Havaların soğumasıyla birlikte ciltte kuruluk, gerginlik, pullanma ve kaşıntı şikâyetleri daha sık görülmeye başlıyor. Dışarıdaki soğuk ve düşük nem oranı ile kapalı alanlardaki sıcak ve kuru havanın birleşmesi, cildin doğal nem dengesini bozabiliyor. Özellikle yüz, dudaklar, eller ve bacaklar kış aylarında çevresel koşullardan daha fazla etkilenebiliyor.
Uzmanlara göre kışın cilt bakımında en önemli hedeflerden biri cilt bariyerini korumak ve su kaybını azaltmak. Yaz aylarında kullanılan hafif ürünler soğuk havalarda bazı ciltler için yetersiz kalabilirken, uzun ve sıcak duşlar, sert temizleyiciler ve gereğinden fazla peeling yapmak kuruluğu daha da artırabiliyor.
Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), kış aylarında cildi korumak için ılık ve kısa duşları, parfümsüz nazik temizleyicileri, daha yoğun nemlendiricileri ve yıl boyunca güneş koruyucu kullanımını öneriyor.
Kış aylarında cilt neden daha fazla kuruyor?
Cildin en dış tabakası, vücudu dış etkenlere karşı koruyan önemli bir bariyer görevi görüyor. Bu tabaka aynı zamanda ciltteki suyun hızlı şekilde buharlaşmasını önlemeye yardımcı oluyor.
Kış aylarında havadaki nem oranının düşmesi, soğuk rüzgâr ve kapalı alanlarda kullanılan kalorifer veya diğer ısıtma sistemleri cildin daha fazla su kaybetmesine yol açabiliyor.
AAD’ye göre düşük nem oranı ve iç mekân ısıtması cildin nem kaybetmesini artırarak kuruluk ve çatlamayı kolaylaştırabiliyor.
Özellikle egzama, atopik dermatit veya hassas cilt sorunu bulunan kişilerde bu değişiklikler daha belirgin hale gelebiliyor. Cilt bariyeri bozuldukça yanma, kızarıklık, kaşıntı ve pullanma gibi yakınmalar da artabiliyor.
Kışın yüz nasıl yıkanmalı?
Cilt bakımının ilk aşamalarından biri temizlik olsa da kışın aşırı temizleme ters etki yaratabiliyor.
Cildi sık sık yıkamak veya güçlü yüzey aktif maddeler içeren temizleyiciler kullanmak, cildin doğal yağ tabakasının azalmasına neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle kuru ve hassas ciltlerde nazik temizleyiciler tercih edilmesi önem taşıyor.
AAD, kuru ciltlerde parfümsüz ve nazik temizleme ürünlerinin kullanılmasını, yoğun köpüren veya cildi yıkama sonrasında gergin bırakan ürünlerden kaçınılmasını öneriyor.
Yüz yıkandıktan sonra sert biçimde havluyla ovalamak yerine, cildi nazikçe kurulamak da tahriş riskini azaltabiliyor.
Sıcak duş cilde zarar verir mi?
Soğuk bir kış gününde uzun ve sıcak duş rahatlatıcı gelebiliyor. Ancak cilt açısından bakıldığında çok sıcak su kuruluğu artıran faktörlerden biri.
Sıcak su, cilt yüzeyindeki doğal yağların daha hızlı uzaklaşmasına neden olabiliyor. Bu durum özellikle zaten kuru olan ciltlerde gerginlik, kaşıntı ve çatlama şikâyetlerini artırabiliyor.
AAD dermatologları duş ve banyoların yaklaşık 5 ila 10 dakika ile sınırlandırılmasını ve sıcak su yerine ılık su kullanılmasını öneriyor.
Duş sonrasında cildin tamamen kurumasını beklemek yerine hafif nemliyken nemlendirici sürülmesi ise ciltteki mevcut suyun tutulmasına yardımcı olabiliyor.
Kışın hangi nemlendiriciler tercih edilmeli?
Yaz aylarında yeterli gelen hafif yapılı losyonlar, kışın kuru ciltlerde yetersiz kalabiliyor.
AAD’ye göre krem ve merhem formundaki ürünler, losyonlara kıyasla ciltte nemin tutulmasında daha etkili olabiliyor. Özellikle yoğun kuruluk yaşayan kişilerde daha kalın formüller tercih edilebiliyor.
Nemlendiricilerde seramid, gliserin, hyalüronik asit, petrolatum ve shea yağı gibi içerikler sık kullanılan seçenekler arasında bulunuyor. Bu bileşenlerin bir kısmı cilde su çekmeye, bir kısmı ise cilt yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturarak su kaybını azaltmaya yardımcı oluyor.
Hassas ciltlerde ise yoğun parfüm ve irritasyona neden olabilecek bileşenlerden uzak durulması öneriliyor.
Nemlendirici ne zaman sürülmeli?
Nemlendiricinin yalnızca hangi ürün olduğu değil, ne zaman uygulandığı da önem taşıyor.
Duş, el yıkama veya yüz temizliği sonrasında cilt henüz hafif nemliyken nemlendirici uygulanması, suyun ciltte daha uzun süre kalmasına yardımcı olabiliyor.
AAD, kuru ciltlerde ihtiyaç halinde gün içerisinde birden fazla kez nemlendirici kullanılabileceğini belirtiyor. Özellikle eller sık yıkanıyorsa her yıkama sonrasında nemlendirici uygulanması faydalı olabiliyor.
Kış aylarında yalnızca yüzün değil, eller, dirsekler, dizler, bacaklar ve topuklar gibi kuruluğa yatkın bölgelerin de düzenli nemlendirilmesi önem taşıyor.
Kışın güneş kremi kullanmak gerekiyor mu?
Güneş koruyucunun yalnızca yaz aylarında kullanılması gerektiği düşüncesi yaygın olsa da dermatologlar bunun doğru olmadığını belirtiyor.
Ultraviyole ışınları yıl boyunca cilde ulaşmaya devam ediyor. Bulutlu veya soğuk havalarda da UV maruziyeti tamamen ortadan kalkmıyor.
AAD, açıkta kalan yüz, boyun, kulak ve eller gibi bölgelere yıl boyunca en az SPF 30, geniş spektrumlu güneş koruyucu uygulanmasını öneriyor.
Özellikle kar bulunan bölgelerde güneş ışınlarının yüzeyden yansıması nedeniyle UV maruziyeti artabileceğinden koruma daha da önemli hale gelebiliyor.
Kışın peeling yapılmalı mı?
Ciltte pullanma başladığında ilk refleks peeling yapmak olabiliyor. Ancak kuru ve hassas ciltlerde aşırı peeling cilt bariyerini daha fazla zedeleyebiliyor.
AAD, kış aylarında kuru ve soyulan cildi agresif şekilde eksfoliye etmenin nem kaybını artırabileceğini belirtiyor.
Glikolik asit, salisilik asit ve retinol gibi aktif içerikleri sık kullanan kişilerde de kış aylarında tahriş ve kuruluk daha belirgin hale gelebiliyor.
Dermatologlar, bu ürünlerin neden olduğu kuruluk artıyorsa kullanım sıklığının azaltılabileceğini veya daha düşük konsantrasyonlara geçilebileceğini belirtiyor.
Özellikle kızarıklık, yanma veya belirgin soyulma varsa birden fazla güçlü aktif ürünü aynı anda kullanmak yerine cilt bariyerini destekleyen daha sade bir bakım rutini tercih edilebiliyor.
Dudak çatlaması nasıl önlenebilir?
Kışın en sık etkilenen bölgelerden biri dudaklar.
Dudak derisinin ince yapısı ve yağ bezlerinin sınırlı olması nedeniyle soğuk hava ve rüzgâr dudaklarda hızlı şekilde kuruma ve çatlamaya neden olabiliyor.
AAD, kuru dudaklarda dudak balmı veya petrolatum benzeri koruyucu ürünlerin kullanılabileceğini belirtiyor.
Dudakları sürekli yalamak ise kısa süreli rahatlama sağlasa da tükürüğün buharlaşmasıyla kuruluğun daha da artmasına yol açabiliyor.
Dışarı çıkarken rüzgârdan korunmak ve gerektiğinde gün içerisinde dudak bakım ürününü yenilemek çatlama riskini azaltabiliyor.
Eller kışın neden daha fazla çatlıyor?
Soğuk havalarda eller hem dış ortamla doğrudan temas ediyor hem de sık yıkama nedeniyle cilt bariyerini daha hızlı kaybedebiliyor.
Sabun, dezenfektan ve sıcak su kullanımı da kuruluğu artırabiliyor.
Bu nedenle el yıkama sonrasında yoğun bir nemlendirici kullanılması, dışarı çıkarken eldiven takılması ve mümkün olduğunca nazik sabunların tercih edilmesi öneriliyor.
Derin çatlaklar oluştuğunda ise cilt enfeksiyonlara daha açık hale gelebileceği için durumun ilerlemesine izin verilmemesi önem taşıyor.
Kışın yağlı ciltlerin de nemlendirici kullanması gerekir mi?
Yağlı cilt, cildin yeterli miktarda suya sahip olduğu anlamına gelmiyor.
Cilt yüzeyinde fazla sebum bulunmasına rağmen cilt susuz kalabilir. Bu nedenle yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde de kışın nemlendirici kullanımı tamamen bırakılmamalı.
Ancak yoğun krem ve merhemler herkes için uygun olmayabilir. AAD, yağlı ciltlerde daha hafif jel formundaki nemlendiricilerin değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Karma ciltlerde ise sadece kuruyan bölgelere daha yoğun nemlendirici uygulanması mümkün olabiliyor.
Evde nem cihazı kullanmak cilde yardımcı olur mu?
Isıtılan evlerde hava oldukça kuruyabiliyor. Bu ortamda uzun süre kalmak özellikle kuru ve hassas ciltlerde nem kaybını artırabiliyor.
AAD, filtreli soğuk buhar veren bir nem cihazının özellikle yatak odasında kullanılmasının cilt kuruluğunun azaltılmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Ancak nem cihazlarının düzenli temizlenmesi önemli. Bakımsız cihazlarda bakteri veya küf gelişebileceği için üretici talimatlarına uygun kullanım gerekiyor.
Kışın cilt bakımında hangi hatalardan kaçınmak gerekiyor?
Kış aylarında cilt bakımında yapılan en yaygın hataların başında çok sıcak ve uzun duşlar, aşırı peeling, sert sabunlar ve yaz aylarındaki bakım rutinini değiştirmeden sürdürmek geliyor.
Cilt kuruduğunda sürekli yeni ve güçlü ürünler eklemek de tahrişi artırabiliyor.
Dermatologların önerileri, özellikle kuruluk dönemlerinde rutinin sadeleştirilmesi yönünde. Nazik temizleme, düzenli ve yoğun nemlendirme ile güneş koruması temel bakımın merkezinde yer alıyor.
Hangi cilt sorunlarında dermatoloğa başvurulmalı?
Mevsimsel kuruluk çoğu kişide doğru bakım uygulamalarıyla kontrol altına alınabiliyor. Ancak bazı durumlarda yalnızca nemlendirici kullanmak yeterli olmayabilir.
Ciltte derin çatlaklar, kanama, yoğun kaşıntı, yaygın kızarıklık, gece uykusunu bozan yakınmalar veya uzun süre geçmeyen döküntüler varsa dermatoloji değerlendirmesi gerekebilir.
AAD de evde uygulanan önlemlere rağmen düzelmeyen veya giderek kötüleşen kurulukta dermatoloğa başvurulmasını öneriyor.
Egzama, sedef hastalığı veya başka bir dermatolojik hastalığı bulunan kişilerin ise kullandıkları tedavileri doktor önerisi olmadan değiştirmemesi önem taşıyor.
Kışın cilt bakımı nasıl yapılmalı? İşte temel rutin
Kış aylarında sağlıklı bir cilt için çok sayıda ürün kullanmak yerine cilt bariyerini koruyan düzenli bir rutin oluşturmak öne çıkıyor.
Yüzün nazik bir temizleyiciyle yıkanması, ardından cilt hafif nemliyken uygun bir nemlendirici uygulanması ve gündüz bakımında en az SPF 30 geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılması temel adımlar arasında yer alıyor.
Duşların kısa ve ılık tutulması, yoğun peelingden kaçınılması, eller ve dudakların ayrıca korunması da kış dönemindeki kurulukla mücadelede önemli.
Uzmanların verdiği mesaj ise net: Kışın cilt bakımında amaç cildi sürekli arındırmak değil, cilt bariyerinin kaybettiği nemi yerine koymak ve su kaybını mümkün olduğunca azaltmak olmalı.













