 1071 kiralık konutumuzun anahtarlarını Ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz. Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.













