26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Et ve Süt Kurumu’nun başındaki şahıs açığa alınmış mıdır?

Et ve Süt Kurumu’nun başındaki şahıs açığa alınmış mıdır?

Haberton - Haberton
18 Kasım 2025
- Politika
Okuma Süresi:18 dakikalık okuma
A A
0
Et ve Süt Kurumu'nun başındaki şahıs açığa alınmış mıdır?
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Buradan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya soruyoruz. Et ve Süt Kurumu’nun başındaki şahıs açığa alınmış mıdır? Hakkında soruşturma açılmış mıdır? Bu şahsın ticari faaliyetleri ve para hareketleri incelenmiş midir? Et ve Süt Kurumu’nun başındaki bu şahıs kamu gücünü arkasına alıp hangi faaliyetleri yapmıştır?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Türkiye’de çok partili yaşamın yolunu açan Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimse kapatamaz, kimse buna cüret edemez. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, milletin partisidir” dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü Deniz Yücel, toplantıya ilişkin düzenlediği basın toplantısında konuştu. Yücel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye ilişkin, “Bu belgenin adı iddianame; ama aslında bu belge, demokratik hayata kasteden kötücül bir siyaset anlayışının vücuda getirdiği bir yargı muhtırasıdır. Bu belgenin adı iddianame ama aslında iftiraname. Sayfa sayısının çok olmasının iddiaları kuvvetlendirdiğini sanıyorlar. Tam da bu nedenle, iddianame ortaya çıkmadan önce yandaş basında ‘tuğla gibi iddianame’ benzetmelerini gördük ve ‘binlerce sayfalık iddianame’ yazılarını okuduk. Oysa biz bu filmi Ergenekon- Balyoz sürecindeki binlerce sayfalık iddianamelerde de gördük. Amaç ‘suçlu’ algısı yaratmak ve iddianameleri okunamaz hale getirmekti. Ama Ergenekon da çöktü, Balyoz da. Hiç şüphesiz, bu iddianame de çökecek” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Sadece hukuk düzenimiz açısından değil, demokrasimiz ve siyaset tarihimiz açısından da içler acısı bir tablo ile karşı karşıyayız.

Siyasi varlığını, “kutuplaşma” ve “düşman yaratma” üzerine inşa eden bir iktidarın, adım adım ülkemizdeki demokratik hayatı bitirme hamleleri ile karşı karşıyayız….

19 Mart’ı bir “yargı darbesi” olarak tanımlamamızın üzerinden yaklaşık 8 ay geçti…

Bu süreçte her gün yaşadığımız hukuksuzluklar bunun kanıtıydı ama 237’inci günde ortaya çıkan iddianame bunun en somut kanıtı oldu.

Bu belgenin adı iddianame ama aslında bu belge demokratik hayata kasteden kötücül bir siyaset anlayışının vücuda getirdiği bir yargı muhtırasıdır.

Bu belgenin adı iddianame ama aslında iftiraname…

Sayfa sayısının çok olmasının, iddiaları kuvvetlendirdiğini sanıyorlar.

Tam da bu nedenle, iddianame ortaya çıkmadan önce yandaş basında “tuğla gibi iddianame” benzetmelerini gördük ve “binlerce sayfalık iddianame” yazılarını okuduk.

Oysa biz bu filmi Ergenekon- Balyoz sürecindeki binlerce sayfalık iddianamelerde de gördük…

Amaç “suçlu” algısı yaratmak ve iddianameleri okunamaz hale getirmekti….

Ama Ergenekon da çöktü, Balyoz da…

Hiç şüphesiz, bu iddianame de çökecek…

Ama öncelikle;

“Tutuksuz yargılama esas, tutuklu yargılama istisnadır” kuralının gereği yerine getirilmelidir.

İddianame hazırlandığına göre, deliller toplanmıştır.

Dolayısıyla delillere etki edilmesi, delillerin karartılması şüphesi söz konusu değildir. Bu nedenle yol arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı ve yargılama tutuksuz olarak sürdürülmelidir.

Değerli arkadaşlar,

“Sadece tanık beyanına dayalı hiçbir tutuklu yok” diyenlerin,

Kadriye Kasapoğlu’nun, Zeydan Karalar’ın ve onlar gibi nicelerinin neden hala tutuklu olduğunu açıklaması gerekir.

Ceza Muhakemesi Kanununa göre şüphelinin lehine olan delilleri de toplaması ve şüphelinin haklarını da koruması gereken;

Ama iddianamede 775 ayrı yerde “İmamoğlu Suç Örgütü” ifadesini kullanan Savcılık makamının, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının bu iddianamenin neresinde olduğunu göstermesi gerekir.

İddianamede şüphelilere yöneltilen hemen hemen iddiada, suç örgütü olarak tanımlanan yapı ile Cumhuriyet Halk Partisinin bağını kurma çabası net bir şekilde görülüyor.

Savcılık bir basın açıklaması yapıyor;

Maşallah sanırsınız ki şüphelileri hem suçlamış hem yargılamış hem mahkûm etmiş hem de cezayı infaz ediyor.

Halbuki HSK’nın bu konuda bir genelgesi var. Genelgeye göre Savcılığın yapacağı basın açıklamaları kamuoyunu etkilemeye yönelik olamaz, kişilerin suçlu olduğuna ilişkin kanaat uyandıramaz, masumiyet karinesini ihlal edemez, hâkimin ya da mahkemelerin olayları değerlendirmesinde ön yargılı davranmalarına neden olacak mahiyette olamaz!

İstanbul Başsavcılığı bunları unutmuşa benziyor, HSK ise ne yazık ki gözünü kulağını kapatıyor.

Hüseyin Gün isimli şahıs, iddianameye göre “örgüt yöneticisi” ama Sayın Ekrem İmamoğlu ile 2019-2025 yılları arasında, o da seçimlerden hemen sonra, sadece 1 kere fotoğraf çektirmek dışında hiç yan yana gelmemiş, görüşmemiş.

Şimdi bu iddianameyi “çamur at izi kalsın” anlayışıyla yazanların, birbiri ile 6 yıl boyunca hiç görüşmeyen 2 kişinin, aynı suç örgütü içerisinde nasıl yönetici olduğunu açıklaması gerekmez mi?

19 Mart “Yargı darbesinin” hemen ardından, yandaş kanallarda rüşvet masalları anlatıp, insanlara iftiralar atıp, iktidarın yaratmaya çalıştığı “yolsuzluk algısını” medyadan günlerce destekleyenlerin, bu iddianamede yolsuzluğa konu olduğu iddia edilen tek bir kuruşun bile neden ispatlanamadığına verecek cevapları var mı?

“Duydum”, “düşünmekteyim” gibi dedikodu düzeyindeki beyanların hukukta nasıl bir karşılığı olduğunu birisinin açıklaması gerekmez mi?

Soruşturma süresince astronomik rakamlarla “Yolsuzluk” algısı oluşturulurken, bunların hiçbirinin iddianamede yer almamasının sebebi nedir acaba hiç düşünüyorlar mı?

Meşhur gizli tanıkların nasıl olup da isim değiştirdiğini, Meşe’nin nasıl bir anda İlke olduğunu, Meşe’nin söylediği her şeyin nasıl olup da İlke’nin ifadelerinin altına yazıldığını kimse tartışmayacak mı?

Meşe kod adlı gizli tanığın ifadelerinin, sonradan İlke kod adlı gizli tanığın beyanı olarak iddianamede yer almasıyla ile ilgili Hakimler Savcılar Kurulu nezdinde şikayetimizi yaptık. Aynı zamanda HSK başkanı olan Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’un herhâlde bu konuda söyleyecek bir sözü vardır.

Değerli arkadaşlar,

Bu iddianamenin amacı da, hedefi de bellidir.

Hani büyük şair Nazım Hikmet “Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu” demiş ya…

İşte AKP’nin, Cumhuriyet Halk Partisi korkusu da hiçbir korkuya benzemiyor…

Öyle korkuyorlar ki, sözde bir yolsuzluk iddianamesine parti kapatma talebi ekliyorlar…

İktidarlarının devamlılığını bu ülkenin birinci partisini kapatmakta buluyorlar…

Eski bir siyasi, AKP yargı kolları başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapatmak konusunda göreve davet etmiş…

Sadece bu bile, iddianamenin dayanağının hukuki değil siyasi olduğunun göstergesidir.

Sonuca giden her yolu mübah sayan AKP’nin yargısı, bu büyük hukuksuzluğu bu ülkenin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapattırmak, Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nu da Silivri zindanında tutmak için yapmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, Türkiye’de çok partili yaşamın yolunu açan CHP’yi kimse kapatamaz.

Kimse buna cüret edemez.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi milletin partisidir.

Gücünü ve meşruiyetini milletimizden alır.

Değerli arkadaşlar,

Ne yaparlarsa yapsınlar, AKP’nin iktidarı kaybetme korkusu geçmiyor…

Her yasak az,

Her engelleme yetersiz geliyor…

Aylar önce Ekrem İmamoğlu’nun şahsi X hesabına erişim engeli getirenler, Sayın İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi X hesabına dün 3’üncü kez erişim engeli getirdiler…

Fotoğrafları toplatıldı, metrolarda sesinin duyulması engellendi…

Sadece bununla da kalmadılar.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanıp İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 4 bin sayfalık İBB iddianamesini,

Halkın tüm gerçekliğiyle öğrenmesi amacıyla açılan “İstanbul İddianamesi” isimli X hesabına ve internet sitesine de erişim yasağı getirildi.

Hem de 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesi uyarınca, “Millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle” …

Milli güvenliği ve kamu düzenini bahane edip,

Halkın gerçeklere ulaşmasını,

Ekrem Başkanın ve İBB soruşturması kapsamındaki tüm yol arkadaşlarımızın masumiyetinin ortaya çıkmasını engellemeye çalışıyorlar.

Suçlayana her şey hak…

Ama mağdur edilen, yargısız infaz edilen için savunma yasak…

Oysa ki; “SAVUNMA HAKKI KUTSALDIR”

Siz delilsiz, sadece duyuma dayalı, birbiriyle çelişen her iftirayı dillendireceksiniz, bu serbest olacak…

Ancak biz gerçekleri halka anlatmak isteyince engel çıkarılacak öyle mi?

Sonra da Yılmaz Tunç çıkacak “Yargı bağımsız ve tarafsızdır” diyecek,

Burhanettin Duran çıkacak “Özgür basın nasıl olur” bunu açıklayacak,

Ömer Çelik hakikat kavramını anlatacak…

Değerli arkadaşlar; 19 Mart’tan bu yana bu ülkede tek bir hakikat var…

O da tek adam zihniyeti kendine rakip olan herkesi susturuyor…

Hukuk katlediliyor…

Demokrasi yok ediliyor…

Millet iradesi gasp ediliyor…

Özgür basın soruşturmalarla, kayyum atamalarıyla, hapis ve para cezalarıyla susturuluyor…

Belediye başkanları hapse atılıyor…

Muhalif olan her kim olursa olsun sanatçısı da, gazetecisi de, üniversite öğrencisi de, sırf iktidarın istediği çizgiye gelmediği için hapiste…

Ne yaparsanız yapın, istediğiniz yasağı getirin…

Sayın Ekrem İmamoğlu’nun halkla buluşmasını engelleyemeyecek, milletimizle kurduğu gönül bağını koparamayacaksınız.

Çünkü millet, kimin haklı kimin haksız olduğunu biliyor.

Kumpas davalarına da kurmaca senaryolara da algı operasyonlarına da artık kanmıyor…

Bir sözümüz de TRT’ye….

Daha yargılaması bile başlamamış bir davanın iddianamesinin propagandası yapılıyor.

TRT’nin her haber bülteninde, her gün defalarca “suç örgütü” ifadesi kullanılıyor.

Halkın vergileriyle yayın yapan bu kurum, hafta boyunca tüm televizyon ve radyo kanallarında sürekli iddianameyle ilgili propaganda yapıyor.

TRT Türk’ü açıyorsunuz bu iddialar var.

TRT 1 Ana Haber “suç örgütü” diyor.

TRT Haber tüm gün iddianameden bölümler sunuyor.

TRT FM dinleyen bu iddiaları duyuyor. Peki suçlananların söz hakkı nerede?

Devletin kanalı TRT, AKP’nin ya da Akın Gürlek’in basın ofisi mi?

TRT’yi uyarıyoruz;

Derhal kamu yayıncılığına geri dönün….

Değerli arkadaşlar,

Bir yanda açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmiş milyonların yaşam mücadelesi…

Diğer yanda sokağın yangınından çok uzakta,

Saray sofralarında karnı doyan,

Lüks ve şatafat içerisinde yaşayan,

Makam araçlarıyla gezmekten çarşıya pazara inmeyen bir iktidar…

Ve onun kamuyu zarara uğratan liyakatsiz yöneticileri hiç utanmadan, devletin kurumlarını alet ederek ticaret yapıp kendi ceplerini doldurma derdinde…

Bu ülkede milyonlarca et üreticisi ayakta durmaya çalışırken,

Vatandaşa et almak lüks olmuşken,

Et ve Süt Kurumu’nun başındaki kişi, Macaristan’da et ticareti şirketi kurmuş.

Buna da hiç utanmadan “kişisel faaliyetlerim” demiş…

Üstelik Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Erhan Adem’in ortaya çıkardığı bu iddiaları yalanlayamamış, sadece “Türkiye’ye satmıyorum” demekle yetinmiş.

Devletin kurumları ticarethane değildir.

Halkın yararına hareket etmesi gereken, halka etin en ucuz ve sağlıklı halini ulaştırması gereken bir kurumun başındaki kişinin ticaret derdine düşmesi kabul edilemez!

Buradan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya soruyoruz.

Et ve Süt Kurumu’nun başındaki bu şahıs açığa alınmış mıdır?

Hakkında soruşturma açılmış mıdır?

Bu şahsın ticari faaliyetleri ve para hareketleri incelenmiş midir?

Et ve Süt Kurumu’nun başındaki bu şahıs kamu gücünü arkasına alıp hangi faaliyetleri yapmıştır?

Bu sorularımızın derhal cevaplanmasını istiyoruz.

Değerli arkadaşlar,

AKP’nin mimarı olduğu geçim sıkıntısı her zaman olduğu gibi ana gündemimiz olmaya devam ediyor.

AKP’nin “ekonomi konuşulmasın” çabalarına rağmen sokağın isyanı, mutfaklardaki yangın her zaman önceliğimiz oldu, olmaya da devam edecek.

Halktan kopuk AKP iktidarının anlattığı masallar…

Sadece asgari ücreti düşük tutmaya yarayan makyajlı TÜİK rakamları…

Ve Merkez Bankasının asla tutturamadığı hedef enflasyon senaryoları…

Sadece bu üç gerçek bile halkın içinde bulunduğu ekonomik kabusu çok açık bir şekilde anlatıyor…

Geçtiğimiz günlerde yılın son enflasyon raporunu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yüzde 24 – 29 olan yılsonu enflasyon tahminini yüzde 31 – 33’e yükseltti.

Oysa Ağustos 2025’teki üçüncü raporunda, yılsonu enflasyon tahminini yüzde 25 – 29 olarak açıklamıştı.

Merkez Bankası’nın tutmayan tahminleri, bize ekonominin ne kadar öngörülemez bir hale geldiğini de gösteriyor.

Merkez Bankası; Ağustos 2024’te 2025 için yüzde 14 enflasyon öngörüyordu.

Şubat 2025’te bunu yüzde 24’e çıkardı.

Şimdiyse yüzde 31 – 33…

Onların hedefi aslında bir tahmin yapmak değil, halkı kandırmak, halkı oyalamak…

Tutmayacağını bile bile yapılan tahminler ve ardından gelen revizyonlarla güven vermeyen bir politika izleniyor.

Bu kadar çok tahminin, yanılgının ve hedefin olduğu bir ekonomide, günübirlik politikalar yüzünden kimse önünü göremiyor…

Merkez Bankası dahi sürekli hedef revize ediyorsa,

Hiçbir hedefi tutturamıyorsa, vatandaş ay sonunu nasıl getirsin?

Merkez Bankası dahi önünü göremiyorsa, halkımız nasıl görsün?

Her ne kadar halkımız ayağını yorganına göre uzatmaya çalışsa da, artık yorgan ayağı örtmüyor,

Faturalar ödenemiyor,

Tencere kaynamıyor,

Maaşlar hiçbir açığı kapatamıyor.

Vatandaş düşük ücretlerle canını hiçe sayarak geçim mücadelesi vermeye devam ediyor.

Evet, hem geçinmeye hem de hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Ne yazık ki geçtiğimiz günlerde Kocaeli Dilovası’nda bir parfüm fabrikasında çıkan yangında 7 işçimiz yaşam mücadelesini kaybetti.

Birçoğu güvencesi olmayan, sigortasız çalıştırılan emekçi kardeşlerimizdi…

Üstelik yaşamını yitirenlerin biri 16 yaşında, biri 17 yaşında, biri ise 18 yaşında olan çocuk işçilerdi.

Okulda olması gereken çocuklarımıza güvencesiz işyerlerinde ölümü reva gören bu bozuk düzene tahammülümüzün kalmadığı bir noktadayız.

İzinsiz bir şekilde üretim yapılan,

Çalışanlara yemek paraları dahi ödenmeyen,

Çalışma şartlarının uygunsuzluğu nedeniyle CİMER’e şikâyet edilen bu iş yerinin ruhsatsız bir şekilde faaliyet gösterilmesi de cabası…

Çalışmanın mümkün olmadığı koşullarda üretim yapmak cinayet değil de nedir?

Öngörülebilir ve önlenebilir her iş kazası bir cinayettir.

Herhangi bir önlem alınmadan, izinsiz, güvencesiz, tedbirsiz bir şekilde faaliyet gösteren bu iş yeri ve bu iş yerinin denetimini yapmayanlar, 7 canımızın hesabını nasıl verecek?

İş cinayetlerinin normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz.

Ay sonunu getiremeyen, borç batağından önünü göremeyen halkımızın güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalmasına müsaade etmeyeceğiz.

Halkımız adeta “Ya açlıktan öleceğim ya da çalışırken öleceğim” ikilemine mahkûm ediliyor.

Hayatta kalanlar ise can güvenliği olmayan iş ortamlarında geçim mücadelesi vermeye devam ediyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin her ay düzenli olarak hazırladığı “İş Cinayetleri Raporu’nun Ekim ayı sonuçları” da bu gerçeği doğrular nitelikte…

Rapora göre, geçtiğimiz ay Türkiye genelinde en az 169 işçi iş kazaları sonucu yaşamını yitirdi.

Yılın ilk 10 ayında meydana gelen işçi ölümlerinin sayısı ise bin 737’ye ulaştı.

Bu korkunç rakamlar her ay geçim mücadelesinin, nasıl hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünün bir kanıtı…

Her yıl yüzlerce canımızı iş cinayetlerine kurban veriyoruz.

Daha acısı da iş cinayetlerinden ölmeseler açlıktan ölecek olmaları…

Halkına yaşam hakkı tanımayan AKP iktidarı, asgari ücretliyi 22 bin 104 lira ile sınıyor.

Türkiye’de 10 milyon kişi asgari ücretle, 17 milyon kişi de asgari ücret ve yakın ücretlerle çalışıyor.

Yüksek enflasyona rağmen arttırılmayan asgari ücretin alım gücü 10 ayda 6 bin 330 lira azaldı.

Geçen yıl aralıkta asgari ücret 17.002 lirayken, şu anda asgari ücret 22 bin 104 lira olmasına rağmen, alım gücü 2024 Aralık ayıyla kıyaslandığında 15 bin 771 lira…

Bu şu demek, para her geçen gün eriyor, alım günü her geçen gün düşüyor.

Asgari ücretli için geçinmek ne kadar zor ise, emekli için geçinmek 2 katı daha zor…

Çünkü halkına yaşam hakkı tanımayan AKP iktidarı, emekliyi de 16 bin 881 lira ile sınıyor.

Temmuzda 16 bin 881 liraya çıkarılan en düşük emekli aylığının 1.730 lirası; daha Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yaşanan enflasyonla eridi gitti.

Açlık sınırının 28 bini, yoksulluk sınırının 92 bini geçtiği ülkemizde hayatta kalmak ciddi bir yaşam mücadelesine dönüşmüş durumda…

AKP’nin TÜİK rakamlarıyla sokağın gerçekleri ne yazık ki uyuşmuyor.

Vatandaş borç batağında çırpınıyor, çırpındıkça da batıyor…

Vatandaşın bireysel kredi ve kredi kartı borçları, ekim ayında 219 milyar lira artarak 5 trilyon 522 milyar lirayı buldu.

23 yıl boyunca bilinçli ve sistematik bir şekilde yoksullaştırılan, sosyal yardımlara muhtaç bırakılan halkımız, çaresizlik içinde bir çıkış yolu arıyor.

AKP’nin ise halkı sosyal yardımlara muhtaç etmekten başka bir çözümü yok.

İşsizlik sorununa çözüm bulunmadıkça,

Halkın alım gücü yükselmedikçe,

İnsan onuruna yaraşır ücretlerle emeğin hakkının verildiği bir düzen tesis edilmedikçe,

Adaletsiz vergi sistemine son verilmedikçe,

Sokağın yangını her geçen gün daha da artacak, daha da harlayacak.

İşte bu bozuk düzene AKP’yi ilk sandıkta göndererek millet dur diyecek.

Değerli arkadaşlar;

Geçtiğimiz hafta Azerbaycan’dan Türkiye’ye uçan C130 tipi kargo uçağının düşmesi ve 20 askerimizin şehit olması haberiyle sarsılmıştık.

Ankara’da şehitlerimiz için düzenlenen cenaze töreninde, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in şehit annesi ve İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği başkanına “Hadsizlik yapma” diyerek parmak salladığı iddia edildi.

Bu iddianın ortaya atılmasının ardından, bugüne kadar Millî Savunma Bakanlığı ya da Yaşar Güler tarafından herhangi bir açıklama ya da yalanlama yapılmadı.

Buradan açıkça ifade edelim;

“Aziz Şehitlerimiz Türk Milletinin toprak altındaki ulu kökleri, gazilerimiz ise yaşayan anıtlarıdır.

Şehit aileleri ve gazilerimiz Türk milletine emanettir”.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sivas’ta demir madeni ocağında göçük; Şantiye müdürü göçük altında kaldı

Sonraki Haber

Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Dışişleri Bakanlığı Hocalı Katliamı'na ilişkin anma mesajı yayınladı
Politika

Dışişleri’nden Mali’deki terör saldırılarına kınama

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü mesajı
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü mesajı

25 Nisan 2026
Ağıralioğlu: Çiftçinin hüznüne son vereceğiz
Politika

Ağıralioğlu: Çiftçinin hüznüne son vereceğiz

25 Nisan 2026
Özgür Özel: Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz
Politika

Özgür Özel: Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu'nda kafede vatandaşlarla sohbet etti
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda kafede vatandaşlarla sohbet etti

25 Nisan 2026
Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir araya geldi
Politika

Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul’da bir araya geldi

25 Nisan 2026
Sonraki Haber
Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

En Güncel Haberler

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı
Yerel Haberler

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

26 Nisan 2026
Bursa'da  polisin 'dur' ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada
Yerel Haberler

Bursa’da polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada

26 Nisan 2026
Bursa'da iki otomobil çarpıştı: 1 yaralı
Yerel Haberler

Bursa’da iki otomobil çarpıştı: 1 yaralı

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Ankara’da hayvanseverlerden yürüyüş

25 Nisan 2026
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mersin'de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

Mersin’de 100 milyonluk işlem hacmine sahip dolandırıcılık çetesine operasyon; 7 tutuklama

- Haberton
25 Nisan 2026

Mersin’de vatandaşları farklı illerden iş vaadiyle getirerek adlarına banka hesabı ve Gsm hattı açtıran, bu hesapları dolandırıcılıkta kullanan 12 şüpheliden...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

Fatih’te takla atan otomobil parka savruldu: 1 yaralı

26 Nisan 2026
Bursa'da  polisin 'dur' ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada

Bursa’da polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü aday sürücüye 400 bin TL ceza; takip anı kamerada

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton