HAY-AT Sergisi Zeytinburnu Kültür Sanat’ın bahar dönemi plastik sanat etkinliği olarak sanatseverlerle buluşuyor.
Proje Sanatçı Seyet Davoud’un daha önce hiçbir mecrada yayınlanmamış HAY-AT sergisine özel çalışılmış, kavram olarak güncel at temasına hizalanmış son dönem resimlerinden oluşuyor. Atlar ilk zamanlardan günümüze kadar insanlığın inşa ettiği bütün medeniyetlerin ana taşıyıcısı olmuşlardır. Yine at mağara resimlerinden günümüz sanatına, minyatürden heykele her zaman sanatın ana temalarından biri olmuştur. Atlar Davoud’un tablolarında günümüzde medeniyet kurucu yüklerini azaltmış, insanla yoldaşlığının asil duruşunu imleyen güncel kavramları yüklenerek koşmaktalar. Küratörlüğünü Mehmet Lütfi Şen’in yaptığı sergi 17 Nisan 18.30’da açılacak ve 12 Haziran’a kadar haftanın her günü sabah 10.00’dan gece 24.00’te kadar ziyarete açık olacak.
Yüklerinden Arınmışların Yükü
Tarih bize, insanlığın geçirdiği evrelerle ilgili sonsuz sayıda ihtimal sunar. Zamanın hızla aktığı yerde büyük medeniyetlerin yankıları duyulur. Medeniyet hikâyemizin başladığı noktada ise atları ehlileştirmemiz ve hayatımıza dâhil etmemiz vardır. Tarihin bilinen çağlarından günümüze kadar insanlığın ilerleyişi, atlarla birlikte kat edilen yollar üzerinden şekillendi. Bugün ulaştığımız çok boyutlu teknolojik yapı, atların insanlık için yüzyıllarca üstlendiği yükü büyük ölçüde hafifletmiş olsa da bu, yolumuza artık onlarsız devam ettiğimiz anlamına gelmez. Atlar belki de artık yular, üzengi, eyerleri ve nalları olmadığı ilk ve saf hâllerine doğru ilerliyor. Ancak mağara duvarlarından başlayıp resimden heykele, minyatürden video arta kadar sanatın temel figürlerinden biri oldular ve olmaya devam ediyorlar.
“Hay-At” sergisi, çalışmalarında özgünlüğü, güncelliği ve etkileyici anlatımı önemseyen Seyed Davoud’un daha önce hiçbir platformda paylaşılmamış olan son dönem resimlerini ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Davoud, eserlerinde at imgesi üzerine üretmiş olan usta sanatçılara göndermelerde bulunmayı elde tutarak yeni çok güncel bir anlatıya odaklanıyor. Atların vahşi dönemlerindeki özgürlüklerinden geleceğin özgürlük alanlarına doğru akan bir yolculuğu tasvir eden sanatçı, yeni resimlerinde yüklerinden arınmış atların insan duygularına hizalanmış varoluşunu somut ve soyut ifadelerin sınırlarında yetkin bir arayışla ortaya koyuyor. Paletindeki dramatik, canlı ve çarpıcı renklerle eserler, duygu ve hafızayı daha katmanlı hâle getiren kavramsal bir güce dönüşüyor.













