26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Öne Çıkan - Eyüpsultan’da zehirlenme şüphesiyle ölen çocukların ailesi konuştu

Eyüpsultan’da zehirlenme şüphesiyle ölen çocukların ailesi konuştu

Haberton - Haberton
10 Aralık 2025
- Öne Çıkan
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Eyüpsultan'da zehirlenme şüphesiyle ölen çocukların ailesi konuştu
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Eyüpsultan’da zehirlenme şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden çocukların babası Yücel Birkent, “Yediklerimiz temiz. Hastanenin ihmal zinciri zaten cinayetle eş değerde. İki tarafta da müthiş bir ihmal var ama herhangi bir elle tutulur bir şey yok” dedi.

Olay, 22 Eylül günü Topçular Mahallesi’nde meydana geldi. Yücel ve Aleyna Birkent çifti, çocukları 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia ile birlikte yedikleri yemekten sonra fenalaştı. Hastaneye götürülen anne Aleyna Birkent’in kalp krizi geçirdiği belirlendi. Baba ve çocuklar ise yapılan tedavinin ardından taburcu edildi. Ertesi sabah çocukları yeniden fenalaşan baba, onları tekrar hastaneye götürdü. Ancak 4 yaşındaki Alparslan ve 2 yaşındaki Melisa Rabia yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ailenin yedikleri yemekten alınan örnekler temiz çıkarken, evin üst katındaki soğuk hava deposundan alınan numunelerle ilgili sonuçların beklendiği belirtildi.

‘OĞLUM ET VE BALIK ÜRÜNLERİNİ SEVMİYOR’

Hayatını kaybeden çocukların babası Yücel Birkent, “Pazar akşamı, evimde ailemle beraber yemeğe oturduk. Soframızda tavuk, çorba, bir de makarnamız var. Ama şöyle bir süreç var: Benim oğlum zaten et ve tavuk seven birisi değil. Kızım zaten o gün çorba içti. Kızımın iştahı da var ama oğlum da normalde yemek ayırmaz ama sadece et, balık ve tavuk ürünlerini sevmiyor, yediremezsin. Öyle bir yemek yedik. Sonra zaman ilerledi. Uykuya geçtik. Sabaha karşı işte 3.30-4.00 arasında ilk bende başladı. Normalde hiçbir şey yok. Lavaboya gidiyorum, oraya kadar da bir şey yok. Sonrasında lavaboda bir kere düşüyorum, bilinç kaybı yaşıyorum, tekrar zor bela kalkıyorum, odaya geliyorum. Odada düşüyorum, bayılıyorum. Eşim yarım saat sonra ‘Benim de bir midem rahatsızlandı’ dedi. Onu bir lavaboya götürdüm. Sonra çocuklarında yarım saat veya 15 dakika arayla başladı. Biraz daha zaman geçtikçe eşim de artık dayanacak gibi değil, hastaneye gidelim. Ne olduysa ondan sonra oldu. Anlattım ‘Ben tedaviyi reddediyorum öncelik eşim ve çocuklarım’ Hesabımda işte 17 bin lira limit var. Tabii hastane haklarını da bilmiyoruz. Bu süreçten sonra ‘Tamam’ dediler. İşte eşimi bir kontrole aldılar. Sonra çocuklarımı diğer alanlara aldılar” diye konuştu.

‘SARI SERUM DA BU DURUMU BELKİ TETİKLEDİ’

Yücel Birkent, “Akşam üzeri oldu. Tabii bu süreçte de oğluma, kızıma önce beyaz serum, ardından sarı serum takılmış. Tabii ben bunları doktor olmadığım için hangi serumun nerede kullanıldığını bilemem. Çocuğa bakıyorum normal görünüyor. Doktor ‘terlemesi normal çok sıvı kaybetmiş, çok çok su içmesi lazım’ diyor. Tamam dedim, işte kalkıyor, ‘Baba, su var mı?’ diyor. ‘Var oğlum’ diyorum. Su içiyor. İşte sadece üç defa kustu. Bugün çocuk büyüten çoğu insanlarda bilir. Bir çocuk hemen kusmada değil de, birkaç defa süreç ilerleyince. Rehberime bakıyorum, abimin ismi yazıyor. Telefonu açtım, doktor. Buyurun dedim, ‘Oğlunuzu kaybetmek üzeresiniz’ dedi. Kapattım telefonu yüzüne. Ben geldiğimde oğlumu zaten morga kaldırmışlar. Kızımı da tekrar kontrol edin dedim. Bu hastane kızıma kayıt yapmamış, kan almaya çalışmışlar ‘adli vaka yoktur kendi imkanınızla gideceksiniz’ diye. Bu hastane devletin hastanesinin aynısı değil, biz acilden gelmişiz buraya. Bu çocuklar devlet güvencesinde ve acilden geldiğimiz için her kim olursa olsun devletin güvencesinde ama ‘adli vaka yoktur’ diyip kızımı ölüme terk ediyorsunuz. Sarı serumu sonradan öğreniyorum. Bu sarı serum benim öğrendiğim kadarıyla yasak olan bir şeymiş. Neden veriliyor? Ya bu da etkilemiş olabilir mi mesela? Evimin yukarısından bir şüphemiz yüksek. Bu sarı serum da belki tetikledi bu durumu. Üstünü örtbas mı etmeye çalışıyorlar? Onu da anlamıyorum. Ya neden hala bu doktorlara bir soruşturma açılmadı? Neden bir ifade verilmedi? Bu hastane bir kere bile arayıp başsağlığı dilemedi, taziye vermedi veya bir açıklama yapmadı. Kızımı ölüme bıraktın sen, cinayet işledin. Doktor değilim ama bu sarı serum varsa, tetiklemişse, olabilir. Sarı serum da tetiklemiş olabilir. Şu anda ben o analizleri veya bir raporları göz önünde bulunduramam ama kendi fikrim olarak neden olmasın yani? Belki o tetikledi. Yani olasılıklar içerisinde ama bir açıklama yok. Bir bilgi yok. Kapılarını kapatıyorlar, bekliyorlar. Nasıl olacak bu iş? Benim iki çocuğumu da siz o zaman öldürdünüz” dedi.

‘İKİ TARAFTA DA MÜTHİŞ BİR İHMAL VAR’

Baba Yücel Birkent, “Bizim evimizin üst katında bir manav var. Bu arkadaş dükkanının işletmesinin bir bölümünü tavuk toptancısına çevirmiş. Sanayi tipi soğuk hava deposunu benim oturma odam, işte mutfağa da bazı yansıyan bölümlerine gelmiş. Benim mutfak tarafından simsiyah sular damlamaya başladı ama herhangi bir gıda veya üstü kapalı veya açık bir şeye damlamadı. Tavan kısmı bir günde karardı, ayın 17’sinde. Ardından 23’ünde de çocuklarımı kaybediyorum. Yediklerimiz temiz. Hastanenin ihmal zinciri zaten cinayetle eş değerde. İki tarafta da müthiş bir ihmal var ama herhangi bir elle tutulur bir şey yok, gözle görülür bir şey yok. Bir ifade alınma, alındı mı, alınmadı mı? Bunun da bilgisi yok” ifadelerini kullandı.

‘ÇOCUKLARIMIN KABRİNE GİDEMİYORUM AĞIR GELİYOR’

Baba Yücel Birkent, “Çocuklarımın resmini, oyuncaklarını, hatta kızımın oyuncaklarını, oğlumun oyuncaklarını, işte nazımızın geçtiği, güzel arkadaşlarımızın çocukları var. Birkaç hatıra niteliğinde ayırıp verdik. Çünkü kaldıramıyorum, eşim kaldıramıyor. Ya şimdi duvara resmini asmak istiyorum, zaten atlatamadık. Ben henüz bir yerden sonra artık kabullenmemeye başladım. Çocuklarımın kabrine gidemiyorum. Nasıl bir süreç olacak bu? Gidemiyorum kabrine ağır geliyor taşıyamıyorum, kabullenemiyorum. Ama suçluların yakalanmasını, daha doğrusu bu cinayete ortak olan, ihmal zincirine ortak olan her kim varsa artık yani soruşturmalar nasıl yürür, bilmiyorum ama bir an önce sonuçlanmasını istiyorum. Çünkü artık biz de sağlıklı düşünemiyoruz yorulduk. Çocuklarımın hakkını her zaman, her yerde koruyacağım. Sonucu ne olursa olsun, bu ihmali yapanların hesabı sorulacak. Eşime gidiyorum. ‘Çocuklarımız evde seni bekliyor, sen yoğun bakıma gir çık, tedavini ol’ Diyemedim ki vefat etti diye. Nasıl diyeyim? Ameliyattan sonra doktor eşliğinde gittim söyledim. Günlerce yüzüne bakamadım” dedi.

‘MÜŞAHEDE ALANINDA ‘ANNE’ DEDİKLERİNİ BİR KERE DUYDUM’

Anne Aleyna Birkent, “Eşim ilk önce beni götürdü tabii yürüyemedim. Hastane çalışanıyla beraber beni geldiler, götürdüler. İşte baktılar, EKG falan çektiler bana. Dediler kalp ritmim yavaşlamış, düzensiz ritim var. ‘Beynine pıhtı atacaklar’ falan dediler. Ondan sonra işte beni ambulansla çağırdılar, ambulansla sevk ettiler. Ama sevk etmeden önce ben çocuklarımı gördüm. Benim karşıma müşahede alanında karşı karşıya yattık beraber. Ben seslendim ‘Oğlum’ dedim. O zaten son görüşümdü. ‘İyi misin?’ dedim. Böyle bana bakıyorlar, bitkinlerdi. Konuşmaya çalıştım. Böyle bana baktılar sadece sakince. ‘Tamam, oğlum yatın, uyuyun, dinlenin’ dedim. Ben zannettim oradan sonra beraber eşimle eve gidecekler. Ben bunları beni sevk etmeden önce düşündüm. O dakika ambulansı beklerken müşahede alanında kardeşim yanıma getirdi. Yanağımdan öptü. ‘İyi misiniz?’ dedim. ‘İyiyim’, ‘Bir tarafın ağrıyor mu? Ağrımıyor mu?’ dedi. Kızımı getirdi. Oğlumu kardeşim kaldıramadı. Oğlum biraz ağırdı. Oğlumu, kızımı son kez orada gördüm, müşahede alanında. Orada ‘Anne’ dediklerini bir kere duydum. Sonradan öyle ambulansla gittim” dedi.

‘HASTANENİN İHMALİ VAR’

Anne Aleyna Birkent, “Bir hafta yoğun bakımda yattım. Ne olduysa ben evde zannediyorum. Bana ‘Çocuklar iyi, annemde’ dedi. Bende ‘Oh, çok şükür’ dedim. Ben yoğun bakımdan çıktığım zaman eşim yanıma geldi. Baktım, eli yüzü, gözü şişmiş. Dedim, ‘Bana mı üzüldü, böyle oldu?’ Bana dediği kelime, ‘Çocuklarımızı kurtaramadık’ Ben ‘Nasıl ya?’ dedim. Ondan sonra böyle bağırdığımı hatırlıyorum. Ben geçenlerde haber izledim, ‘Sarı serum öldürüyor, tehlike saçıyor’ diye. Yani şüphelendim. Öyle bir şey olabilir, etkilemiş olabilir. Benim, oğlumun bir tane antibiyotiğe alerjisi vardı. Dedim, tetikledi mi acaba? Çocuklar tetikleyebilir. Kabre bir kere gidebildim. O da kısa durdum. Zaten inanamıyorum, Bunlar çocuklarım mı? Yani böyle kendimi zor tuttum. Oradan çıkın, ne işiniz var orada diye bağırasım geldi. Hastanenin ihmali var. Sen çocuğumu nasıl taburcu edersin, iyi dersin? ‘İyiyse o zaman niye öldü?’ Ne olduysa çıksınlar ortaya, hala inanamıyorum. Canım çok yanıyor. Evde böyle sessizlik var. Çocuklarım nerede? diyorum. Hiç böyle gelmeyeceklerini düşünmek yani çok zor” dedi.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Tarım işçilerini taşıyan minibüs sulama kanalına devrildi; 18 yaralı

Sonraki Haber

Zelenskiy, barış planı üzerinde çalıştıklarını bildirdi

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Bingöl Yedisu 4.4 ile sallandı
Öne Çıkan

Bingöl Yedisu 4.4 ile sallandı

26 Nisan 2026
ABD Başkanı Trump, katıldığı yemekte silah sesleri duyulması üzerine salondan çıkarıldı
Öne Çıkan

Beyaz Saray’da Panik! Trump silah sesleri sonrası apar topar salondan çıkarıldı

26 Nisan 2026
Trabzon’da ring karıştı! Türk-Rus maçı sonrası ortalık savaş alanına döndü
Öne Çıkan

Trabzon’da ring karıştı! Türk-Rus maçı sonrası ortalık savaş alanına döndü

26 Nisan 2026
Bolu’da anne dehşeti: 2 aylık bebeğini öldürdü
Öne Çıkan

Bolu’da anne dehşeti: 2 aylık bebeğini öldürdü

26 Nisan 2026
Bakan Çiftçi: Siyasetle ilgileniyorsanız adaleti merkeze alın
Öne Çıkan

Bakan Çiftçi: Siyasetle ilgileniyorsanız adaleti merkeze alın

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un güvenliği için yegane çözüm, kentsel dönüşümdür / Geniş haber
Öne Çıkan

İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm, kentsel dönüşümdür

25 Nisan 2026
Sonraki Haber
Zelenskiy, barış planı üzerinde çalıştıklarını bildirdi

Zelenskiy, barış planı üzerinde çalıştıklarını bildirdi

En Güncel Haberler

Eskişehir’de lise öğrencisi Uğur, Yale Üniversitesi’nde tam burslu eğitim kazandı
Gündem

Eskişehir’de lise öğrencisi Uğur, Yale Üniversitesi’nde tam burslu eğitim kazandı

26 Nisan 2026
Kamyonla çarpışan motosikletin sürücüsü öldü
Yerel Haberler

Kamyonla çarpışan motosikletin sürücüsü öldü

26 Nisan 2026
Sınırlı miktarda üretilen beyaz çayın kilosu 40 bin TL
İş Dünyası

Sınırlı miktarda üretilen beyaz çayın kilosu 40 bin TL

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İpe dolanan ebabili kurtarmak için cadde trafiğe kapatıldı

26 Nisan 2026
Yaşam

Dersteki teori bahçede pratiğe dönüştü; nesli tükenen kuşa öğrenci şefkati

26 Nisan 2026
Yaşam

‘Uzak Şehir’ setinin kapıları çocuklara açıldı

26 Nisan 2026
Yaşam

3 yaşındaki Sezer, adını aldığı şehit amcasının mezarını öpüp, suladı

26 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Klavyeyi bıraktı, merdaneyi ele aldı; yazılımcının 'pizzacıya' dönüşümü

Klavyeyi bıraktı, merdaneyi ele aldı; yazılımcının ‘pizzacıya’ dönüşümü

- Haberton
26 Nisan 2026

İstanbul’daki yoğun iş temposunu geride bırakarak memleketi Bayburt’a dönen yazılımcı Fazıl Selim Kondolot (46), evinde hazırladığı pizzalar çevresindekiler tarafından çok...

Kadına şiddet vakalarında artış iddiası: Gerçek tablo ne?

Gençlerde anksiyete ve depresyon artıyor mu? Uzmanlar uyardı

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahte nasıl ayırt edilir?

Orta Doğu’da tansiyon yükseliyor: Türkiye nasıl etkilenecek?

Güncel Haber

İpe dolanan ebabili kurtarmak için cadde trafiğe kapatıldı

İpe dolanan ebabili kurtarmak için cadde trafiğe kapatıldı

26 Nisan 2026
Dersteki teori bahçede pratiğe dönüştü; nesli tükenen kuşa öğrenci şefkati

Dersteki teori bahçede pratiğe dönüştü; nesli tükenen kuşa öğrenci şefkati

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton