Kartalkaya’daki yangına ilişkin davanın duruşması 3’üncü günde devam ediyor. İlk 2 günde 17 sanık savunma yaparken, bugünkü duruşmada da diğer sanıkların savunma yapması bekleniyor.
Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve İtfaiye Eri İrfan Acar hakkında 78’er kez ‘Olası kastla öldürme’ suçu ile ‘Olası kastla kasten yaralama’ suçlarından toplam 1998’er yıla kadar hapis cezası istendi.
22 YIL 6’ŞAR AYA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede ayrıca otelin teknik personeli Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ile Muharrem Şen, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ve eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel’in ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İLK GÜN 9 SANIK SAVUNMA YAPTI
Dava için Bolu Sosyal Bilimler Lisesi içerisinde yer alan spor salonu, 700 kişilik mahkeme salonuna dönüştürüldü. Mahkeme salonu, kamera sistemlerinden altyapısına kadar son teknoloji ile donatıldı. Duruşma öncesinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, Türkiye’nin merakla beklediği davanın ilk duruşması 7 Temmuz’da başladı. Duruşmanın ilk gününde; Gazelle Otel Resort Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir, uygunluk değerlendirme şirketi olan FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi’nin çalışanı tutuksuz sanık Aleyna B., aynı şirketin yetkilisi tutuksuz sanık Ali A., teknik personeller tutuksuz sanık Bayram Ü., tutuklu Tahsin Pekcan, tutuklu Hüseyin Özer ile Bolu İl Özer İdaresi Genel Sekreteri tutuklu Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı tutuklu Bünyamin Bal ve İl Özel İdaresi Ruhsat Müdürü tutuklu Yeliz Erdoğan, savunma yaptı.
2’NCİ GÜN 8 SANIK SAVUNMA YAPTI
Duruşmanın 2’nci günü olan 8 Temmuz’da tutuklu sanık Seben İlçe Özel İdare Müdürü Mehmet Özel, Grand Kartal Otel muhasebe çalışanı tutuklu sanık Cemal Özer, Gazelle Otel Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir, otelin gaz sistemini kontrol edip bakımını yapan tutuksuz sanık Doğan A., gaz tesisatı teknik servisi sorumlusu tutuklu sanık Muharrem Şen, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı tutuklu sanık Ece Kayacan, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı tutuksuz sanık Kübra D., Grand Kartal A.Ş.’nin Genel Müdürü tutuklu sanık Emir Aras, savunma yaptı.
BÖLGEDEKİ KALABALIK AZALDI
2’nci gününde saat 22.00’de sona eren duruşmanın görülmesine, bu sabah 09.00’da yeniden başladı. Duruşma salonuna; sanıklar, hayatını kaybeden 78 kişinin aileleri, yangından sağ kurtulanlar ve avukatlar alındı. İlk 2 güne göre bugün bölgedeki kalabalığın azaldığı görüldü. Davaya katılacak olanlar, polis kontrol noktasından geçirildikten sonra alana alındı.
YANGIN TÜPLERİYLE İLGİLİ BU YIL VE GEÇEN YIL MUHASEBEDEN ÖDEME YAPILMADI’
Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınının duruşmasında otelde muhasebeci olarak çalışan tutuksuz sanık Mehmet S.’nin savunması alındı. Duruşmalarda savunması alınan 18’inci sanık olan Mehmet S., “Otelin cephesine bakan 10’uncu kattaydım. Gözümü açtığımda saat 03.33’tü. Odadan duman nedeniyle çıkamadım. Kapının altına havlu koydum. 1 saat 15 dakika cam kenarında bekledik. Sonrasında itfaiye gelip kurtardı. İtfaiyenin sepetli aracı geldi, arızalı denildi. Önce alt kattakileri kurtardılar, sonra yan odadakileri kurtardılar, sonra gelip bizi kurtardılar.
Benim sigortam Gazelle Otel’de. Sezonluk olarak Grand Kartal Otel’e çıkarız. Benim karar alma, eleman alma gibi imza yetkim yoktur. Ön muhasebeye bakarım. Grand Kartal Otel’de elektrikçi Hüseyin Özer’di. Biz Halit Ergül ve Emir Aras’tan emir alırız. Son zamanlarda yangın tatbikatı yapıldığını hatırlamıyorum. İş güvenliği uzmanı olup, olmadığını biliyorum. Alarm sistemi vardı ama spring sistemi yoktu. Yangınla ilgili tespit edilen eksikliklerden bilgim yok. Yangın tüpleriyle ilgili bu yıl ve geçen yıl muhasebeden ödeme yapılmadı” dedi.
‘BURADA BULUNMAK BİLE BİZİM İÇİN ZOR’
Bolu’da Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybeden aşçı Esra Nazik’in babası Süleyman Nazik, duruşma salonu dışında konuştu. Nazik, “Zor, gerçekten zor geçti. Hala da öyle. Burada bulunmak bile bizim için çok zor. Şu an aynı şeyleri yaşıyoruz. İçeride hepsi suçu birbirinin üstüne atıyorlar. Suçlar sabit, belli. Onları duyduk sonra zaten yeterince kötü oluyoruz. İşin açıkçası onları görmek bile istemiyoruz ama iyi ki de gelmişler. Şeffaf bir yargılama olduğunu düşünüyorum gördüğüm kadarıyla” dedi.
‘SUÇU OLUP DA BURADA OLMAYANLAR VAR’
Nazik, soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini belirterek, “Gerçekten bazı suçu olup da burada olmayanlar var. Onun olduğunu düşünüyorum. Özellikle Turizm Bakanlığı’ndaki yetkililerin asıl suçlu olduğunu düşünüyorum. Oradaki yapılan, verilen ifadelerden bakıldığı zaman. Onların olmasını, genişletilmesini istiyoruz” diye konuştu.
SALONDA GERGİNLİK
Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın duruşmasında tutuklu sanık otelin müdürü Zeki Yılmaz’ın savunması alındı. Zeki Yılmaz, savunmasına ölenlere başsağlığı dileyerek başladı. Bu sırada yangında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, sanığa tepki gösterdi. Yılmaz’ın avukatı, “Savunmasına müdahale etmeyin” şeklinde cevap verince salonda gerginlik çıktı. Mağdur ve yakınlarını kaybedenler ayağa kalkıp, bağırarak sanık avukatının üzerine yürümesi ile salonda gerginlik arttı. Bu sırada mahkeme başkanı, “Savunmalarını alacağım” diyerek iki tarafı sakinleştirmeye çalıştı. Polis ekipleri de sanık avukatının çevresinde etten duvar örerek tedbir aldı.
‘KIRIK KOLTUĞUNU BİLE DEĞİŞTİREMEYEN ADAMDAN MÜDÜR MÜ OLUR’
Savunmasına devam eden Zeki Yılmaz, “Resepsiyon, güvenlik, restoranla ilgili işlere bakarım, başka işlere de bakarım. Müdür olsam da resepsiyonda işlere bakan, odası bile olmayan, bordroda resepsiyon görevlisi olarak geçen biriyim. Grand Kartal Otel, aile otelidir. Emir Aras sezonda tüm çalışanların sayısını ve yapılacakların talimatını verir. Yapılacaklarla ilgili alınacak şeylerle ilgili ne gerekiyorsa patronlar karar verir. Otelin yönetim kadrosunda hiç bulunmadım. Otelde yapılan işlerden, alt kiracıya verilecek, iş yerinde lobide değişecek koltukla ilgili bile bana bilgi vermezler. Kırık koltuğum vardı, değiştiremedim. Kırık koltuğunu bile değiştiremeyen adamdan müdür mü olur? Benim otel müdürü sıfatı altında buna bile karar verme yetkim yoktu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri denetime geldi, onlara refakat ettim. Birkaç eksiklikler belirlendi. Aynı gün itfaiye denetimi yaptı. Raporun geri çekildiğini bile savcılıkta öğrendim” dedi.
‘YANGIN SIRASINDA GENEL ALARMA SİSTEMİ ÇALMADI’
Zeki Yılmaz, “6 aydır cezaevindeyim. Her gün bu elim olayı düşündüğümde, otelde yangınla ilgili hiçbir şey yaptıramazdım. Kusurumun olmadığını düşünüyorum. Yangında 9’uncu katta, 9050 numaralı odamdaydım. Yangın sırasında genel alarm sistemi çalmadı. Yangın sırasında alarm duymadım. Tarihi hatırlamıyorum ama kısa zaman öncesine kadar yangın tatbikatı da yapılmadı. Denetimle ilgili benim bir sorumluluğum yok. Yangın alarm sistemi sezon başında resepsiyonda çaldı. Kendiliğinden çaldı, teknik elemanı çağırdım. Kontrol yapıldı, odalar gezildi. Sorun olmadığı söylendi. Halit Ergül’ün kızları hafta sonu ve sömestr tatilinde gelirlerdi. Bizim başımızda Emir Aras vardı” diye konuştu.
‘ALARMA BASTIM AMA ÇALMADI’
Yangın anlarını da anlatan Yılmaz, “Apar topar 4’üncü kata indim. Beni aradılar, paldır küldür indim. 5 kat merdivenden aşağı indim. O sırada elektrik vardı. Dumandan mutfak tarafına gidemedim. Izgaraların olduğu tarafta kapı vardı, onu da açamadım. Resepsiyon katına da çıkamadım. 3’üncü kata indim. Alarma da bastım ama çalmadı” dedi.
‘YALAN YANLIŞ KONUŞUYORLAR’
Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınında torunu Eren Bağcı’yı kaybeden Erdoğan Bağcı da duruşmayı yakından takip ediyor. Duruşma salonu dışında açıklama yapan Erdoğan Bağcı, sanıkların yalan ifade verdiğini söyleyerek, “Duruşma biraz gergin geçiyor. Sanıklar oldukça uzun konuşuyor. Bana göre de yanlış yalan konuşuyorlar. Ama sağ olsun, mahkeme başkanımız çok güzel idare ediyor. Kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.
‘CEZA ALMALARINI İSTİYORUZ’
Bağcı, Turizm Bakanlığı’nın da duruşmaya dahil olması gerektiğini söyleyerek, “Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın, ilgili olan tüm bakanlıkların da davaya müdahil olmasını istiyoruz. Onların da varsa ceza almalarını istiyoruz. Torunum Eren, 78 can. Muhakkak ilgililerin ceza almasını talep ediyoruz. Başka bir şeyimiz yok” diye konuştu.
‘BİRAZ FAZLA DUMAN SOLUSAM BEN DE BURADA BULUNAMAYACAKTIM’
Kartalkaya’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınının duruşmasında, otelin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda otel sahibi Halit Ergül’ün kızı tutuklu sanık Elif Aras’ın savunması alındı. Olaydan 2 ay sonra tutuklanan Elif Aras, yangından şans eseri kurtulduğunu ifade ederek, “Yangından şans eseri kurtuldum. Fiziken yaralanmamış olmam yaralı olmadığım anlamına gelmiyor. Ben 7’nci katta kalıyordum, kızımın odasıyla aramızda bir kapı vardı. Saat 03.30 civarında koridordan gelen sesler üzerine uyandım. Yataktan kalkmadan eşim Emir Aras’a koridorda kavga var herhalde dedim. Eşim çalan telefona bakınca yangın var koşun dedi. Pandemi zamanında kullandığımız maskeleri görüp hemen kızıma da takıp birlikte yürümeye başladık. Herhalde birkaç oda sonra dumanın içinde kaldık. Yangın merdiveni ve camı kırmak gibi bir şey aklıma gelmedi. Kızım bayılır gibi oldu.
Onu çekerek merdivenlerden indik. 6’ncı veya 5’inci katlarda nefes bile zor alıyorduk. Orada 8 yaşlarında bir oğlan gördüm onu da peşimize takıp çıktık. Dışarıda çocuk oyun görevlisini gördüm. 2 çocuğu ona teslim edip dışarıya çıkardığım çocuğun annesini aramaya başladım. Çok büyük bir panik anıydı. Orada bağırıyoruz insanları yan taraftaki diğer otel olan Kartal Otel’e yönlendiriyoruz. Annem ve kardeşim aklıma geldi. Bu arada 6, 7’nci katlardan otel personeli merdivenlerle misafirler ve personeli tahliye ediyordu. Ben eşim gibi çatıya çıkıp camlardan giremedim. Ben insanlara ‘atlamayın, panik yapmayın’ diye bağırıyordum. Yardıma ihtiyacı olanlara yardım ediyordum. Kardeşim Ceyda delirmiş gibiydi. İçeride arkadaşları vardı. İtfaiye ekipleri kalabalıklaşmadan, insanlara çekilin yol verin gibi şeyler diyorduk. Sonra itfaiye ekipleri kalabalık olunca sivilleri yaklaştırmadılar. O gün eşim tutuklandı. Çocuğumun psikolojisini toplamaya çalışıyordum, İstanbul’a taşınmıştık. 2 ayımı bu şekilde geçirdim. Eğer ayağım kaysaydı, biraz fazla duman solusam ben de burada bulunmayacaktım” dedi.
‘EŞİM BABAMA SORMADAN BİR ŞEY YAPMAZ, HER ŞEYE BABAM KARAR VERİRDİ’
Şirkette kararları babası Halit Ergül’ün verdiğini ifade eden Elif Aras, “Şirkette nihai kararı babam verirdi, bizim söz hakkımız, imza yetkimiz yoktu. Ben hissemin miktarını bile burada öğrendim. Kardeşim Ceyda’ya sorulan sorular bana da sorulursa bilmiyorum diyeceğim. Türk Ticaret Kanunu’nu bilmem. Bu işlerden de anlamam. Yönetimde bir etkim yoktur. İşletmeye karışmam, sadece sömestirlerde otele giderim. Eksiklikler gibi şeyleri ben hiç bilmem bana söylenmez. Eksiklerin ne olduğunu bilmiyorum. Eşim kendi başına yapabilir mi bilmiyorum. Eşim babama sormadan bir şey yapmaz. Her şeye babam karar verirdi. Eşim ancak kendi alanındaki fiyat, menü, satış gibi işleri yapar. Eşim kağıt üstünde genel müdür olarak geçiyor” dedi.
‘ALARM SESİ HATIRLAMIYORUM’
Elif Aras, “Yangın sistemlerinin çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Personele yangın eğitimi verilip verilmediğini bilmiyorum. Katlarda yangın dolabı, yangın alarmı var. Odalarda dedektör var. Değişiklik yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Personele talimat verme yetkim yok. Alarm sesini hatırlamıyorum. Yönetim kurulunun yapması gereken işleri yapmıyorum. Yönetim kurulu üyesi gibi çalışmıyorum. Otele sadece tatillerde gidiyorum” diye konuştu.













