CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Esnaf başımızın tacı olmak zorundadır ve esnafın korunması gerekiyor. Esnafa ucuz kredi, esnafa özel banka, derdini anlatabileceği bir bakanlığı olmalı. Yerel yönetimlerle ilgili şikayetlerin hepsini çözmek bizim boynumuzun borcudur. Sizin sorunlarınızı yerelde çözmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu da yapmaya özen göstereceğiz ve çalışacağız” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki günlük İzmir programı kapsamında ilk olarak Ege Serbest Bölgesi’ni (Esbaş) ziyaret etti. Kılıçdaroğlu’na CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, TBMM Grup Başkan Vekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rahmi Aşkın Türeli, CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu ile partililer eşlik etti. Esbaş Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Faruk Güler tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu için basına kapalı bir sunum gerçekleştirildi. Kılıçdaroğlu, ardından İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ni (İesob) ziyaret etti.
İesob Başkanı Yalçın Ata’yı makamında ziyaret eden Kılıçdaroğlu, esnafla bir araya gelerek sorunlarını ve taleplerini dinledi. İesob’da açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “9 Eylül sadece İzmir için değil, bizim için de çok önemli. Çünkü partinin kuruluş tarihi. 9 Eylül’ü görkemli bir törenle kutlayacağız” dedi.
Esnafın korunması gerekiyor
Esnaf ve sanatkarların herkesin hayatında önemli yer tutan bir alan olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Esnaf koruyacak özel yasaların çıkması lazım. Esnafın olmadığı yerde hayat durur. Esnafın büyümesi lazım ki şehir de büyüyebilsin. Eğer esnafı yok ederseniz, vatandaşın doğrudan alışveriş yapacağı bir yer kalmayabilir. CHP olarak öteden beri söylediğimiz bir şey var; ‘esnaf bakanlığı’ kurulması lazım. Çünkü esnafın derdi çok fazla. Esnaf derdini bir yere, bir siyasi otoriteye aktarmalı ve oradan çözüm üretilmeli. Halk Bankası esnaf bankası ama esnafın yanında duran bir banka değil. Diğer bankalardan bir farkı yok. Esnafa ucuz kredi verilmeli, esnafın ayakta durması sağlanmalı. Esnaf sadece kendisi gelir elde etmiyor, istihdam da yaratıyor. Bir başka önemli risk; 3 harfli mağazalar. Sokak aralarından ana caddeye kadar esnafla rekabet ediyor. Esnafın onlarla rekabet etme şansı yok. Dünyanın her tarafında, bütün ülkelerinde görüşü ne olursa olsun esnaf her yerde korunur” dedi.
Özen göstereceğiz ve çalışacağız
Esnafın Ahi Evran geleneğinden geldiğini ve güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu güçlü dayanışma kültürümüzün de önemli bir parçasıdır. Başkana söz veriyorum; geçmişte esnaf için ne dediysem, bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Esnaf başımızın tacı olmak zorundadır ve esnafın korunması gerekiyor. Esnafa ucuz kredi, esnafa özel banka, derdini anlatabileceği bir bakanlığı olmalı. Yerel yönetimlerle ilgili şikayetlerin hepsini çözmek bizim boynumuzun borcudur. Sizin sorunlarınızı yerelde çözmek bizim boynumuzun borcudur. Bunu da yapmaya özen göstereceğiz ve çalışacağız.”
İesob Başkanı Yalçın Ata da esnaf ve sanatkar teşkilatının siyasi partiler üstü bir yapı olduğunu belirtip, “Ölçümüz siyaset değil, esnafımızın ve yurttaşın menfaatidir. Merkezi yönetimin çözmesi gereken meseleyi hükümetimize söyleriz. Mecliste çözülmesi gereken konuda bütün siyasi partilerimizin desteğini isteriz. Yerel sorunlarda ise belediyelerimizin kapısını çalarız” diye konuştu.








Kılıçdaroğlu, CHP İzmir İl Başkanlığı'na Yürüdü
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İesob) ziyareti sonrası partililerle birlikte Konak ilçesi Alsancak Mahallesi'ndeki CHP İzmir İl Başkanlığı'na yürüdü. Partililerin sloganları eşliğinde yürüyen Kılıçdaroğlu, sokakta kendisine ilgi gösteren vatandaşları selamladı. Kılıçdaroğlu daha sonra parti binasında Merkez Yürütme Kurulu (Myk) toplantısına katıldı. Toplantı, basına kapalı gerçekleştirildi.
‘Siyasetçinin Görevi Adaleti Sağlamaktır’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir programı kapsamında Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen ‘Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye’ toplantısına katıldı. Toplantıda bağımlılık mücadelesi veren Adnan Serkan Özacar ve Furkan Süleyman Köse, Iban Mağdurları Platformu Başkanı İlyas Ataş, motokurye olarak çalışırken trafikte hayatını kaybeden Murat Can Pekeroğlu’nun kuzeni Ayşe İrem, bıçaklanarak öldürülen market çalışanı Aydın Karay’ın annesi Fatma Karay, lösemi teşhisi konulan ve hayatını kaybeden Emirhan Gültekin’in annesi Sevim Gültekin, Siirt’te şiddet mağduru Mekiye Akyel’in ablası Halime Pigir, Şanlıurfa Siverek’te 28 yaşında hayatını kaybeden hemşire Pınar Sevim’in ağabeyi Erdal Sevim, 18 yaşında bir silahlı saldırıda hayatını kaybeden Baran Cengiz’in annesi Tülay Cengiz, Mersin Anamur’da bıçaklanarak öldürülen 12 yaşındaki Eyüpcan Güner’in annesi Güllü Can ile Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş hazır bulundu ve hikayelerini anlatan birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, “Adalet istiyorsak sorunu kökten çözeceğiz. Uyuşturucu baronlarını kulaklarından tutup mahkemelere vereceğiz ve hapislere atacağız. Mücadele adalet mücadelesidir. Hak mücadelesidir, erdem mücadelesidir. Kişilik mücadelesidir. Adaletli olmak bütün kötülüklere karşı mücadele etmek demektir. Eğer siz bütün kötülüklere karşı mücadele ediyorsanız, siz adaletin peşinde koşuyorsunuz demektir. Bütün kainatı, bütün Türkiye'yi adaletin önünde dönmeye davet ediyorum. Beraber mücadele edeceğiz. Siyasetçinin görevi adaleti sağlamaktır. Siyaset halka hizmet etme alanıdır. Haksızlıkla karşı karşıya olanın hakkını savunma alanıdır. Eğer siyaset bunu yapmıyorsa o zaman siyaset cebini doldurmakla meşgul demektir. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Adaleti arayanın yanında olacağız ve onun yol arkadaşı olacağız” dedi.
Adalet İçin Söz Veriyorum
Sözlerini sürdüren Kılıçdaroğlu, “Eğer adalet dediğimiz kurum temelden büyük bir yara alırsa ülkenin birliği ve dirliği de bozulmuş olur. Bunun için mücadelemizi sürdüreceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel felsefesi budur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihine baktığınızda da Mustafa Kemal Atatürk'ü görürsünüz, adaletin peşinde koşarken. İsmet İnönü'yü görürsünüz adaletin peşinden koşarken. Ecevit'i görürsünüz adaletin peşinde koşarken. Hiçbirisi siyaseti kişisel çıkarı için yapmamıştır. Hepsi siyaseti bu ülkenin vicdanlı insanları için yapmışlar. Ben de söz veriyorum. Adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede bedeli ne olursa olsun bu kardeşimiz o bedeli ödeyecektir” diye konuştu.
Konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na günün anısına plaket ve çiçek takdimi yapıldı. Kılıçdaroğlu daha sonra mağdur ailelerle akşam yemeği yedi.
‘Siyasetçinin Görevi Adaleti Sağlamaktır’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir programı kapsamında Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen ‘Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye’ toplantısına katıldı. Toplantıda bağımlılık mücadelesi veren Adnan Serkan Özacar ve Furkan Süleyman Köse, Iban Mağdurları Platformu Başkanı İlyas Ataş, motokurye olarak çalışırken trafikte hayatını kaybeden Murat Can Pekeroğlu’nun kuzeni Ayşe İrem, bıçaklanarak öldürülen market çalışanı Aydın Karay’ın annesi Fatma Karay, lösemi teşhisi konulan ve hayatını kaybeden Emirhan Gültekin’in annesi Sevim Gültekin, Siirt’te şiddet mağduru Mekiye Akyel’in ablası Halime Pigir, Şanlıurfa Siverek’te 28 yaşında hayatını kaybeden hemşire Pınar Sevim’in ağabeyi Erdal Sevim, 18 yaşında bir silahlı saldırıda hayatını kaybeden Baran Cengiz’in annesi Tülay Cengiz, Mersin Anamur’da bıçaklanarak öldürülen 12 yaşındaki Eyüpcan Güner’in annesi Güllü Can ile Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş hazır bulundu ve hikayelerini anlatan birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, “Adalet istiyorsak sorunu kökten çözeceğiz. Uyuşturucu baronlarını kulaklarından tutup mahkemelere vereceğiz ve hapislere atacağız. Mücadele adalet mücadelesidir. Hak mücadelesidir, erdem mücadelesidir. Kişilik mücadelesidir. Adaletli olmak bütün kötülüklere karşı mücadele etmek demektir. Eğer siz bütün kötülüklere karşı mücadele ediyorsanız, siz adaletin peşinde koşuyorsunuz demektir. Bütün kainatı, bütün Türkiye'yi adaletin önünde dönmeye davet ediyorum. Beraber mücadele edeceğiz. Siyasetçinin görevi adaleti sağlamaktır. Siyaset halka hizmet etme alanıdır. Haksızlıkla karşı karşıya olanın hakkını savunma alanıdır. Eğer siyaset bunu yapmıyorsa o zaman siyaset cebini doldurmakla meşgul demektir. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Adaleti arayanın yanında olacağız ve onun yol arkadaşı olacağız” dedi.
Adalet İçin Söz Veriyorum
Sözlerini sürdüren Kılıçdaroğlu, “Eğer adalet dediğimiz kurum temelden büyük bir yara alırsa ülkenin birliği ve dirliği de bozulmuş olur. Bunun için mücadelemizi sürdüreceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel felsefesi budur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihine baktığınızda da Mustafa Kemal Atatürk'ü görürsünüz, adaletin peşinde koşarken. İsmet İnönü'yü görürsünüz adaletin peşinden koşarken. Ecevit'i görürsünüz adaletin peşinde koşarken. Hiçbirisi siyaseti kişisel çıkarı için yapmamıştır. Hepsi siyaseti bu ülkenin vicdanlı insanları için yapmışlar. Ben de söz veriyorum. Adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede bedeli ne olursa olsun bu kardeşimiz o bedeli ödeyecektir” diye konuştu.
Konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na günün anısına plaket ve çiçek takdimi yapıldı. Kılıçdaroğlu daha sonra mağdur ailelerle akşam yemeği yedi.












