24 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Gönül kelamı 

Gönül kelamı 

Kuddusi DOGAN - Kuddusi DOGAN
10 Nisan 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Dünya sahnesinde her şey bir vuslat umuduyla başlar ama hikâyeyi asıl olgunlaştıran ayrılıktır. İnsan, kalabalıklar içinde bir yerlere yetişmeye çalışırken değil; ancak ayağı bir taşa takılıp düştüğünde, yani kendiyle baş başa kaldığında duymaya başlar kalbinin asıl sesini. Bu ses, bazen bir sızı, bazen de dilsiz bir feryattır. 

Acı, ruhun törpüsüdür. Ayrılık ise insanın kendi içindeki o geniş coğrafyayı keşfetmesi için açılan zorunlu bir kapıdır. Birini veya bir şeyi kaybettiğimizde aslında eksilen biz değilizdir; biz, o boşlukta kendi hakikatimizi aramaya başlarız. Gönül kelamı dökülürken kağıda, ne kalem yorulur ne de kağıt incinir; sadece ruhun yükü hafifler. 

Ayrılığın o kadim ve samimi sızısını ancak toprağın dilinden anlayanlar böyle dökebilir: 

Karacaoğlan diyor ya; 

Bizim pınar kurumuş da akmıyor, Gurbet elde kimse bize bakmıyor. Gönül kuşu yükseklerden uçmuyor, Ayrılık şerbeti, zehirmiş meğer. 

Karacaoğlan der ki; kondum göçerim, Aşkın dolusunu yalnız içerim. Dünya malı sizin olsun, geçerim, Bana bir teselli, bir kelam yeter. 

İnsanın kendi iç dünyasındaki o sancılı başkaldırışı ve metafizik derinliği ise şu mısralarda buluruz: 

Duvarda bir saat, durmadan “Ben” der, İçimde bir nehir, tersine gider. Ayrılık dedikleri, sonsuz bir keder, Ruhumun aynası, kırıldı bugün. 

Ne bir dost sesi var, ne de bir ışık, Zaman kör bir kuyu, yollar karışık. Kendi gölgemle ben, küs ve barışık, Yalnızlık tahtına, kuruldu bugün. 

“Gönül sarayını ancak acıyla inşa eder.” derken kastettiğimiz, yıkılmak değil, aksine yeniden ve daha sağlam kurulmaktır. Ham demir, ateşin harlı bağrına girmeden nasıl dövülüp şekil almazsa; insan ruhu da kederin imbiğinden geçmeden incelmez, zarafet kazanmaz. Acı, insanın içindeki gereksiz kalabalıkları, sahte gülümsemeleri ve ucuz avuntuları yakıp yıkan bir ateştir. Geriye kalan ise saf, duru ve bizzat insanın kendi olan özüdür. 

Kendi içine dönen her insan görecektir ki; bizi büyüten şey kahkahalarımız değil, yastığa başımızı koyduğumuzda kimse duymasın diye yuttuğumuz o hıçkırıklardır. O hıçkırıklar, gönül sarayının harcı olur. Şems-i Tebrizi’nin dediği gibi; “Hüzün ki, en çok yakışandır aşığa…” Çünkü hüzün, insanı uyanık tutar; keder, insanı kibre düşmekten korur. 

Ayrılıkları hep bir “son” olarak nitelendiririz. Oysa ayrılık, bir insanın bir başkasından kopması değil, dış dünyadaki tüm gürültüden kopup kendi sessizliğine hicret etmesidir. Sevdiğinden, yurdundan veya alışkanlıklarından ayrılan insan, sığınacak hiçbir yer bulamadığında tek bir limana sığınır: Kendi kalbine. 

Bu yönüyle ayrılık, bizi kendimize yaklaştıran en sağlam köprüdür. Karşı kıyıdaki her şey silindiğinde, insan bu kıyıda tek başına kalır ve o güne kadar hiç tanımadığı, hiç dinlemediği “kendiyle” tanışır. Ayrılık sızısı, ruhun kendi kendine attığı bir düğümdür; çözmek için dışarıya değil, hep daha derine bakmak gerekir. 

İşte bu yüzden, çekilen hiçbir acı beyhude değildir. Ayrılıklar, bizi bir başkasının eksikliğine değil, kendi varlığımızın bütünlüğüne uyandırır. İnsan, kendi gönül sarayına girdiğinde ve o sızıyla demlenmiş kelamı söylediğinde artık kimseye muhtaç değildir. Çünkü o, en büyük gurbetin insanın kendinden uzak kalması olduğunu anlamıştır. 

Şimdi o köprüden geçme vaktidir. Ayağınıza batan her diken, aslında doğru yolda olduğunuzun; kalbinizdeki her sızı ise sarayınızın bir kat daha yükseldiğinin müjdesidir. Yazmak ise bu inşaatın tozunu toprağını silkelemek, o derin sessizliği ebedi bir kelama dönüştürmektir. 

Gönül sarayının taşları acıyla örülür, harcı gözyaşıyla karılır; ancak bu zorlu inşaatın sonunda ortaya çıkan yapı, insanın kendi hakikatidir. Ayrılık köprüsünden geçerken arkada bıraktıklarınız sadece birer hatıra değil, aslında sizin daha önce hiç tanışmadığınız parçalarınızdır. O parçalar birleştiğinde, kişi dışarıdaki “yoksunluk”tan içeriye, yani “varlık”a hicret eder. 

Artık bilirsiniz ki; gönül, başkalarının doldurması gereken bir boşluk değil, kendi kendinize huzurla oturabileceğiniz bir saraydır. Acı, bir son değil, bir başlangıç; ayrılık ise size asıl sizi hatırlatan sessiz bir rehberdir. Hayatın tüm yüküyle yürüdüğünüz bu yolda, en büyük zafer; insanın kendi içinde, yani o sarsılmaz gönül sarayında “tek ve tam” kalabilmesidir. 

Karacaoğlan der ki; vuslat yakındır, Yolcu olan bilir, mevsim sakindir. Gönül bir saraydır, Hakk’a akındır, Kendimden kendime, geldim nihayet. 

En sevdiğimden…  

Gönlü ve bahtı açık olsun…. 

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

AYM Başkanı Özkaya’dan, Pakistan’a çalışma ziyareti

Sonraki Haber

Hatay’da polis haftası korteji

Kuddusi DOGAN

Kuddusi DOGAN

Kuddusi DOGAN, 1998 Kocasinan doğumlu. Yerel yönetimler, Siyasal bilimler ve uluslararası İlişkiler mezunu. Ali Fuat Başgil’in “Kişinin kıymeti, dilinin altında ve kalemin ucunda gizlidir, onu söz ve yazı, açığa vurur.” sözünden etkilenerek düşündüğü günden beri yazmaktadır…

İlgili Haberler

Özlem mi, nefret mi?
Yazarlar

Özlem mi, nefret mi?

24 Ekim 2026
Yanlış misafir
Yazarlar

Yanlış misafir

24 Ekim 2026
Egolu Otobüsler ve 480 Hatlı Yaşam Mücadelesi: Şehir İçi Seyir Tiyatrosu
Yazarlar

Egolu otobüsler ve 480 hatlı yaşam mücadelesi: Şehir içi seyir tiyatrosu

23 Ekim 2026
Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 
Yazarlar

Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 

22 Ekim 2026
Batıkent - Sincan metro aktarması ve "Kolu tutun, düşmeyin" felsefesi
Yazarlar

Batıkent – Sincan metro aktarması ve “Kolu tutun, düşmeyin” felsefesi

22 Ekim 2026
Bir evlilik biterken, çocukların dünyasında neler olur?
Yazarlar

Bir evlilik biterken, çocukların dünyasında neler olur?

21 Ekim 2026
Sonraki Haber
Hatay'da polis haftası korteji

Hatay'da polis haftası korteji

En Güncel Haberler

Necati Arabacı’ya 15,5 yıl hapis cezası
Yerel Haberler

Necati Arabacı’ya 15,5 yıl hapis cezası

24 Ekim 2026
17 yıldır kayıp olan kadına ait, altında insan kemikleri bulunan ev kundaklanmış
Yerel Haberler

17 yıldır kayıp olan kadına ait, altında insan kemikleri bulunan ev kundaklanmış

24 Ekim 2026
Ceviz toplamak için çıktığı ağaçtan düşüp öldü
Yerel Haberler

Ceviz toplamak için çıktığı ağaçtan düşüp öldü

24 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Bir araya gelip Sevda Dinler’in öldürülmesine tepki gösterdiler

24 Ekim 2026
Yaşam

Artvin sınırında Sahara Geçidi’ne tünel yapılmasını istediler

24 Ekim 2026
Yaşam

6’ncı Doku Kumaş Tasarım Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

24 Ekim 2026
Yaşam

Çocuğun yetişkin havuzunda boğulma tehlikesi geçirdiği olaya ilişkin bilirkişi raporu: Tedbirsizlik

24 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Otomobille hastaneye götürülürken yolda öldü

Otomobille hastaneye götürülürken yolda öldü

- Haberton
24 Ekim 2026

Kayseri'nin Hacılar ilçesinde rahatsızlan Miyase Baktır (91) otomobille hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti. Olayın şüpheli bulunması üzerine polis ekipleri araçta...

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

Dünya Çocuk Felci Günü: Bir zamanlar binlerce çocuğu felç ediyordu! 2026’da tehlike hâlâ devam ediyor

Türkiye’de sigara kullanımında alarm! Yeni yasaklar gündemde, bilim dünyasından peş peşe uyarılar

Zihnimiz bizi nasıl yanıltıyor? Günlük hayatta fark etmeden yaptığımız 12 düşünme hatası

Güncel Haber

Necati Arabacı’ya 15,5 yıl hapis cezası

Necati Arabacı’ya 15,5 yıl hapis cezası

24 Ekim 2026
17 yıldır kayıp olan kadına ait, altında insan kemikleri bulunan ev kundaklanmış

17 yıldır kayıp olan kadına ait, altında insan kemikleri bulunan ev kundaklanmış

24 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton