TRY - Türk Lirası
EUR
18,4111
USD
18,5741
GBP
21,0965
CNY
2,6102
12.2 C
Ankara
16.3 C
İstanbul
16 C
İzmir
6 Ekim 2022, Perşembe
Ana SayfaHaberlerSağlık HaberleriGenetik faktörler takıntı hastalığında rol oynayabilir

Genetik faktörler takıntı hastalığında rol oynayabilir

Haberton
Habertonhttps://haberton.com/
Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

Haftanın Öne Çıkanları

Psikiyatri Uzmanı Dr. Özcan Kılıç Kafalı genetik faktörlerin takıntı hastalığında rol oynayabileceğine dikkat çekti

Pandemiyle artan temizlik alışkanlıklarının takıntıya dönüşebileceğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Özcan Kılıç Kafalı, abartı derecesinde titizlik veya bazı düşünceler üzerinde aşırı odaklı olmanın takıntı hastalığının habercisi olabileceğini söyledi. Kafalı, “Birçok hastalıkta olduğu gibi genetik faktörler, beynin işlevlerinde bozulma, çocukluk çağındaki travmalar bu hastalıkta rol oynayabilmektedir” dedi.

Takıntılı davranış veya duyguların tedavi edilmesi gerektiğini dile getiren Medicana Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Özcan Kılıç Kafalı, “Günlük hayatta birçok insan çok çeşitli konularda takıntı, evham veya endişeye kapılabilir. Kişi bu duygu ve düşüncelerle baş edilebildiği ve olağan işlevselliği etkilenmediği sürece sorun olarak görülmez. Takıntılı düşünceler işte, evde ve duygusal yaşamda sorun oluşturacak denli yoğun veya bazı kısıtlamalara neden olursa tedavi edilmesi gereken bir durum haline gelmiştir” diye konuştu.

“Sosyal, iş, okul hayatını etkiler”

Takıntılı olma halinin sosyal yaşamı da doğrudan etkilediğini ifade eden Kafalı, “Obsesif Kompulsif Bozukluk’ta obsesyon (takıntı) kişinin zihnine girmesine engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Bunlar istek dışında gelirler, kişi bunları mantık dışı olarak değerlendirir fakat yoğun sıkıntı ve huzursuzluğa yani anksiyeteye neden olmasına engel olamaz. Bu takıntılar genellikle başka şeyler düşünmeye veya yapmaya çalışıldığında araya girer ve sosyal, iş, okul hayatını etkiler. Kompulsiyonlar ise takıntıların verdiği huzursuzluk ve sıkıntıyı azaltmak için yapılan tekrarlayan davranışlar veya zihinsel eylemlerdir” açıklamasında bulundu.

“Bu hastalık her yaşta başlayabilir”

Takıntı davranışının kadınlarda daha çok görüldüğünü dile getiren Kafalı sözlerine şöyle devam etti:

“Erkek cinsiyette de görülmesine karşın kadınlarda daha sık görülen bu hastalık her yaşta başlayabilir. Belirtiler toplumun ve kültürün özelliklerine göre farklılık gösterir. Toplumda en çok temizlik, kontrol ve simetri-düzen kompulsiyonlarıyla tanınır. Yakın çevreleriyle şikâyetlerini paylaşmakta oldukça zorlanan cinsel ve dini takıntılara sahip olan kişilerde, bunun bir hastalık olabileceğini anlamaları ve yardım almaları gerektiğini fark etmeleri uzun sürebilir.”

Takıntı hastalığının belirtileri

Takıntı hastalığının birden fazla belirtisi olabileceğini belirten Kafalı, “Takıntıların genellikle kendilerine ait temaları vardır. Kirlenme korkusu, olaylar veya davranışlar hakkında olup olmadığıyla ilgili şüpheye düşme, düzen ve simetri ile zihinsel uğraş, kontrolü kaybetme veya kendine ve başkalarına zarar vereceğiyle alakalı korkutucu düşünceler, cinsel veya dini konularda uygunsuz düşünceler olabilir. Bunların oluşturduğu sıkıntıyı azaltmak veya yok saymak için çeşitli ritüeller gerçekleştirilir. Bu ritüeller el yıkama, belirli düzende sayı sayma, dokunma, bazı cümle veya kelimeleri tekrarlama veya dua etme, eşyaları bir düzen içinde tutma, biriktirme şeklinde olabilir” ifadelerini kullandı.

“Endişeleri varsa bir psikiyatri uzmanına başvurması gerekir”

Hastalığın neden ortaya çıktığına dair bilgiler de veren Kafalı şu ifadeleri kullandı:

“Birçok hastalıkta olduğu gibi genetik faktörler, beynin işlevlerinde ve serotonin nörotransmitterinde işlevsel bozulma, çocukluk çağındaki travmalarının rol oynadığı düşünülmektedir. Ayrıca mükemmeliyetçi, titiz, ayrıntıcı kişilik yapılanmasının önemi de vardır. Bazen de aile üyelerinin takıntılı düşünce ve davranışları da öğrenme yolu ile bu hastalığa neden olmaktadır. Kişinin kendinde veya başkasında bu hastalığın olabileceği ile ilgili endişeleri varsa bir psikiyatri uzmanına başvurması gerekir. Belirtilerin normal sınırlar içinde mi yoksa tedavi edilmesi gereken düzeyde mi olup olmadığını kişinin kendisinin belirlemesi güç olabilmektedir.”

“Serotonin sistemi üzerine etkili ilaçlar tedavide etkin”

Tedavi sürecinde psikoterapi veya ilaç tedavisinin uygulanabileceğini söyleyen Kafalı, “Takıntının tedavisi ilaç tedavisi ve psikoterapi ile yapılır. Serotonin sistemi üzerine etkili ilaçlar tedavide etkindir. Tedavinin ilk günlerinde bulantı, baş ağrısı, midede rahatsızlık hissi ve uyku bozuklukları gibi geçici ve hafif yan etkiler olabilir. Toplumda psikiyatrik tedavilerin sürekli uyku yaptığı, iş göremez hale getirdiği gibi ön yargılı söylemler yanıltıcıdır ve tedaviye başvurma sürecini uzatır, hastalığın ağırlaşmasına neden olur. En sık uygulanan terapi yöntemi olan Bilişsel- Davranışçı terapide rahatsız edici düşüncelerle çalışılır ve alıştırma tedavileri ile tekrarlayıcı davranışların azaltılması hedeflenir” dedi.

Çok Okunan Kategoriler

Güncel Haberler