14 Ekim 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Mahmut Arıkan’dan fon soruşturmasına sert tepki: Cumhurbaşkanlığı yargı makamı değildir!

Mahmut Arıkan’dan fon soruşturmasına sert tepki: Cumhurbaşkanlığı yargı makamı değildir!

Haberton - Haberton
14 Ekim 2026
- Politika
Okuma Süresi:15 dakikalık okuma
A A
0
Arıkan: Milletin vicdanındaki hesabı kapatamazsınız
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu.

Fon vurgunu üzerinden yürütüldüğü belirtilen süreci eleştiren Arıkan, fon vurguncularının listesinin Cumhurbaşkanı’nın önünde olduğu açıklamalarını eleştirerek, “Cumhurbaşkanlığı yargı makamı değildir!” dedi. Yemen’deki gelişmeleri de gündemine alan Saadet Partisi Genel Başkanı “Ankara’da Yemen diyalog masası kurulmalıdır” çağrısında bulundu.

Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“İKTİDARA SESLENİYORUM: TÜRKİYE’Yİ GERMEYİN!”

“Sözlerimin hemen başında; bu sabah Halk TV’ye yönelik yapılan operasyona değinmek istiyorum. Yine sabahın erken saatleri, yine bir basın kuruluşuna operasyon! Elbette iddialar araştırılacak, varsa suçun üzerine gidilecek… Buna kimsenin bir itirazı yok! Ancak, geçtiğimiz günlerde Sayın Cevdet Yılmaz, fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkını hatırlatmıştı. Çok doğru! Fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkı varda, muhalif seslerin yok mu? Buradan iktidara sesleniyorum: Türkiye’yi germeyin! Türkiye’yi her sabah yeni bir krize uyandırmayın!”

“CUMHURBAŞKANLIĞI YARGI MAKAMI DEĞİLDİR!”

“Cumhuriyet tarihinin en büyük dolandırıcılık hadisesi olan fon vurgununda, iktidar kanadından yapılan açıklamaları büyük bir titizlik ve şaşkınlıkla takip ediyoruz. Geçtiğimiz hafta şöyle bir başlık duyduk: ‘Liste Cumhurbaşkanının önünde.’ Arkadaşlar! Burası bir hukuk devleti değil mi? Bu ülkenin Anayasası yok mu? Bu ülkenin savcısı, hâkimi yok mu? Eğer burası bir hukuk devletiyse -ki iktidar mensupları bunu sık sık dile getiriyorlar- liste, Cumhurbaşkanının önünde değil, yargının önünde olmalıdır! Zira; Cumhurbaşkanlığı, yargı makamı değildir! 

“PARAYI İADE ETMEK, ADALETİ İADE ETMEZ!”

Öte yandan sorgulamamız gereken başka şeyler de var… Diyelim ki paralar iade edildi… Peki; milletin kırılan adalet duygusunu hangi IBAN’a yatıracaksınız? Devlete duyulan güveni hangi dekontla geri getireceksiniz? Kimse görmezse devam, ortaya çıkarsa iade” anlayışını hangi EFT ile temizleyeceksiniz? Bu millet, evladının geleceğinden kısarak biriktirdiği parayı kaybetti. Şimdi parayı geri verip, bütün bunlar hiç yaşanmamış gibi davranamazsınız! Parayı geri vermek banka hesabını kapatabilir. Ama milletin vicdanındaki hesabı kapatmaz! 

“131 FONDA YAŞANANLAR, DİĞER FONLAR İÇİN DE UYARI OLMALIDIR!”

“Türkiye’nin bir aydır gündemini meşgul eden bu 131 fon -aslında- sistemin taşınamaz hale gelmesi neticesinde patlayan fonlardır. AK Parti yönetimindeki; usulsüzlüğün ve denetimsizliğin en bariz örnekleri oldular. Biz bu 131 fonu tartışırken, acaba: SPK’nin yine görmezden geldiği, yine manipülasyonların döndüğü, yine tüyo alanların-tüyo verenlerin olduğu milleti mağdur edebilecek başka fonlar var mı diye düşünmeden edemiyoruz… Bakınız; bir bankanın bünyesindeki iki yatırım fonunu inceledik… Üstelik bu BİR KAMU BANKASI! Bu kamu bankası, bugün tasfiye edilen fonların işlemlerinde de sorumluluk üstlenen bir banka! Bu fonlarda yaklaşık üç yıl boyunca yalnızca İKİŞER YATIRIMCI bulunuyor. Dikkatinizi çekiyorum: sadece iki yatırımcı! Ve bu süreçte fonların değeri yaklaşık DÖRT KATINA yükseliyor. Ardından fonlara yeni yatırımcılar katılıyor. Bir fondaki yatırımcı sayısı, bir bakıyorsunuz 14 bin 500’ü aşmış. Fonların fiyatları yüksek seviyelere ulaşınca milyarlarca liralık para çıkışı gerçekleşiyor. Sadece bir fonda, -yüksek fiyat döneminde- giren paradan 4 milyar 190 milyon lira daha fazla para çıkıyor! 

Sonuçta; Vatandaşın ekranında milyarlarca lira olarak görünen bir yatırım var, ancak; yatırımcıların bir bölümü bile parasını bu fondan çekmek istese, kayıp çok ama çok yüksek olabilir! Şimdi bunları niçin anlatıyoruz: Amacımız kimseyi peşinen suçlamak değil… Ama ortada -yine- görmezden gelinemeyecek rakamlar, cevaplanması gereken sorular ve çok ciddi riskler var. Buradan; Sermaye Piyasası Kuruluna, ilgili kamu bankasının yönetimine ve ekonomi yönetimine sesleniyorum: 131 fon hakkında işlem yaparken, benzer riskleri taşıyan başka fonları da incelediniz mi? Milyarlarca liralık çıkışların hangi hesaplara yapıldığını, araştırdınız mı? Yeni bir fon krizinin yaşanmayacağını garanti edebiliyor musunuz? Yarın bir gün, yeni bir mağduriyet yaşanırsa, kimse çıkıp da ‘Haberimiz yoktu, görmedik, bilmiyorduk’ demesin! Biz bugün buradan uyarıyoruz. Bu bir suçlama değil, açık bir erken uyarıdır! 131 fonda yaşananlar, diğer fonlar için de bir uyarı olmalıdır! Biz, yeni bir kriz yaşandıktan sonra sorumluları aramak istemiyoruz. Bugünden tedbir alınmasını istiyoruz!”

“MİLLETE ÜRETİM, KENDİLERİNE FON, FAİZ, FIRSAT”

“Tüm bunlar; AK Partinin yönetim anlayışını bir kez daha ortaya koydu… AK Partinin yönetim anlayışı 3F’den ibaret? Fon- faiz- fırsat! Millete anlattıkları ekonomide üretim var. Kendi tercihlerinde ise finansal getiri var! Bu fon krizi bir gerçeği daha ortaya çıkardı: İktidar partisinin, eski ekonomi bakanı parasını fona yatırmış. Ticaret bakanı parasını fona yatırmış. Esnafa; “İşini büyüt”, sanayiciye; “Yatırım yap”, gence; “Girişimci ol” diyorsunuz… Peki kendiniz hangi yolu seçiyorsunuz? Paradan, para kazanmayı… Atalarımız ne güzel söylemiş: “Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!” Millete, üretimin riskini, kendinize finansal getiriyi uygun gören bir anlayışla bu ülke nasıl kalkınacak? Şunun iyi bilinmesini isterim: Kimsenin meşru tasarrufuna itirazımız yok. Ama millete gösterdiğiniz yola önce kendiniz güveneceksiniz. Bu güzel ülkenin geleceği; AK Partinin 3F’sine teslim edilemez! Çünkü; iktidardakilerin hesap bakiyesi büyüyünce Türkiye büyümüyor! Türkiye; tezgâh çalışırsa, fabrika üretirse, gençler iş bulursa büyüyecektir!”

“GENÇLERİN EVDE BEKLEDİĞİ DEĞİL, HAYALLERİNİN PEŞİNDEN KOŞTUĞU BİR TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDECEĞİZ!”

“Bir ülke, gençleri ürettikçe büyür… Ancak görüyoruz ki; Türkiye’de bir tarafta, parasını değerlendirecek fon arayanlar, diğer tarafta; diplomasını değerlendirecek iş bulamayanlar var… OECD’nin son raporuna göre; Türkiye, Ev Genci oranında 38 ülke arasında birinci sırada! Ülkemizde 18-24 yaş arasındaki pırlanta gibi gençlerimizin üçte biri ne okuyor ne de çalışıyor! Arkadaşlar; bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Bu ülkede milyonlarca genç; sabah kalktığında gidecek bir işi olmadan yaşıyor, emek verecek bir imkân bulamadan yaşıyor, geleceğine dair bir plan kuramadan yaşıyor! Bu kürsüden yıllardır uyarıyoruz! İktidar ne yaparsa yapsın, bu gidişatın önüne geçemiyor! Bakanlar değişiyor, programlar açıklanıyor, hedefler ilan ediliyor… Ancak her yıl durum daha da kötüye gidiyor… Buradan genç kardeşlerime bir kez daha seslenmek istiyorum: Sevgili gençler; biliyorum çok yoruldunuz. Biliyorum, emeklerinizin karşılığını alamamaktan, geleceğinizi düşünürken kaygılanmaktan yoruldunuz. Ancak şunu bilmenizi isterim; asla yalnız değilsiniz! Sizin sesiniz olmaya, hakkınızı savunmaya, hayallerinizin önündeki engelleri kaldırmak için mücadele etmeye devam edeceğiz! Göreceksiniz, gençlerin evde beklediği değil, hayallerinin peşinden koştuğu bir Türkiye’yi inşa edeceğiz!”

“HANGİ ADALETİ ANLATTINIZ?”

“Milletin vicdanında bunca soru cevap beklerken Türkiye, 70’ten fazla ülkeden katılımcıyla Uluslararası Adalet Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Sayın Cumhurbaşkanı ve iktidar temsilcileri adalet üzerine konuştu. Şimdi bizler; bu fon vurgunun gölgesinde gerçekleşen zirve hakkında iktidara şunu soruyoruz; o kürsüde hangi adaleti anlattınız? Türkiye; 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118’inci, 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 182 ülke arasında 124’üncü, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163’üncü sırada! Çok ilginç değil mi? İktidar: Hukukta 118. Özgürlükte 163. sırada… Ama adalet konuşulacağı zaman kürsüde en önde… Hakikaten sormak lazım: Türkiye’nin bu tablosunu 70 ülkeden gelen misafirlere gösterdiniz mi? Mesela konuklarınıza, Ankara 2 No’lu Baro’nun referans sisteminden bahsettiniz mi?”

“ADALET BAKANLIĞIMIZA SORUYORUZ: BU AYRICALIĞI KİM, HANGİ YETKİYLE TANIDI?”

“Ankara 2 No’lu Baro Başkanı, televizyon ekranlarında ne diyor: “Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim savcı yaptık.” Hukuk Fakültesi mezunları atamalarda adalet beklerken, Baro başkanı ayrıcalıklarla övünüyor! Antalya’da zirvede hukukun üstünlüğünü güzel güzel anlatıyorsunuz; ama ekranlarda referansın üstünlüğünü anlatıyorsunuz! Adalet Bakanlığımıza soruyoruz: Bu ayrıcalığı kim, hangi yetkiyle tanıdı? Hâkim ve savcı olmak için hukuk mu bilmek gerekiyor, yoksa doğru kişiyi mi bilmek gerekiyor? Bu açıklamanın gereğini yapın, atama süreçleri nasıl işliyor kamuoyuna açıklayın! Adaleti; zirvelerden, lansmanlardan, saraylardan mahkemelere indirin! Adaletin zirvesi; en güçlü kişinin bile hâkim karşısında ayrıcalıksız durduğu yerdir.”

TEK PARTİ, İKİ TÜRKİYE

“Bu iktidar, 25 yıldır Türkiye’yi tek başına yönetiyor. Dile kolay, tam çeyrek yüzyıl… Elbette bu 25 yılda hiçbir şey yapmadılar demiyoruz. Mesela yol yaptılar… Ama istiyorlar ki sadece yollar konuşulsun! Biz de diyoruz ki: Hayır! Biz yolsuzlukları da konuşacağız! Çıkıp diyorlar ki: ‘Her şehre üniversite kurduk…’ Evet, kurdunuz. Hatta her şehre değil, neredeyse her ilçeye üniversite kurdunuz. Ama biz üniversite binalarının sayısını değil, diplomalı işsizler ordusunu da ev gençlerini de konuşacağız. En önemlisi, çıkıp diyorlar ki: ‘Avrupa’nın en büyük adalet saraylarını biz inşa ettik…’ Evet, devasa adalet sarayları inşa ettiniz. Ama biz adalet sarayını değil, sarayın adaletini konuşacağız! O devasa binaların içinde can çekişen adaleti, kişiye göre işleyen hukuku, bir tweetle tutuklanan gazetecileri konuşacağız! Şafak operasyonu ile baskın yaptınız televizyon kanallarını konuşacağız.”

“BAYRAK HEPİMİZİN, İKTİDAR SİZİN!”

Biz bunları söyleyince her fırsatta diyorlar ki: “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet.” Bu değerlerle hiç kimsenin bir derdi yok! Bu ay yıldızlı bayrak hepimizin bayrağıdır. Bu vatan, aziz milletimizin ortak yurdudur. Bu milletin hiçbir ferdinin ne tek bayrakla ne tek vatanla ne de tek devletle bir problemi yok… Ancak; bu milletin, tek parti iktidarıyla problemi var! Çünkü bayrak hepimizin ama iktidar sizin, iktidarda siz varsınız! 

Maalesef tek parti iktidarı, iki Türkiye fotoğrafı ortaya çıkardı. Bu fotoğrafın bir tarafında hisse senedi peşinde koşanlar, diğer tarafında borç senedi peşinde koşanlar var. Bir tarafında sefahat içinde yüzenler, diğer tarafında sefalet içinde yaşama tutunmaya çalışanlar var. Bir tarafında fonzadeler, diğer tarafında fonzedeler var! Biz bu memleketi; bir avuç mutlu azınlığın, vurguncunun, rant çetesinin eline teslim etmeyeceğiz! İki farklı Türkiye tablosunu yırtıp atacağız! Bu ülkede herkes için eşit, adil ve onurlu bir yaşamı hep birlikte inşa edeceğiz!

“TÜRKİYE GIDA ENFLASYONUNDA DÜNYADA BEŞİNCİ SIRADA!”

“Bize birçok kez soruyorlar: “Bu iktidarın hiç mi başarısı yok?” Olmaz mı elbette var! İktidar kanadı, fon vurgunuyla ile ilgilendiği için bu başarısını açıklayacak zamanı bulamadı. Ama bizler onlar adına bu tarihi başarıyı açıklıyoruz; Türkiye gıda enflasyonunda artık dünyada dördüncü değil, tam beşinci sırada! Gıda enflasyonuna bir sıra ilerledik. İktidar, bunun için büyük bir çaba sarf etti diyeceğim ama maalesef durum öyle değil… Suriye’deki yüksek seyreden enflasyon sebebiyle dördüncü sıraya Suriye yerleşti. Yani orda bile iktidarın bir başarısı değil, Suriye’nin başarısızlığı var! Peki sıralamada bir basamak gerileyince vatandaşın mutfak masrafı azaldı mı? Elbette hayır. Nerden mi biliyoruz? TÜİK’e göre yıllık gıda enflasyonu %27,62. Peki markette son bir yılda fiyatlar nasıl değişti? Gelin birlikte bakalım: Bir paket makarna, 13 liradan 35 liraya çıkmış. Artış %170! 5 kilo un, 100 liradan 195 liraya çıkmış. Artış %95! Bir litre süt, 29 liradan 65 liraya çıkmış. Artış %124! Bir kilo çay, 155 liradan 310 liraya çıkmış. Artış %100! Bir kilo zeytin, 320 liradan 500 liraya çıkmış. Artış %56! Bu sepetin son bir yıldaki fiyat artışı %79! TÜİK’in açıkladığı gıda enflasyonunun neredeyse üç katı! Ama; emekliye zam konusu gündeme gelince %30’lardaki enflasyonu esas alacaksınız. Emekli makarnayı, sütü, zeytini TÜİK’in rakamlarıyla mı alıyor? Emekli, maaşını TÜİK’in rakamlarına göre alıyor.”

“MAHMUT AKŞİT’E TEŞEKKÜR EDİYORUM”

“Buradan bir hak teslimini de yapmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Sayın Mahmut Faruk Akşit, son derece önemli bir açıklamada bulundu. Yabancı elektrikli araçların, taşıdıkları kameralar, sensörler ve veri toplama sistemleri sebebiyle savunma sanayimizin stratejik tesislerine alınmadığını ifade etti. Bu açıklamayı son derece kıymetli buluyorum. Çünkü bugün milli güvenlik dediğimiz mesele, yalnızca sınırlarımızı korumakla sınırlı değildir. Verimizi korumak, teknolojimizi korumak, dijital egemenliğimizi korumak da milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hassasiyeti ortaya koyan, muhtemel risklere karşı tedbir alan Sayın Mahmut Faruk Akşit’e teşekkür ediyorum. Kendisinin şahsında, ülkemizin teknolojik bağımsızlığı için emek veren bütün mühendislerimize, bilim insanlarımıza ve savunma sanayisi çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Milli güvenlik konusunda doğru yapılan her işin yanında duracak, hakkını da teslim edeceğiz. Bizim meselemiz kimin yaptığı değil, Türkiye’nin ne kazandığıdır.”

“HÜDAYİ VAKFINA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

“Bir hak tesliminde daha bulunmak, bir teşekkür daha etmek istiyorum. Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, dün; toplumsal çürümeye ilişkin son derece önemli bir açıklama yaptı. Yolsuzluğa, kayırmacılığa, denetimsizliğe, kul hakkının ihlal edilmesine karşı açık ve samimi bir duruş ortaya koydu. Öncelikle şunu ifade etmek isterim: Ben bu açıklamadan büyük bir memnuniyet duydum. Bu meseleleri her gün dile getiren bir siyasi partinin genel başkanı olarak değil! Anadolu’nun değerlerini, bu milletin, inancını ve ahlakını önemseyen bir insan olarak memnuniyet duydum! Hakkı kim söylerse söylesin, hakkını teslim etmek, yanlışı kim yaparsa yapsın uyarmak! Bizim bu topraklarda çok kıymetli bir geleneğimiz. İşte Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın açıklamasında bu anlayışın sesini duyduk. Toplumun vicdanına tercüman olan, siyasetin ve günlük tartışmaların ötesinde bir ahlaki sorumluluğu hatırlatan bu açıklama için kendilerine gönülden teşekkür ediyorum. Biz inanıyoruz ki; bu ülkenin vicdanı, siyasi görüşlerden ve günlük hesaplardan çok daha büyüktür. Ve bu vicdanın sesi ne kadar gür çıkarsa, Türkiye’nin yarınlarına dair umudumuz da o kadar güçlenecektir. Allah razı olsun. Bu milletin vicdanını diri tutan bütün sesler var olsun.”

“DÜNYADA PARADİGMA DEĞİŞİYOR”

Dünya büyük bir değişimden geçiyor. Dünyada artık yeni bir paradigmanın oluştuğunu, yaşanan her gelişmeyle birlikte daha iyi idrak ediyoruz. Bu çerçevede, son dönemde gündeme gelen Mekke Anlaşması üzerinde dikkatle durmamız gerekiyor. 

Savunma amaçlı olduğu, Yemen’e saldırı harekâtı yapılmayacağı açıklanıyor. Bunlar önemli güvencelerdir… Ama; bir devletin geleceğine ilişkin kararlar yalnızca sözlü güvencelerle değil, açık hükümlerle, belirlenmiş sınırlarla ve hukuki denetimle güvence altına alınmalıdır. Bizim endişemiz burada başlıyor. Çünkü bir felaketin önüne geçmek için en kıymetli zaman, henüz o felaket yaşanmamışken sahip olduğumuz zamandır. Savaşın dumanı yükseldikten, şehirler yıkıldıktan, çocuklar toprağa verildikten sonra yapılan muhasebenin bir kıymeti olmayacaktır… O yüzden şimdi sormak zorundayız: Mekke Anlaşması’nın arkasında Amerika’nın bölgesel hesapları var mı? Bize anlatılanlarla Washington’da planlananlar ne ölçüde örtüşüyor? Irak’ı gördük, Suriye’yi gördük; yıkılan şehirleri, dağılan ülkeleri, kaybolan nesilleri gördük… Daha kaç ülkenin haritası değişmeli, kaç annenin ocağı sönmeli ki başkalarının savaş hesabıyla kendi güvenliğimiz arasındaki farkı anlayalım? En önemlisi: Trump’ın Türkiye ve Mehmetçiğimiz hakkındaki hadsiz açıklamalarına hükümet daha ne kadar sessiz kalacak? Azerbaycan’daki başörtüsü zulmü dile getirildi diye rahatsız olan parti sözcünüz, Trump’ın bu hadsizliklerine daha ne kadar sessiz kalacak? 

“MİLLETİN EVLATLARI SAVAŞIN MALİYET KALEMİ DEĞİLDİR!”

Bugünlerde; ilginç ama bir o kadar da hikmetli bir tevafuk yaşıyoruz. Bugün 14 Ekim. Tam 76 yıl önce, 14 Ekim 1950’de; ilk askerî birliklerimiz Kore’ye ayak basmıştı. Anadolu’nun evlatları, evlerinden binlerce kilometre uzakta savaştı. Kahramanca mücadele ettiler. Onların cesareti ve fedakârlığı milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahip. Bununla birlikte, onları o savaşa gönderen siyasi kararları değerlendirmek ve geçmişten ders çıkarmak da bizim sorumluluğumuzdur. Dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı John Foster Dulles’a atfedilen “Türk askerinin 23 sente mal olduğu” sözünü hiçbir zaman unutmayalım.

Şimdi biz de iktidara açık bir çağrıda bulunuyoruz: Anadolu’nun evlatlarını belirsiz hedeflerle, ucu açık taahhütlerle karşı karşıya bırakmayın. Atılacak her adımın; Amacını, Kapsamını Sınırlarını açıkça ortaya koyun. Meclis’ten attığınız imzaları saklamaktan vazgeçin Türkiye’nin istikametini belirlerken milletimizin iradesini ve ülkemizin güvenliğini esas alın. Bu milletin evlatlarının hayatına fiyat biçtirmeyin! Dün 23 sent hesabına yükselen itirazı bugün aynı sorumlulukla hatırlatıyoruz: Milletimizin evlatlarının hayatı, Her türlü siyasi hesabın üzerinde tutulmalıdır! 

“ANKARA’DA YEMEN DİYALOG MASASI KURULMALIDIR”

“Bu noktada Yemen meselesine de özel olarak değinmek istiyorum. Yemen’deki iç savaş çözülmeden, yalnızca savunma anlaşmaları üzerinden kalıcı bir istikrar sağlanabileceğini düşünmek doğru olmayacaktır. Bugün bize düşen; kardeş Yemen halkının yaşadığı sorunların çözümüne odaklanmaktır. 

Bu noktada somut bir teklifimiz var. Biz diyoruz ki; Türkiye’nin öncülüğünde, Ankara’da bir “Yemen Diyalog Masası” kurulmalıdır. Bu masa; Yemen’deki ilgili tarafların bir araya gelebildiği, bölge ülkelerinin katkı sunduğu, İslam dünyasından gözlemcilerin de sürece dâhil olduğu, kalıcı çözümün diplomatik yollarla arandığı bir zemin olmalıdır. Türkiye, sahip olduğu diplomatik birikimi ve bölgesel ilişkilerini kullanarak Yemen’de arabuluculuk sorumluluğu üstlenmelidir. Biz şuna inanıyoruz; Türkiye, böyle bir girişime öncülük edebilecek tarihî ve diplomatik birikime sahiptir. Üstelik bu meselede yalnızca devletlerin değil, toplumların ve siyasi hareketlerin de barışa katkı sağlayabileceği alanlar vardır. Biz de 56 yıllık Millî Görüş Hareketi olarak, Yemen’de barışın tesis edilmesine katkı sunmaya hazırız.”

“TÜRKİYE ÇÖKÜYOR”

Bugün Türkiye’de nereye baksak bir “çöküş” görüyoruz… Binalar çöküyor… Borsalar çöküyor… Eğitim sistemi çöküyor… Ekonomi çöküyor… Futbol çöküyor… Medya çöküyor… Dile kolay! 100 yıllık Cumhuriyetimiz… Binlerce yıllık devlet geleneğimiz… Bu büyük miras, bugün ciddi bir yönetim kriziyle karşı karşıya! Malumunuz; bir bina, önce temeliyle, sonra kolonlarıyla ayakta durur. Bir binanın kolonlarını keserseniz, o binayı ayakta tutamazsınız! İşte bizim itirazımız da buna!  Bu iktidar, ülkenin taşıyıcı kolonlarını zayıflattı! Adalet kolonunu kestiniz! Haklıyı değil, güçlüyü koruyan bir düzen ortaya çıktı. Ahlak kolonunu kestiniz! Emanetin yerini menfaat, liyakatin yerini iltimas aldı. Millî ve manevi değerler kolonunu kestiniz! Birlik ve beraberliğimizi, toplumsal dayanışmamızı zayıflattılar. Üretim kolonunu kestiniz! Alın terinin yerine fonları koydular. Ve bütün bunlar yetmezmiş gibi; üzerine bir de “İtibar” diye kaçak kat çıktılar! Şimdi soruyorum: Temeli sarsılmış, kolonları kesilmiş, üzerine kaçak katlar çıkılmış bir bina ne kadar ayakta kalabilir? Biz kolonları kestiğiniz, kaçak kat çıktığınız için size muhalefet ediyoruz!

Etiketler: EkonomiTBMMTürkiye
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Ali Babacan: Türkiye’nin yeni bir yola ihtiyacı var, o alternatif biziz

Sonraki Haber

Kimlik fotokopisini başkasına verenler dikkat! Bu bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçerse ne olur?

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Bakan Göktaş'tan 'iyilik' hareketine davet
Politika

Bakan Göktaş’tan ‘İyilik Var Hareketi’ çağrısı! Gönüllü başvuruları nasıl yapılır?

14 Ekim 2026
Bakan Fidan, CICA Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi toplantısına katılacak
Politika

Bakan Fidan, CICA Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi toplantısına katılacak

14 Ekim 2026
DEVA Partili Ekmen'den 'Ailem Güvende' eleştirisi: Kadınlar evlerinde bile güvende değil
Politika

DEVA Partili Ekmen’den ‘Ailem Güvende’ eleştirisi: Kadınlar evlerinde bile güvende değil

14 Ekim 2026
Dervişoğlu: Meclis'te eşit temsilde araştırma komisyonu kurulmalı
Politika

Müsavat Dervişoğlu’ndan fon soruşturması çıkışı: SPK yönetimi görevden alınmalı

14 Ekim 2026
Özgür Özel'den Halk TV'ye kayyım kararına sert tepki: Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz
Politika

Özgür Özel’den Halk TV’ye kayyım kararına sert tepki: Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz

14 Ekim 2026
Bakan Kacır: 43 projeye 260 milyon avro kaynak sağladık
Politika

Bakan Kacır açıkladı: 23 ilde 43 projeye 260 milyon avroluk destek

14 Ekim 2026
Sonraki Haber
Kimlik fotokopisini başkasına verenler dikkat! Bu bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçerse ne olur?

Kimlik fotokopisini başkasına verenler dikkat! Bu bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçerse ne olur?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Öne Çıkan

Ekrem İmamoğlu İBB davasındaki savunmasında Halk TV operasyonunu hedef aldı

14 Ekim 2026
Bakan Göktaş'tan 'iyilik' hareketine davet
Politika

Bakan Göktaş’tan ‘İyilik Var Hareketi’ çağrısı! Gönüllü başvuruları nasıl yapılır?

14 Ekim 2026
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Storck: Galatasaray’a karşı iyi bir maç çıkaracağımızı düşünüyorum
Spor Haberleri

Gençlerbirliği-Galatasaray maçı öncesi Bernd Storck’tan iddialı açıklama!

14 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İran’lı 2 yolcunun valizinde çikolatayla kaplanmış uyuşturucu ele geçirildi

14 Ekim 2026
Yaşam

Başakşehir’de sağanak sonrası oluşan su birikintisine olta attı

14 Ekim 2026
Yaşam

‘Mutlak kulak’ Duygu’nun hedefi konservatuvar

14 Ekim 2026
Yaşam

Tekirdağ’da kuvvetli fırtına hayatı olumsuz etkiledi: Uçuşlar iptal, ağaçlar devrildi

14 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Bakan Fidan, CICA Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi toplantısına katılacak

Bakan Fidan, CICA Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi toplantısına katılacak

- Haberton
14 Ekim 2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Bakü’de gerçekleştirilecek Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi...

Otel rezervasyonu yapacaklar dikkat! Sahte siteleri ele veren 10 kritik işaret

Kimlik fotokopisini başkasına verenler dikkat! Bu bilgiler kötü niyetli kişilerin eline geçerse ne olur?

Sonbahar depresyonu nedir, nasıl önlenir? Işık terapisi ve ruh halini iyileştiren 8 etkili yöntem

Kazdağları’nda ekolojik denge ve sürdürülebilirlik mücadelesi: Süheyla Doğan ile özel röportaj

Güncel Haber

İran'lı 2 yolcunun valizinde çikolatayla kaplanmış uyuşturucu ele geçirildi

İran’lı 2 yolcunun valizinde çikolatayla kaplanmış uyuşturucu ele geçirildi

14 Ekim 2026

Ekrem İmamoğlu İBB davasındaki savunmasında Halk TV operasyonunu hedef aldı

14 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton