CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, bu yıl düzenlenen IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na dair kapsamlı bir değerlendirmede bulundu.
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, bu yıl düzenlenen IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na dair kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Bağcıoğlu, “Savunma sanayimizle elbette gurur duyuyoruz. Ancak bu gururun sürdürülebilir olması için reklamdan çok teslimata, lansmandan çok kalifikasyona, dağınık yatırımlardan çok koordineli ilerlemeye odaklanmamız gerekiyor” dedi.
Bağcıoğlu konuya dair yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bu yıl düzenlenen IDEF 2025, yine hem yurt içinden hem de yurt dışından yoğun ilgi gören, güçlü bir katılımla gerçekleşti. Türkiye’nin savunma sanayi alanında ulaştığı seviye, sergilenen ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlik açısından son derece etkileyiciydi.
Kara, deniz ve hava platformlarında sergilenen sistemlerin niteliği; alt sistemlerden motorlara kadar birçok alanda gösterilen gelişim; savunma sanayiimizin geldiği noktayı açıkça ortaya koyuyordu.
Fuarda dikkat çeken bir diğer önemli unsur, firmaların yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri için değil, artık ihracat pazarları için de ciddi hazırlık yapıyor olmasıydı.
Standlarda sadece “gösterilecek” değil, teknik detayları konuşulabilir, derinlemesine anlatılabilir ürünler vardı.
Bu da sektörün olgunlaştığını ve uluslararası rekabeti ciddiye aldığını gösteriyor.
İhracat için yapılan bağlantılar ve imzalanan anlaşmalar umut verici olsa da, bazı devletlerin geçmiş dönemde taahhütlerini yerine getirmediği ve maddi yükümlülüklerini aksattığı gerçeği de göz önüne alınmalı.
Bu durum, ihracat stratejilerinde daha temkinli ve sağlam adımlar atılmasını gerektiriyor.
Ayrıca, yabancı devletlere hazır gemi satışında; öncelikle, Deniz Kuvvetleri’nin harekât ihtiyaçları doğrultusunda planlı inşa faaliyetleri tamamlanarak TSK’nın Kuvvet Hedefleri’ne ulaşılmalı; ardından veya eş zamanlı olarak milli gururumuz olan gemilerimizin Türk tersanelerinde üretilerek üçüncü ülkelere satışı elbette desteklenmelidir.
Özellikle kara araçlarında gözle görülür bir yetkinlik vardı. Bazı firmalar, dünyada emsali az olan konseptleri prototip haline getirip test aşamasına taşımış.
Bu tür gelişmeler, sektördeki teknik ve mühendislik kapasitesinin ne denli geliştiğini gösteriyor.
Ayrıca bu yıl, hem ziyaretçi hem de alım heyeti açısından oldukça yoğun bir fuar geçti. Gerek kamu kurumları, gerek özel sektör temsilcileri açısından fuar, yeni iş birliklerine zemin hazırlayabilecek bir ortam sundu.
Ancak fuarın bu olumlu atmosferi, bazı sorgulamaları da beraberinde getirdi. Çünkü tüm bu yoğunluk ve ürün bolluğunun ardında, yapısal bazı sorunlar da göz ardı edilemeyecek kadar belirginleşmiş durumda.
Öncelikle, aynı alanda çalışan farklı kurum ve firmaların, benzer hatta neredeyse aynı ürünleri geliştirmeye devam etmesi dikkat çekti.
Aynı sınıfta birden fazla ramjet füze, iki ayrı ağır torpido projesi, farklı mühimmat sistemlerinin birbirine alternatif versiyonları… Bunlar bir yandan çeşitlilik gibi dursa da, öte yandan kaynakların verimsiz kullanımı ve kurumsal koordinasyon eksikliği anlamına geliyor.
Bunun ötesinde, birçok katılımcının ortak eleştirisi şu oldu: “Her sene yeni prototipler tanıtılıyor, ama envantere giren sistem sayısı çok sınırlı.” Bu durum artık sektörde de konuşulan, sorgulanan bir konu haline gelmiş durumda. Lansmanlar artarken, envantere girme ve sahada kullanılır hale gelme süreci yavaş ilerliyor.
Bunun nedenleri arasında sadece bütçe değil, teknik zorluklar, kalifikasyon süreçlerinin uzunluğu ve karar alma süreçlerindeki belirsizlikler de var.
Son yıllarda artan prototip gösterimleri ve “hazır olmayan sistemlerle yapılan lansmanlar”, özellikle seçim dönemlerinde yoğunlaşan siyasi gösteri anlayışının bir uzantısı gibi algılanıyor.
Sektör içinden gelen değerlendirmeler, bu durumun firmalar üzerinde hem zaman hem de kaynak baskısı yarattığını, kalifikasyon süreçlerini zora soktuğunu söylüyor.
Oysa bugün gururla izlediğimiz birçok projenin temelleri, yıllar öncesine dayanıyor. Örneğin, IDEF 2025’te sergilenen bazı uzun menzilli füze sistemlerinin ilk test atışları 1990’ların sonunda yapılmıştı. MİLGEM projesi, 1990’lı yıllarda başlatılmış ve o dönemde denizcilik altyapısının temelleri atılmıştı. Hava savunma sistemleri konusunda da 2000’li yılların başından bu yana yürütülen hazırlıklar, bugün somut ürünlere dönüşmüş durumda.
Savunma sanayiinde elde edilen bu büyük başarılar, sadece bugünün değil, geçmişin de eseridir. Bugünkü iktidar bu projeleri sahiplenirken; onları başlatan, yön veren, temelini atan kadrolara da bir vefa ve minnet borcumuz olduğu unutulmamalıdır.
Politik kutuplaşma dışında, bu başarıların bir “devlet politikası” yaklaşımıyla yürütülmesi gerekir. Çünkü bu alan, günübirlik siyasi mesajlardan çok, uzun soluklu strateji ve kurumsal devamlılık ister.
Türkiye savunma sanayii büyük bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için artık proje sayısını artırmak değil, mevcut projeleri sahaya taşıyacak stratejik bir planlama gerekiyor.
Savunma sanayiimizle gurur duyuyoruz; ancak bu gururu sürdürülebilir kılmak için gösteriden çok kalıcı başarıya, reklamdan çok koordinasyona, lansmandan çok teslimata odaklanmamız gerekiyor.
Etkin, koordineli, adil ve denetlenebilir proje yönetimi ile kayırmacı olmayan personel yönetimi temel prensipler ve hedefler olmalı.
Bir başka dikkat çeken nokta da, fuarın organizasyon yapısında yaşanan aksaklıklardı. Bu yıl fuar, savunma sanayii alanında tecrübesi olmayan bir firmaya verilmişti. Bu da protokol karmaşası, heyetlerde düzensizlik ve genel bir dağınıklık olarak geri döndü. Oysa bu kadar önemli bir organizasyon, profesyonel bir ekip tarafından, katılımcıların ihtiyaçlarını bilen bir yaklaşımla yönetilmeli.
IDEF, eğer doğru yönlendirilirse, sadece Türkiye’nin değil bölgenin en etkili savunma fuarı olabilir. Yeter ki hep birlikte şunu soralım: “Bu fuar neye hizmet ediyor?” ve ardından cesurca “Nasıl daha iyi hale getirebiliriz?” diye düşünelim.













