CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da yaşanan uçuş iptalleri ile ilgili video mesaj yayımladı.
Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da yaşanan uçuş iptalleri ile ilgili video mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün 18 Ocak 2026. Diyarbakır’dayım ve şu anda Diyarbakır Havalimanı’ndayım. Sabah saatlerinden itibaren kentteki tüm uçuşlar iptal edilmiş durumda. Gerekçe olarak Diyarbakır’da havanın kapalı, puslu ve sisli olması gösteriliyor.
Ancak burada çok açık ve yapısal bir sorunla karşı karşıyayız: Diyarbakır Havalimanı’nda ILS (Aletli İniş Sistemi) sorunu vardır.
ILS cihazı; sisli, puslu ve görüş mesafesinin düştüğü hava koşullarında uçaklara yatay ve düşey kılavuzluk sağlayan, uçakların piste güvenli ve otomatik biçimde inişini mümkün kılan hayati bir sistemdir.
Diyarbakır Havalimanı’nda iki pist bulunmaktadır.
Ana pistte ILS cihazı vardır, Ancak bu pist şu anda onarımda ve bu onarımın yaklaşık iki yıl süreceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla ana pist şu an kullanılamamaktadır. Şu anda kullanılan ikinci pistte ise ILS cihazı bulunmamaktadır. Bu nedenle sisli ve kapalı havalarda uçakların Diyarbakır’a güvenli biçimde inişi mümkün olmamakta, uçuşlar iptal edilmekte ve binlerce yurttaş her gün mağdur edilmektedir.
Oysa Diyarbakır’ın hava koşulları yeni değildir. Bu kentin yılın belirli dönemlerinde sisli ve kapalı hava yaşadığı yıllardır bilinmektedir. Dolayısıyla ana pist onarıma alınmadan önce, diğer piste de ILS cihazı takılması mümkün ve gerekliydi.
Buradan açıkça soruyorum:
Bir ILS cihazının altyapısıyla birlikte maliyeti yaklaşık 1 milyon dolar, yani 45 milyon TL civarındadır.
Bu para devlette yok mu? Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda, hava meydanlarında bu kaynak yok mu?
Elbette var. Sorun para değil, sorun ihmaldir. Sorun Diyarbakır’ın yıllardır maruz kaldığı ikincil muamele anlayışıdır. Kurumlar arası iletişimsizlik, sorumluluk almama, talebin ya hiç iletilmemesi ya da eksik iletilmesi bu tabloyu doğurmuştur. Diyarbakır Havalimanı’nın aynı zamanda askeri bir havalimanı olması da bir gerekçe olamaz. Milli Savunma Bakanlığı da bu ülkenin bakanlığıdır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da. Bu iki kurum ayrı devletlerin bakanlıkları değildir. İletişim kurulabilir, koordinasyon sağlanabilirdi.
Şunu çok net söylüyorum:
Uçakların inişi pilotların cesaretine ya da inisiyatifine bırakılamaz.
Bugün açık olan piste acilen ILS cihazı takılmalıdır.
Bu konuda bakanlık ivedilikle ve hızlı şekilde harekete geçmelidir.
Bu konu ihmale gelmez.
Neden mi?
Hepimiz 8 Ocak 2003’ü hatırlıyoruz.
O tarihte Diyarbakır Havalimanı’nda her iki pistte de ILS cihazı yoktu.
Benzer hava koşullarında Türk Hava Yolları’na ait bir uçak iniş yapamadı ve düştü.
75 yurttaşımız yaşamını yitirdi.
Aynı risk bugün de vardır.
Buradan, Diyarbakır Havalimanı önünden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na açıkça sesleniyorum:
Bu ihmal kabul edilemez.
Diyarbakır ve Diyarbakırlılar mağdur edilemez.
Derhal hangi tedbir gerekiyorsa alın,
Hangi işlem gerekiyorsa yapın ve
Şu anda açık olan piste ILS cihazını bir an evvel takın.
Aksi halde yaşanabilecek olumsuzlukların ve olası kazaların birinci derecede sorumlusu siz olursunuz.”













