Apartman ve site yaşamında en sık karşılaşılan sorunların başında komşu gürültüsü geliyor. Gece geç saatlerde yüksek sesle müzik dinlenmesi, sürekli eşya sürüklenmesi, bitmeyen tadilatlar ve rahatsız edici sesler komşular arasında tartışmalara yol açabiliyor. Ancak birçok kişi böyle durumlarda hangi haklara sahip olduğunu ve nereye başvurması gerektiğini bilmiyor. Peki, gürültü yapan komşu polise şikâyet edilebilir mi, apartman yönetiminin sorumluluğu nedir, kiracılar da şikâyetçi olabilir mi? İşte 2026 yılı itibarıyla apartmanda gürültüye karşı bilinmesi gereken hukuki haklar ve başvuru yolları.
Kalabalık şehirlerde apartman ve site yaşamının yaygınlaşmasıyla birlikte komşular arasında yaşanan gürültü sorunları da günlük hayatın önemli meselelerinden biri hâline geldi. Özellikle akşam ve gece saatlerinde ortaya çıkan yüksek sesli müzik, televizyon, tadilat çalışmaları ve sürekli tekrarlanan rahatsız edici sesler, evinde dinlenmek isteyen vatandaşlar için ciddi bir sorun oluşturabiliyor.
Türkiye’de yürürlükte bulunan mevzuat, kişilerin kendi evlerinde diledikleri gibi davranabilecekleri ve komşularını sınırsız biçimde rahatsız edebilecekleri anlamına gelmiyor. Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Medeni Kanunu, apartman sakinlerinin birbirlerinin haklarına saygı göstermesini ve olağan yaşamın sınırlarını aşan rahatsızlıklardan kaçınmasını öngörüyor.
Ancak her sesin hukuka aykırı gürültü sayılmadığı da unutulmamalı. Günlük yaşamın doğal sonucu olan seslerle sürekli, yoğun ve önlenebilir gürültüler arasında hukuki açıdan önemli farklar bulunuyor. Bu nedenle şikâyet sürecinde olayın sıklığı, süresi, şiddeti ve koşulları birlikte değerlendiriliyor.
Apartmanda gürültü yapmak yasak mı? Kanun ne diyor?
Apartmanlarda gürültü sorununa ilişkin temel düzenlemelerden biri, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18’inci maddesinde yer alıyor.
Bu maddeye göre kat malikleri, bağımsız bölümlerini ve ortak alanları kullanırken birbirlerini rahatsız etmemek, diğer kat maliklerinin haklarını ihlal etmemek ve yönetim planına uymakla yükümlü.
Üstelik bu yükümlülük yalnızca ev sahiplerini kapsamıyor. Aynı dairede yaşayan kiracılar ve bağımsız bölümden sürekli yararlanan kişiler de ilgili kurallara uymak zorunda.
Türk Medeni Kanunu’nun 737’nci maddesi ise komşuluk ilişkilerinde katlanılması gereken sınırı aşan gürültü ve benzeri rahatsızlıkları yasaklıyor.
Dolayısıyla bir kişinin kendi evinde bulunması, çevresindeki insanları sürekli rahatsız edecek düzeyde ses çıkarmasına sınırsız bir hak tanımıyor.
Apartmanda saat kaçtan sonra gürültü yapmak yasak?
Komşu gürültüsü konusunda en fazla merak edilen sorulardan biri, apartmanlarda sessizliğin hangi saatte başlaması gerektiği.
Türkiye genelindeki bütün apartmanlar için geçerli, her türlü konut gürültüsünü kapsayan tek bir 22.00 veya 23.00 sessizlik saati bulunmuyor.
Bu konuda apartmanın yönetim planı, kat malikleri kurulunun hukuka uygun kararları ve ilgili belediyenin yerel düzenlemeleri önem taşıyor.
Örneğin bazı apartmanlarda gece saatlerinde tadilat yapılması veya yüksek sesli faaliyetlerde bulunulması yönetim planıyla sınırlandırılabiliyor.
Ancak önemli bir ayrıntı var: Bir komşunun rahatsız edici gürültü nedeniyle şikâyet edilebilmesi için mutlaka gece saatlerinin beklenmesi gerekmiyor.
Gündüz saatlerinde de sürekli, yoğun ve katlanılması beklenemeyecek düzeyde gürültü oluşması hâlinde hukuki yollara başvurulabiliyor.
Gürültü yapan komşu nereye şikâyet edilir?
Komşu gürültüsünden rahatsız olan vatandaşların başvurabileceği birden fazla yol bulunuyor. Başvurunun hangi kuruma yapılacağı, gürültünün kaynağına ve olayın niteliğine göre değişebiliyor.
1. Öncelikle apartman yönetimine başvurulabilir
Gürültü sorunu sürekli yaşanıyorsa ilk adımlardan biri apartman veya site yönetimine yazılı başvuru yapmak olabilir.
Yöneticiye gürültünün hangi daireden geldiği, hangi saatlerde yaşandığı ve ne kadar süredir devam ettiği aktarılabilir.
Yönetimden ilgili kişiye kuralların hatırlatılması ve varsa yönetim planındaki düzenlemelerin uygulanması istenebilir.
Yazılı başvuru yapılması, sorunun daha sonra hukuki sürece taşınması durumunda da yararlı olabilir.
2. Polis veya zabıtaya şikâyette bulunulabilir
Başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak nitelikteki gürültüler, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36’ncı maddesi kapsamında değerlendirilebilir.
Bu maddeye göre ilgili koşulların oluşması hâlinde kolluk görevlileri veya belediye zabıtası idari para cezası uygulayabilir.
Vatandaşlar belediyenin zabıta birimine başvurabilir. Olayın devam ettiği ve kolluk müdahalesi gerektirdiği durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden de bildirim yapılabilir.
Ancak her gürültü şikâyetinde otomatik olarak ceza uygulanmaz. Görevliler, olayın koşullarını ve ilgili mevzuatı değerlendirir.
3. Sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir
Apartmanda sürekli gürültü nedeniyle mağduriyet yaşayan kat malikleri, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33’üncü maddesindeki şartlar kapsamında sulh hukuk mahkemesinden hâkimin müdahalesini talep edebilir.
Mahkeme, tarafların açıklamalarını ve sunulan delilleri değerlendirerek rahatsızlığın giderilmesine yönelik karar verebilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre dava öncesinde zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı da değerlendirilmelidir.
4. Suç oluşturan durumlarda savcılığa başvurulabilir
Bazı gürültü davranışları yalnızca idari yaptırım kapsamında kalmayıp ceza hukuku açısından da önem taşıyabilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 123’üncü maddesi, sırf bir kişinin huzurunu bozmak amacıyla ısrarla gürültü yapılmasını belirli şartlarda suç olarak düzenliyor.
Ancak her yüksek ses veya komşuluk tartışması bu suçu oluşturmaz. Davranışın tekrarlanması ve kanunda aranan özel kastın bulunması gerekiyor.
Sağlığa zarar vermeye elverişli düzeyde ve ilgili yasal yükümlülüklere aykırı gürültülerde ise Türk Ceza Kanunu’nun 183’üncü maddesi gündeme gelebilir.
Gürültü yapan komşuya para cezası kesilebilir mi?
Evet. Başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak biçimde gürültü yapılması, şartları oluştuğunda Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezasına konu olabilir.
Ancak uygulanacak yaptırım, gürültünün niteliğine ve ilgili hukuki düzenlemeye göre değişir.
Kabahatler Kanunu’nda yer alan temel ceza tutarları her yıl yeniden değerleme kapsamında güncellendiğinden, eski yıllara ait rakamların güncel ceza miktarı olarak kullanılması doğru değildir.
Öte yandan konut içindeki günlük faaliyetlerden ve komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan gürültüler, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği’nin kapsamı dışında tutuluyor.
Bu nedenle bir komşunun yüksek sesli müzik dinlemesiyle bir eğlence işletmesinin çevreye verdiği gürültünün yaptırım sistemi aynı olmayabilir.
Tadilat yapan komşuya karşı hangi haklar var?
Apartmanda tadilat yapılması tek başına hukuka aykırı değil. Ancak çalışmaların zamanı, süresi ve oluşturduğu rahatsızlık önemli.
Duvar delme, fayans kırma, matkap kullanma veya ağır inşaat ekipmanlarıyla yapılan çalışmalar, özellikle uzun süre devam ettiğinde komşular açısından ciddi rahatsızlık yaratabiliyor.
Tadilat yapan kişilerin apartman yönetim planındaki kurallara, ilgili belediye düzenlemelerine ve komşuluk hukukuna uyması gerekiyor.
Örneğin gece geç saatlerde sürekli matkap kullanılması veya yönetim planıyla belirlenen çalışma saatlerine uyulmaması şikâyete konu olabilir.
Böyle durumlarda öncelikle yönetimden müdahale istenebilir. Sorunun devam etmesi hâlinde ilgili belediye birimlerine veya hukuki yollara başvurulabilir.
Üst komşunun sürekli eşya sürüklemesi şikâyet edilebilir mi?
Ev içinde sandalye çekilmesi, yürünmesi, kapı kapanması veya günlük temizlik yapılması gibi sesler apartman yaşamının doğal bir parçası olabilir.
Ancak bu seslerin sürekli, aşırı ve önlenebilir biçimde meydana gelmesi farklı bir değerlendirmeyi gerektirebilir.
Örneğin her gece uzun süre ağır eşyaların sürüklenmesi veya yüksek sesle müzik dinlenmesi, olayın koşullarına göre olağan komşuluk ilişkilerinde katlanılması beklenen sınırları aşabilir.
Bununla birlikte tek seferlik bir ses veya günlük hayatın kaçınılmaz faaliyetleri, otomatik olarak para cezası uygulanmasını gerektirmez.
Çocuk sesi veya evcil hayvan gürültüsü şikâyet edilebilir mi?
Apartmanlarda çocukların koşması, oynaması veya ağlaması ile evcil hayvanlardan kaynaklanan sesler de zaman zaman komşular arasında anlaşmazlığa yol açabiliyor.
Ancak çocukların ve hayvanların doğal davranışlarından kaynaklanan her sesin hukuka aykırı gürültü olarak kabul edilmesi mümkün değil.
Burada sesin sıklığı, süresi, yoğunluğu, alınabilecek makul önlemler ve somut olayın koşulları önem taşıyor.
Örneğin bir bebeğin ağlamasıyla geceler boyunca yüksek sesli müzik dinlenmesi aynı şekilde değerlendirilemez.
Benzer biçimde evcil hayvan beslenmesi tek başına hukuka aykırı bir davranış değil. Bununla birlikte uzun süreli ve yoğun sesin komşuları olağan sınırların üzerinde rahatsız etmesi durumunda somut olay özelinde değerlendirme yapılabilir.
Gürültü şikâyetinde delil toplamak neden önemli?
Komşu gürültüsüne ilişkin uyuşmazlıklarda yalnızca sözlü iddialar her zaman yeterli olmayabilir.
Bu nedenle yaşanan rahatsızlığın tarih ve saatlerini not etmek, apartman yönetimine yapılan yazılı başvuruları saklamak ve varsa resmî şikâyet tutanaklarını muhafaza etmek önem taşıyor.
Benzer durumdan etkilenen komşuların tanıklığı da uyuşmazlıkta dikkate alınabilir.
Ses kaydı veya görüntü alınması düşünülüyorsa kişilerin özel hayatının gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallara dikkat edilmesi gerekiyor. Özellikle komşunun özel alanına yönelik gizli kayıt yapılması ayrı bir hukuki sorun oluşturabilir.
Telefon uygulamalarıyla yapılan ses ölçümleri ise her durumda resmî veya teknik bilirkişi ölçümünün yerine geçmez.
Gürültü yapan kiracı evden çıkarılabilir mi?
Kiracıların da komşuları rahatsız etmeme yükümlülüğü bulunuyor. Ancak bir komşunun şikâyeti üzerine kiracının doğrudan ve kendiliğinden evden çıkarılması mümkün değil.
Sürekli ve ciddi rahatsızlıkların yaşandığı durumlarda kira hukukundaki yükümlülükler, gerekli uyarılar ve fesih şartları gündeme gelebilir.
Tahliye için kanunda öngörülen koşulların bulunması ve gerekli hukuki usullerin izlenmesi gerekiyor.
Dolayısıyla apartman yöneticisinin veya komşuların yalnızca gürültü şikâyetine dayanarak bir kiracıyı hemen evden çıkarma yetkisi bulunmuyor.
Komşu gürültüsü şikâyetinde adım adım ne yapılmalı?
Sürekli gürültü nedeniyle rahatsızlık yaşayan vatandaşların, sorunun çözümü için düzenli ve belgelenebilir bir yol izlemesi önem taşıyor.
İlk olarak rahatsızlığın kaynağı ve hangi saatlerde yaşandığı belirlenebilir. Güvenli ve uygun olması hâlinde komşuyla sakin biçimde görüşülerek sorunun çözülmesi istenebilir.
Gürültü devam ederse apartman yönetimine yazılı bildirim yapılabilir. Yönetim planındaki ilgili hükümler incelenerek müdahale talep edilebilir.
Devam eden ve müdahale gerektiren durumlarda zabıta veya kolluk birimlerine başvurulabilir. Sorun çözülemiyorsa uyuşmazlığın niteliğine uygun arabuluculuk ve dava yolları değerlendirilebilir.
Tehdit, şiddet veya başka bir acil güvenlik riski bulunuyorsa doğrudan yetkili kolluk birimlerinden yardım istenmelidir.
Apartman yaşamında hem huzur hem komşuluk hakkı korunmalı
Apartman ve site yaşamında herkesin kendi evinde dinlenme, günlük yaşamını sürdürme ve huzurlu bir ortamda bulunma hakkı var. Ancak bu hak, diğer kişilerin olağan yaşamını tamamen sessiz hâle getirme yetkisi de vermiyor.
Hukuki düzenlemeler, bir yandan vatandaşların komşularını aşırı biçimde rahatsız etmesini engellerken diğer yandan günlük yaşamın doğal seslerine karşı makul bir hoşgörü gösterilmesini esas alıyor.
Bu nedenle gürültü uyuşmazlıklarında asıl belirleyici nokta, sesin ne kadar yüksek olduğu kadar ne kadar sürdüğü, hangi koşullarda oluştuğu ve olağan komşuluk ilişkilerindeki katlanma sınırını aşıp aşmadığı.
Gürültü nedeniyle sürekli rahatsızlık yaşayan vatandaşların sessiz kalması gerekmiyor. Apartman yönetiminden kolluk birimlerine, arabuluculuktan mahkemeye kadar farklı başvuru yolları bulunuyor. Önemli olan, şikâyeti doğru kuruma ve somut delillerle iletmek.











