Kadınlar, iş hayatında mesai yaparken evde de neredeyse tam gün çalışıyor. Görünmez emek, hem fiziksel hem de psikolojik yük yaratıyor.
Türkiye’de kadınların üzerindeki yük, sadece iş hayatıyla sınırlı değil. Yapılan araştırmalar, evli veya bekar fark etmeksizin kadınların, erkeklere kıyasla ev işlerine çok daha fazla zaman ayırdığını ortaya koyuyor. Sabah kahvaltısını hazırlamak, çocukları okula hazırlamak, alışveriş, temizlik, yemek ve akşam rutinleri derken günün çoğu kadınlar için 24 saatten az değilmiş gibi geçiyor.
Sosyologlar ve psikologlar, bu durumun kadınların ruh sağlığını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Kadınlar, iş yerinde performans göstermeye çalışırken, evde de beklentileri karşılamak zorunda hissediyor. Bu görünmez emek, çoğu zaman toplum tarafından fark edilmiyor veya değeri anlaşılmıyor.
Ev işlerinin yanı sıra kadınlar, kariyer hedefleri ve toplumsal beklentiler arasında denge kurmaya çalışıyor. Uzmanlar, erkeklerin ev işlerine katılımının artırılmasının ve toplumsal bilinçlenmenin bu yükü azaltmada kritik rol oynadığını vurguluyor.
Kadın örgütleri, hükümet politikalarının yanı sıra şirketlerin de esnek çalışma saatleri, evden çalışma imkanları ve çocuk bakım destekleri gibi önlemlerle kadınların üzerindeki görünmez yükü hafifletmesi gerektiğini savunuyor.
Sosyologlar, kadınların hem iş hayatında hem de evde yaşadığı bu “çifte mesai” yükünün uzun vadede toplumsal eşitsizliği derinleştirebileceğini ve kadınların kariyer fırsatlarını sınırlayabileceğini ifade ediyor.













