Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Heybet, dünyada yaklaşık 1,3 milyar insanın anlamlı düzeyde engellilik deneyimi yaşadığını ifade etti.
Engelliliğin yalnızca fiziksel erişim sorunlarıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirten Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, “Dijital dünya engelli bireyler için yeni duvarlar örüyor. Erişilebilir olmayan mobil uygulamalar, e-devlet sistemleri, çevrim içi eğitim platformları, uzaktan sağlık hizmetleri ve yapay zeka destekli değerlendirme sistemleri yeni bir dışlanma alanı oluşturuyor. Dijitalleşme tek başına kapsayıcılık anlamına gelmiyor” dedi.
Dünyada yaklaşık 1,3 milyar insanın anlamlı düzeyde engellilik deneyimi yaşadığını ifade eden Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Heybet, bu durumun engelliliğin yalnızca belirli bir grubun sorunu değil, tüm toplumları ilgilendiren küresel bir insan hakları meselesi olduğunu gösterdiğini söyledi.
Heybet, engelliliğin yalnızca fiziksel erişim sorunlarıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün mesele sadece rampalar, asansörler ya da kaldırımlar değil; eğitimden sağlığa, dijital sistemlerden afet yönetimine kadar yaşamın her alanında eşit haklara erişimdir” dedi.
Klasik erişilebilirlik sorunlarının halen çözülemediğine dikkat çeken Heybet, toplu taşıma, eğitim kurumları, sağlık hizmetleri ve kamu binalarına erişimde ciddi eşitsizliklerin sürdüğünü belirtti.
Ancak günümüzde yeni bir sorunun daha büyüdüğünü vurgulayan Heybet, “Dijital dünya engelli bireyler için yeni duvarlar örüyor. Erişilebilir olmayan mobil uygulamalar, e-devlet sistemleri, çevrim içi eğitim platformları, uzaktan sağlık hizmetleri ve yapay zeka destekli değerlendirme sistemleri yeni bir dışlanma alanı oluşturuyor. Dijitalleşme tek başına kapsayıcılık anlamına gelmiyor” dedi.
Birleşmiş Milletler’in 2024 Engellilik ve Kalkınma Raporu’na göre gelişmekte olan ülkelerde engelli bireylerin internet kullanım oranının engelli olmayan bireylere göre daha düşük olduğuna dikkat çeken Heybet, dijital erişilebilirliğin artık temel bir hak olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
‘YARDIMCI TEKNOLOJİLER BİRÇOK KİŞİ İÇİN HAYATA AÇILAN KAPI’
Engelli bireylerin karşılaştığı en kritik güncel sorunlardan birinin yardımcı teknolojiye erişim olduğunu belirten Heybet, tekerlekli sandalye, protez, işitme cihazı, görme destek teknolojileri ve iletişim destekleyici cihazların çoğu zaman ‘ek ürün’ gibi görüldüğünü söyledi.
Heybet, “Oysa bu teknolojiler birçok kişi için eğitime, işe, sağlık hizmetlerine, güvenliğe ve bağımsız yaşama açılan kapıdır. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF verilerine göre dünyada 2,5 milyardan fazla insan bir veya daha fazla yardımcı ürüne ihtiyaç duyuyor. Ancak yaklaşık 1 milyar kişi bu ürünlere erişemiyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde erişim oranı bazı durumlarda ihtiyacın yalnızca yüzde 3’üne kadar düşüyor” ifadelerini kullandı.
‘SAVAŞ VE AFETLER ENGELLİ BİREYLER İÇİN RİSKİ KATLIYOR’
Çatışma bölgelerinde ve afetlerde engelli bireylerin çok daha ağır koşullarla karşılaştığını belirten Heybet, savaşların hem yeni engellilik durumlarını artırdığını hem de mevcut engelli bireyleri daha görünmez hale getirdiğini söyledi.
Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çeken Heybet, “Yıkılmış altyapılar, sınırlı tahliye imkanları ve sağlık sistemindeki çöküş nedeniyle engelli bireyler temel ihtiyaçlara erişimde ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. Benzer sorunlar Ukrayna, Sudan, Suriye ve Yemen gibi kriz bölgelerinde de yaşanıyor” diye konuştu.
‘ERİŞİLEBİLİRLİK YALNIZCA MİMARİ BİR DÜZENLEME DEĞİLDİR’
Engelliler Haftası kapsamında verilmesi gereken temel mesajın hak temelli yaklaşım olduğunu ifade eden Heybet, “Erişilebilirlik yalnızca mimari bir düzenleme değil, bir yaşam hakkı ve adalet meselesidir. Engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı için hak temelli, veri temelli ve katılımcı politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.













