‘Gazze Mektupları’ dijital deneyim sergisi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Okçular Vakfı desteğiyle Üsküdar Meydanı’nda ziyaretçilere açıldı.
Gazze’de yaşanan insani dramı, bölge halkının kaleminden çıkan mektuplar, çizimler ve video içerikleriyle aktaran sergi; hologram, artırılmış gerçeklik (AR) ve dijital video teknolojileriyle ziyaretçilere duygusal bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Türkiye’nin bu küresel insani meseledeki duyarlılığını ve duruşunu, teknoloji ve dijital sanatın olanaklarıyla uluslararası standartlarda bir anlatıya dönüştüren proje; farkındalık oluşturmayı, empatiyi güçlendirmeyi ve güçlü bir toplumsal hafıza inşa etmeyi amaçlıyor. ‘Gazze Mektupları’ deneyim sergisi, 2 Haziran tarihine kadar Üsküdar Meydanı’nda ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Dünyaya Güçlü Bir Mesaj Vermek İstedik
Serginin amacının klasik yöntemlerin dışına çıkarak dünyaya güçlü bir mesaj vermek olduğunu belirten Gazze Mektupları Sergisi’nin proje direktörü Şirvan Avcı, “Bizim amacımız dünyaya güçlü bir mesaj vermekti ve bunu klasik yöntemlerle yapmak istemedik. Bu konularda zaten yetkin olduğumuz için, sahip olduğumuz güçlü imkânları nasıl kullanabileceğimizi düşündük ve bu projeyi geliştirdik. Yaklaşık 600 metrekarelik bir alanda fiziki bir Gazze ortamı kurduk. Bu alanı hologram, artırılmış gerçeklik, hiper gerçekçi videolar ve gerçek görüntülerle destekledik. Ayrıca biletleme alanları, ekranlar ve Led panellerle deneyimi güçlendirdik. Bu şekilde etkili bir mesaj vermeyi hedefledik. Serginin sonunda ise ziyaretçiler için bir mektup alanı oluşturduk. Bu sayede etkileşim sağlıyoruz; ziyaretçiler Gazze’ye mesajlarını iletebiliyor. Sergi sonunda bu mesajları kitaplaştırarak Gazze’ye ulaştırmak istiyoruz” dedi.
Üsküdar’da Ücretsiz Ziyaret Edilebilecek
Serginin İstanbul Üsküdar Meydanı’nda 2 Haziran’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebileceğini belirten Avcı, “Herkes Gazze haberleri karşısında duygusal olarak etkileniyor, ancak bu etki haberin ardından zamanla kayboluyor. Biz de insanların orada yaşananları daha iyi anlayabilmesini nasıl sağlayabileceğimizi düşündük. Böyle bir deneyim alanı oluşturarak bunun mümkün olabileceğine karar verdik ve bu projeyi hayata geçirdik. Özellikle dijital ögeler kullandık çünkü yeni nesle, yani Z ve Alfa kuşaklarına da ulaşmak istiyoruz. Bu kuşaklar yüksek teknoloji içeriklere ilgi duyuyor ve bunları deneyimlemek istiyor. Biz de Gazze’yi bu nesillerle buluşturmak amacıyla fiziksel ve dijital unsurları bir araya getiren bir sergi hazırladık. Sergi, İstanbul Üsküdar Meydanı’nda 2 Haziran’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Bundan sonraki hedefimiz ise sergiyi farklı şehirlere, hatta yurt dışına taşımak” diye konuştu.
Bir Anne Olarak Perişan Oldum, Çocukların Acısını Yüreğimde Hissettim
Sergiyi ziyaret eden Tülay Akkuş, Gazze Mektupları Sergisi’ni özellikle görmek istediğini belirterek duygularını şöyle ifade etti:
“Gazze Mektupları Sergisi’ni özellikle ziyaret etmek istedim. Çünkü insanlığımı yeniden hatırlamak, bir kez daha utanmak ve ne kadar çaresiz olduğumuzu yeniden hissetmek istedim. Gerçekten çok çaresiziz; hiçbir şey yapamıyoruz. Artık bir şeyler yapmamız gerekiyor. Ben de üzerime ne düşüyorsa yapmaya hazırım. Sergide en çok etkilendiğim şey, çocukların oyuncakları ve bisikletleri oldu. Bir anne olarak perişan oldum. Bu çok zor bir durum. Çocuklara çok üzülüyorum; annesiz kalıyorlar. Keşke o annesiz kalan çocukları buraya getirebilsek, bağrımıza basabilsek, acılarını sarabilsek ve onlara yardımcı olabilsek. Üzerimize ne düşüyorsa yapmak istiyoruz. Başkaları o çocukları alıp götürüyor, kim bilir neler yapılıyor. En azından biz o çocuklara kol kanat gerebilsek, bir şeyler yapabilsek. Savaşın açtığı yaraları sarabiliyorsak, yapabileceğimiz ne varsa yapmak istiyoruz. Lütfen, rica ediyorum.”
İçimde Çok Yoğun Ve Derin Duygular Var
Sergiyi gezenlerden Sedat Çiftçi ise, “Bu projeyi destekleyen kuruluşa ve emeği geçen tüm ekip çalışanlarına teşekkür ediyorum. Burada kurulan ortam, enstalasyonlar ve dijital sanatın bu noktaya gelmiş olması beni gerçekten çok şaşırttı. Açıkçası bu kadar büyük bir proje beklemiyordum. Bu durum beni çok mutlu etti. Aynı zamanda şu an içimde çok yoğun ve derin duygular var. Bunu sindirmem belki saatlerimi, belki günlerimi alacak. Bir parçası olmak ve burada bulunmak beni çok mutlu etti. Gördüğüm ve şahitlik ettiğim için de ayrıca memnunum. Çünkü bu, aslında uzaktan bildiğimiz ve dünyanın şahitlik ettiği bir konu. Filistin’in yıllardır yaşadığı duygu durumunu görsel olarak anlamaya ve hissetmeye çalışmak gerçekten çok derinleştirici bir süreç. Özellikle dijital mektup fikrini çok değerli buldum. Oradaki çocukların çabalarına karşılık olarak mektup yazılması, günümüz dünyasında çok anlamlı bir fikir. Bence bir çocuğun en çok büyüyebileceği şey, başka bir çocuktan alacağı mesaj ve mektuptur. Bir yetişkinin onu aynı şekilde rahatlatması her zaman mümkün olmayabilir; bir çocuk, ancak bir başka çocuğun duygusuna daha yakın bir karşılık verebilir. Bu nedenle, projede çocukların çocuklara yazdığı mektup kısmı çok kıymetli” dedi.




















