Adana’da eski eşi Ali Kaplan (34) tarafından çocuklarının gözleri önünde tabancayla bacaklarından vurulan biyolog Dilan Öztürk (33), saldırıya uğradığı yerde yaptığı açıklamada, "Adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Serbest kalırsa yarım bıraktığı işi tamamlayıp beni öldürecek. Çocuklarımla birlikte huzur ve güven içerisinde yaşamak istiyorum" dedi.
Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde oturan biyolog Dilan Öztürk, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü öne sürdüğü müteahhit Ali Kaplan'dan 2023’te boşandı. Boşanmanın ardından tehdit edildiğini belirten Öztürk, eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Tehditlerin sona ermesi üzerine kararı uzatmayan Öztürk, 26 Mart'ta çocukları A.K. (5) ve Ş.K.'yi (7) okula götürmek için evden çıktı. Sabah saatlerinde Öztürk'ü arayan Kaplan, çocuklarıyla görüşmek istediğini söyledi.
Bir süre sonra apartmandan çocuklarıyla çıkan Öztürk'ün önünü kesen Kaplan, tabancayla ateş ederek eski eşini bacaklarından yaraladı. Ardından otomobilini Dilan Öztürk'ün üzerine sürdüğü öne sürülen Kaplan, çevredekilerin müdahalesi üzerine kaçtı. Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim olan Ali Kaplan, ifadesinde, "Çocuklarımın gözleri önünde kazayla oldu. Benim yaralama gibi bir düşüncem yoktu" dedi. Kaplan, tutuklandı.
28 Yıla Kadar Hapis Talebi
Ali Kaplan hakkında hazırlanan iddianameyle, Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, olay günü çocuklarını okula götürmek için evinden çıkan Dilan Öztürk'ün karşılaştığı Kaplan tarafından tabancayla bacaklarından vurulduğu ve tehdit edildiği belirtildi. Kaplan hakkında 'Boşandığı eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs', 'Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' ve 'Silahla tehdit' suçundan 28 yıla kadar hapis cezası istendi.
Elime Hamle Yapınca Tabanca Patladı
Savunmasında Kaplan, "Olay günü çocuklarımı okula götürmek için Dilan'ın evinin önüne gittim. Burada kendisi bana hakaret etti. Bu duruma sinirlenerek yanımda bulunan tabancayı çıkardım ancak Dilan'ın elime hamle yapmasıyla tabanca patladı. Devamında tabancayla 2 ya da 3 kez toprak alana doğru ateş ettim" dedi.
Son Duanı Et Seni Öldüreceğim
Sanık Ali Kaplan'ın 12 Kasım'da mahkeme heyetinin karşısına çıkacağını belirten Dilan Öztürk, vurulduğu yerde açıklama yaptı. Öztürk, “Olay günü çocuklarımı okula götürecektim. Sabah eski eşim beni aramıştı, çocuklarla telefonda konuşmak istedi. Bana, çocukları arkadaşımın okula bırakmasını istediğini söyledi.
Ben de kabul etmedim ve kendim bırakacağımı söyledim. Sonrasında evden aşağı indim. Kendisi apartman girişinin sol tarafında bulunan boş kısma saklanmıştı. Ben çocuklarla çıktığımda arkamızdan çıkarak ‘Selam’ dedi ve elini sol göğsüne götürerek silahını çıkardı.
Ben çocuklarımı itekledim. Kendisiyle bir arbede yaşamadım. Çocuklarımı güvenli alanda tutmak istedim. Devamında kendisi ilk kurşunu sıktı.
Çocuklarım çığlık atmaya başladı. Hemen arkasından diğer tarafa geçti ve diğer kurşunu sıktı. O sırada giriş katta yaşayan komşum kendisini siper etti. Şahsı itekleyerek karşıdaki duvara doğru dengesini bozdu.
Silah tutukluk yapınca kendisi hızlıca doldur boşalt yaparak düzeltti ve silahı kafama doğrulttu. Bana, ‘Son duanı et, seni öldüreceğim’ dedi. Silahın tutukluk yapması, komşularımın ve çocuklarımın çığlık atması sonucu eylemini gerçekleştiremedi. İnsanlar yerde yattığım için beni sürükleyerek duvar kenarına çektiler ve arabasını üzerimize doğru bu sefer kırarak üstümüzden geçmeye çalıştı.
Bu zanlı sadece benim değil diğer insanların da canına kastetti" dedi.
Çocuklarımla Huzur İçerisinde Yaşamak İstiyorum
Adaletin yerini bulmasını istediğini belirten Dilan Öztürk, “Benim adaletten beklentim, hakkın yerini bulması ve gerekenin yapılması. Hiç kimsenin benim gibi korkuyla yaşamak zorunda kalmasını istemiyorum. Her gün buraya gelip o eve girmek, çocuklarımla birlikte aynı psikolojiyi tekrar tekrar yaşamak hiç kolay değil. Hele ki bir anne olarak bunu yaşamak çok zor.
Serbest kalması durumunda yarım kalan işi tamamlayarak beni öldüreceğini düşünüyorum. Benim tek amacım çocuklarımla birlikte huzur ve güven içinde yaşamak. Kimseyi zan altında bırakmak ya da herhangi bir kişiyi suçlamak istemiyorum. Sadece gereken cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.






















