26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Çarşı-Pazar yangın yeri görmüyor musunuz?

Çarşı-Pazar yangın yeri görmüyor musunuz?

Haberton - Haberton
7 Mayıs 2025
- Politika
Okuma Süresi:16 dakikalık okuma
A A
0
Çarşı-Pazar yangın yeri görmüyor musunuz?
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Çarşı-Pazar yangın yeri görmüyor musunuz? Yılın ilk dört enflasyon 13’ü aşmış. Asgari ücret emekli maaşları erimiş pul olmuş. Gel de bak bakalım pazarın enflasyonuna. Milletin hali perişan” diye konuştu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM Grup Toplantısında konuştu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun konuşması şöyle;

“Öncelikle geçtiğimiz Cumartesi kaybettiğimiz meclis Bakan Vekilimiz Sırrı Süreyya Önder’i rahmetle anıyorum. Kutuplaşmaya karşı her kesime açık tutumu, siyasete kattığı esprili üslup, son süreçte gösterdiği çabalarla hafızalarda güzel bir örnek olarak kalacak.

Ayrıca rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in anma töreninden çıkışta CHP lideri Özgür Özel’e yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Sadece saldırgan değil azmettiriciler de ortaya çıkarılmalı ve hukukun öngördüğü en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Her alanda yaygınlaşan şiddet toplumsal bir şizofreni haline dönüşmektedir. Bu infaz yasası çıktığında doğabilecek sonuçlar konusunda herkesi uyarmıştım. İki çocuğunu öldüren bir caninin ıslah edilmeden topluma salıverilmesi bir canlı bombayı sokaklara göndermekten başka bir şey değildir. Bugün iktidarın sayılarını artırmakla övündüğü cezaevleri bir ıslah mekanları olmaktan çıkmış, suç eğitim merkezleri ve suç örgütü oluşturma istasyonlarına dönüşmüştür.

Değerli Kardeşlerim,

Dün akşam uluslararası bir şiddet ve saldırganlık dünyayı üçüncü dünya savaşının eşiğine getirdi. Hindistan dostumuz ve kardeşimiz Pakistan’ın Azad Keşmir ve Pencap eyaletlerine hava saldırısında bulundu. Asırlarca İslam yurdu olmuş ve bölünme sürecinde Müslümanların çoğunlukta olması dolayısıyla Pakistan sınırları içinde kalması gereken Keşmir’in önemli bir bölümünü haksız şekilde işgal eden ve o günden bugüne Keşmir halkına zulmeden Hindistan şimdi de geri kalan Azad Keşmir’i işgal planları yapmaktadır.
İsrail ile Hindistan ilişkilerindeki yakın askeri ve stratejik işbirliği göz önüne alındığında İsrail’in Suriye’ye ve Gazze’ye, Hindistan’ın Pakistan’a aynı hafta içinde kapsamlı hava harekatlarında bulunması bir tesadüf değildir. Trump’ın kaotik dünyasında fırsatçılık yapan işgalciler İslam topraklarını adım adım işgal etme, İslam dünyasını sindirme peşindedir. Türkiye bölgesindeki en yakın dostu, komşusu ve kaderdaşı Suriye’ye ve dünyadaki en yakın dostu, kardeşi ve kaderdaşı Pakistan’a karşı yapılan bu alçakça saldırılara sessiz kalmamalıdır.
Acil atılması gereken adımlar şunlardır:

  1. İslam İşbirliği Tekilatı liderler düzeyinde olağanüstü toplantıya çağrılmalıdır.
  2. Pakistan ve Suriye’ye dayanışmamızı göstermek üzere Cumhurbaşkanlığı düzeyinde kapsamlı heyetlerden oluşan ziyaretler gerçekleştirilmelidir.
  3. Suriye ve Pakistan ile acil güvenlik istişare toplantıları gerçekleştirilmeli ve atılması gereken güvenlik ve diplomasi alanında atılması adımlar konusunda ikili mekanizmalar oluşturulmalıdır.
  4. Hindistan ile de en üst düzeyde telefon diplomasisi ile duyulan tepki ve kaygı kendilerine aktarılmalı ve iki ülke arasında yürütülebilecek arabuluculuğun zemini yoklanmalıdır!
  5. İki nükleer güç arasındaki tırmanan gerilimin oluşturduğu güvenlik riskleri görüşmek üzere NATO’nun 4. Madde gereği acil toplantıya çağrılmalı.
  6. Benzer düşüncelere sahip ülkelerle birlikte BM Güvenlik Konseyi toplantıya çağrılmalıdır.

Her ne surette olursa olsun asırlardır her başımız sıkıştığında yanımızda olan Hint Müslümanlarını ve Pakistan’ı yalnız bırakamayız.

Pakistanlı kardeşlerime ninelerinin destek için gönderdikleri altınlar ve küpelerle yürütülen İstiklal Savaşımızın karargahı Türkiye Büyük Millet Meclisinden sesleniyorum:

Yalnız Değilsiniz ve Asla Yalnız Kalmayacaksınız!
Pakistana zidabada! Pakistana zidabada! Pakistana zidabada!
Değerli Vatandaşlarım,
Dünya böylesine kaynarken. Bugün toplumda mutsuzluk, güvensizlik ve huzursuzluk hakim!
Bugün halkımız geçimini sağlayamamaktan mutsuz, trafikte bile bir şiddete maruz kalma korkusuyla güvensiz ve yarın ne olacağım kaygısıyla huzursuz!
Bugün size cıvıl cıvıl geçmişiyle bilenen ama şimdilerde sessizliğe ve umutsuzluğa boğulmuş bir mekândan bahsedeceğim!

Geçtiğimiz Cumartesi bütün öğleden sonramı arkadaşlarımla birlikte Çemberlitaş ve Kapalıçarşıda geçirdim. Ben o bölgenin psikolojisini, ruhunu, dinamizmini ve neşesini çocukluğumdan bilirim. Babamın Gürün Han’daki dükkanında daha çocukluk yaşlarımda ticari ahlak, dayanışma ve dürüstlük eğitimi aldığım benim tabirimle “Esnaf Üniversitesinde” okurken o bölgenin ekonominin can damarı olduğunu yaşayarak öğrenmiştim.

Aynı sokaklardan geçerek Kapalıçarşı’ya girdim. Herkes mutsuz, suratlar asık, gözlerin feri gitmiş.
Şekerci mutsuz, 10 metrekareden küçük bir dükkâna 300 bin lira kira ödediğinden bahsetti!
Lokantacı bir parça dürüm ikram etti, bin parça dert yandı!
Çaycı esnafın artık çay bile ikram edemediğini, işlerin kesat olduğunu söyledi!
Halinin en iyi olması beklenen kuyumcular düğün için gelen vatandaşların dahi ince eleyip sık dokumaktan bir şey alamadıklarını söyledi!
Dükkanlar boş, cepler boş, umutlar boş, hayaller boş!
Hepsinin ağzında aynı söz: Sizin döneminiz ne kadar iyiydi; Memleket bereketliydi!
Biliyormusunuz neden dedim?

“Biz kendimizi değil sizi zengin etmeye çalışıyorduk; makam ve güç sahibi olunca hayat standardımız da ahlakımız da değişmedi” dedim.

Oradan biri “biz sizin bu sokaklarda büyüdüğünüzü biliyoruz; halimizi siz anlarsınız” dedi.
Bir diğeri “size çok haksızlık yaptılar Başbakanım” dedi.

“Bak ama ben burada aranızda alnım ak dolaşıyorum, o bana haksızlık edenler zulmedenler koruma ordusu olmadan sokağa çıkamıyorlar” dedim.

Bir genç “Ahmet hocam ne olacak biz gençlerin hali?” dedi.

“Umudunuzu kaybetmeyin, her kaybım telafisi olur, umudum olmaz”
Onlar dedi, ben dedim!
Adım adım dertleşmekten akşamı ettik!

Tam zihnimde ve yüreğimde hala Kapalıçarşı’da duyduğum dertli sesler yankılanırken Hazine ve Maliye Bakanımızın ruhsuz teknokrat sesi duyuldu: “Bu sene enflasyonun, Merkez Bankamızın hedef tahmini olan yüzde 19-29 aralığında kalması ihtimalini oldukça yüksek görüyoruz. 2 yıla yakın süredir programın amacı enflasyonu düşürmek. 11 aydır yıllık enflasyon aşağı yönlü devam ediyor. Son yaşanan iç ve dış şoklara rağmen düşüşe devam etmesi olumlu. Önemli olan bundan sonraki süreç”
Yahu Mehmet bey yapma Allah aşkına! Ne düşmesinden bahsediyorsun! Siyasetçi kimliğine bürünüp gerçekleri örtme, umut tacirliği yapma! Teknokrat kimliğinle gerçeklerle yüzleş!
Sen millete 2 senedir kemer sıktırdın, dönüp dolaşıp yine aynı yere demir attın;
Sonra da millete umut satmaya çalışıyorsun!

Değerli vatandaşlarım

Bunlar göreve geldiğinde, 2023’ün Haziran ayında enflasyon 38.21 di.
Ve eski iktidarın ama yeni hükümetin en önemli hedefi de enflasyonu düşürmekti. Her açıklamada her orta vadeli programda enflasyon rakamlarını yukarı doğru revize ettiler! Dünyada enflasyon rakamlarında şampiyonluğu kimseye bırakmadılar!
Tam 2 sene sonra enflasyon 37.86 olmuş.
Eski tas eski hamam yani!
O da TÜİK’e göre.
İTO’ya sorarsanız yüzde 47.2
ENAG’a sorarsanız tam 2 katı: 73.8.
Senelerdir bütün bir millet olarak yaşayarak tecrübe ettik ki, bunların evindeki, daha doğrusu sarayındaki hesap asla çarşıya uymuyor.
Yapma Mehmet bey!
Bak enflasyonun düşmemesinin suçlusunu bulmuşsun:
“İç ve dış şoklar” diyorsun!
Dış şokları anladık, “dış mihrak” gibi bir ucube de!
Bu “iç şok” neyin nesi?
Açık konuşsana: Kim bu iç şoku yapan ya da yaptıranlar!
Mesela Bakanlar Kurulunda Cumhurbaşkanının huzurunda İçişleri Bakanına sorup şu seni zor sokan “iç şok çetesi”nden kurtarsanız bu milleti!
İç şok 19 Mart operasyonu ise açıkça söylesene!
Bana elim kolum bağlı ne yapayım deme!
Sen bu halkın içinden geldin IMF tahsildarı gibi davranma!

Hatırlar mısın? 2016 başında başbakan yardımcımız olarak görevini sürdürdüğün günlerde “gelir adaleti çok bozulmuş, düzeltmemiz lazım, refahı halka yaymamız lazım, asgari ücrete %30 zam yapalım dediğimde “Sayın Başbakanım, bu ölçekte zam enflasyonu tırmandırır, yapmayalım” diye tutturmuştun!
Ne olmuştu hatırlasana!
Asgari ücrete %30 zam yapmamıza rağmen Ocak ayında yıllık bazda %9.58 olan tüketici enflasyonu Mayıs ayında görevden ayrıldığımda %6.58’e, %5.94 olan üretici enflasyonu %3.25’e gerilemişti.
Bak değerli kardeşim! Sana bir ekonomi dersi vereyim!
O günlerle bugünlerin farkı nedir biliyor musun?
Güven, güven, güven!
Ekonominin ruhu önündeki ruhsuz bilanço tabloları değil güvendir güven!
İç şok dediğin şey de güvenin yok edilmesidir!
Bana sözlerini tercüme ettirme!
Git bunu sayın Cumhurbaşkanına anlat!
Bu iç şoklar yüzünden milletin hali perişan de!
Millet feryad figan duymuyor musunuz? De
Çarşı-Pazar yangın yeri görmüyor musunuz? de
Yılın ilk dört enflasyon 13’ü aşmış.
Asgari ücret emekli maaşları erimiş pul olmuş.
Gel de bak bakalım pazarın enflasyonuna.
Yumurta yüzde 109 artmış
Taze meyve yüzde 76.
Doğalgaz yüzde 83.
Sadece Nisan ayında bile milletin cebini cepkenini delik deşik etmişsiniz!
Elektrik yüzde 21
Pazatesi bile yüzde 17 artmış.
Sadece nisan nisan. Duyuyor musunuz?
Siz kağıt üzerinde hesap yapadurun
Masa başında sözler veredurun
Milletin hali perişan.
Diyor ki sanayici, üretici:
“Mevcut faiz oranlarıyla krediye erişip de işletmesini döndürebilen olamaz. Bunu karşılayacak kazanç yok. İşletmeler sürekli kapanıyor. Tekstil sektörü yüzde 40-50 kapasite ile çalışıyor”
İşçiler “TÜİK elini cebimizden çek” diyerek eylemler yapıyor.
“Saraya değil, emekçiye bütçe” diye haykırıyor.
Senin o şeffaf olmayan karanlık sepetinle milletin boş filesi dolmuyor efendiler.
Millet yokluktan kredi kartlarına yükleniyor.
Ey Hazine Maliye Bakanı!
Sen karşılıksız çeklerin 1 ayda 2’ye katlandığını biliyor musun?
Var mı haberin?
Bak sana Merkez Bankası verileriyle sesleniyorum:
Karşılıksız çek sayısı bir ayda yüzde 120 artarak 10 bin 261’den tam 22 bin 566’ya çıkmış!
1 ayda 1!!!
Önceki ay 7,79 milyar TL olan karşılıksız çek tutarı 15,68 milyar TL’ye ulaşmış. İbraz edilen çek sayısında yüzde 123’lük, mahsuplaşmaya tabi çek adedinde yüzde 124’lük artış olmuş.
Kredi ve kart borçları tarihi rekorlar kırıyor.
Konkordatolar yüzde 145 artmış
İflas kararı verilen dosya sayısında da yüzde 51’lik artış meydana gelmiş.
Bu şartlarda bu üretici sınıfına sarf ettiği şu sözler yakışıyor mu?
Diyorsun ki “Bütün Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB) giriş ve çıkışlarında sürekli bir şekilde maliye ayağı olacak. Bütün hallerin giriş ve çıkışlarında kalıcı maliye olacak. Öyle arada sırada gideyim değil. Biz kalıcı mekân kuracağız. Bütün şehir giriş ve çıkışları, büyükşehirlerden bahsediyorum bütün illerin bütün ana arterlerin giriş ve çıkışlarında maliye olacak!”

Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış, sen de pidecilere tahsildar gönderiyorsun; vergi memurlarını trafik memuru gibi sokağa çıkarıyorsun!

Ne istiyorsun OSB’de zaten zor üretim yapan üreticiden?

Bu keskin dilin üreticiye geçiyor da niye faizciye tefeciye, haksız kazançla servet biriktirenlere geçmiyor?
Fakirin fukaranın ümüğünü sıktın, TCMB Bankası rezervlerini artırdın da ne oldu?

O kıymetli Merkez Bankası rezervlerinden 60 milyar dolar bir siyasi operasyona, senin deyiminle bir iç şoka kurban gitti!

Tekrar rezerv mi biriktirmek istiyorsun?
Bırak üreticinin, çiftçinin yakasını, işçinin cebini?
Bak onlardan kat kat fazla rakamı kısa sürede tahsil edeceğin birkaç kaynak söyleyeyim!
BiiiR! üreticiyi değil, rantçıyı vergilendir!
Mesela bizim de destek olduğumuz şekilde haklı olarak tasfiye ettiğin “Kur Korumalı Mevduat” ile yapılan muazzam servet transferlerini vergilendir!
Üreticiye uzanan o elin bir de toplam büyüklüğü 3 trilyon 407 milyar TL’na ulaşan Kur Korumalı Mevduat ile oturduğu yerden servet edinenlere uzansın!
İkiiii! Benimle birlikteyken savunduğun İmar Yasasını, çıkar İmar rantlarını kamuya aktar!
ÜüüÇ! Yurtdışına servet kaçırmış olan kara para aklayıcılarının, siyasilerin peşine düş!
Döört! Daha da çarpıcı bir kaynak söyleyeyim! Önce yine bizimle birlikteyken savunduğun ve bizim başbakanlığımıza mal olduğunu bildiğin Siyasi Ahlak yasasını çıkar ve o yasaya bir madde ekle ve de ki “son yirmibeş yılda bu yasaya aykırı bir şekilde servet edinmiş olan bütün siyasilerin ve bürokratların mal varlıklarını araştıracağız; maaşlarıyla orantılı olmayan servet artışlarını vergilendireceğim” de!

Bunu bugünkü yönetimde söyleyebilecek tek kişi sensin!
Çünkü seninle ilgili gizli servet anlamında bir iddia duyan olmadı!
Üretici kamyonlarının yolunu keseceğine TBMM’nin bakanlıkların önüne bir masa koy ve her bir siyasetçinin ve bürokratın -ve tabi birinci derece yakınlarının-banka cüzdanlarını iste!
Kamyonlardan elde edeceğinin en az yüz mislini elde etmezsen gel bana sor hesabını!
Ben de o haramzedelerin hepsinin hesabını sorarım!
Şimdi sadece sen değil bütün iktidar seçkinlerine sesleniyorum!
Açın kulaklarınızı da beni iyi dinleyin.
Yıllardır dilimizde tüy bitti.
Bütün bu yokluklar,
Bütün bu bereketsizlikler nedendir herkes çok iyi biliyor.
Bütün bu çaresizlikler, yokluklar, yoksulluklar, sizin kurduğunuz bu yoz düzenin sonuçlarıdır.
Hani dediniz ya yıllarca “faiz sebep enflasyon sonuç” diye.
Yok, o öyle değil; buz gibi biliyorsunuz ki kifayetsiz muhterislerle kurduğunuz “Sistemik Yolsuzluk Düzeni Sebep; Adaletsizlik, Fakirleşme ve Ahlaksızlaşma Sonuçtur”
Siz, kendi ellerinizle yarattınız bu düzeni.
Sebep sizsiniz, sonuç da bu ülkenin geldiği uçurum.
Siyasi ahlak yoksa, siyasi ahlak yasası bu şahinlerin, bu elitlerin en büyük korkusu haline gelmişse, bilin ki ülke de geri dönülmez bir yola girmiştir.
İşte Kıbrıs! Bilin ki Kıbrıs’ın içine düştüğü batak bunların aynadaki aksidir!
Şu hale bakar mısınız aziz vatandaşlarım
İstihbaratıyla, bakanlarıyla, bürokratlarıyla, siyasetçilerin çocuklarıyla, tepeden tırnağa kadar devletin düşürüldüğü şu hallere bakar mısınız?
Biz size bu tür adamlarla fotoğraf bile vermeyin, makamlarınıza kabul etmeyin dedikçe, sizler bırakın fotoğraf vermeyi, ortaklıklar bile kurmaktan geri durmamışsınız.
Yazıklar olsun sizin devlet adamlığınıza,
Yazıklar olsun devleti içine soktuğunuz itibarsızlaşmaya.
Belli ki ne kendinizi ne devleti ne de bu toplumu dert edinmişsiniz.
Amerika’nın kırmızı bültenle aradığı adamı kendinize ortak etmişsiniz.
Ne uğruna!? İktidarda kalmak için ihtiyaç duyduğunuz kirli rant kaynakları uğruna.
Şu hale bakın ki, şehitlerin kanı üzerinde kurulmuş yavru vatan trilyonlarca liralık, milyarlarca dolarlık kara para adasına çevrilmiş,
Adam, o çarka kimse çomak sokamasın diye kasetler kaydetmiş.
O kasetler ve paylaşım savaşı adına öldürülmüş ama koca devlet peşine düştüğü o kasetleri bir türlü bulamamışmış!
O kasetlerde kimler kimler varmış!
Hangi gizli çekimler, hangi şantajlar, kirli ilişkiler, o kasetlerin arşivine girmiş belli değil.
Ama koca devlet, o kasetlerin peşine düşmüş.
Hem de o mafya imparatoruyla ailevi ve ticari ilişkileri olan birilerini büyükelçi olarak atayarak bu operasyonu tamamlamaya çalışmış. Onu da yüzüne gözüne bulaştırmış.
İddia o ki bilahare Ankara’ya, merkeze çekilen o elçi söz konusu 45 kasetten 5’ini iç etmiş!.
O mu, başkaları mı henüz belli değil ama bataklığın merkezinde devletin üst düzey bürokrasisinin olduğu açığa çıkmış!
Vah memleketim vah! Vah ki ne vah!
Üstelik öğreniyoruz ki; bu kara para imparatoru öldürüldüğü halde sistem aynıyla vaki devam etmekte. Bazı kadrolar değişmiş o kadar!
Tüm yasadışı bahis, kara para aklama, uyuşturucu, fuhuş, rüşvet, şantaj batağı aynıyla vaki sürmekte.
Peki kimlerden öğreniyoruz tüm bu iddiaları? Bu kirli çarkın iç yüzünü? O da ayrı bir vahamet!
Önce, eski içişleri bakanının ipliğini pazara çıkaran bir suç örgütü liderinin video ifşalarından, sonra da Amerika’nın kırmızı bültenle aradığı, suikastla öldürülen bahisçinin, kara paracının kasası denen adamdan.
Peki adam nerede konuşuyor? 16 ay hapis kaldığı Hollanda’da!
Bütün Avrupa’ya ve dünyaya “İşte Türkiye’de ve Kıbrıs’ta işler böyle yönetiliyor; listesi de bu” diye ilan ettiği ifşaatlardan.
Üstelik şimdi de bu adam bir suikastla ortadan kaldırıldı.
Avrupa’nın göbeğinde, kaldığı otelde.
Hem de Amerikan ve Hollanda istihbaratının koruması altında olduğu iddialarına rağmen.
Bu Hollanda’ya dikkat edin!
Orada görev yapanlara dikkat edin!
Oraya yanaşan gemilere ve orada servet saklayanlara dikkat edin!
Yani anlayacağınız, foseptik daha beter hale gelmekte.
Nedenini anladık da, “kimlerin bu suikastta parmağı olduğu?” sorusu ülkemiz açısından daha derin yaralar açmaya gebe!

Devleti, sokak mafyalarının iş gördüğü düzeneklerin içinde göstermek nasıl bir aklın ürünüdür?
Şimdi bu suikast, iddiaların içeriği ve ismi geçen şüphelilerle birlikte anılmayacak mı?
Alnımıza düşülen bir kara leke olarak literatüre geçmeyecek mi?
Uluslararası arenada, kapalı kapılar ardında, anlaşma masalarında önümüze getirilmeyecek mi?
Eğrisi doğrusu bir yana; önce Amerika’da şimdi de Avrupa’da, ülkenin dış politika onurunu, seyrini, düzlemini yerle yeksan edecek iddialar bunlar.
Hep söyledik; kirli işlerle elinizi kolunuzu bir yerlere kaptırırsanız,
Raflara dosyaları dizdirirseniz, gün gelir size değil, bütün bir ülkeye silah olarak döner diye.
Sen devletsin devlet! Bu millet o emaneti sana vermiş!
Bu devletin bir onurlu bir tarihi, haysiyetli bir dış politika geleneği; kadim bir devlet ahlakı arşivi var!
Eski bir sorumlu Başbakan olarak,
Bu devletin en üst kademelerinde alnının akıyla rol almış,
Ve “düşmana benzememe” ilkesini şiar edinip devleti öyle yönetmiş bir şahsiyet, bir Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak ve içim yanarak, bir kez daha soruyorum:
Rant hırsı yüzünden kirli ilişkiler çarkına bu derece batmış bir devlet, uluslararası arenada ne tür bir itibar kaybına uğrayacak?
Adaya ilişkin, enerji sahalarına ilişkin, uluslararası hukuktan doğan haklarını nasıl savunacak?
Savunamıyor da zaten.
Kıbrıs’ın üzerine tüm organlarıyla abanıyor ama gelin görün ki ne Kıbrıs’ın iç işleyişine ne de dış politika zeminine hâkim olabiliyor!

Türkleşmekten, başörtüsünden, devletin katkılarından rahatsız olanlar harekete geçiyorlar.
Oysa Kıbrıs dendi mi akla bu yavru vatanın özgürlüğü için şehit düşen kahraman Mücahitler ve Mehmetçikler gelmelidir!
Necmettin Erbakanlar, Bülent Ecevitler, Fazıl Küçükler, Rauf Denktaşlar gelmelidir!
Kıbrıs dendi mi gümrük birliği gelmelidir!
Kıbrıs dendi mi akla enerji anlaşmaları, dosta-düşmana karşı eli güçlü bir Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin menfaatleri gelmelidir.
Ama gelin görün ki, bunlar arşiv kasetler peşindeyken, kardeş devletler Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Güney Kıbrıs’ı tanıma adına BM’nin kararını da kabul eden bir anlaşmaya imza atıyorlar.
Yani KKTC’nin işgalci olduğunu, illegal olduğunu kabul etmiş oluyorlar.
Peki bizim ağalar, paşalar ne yapıyor?
Neymiş!? Bunların AB ile anlaşmaları varmış, 12 milyar euro yardım karşılığında lehlerine olan bu duruma imza atmışlar.
Peki onlar buna tevessül ederken siz neredesiniz beyler?
Beyler, arşiv peşinde, kaset peşinde.
Aksakallı beyimiz, herhalde oğlunun kayıp gemilerinin peşine düşmüş olacak ki, bu devletlerle içli dışlı olduğu, görevi bu olduğu halde çıt çıkarmıyor.
Kukuman kuşu gibi, far görmüş tavşan gibi donup kalıyor. Hollanda gazetelerinde çarşaf çarşaf yer alan 28 milyar dolarlık servet iddialarında cevap veremiyor. Bütün servetim araştırılsın diyemiyor!
Ey bu ülkeye seçimle değil çevirdiği entrikalarla düşük profilli başbakan olmuş insan! O devlet yetkilileriyle geçenlerde görüştün.
Peki yüzlerine “bu ne iştir arkadaş?” diye sorabildin mi?!
KKTC’yi gayrı meşru, Güney Kıbrıs’ı yegane meşruiyet sahası olarak tanımalarının hesabını sorabildin mi?
Bu utanç verici, yüz kızartıcı ama belli ki birileri için iştah kabartıcı rezaletler zinciri bir an önce açıklığa kavuşturulmalıdır.

Ve Kıbrıs! Tarih boyunca Akdeniz’in incisi, jeopolitik güvenliğinin bekçisi, Türkiye’nin uluslararası sulardaki haklarının, enerji, doğalgaz hatlarının meşruiyeti yavru vatan bu gayrı meşru ilişkiler zincirinden tez elden kurtarılmalıdır!
Kıbrıs’a dikilen şatafatlı Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı binaları ile aziz şehitlerin emaneti o aziz topraklar korunamaz beyler!
Elbette bütün bu olan bitenin hesabı gün gelip sorulacak.
Çünkü sizler ortak olduğunuz cürüm çarkıyla, nemalandığınız bataklıkla sadece devletin itibarını yerlerde sürüklemiyorsunuz,
O devletin kuvvetinin, inandırıcılığının, tezlerinin gücünün tarumar edildiği,
Dostun düşmanın itibar etmediği bir ülkeyi de ellerinizle inşa ediyorsunuz.
“Kurduğunuz CHS ile iyiden iyiye 90’lar devletine dönüştünüz, iyiden iyiye düşmana benzediniz” dememiz de bundan!
Sarsılın ve kendinize gelin!
Ey bu tablo karşısından 3 maymunu oynayan eski dostlar, siz de ya sarsın ya da sarsılın!
Sarsamıyorsanız oralarda 1 dakika dahi durmayın.
Bu gidiş gidiş değil!
Bu gemi böyle yüzmez efendiler!
Gemi batıyor.
Ve inşallah vereceği zararlar birkaç nesil sürmez!
Aziz Milletim!
Senin yoksulluğunun sebebi bunların yolsuzluklarıdır!
Geçende sokakta bir kardeşimiz “hocam çok akademik konuşuyorsun! Biz yolsuzluk falan anlamayız” dedi
İşte kardeşim, al senin anlayacağın dil ile söyleyeyim:
Senin yoksulluğunun sebebi bunların hırsızlıklarıdır!
Çözüm mü?
Merkezi yönetimde yerel yönetimde, iktidarda ve muhalfette kim olursa olsun ona “kızım Fatıma olsa kolunu koparırım” diyen Ulu Peygamberin hükmüyle kmau kaynaklarına uzanan elleri koparacak temiz ve dürüst bir yönetim!
Biz sana bunu vaat ediyoruz!
Ve sen destek verirsen bu vaat mutlaka gerçekleşecektir!”

Etiketler: EkonomiEnflasyon
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Bayrağı göndere çeken robot projesiyle TEKNOFEST’te birinci oldular

Sonraki Haber

Çiçekçilerde Anneler Günü telaşı; Bir buketin fiyatı 1000 TL

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Dışişleri Bakanlığı Hocalı Katliamı'na ilişkin anma mesajı yayınladı
Politika

Dışişleri’nden Mali’deki terör saldırılarına kınama

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü mesajı
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü mesajı

25 Nisan 2026
Ağıralioğlu: Çiftçinin hüznüne son vereceğiz
Politika

Ağıralioğlu: Çiftçinin hüznüne son vereceğiz

25 Nisan 2026
Özgür Özel: Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz
Politika

Özgür Özel: Hep birlikte iktidara yürüyeceğiz

25 Nisan 2026
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu'nda kafede vatandaşlarla sohbet etti
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda kafede vatandaşlarla sohbet etti

25 Nisan 2026
Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir araya geldi
Politika

Bakan Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul’da bir araya geldi

25 Nisan 2026
Sonraki Haber
Çiçekçilerde Anneler Günü telaşı; Bir buketin fiyatı 1000 TL

Çiçekçilerde Anneler Günü telaşı; Bir buketin fiyatı 1000 TL

En Güncel Haberler

Trabzon'da boks maçında kavga kamerada
Spor Haberleri

Trabzon’da boks maçında kavga kamerada

26 Nisan 2026
Başakşehir'de polisin 'dur' ihtarına uymadı; otomobilin lastikleri indirilerek yakalandı
Yerel Haberler

Başakşehir’de polisin ‘dur’ ihtarına uymadı; otomobilin lastikleri indirilerek yakalandı

26 Nisan 2026
Bolu’da anne dehşeti: 2 aylık bebeğini öldürdü
Yerel Haberler

Bolu’da anne dehşeti: 2 aylık bebeğini öldürdü

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Ankara’da hayvanseverlerden yürüyüş

25 Nisan 2026
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Zecorner Kayserispor- Çaykur Rizespor maçının ardından

Zecorner Kayserispor- Çaykur Rizespor maçının ardından

- Haberton
25 Nisan 2026

Süper Lig’in 31’inci haftasında Zecorner Kayserispor sahasında konuk ettiği Çaykur Rizespor’u 2-0’lık skorla mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Zecorner Kayserispor Teknik...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

Trabzon'da boks maçında kavga kamerada

Trabzon’da boks maçında kavga kamerada

26 Nisan 2026
Başakşehir'de polisin 'dur' ihtarına uymadı; otomobilin lastikleri indirilerek yakalandı

Başakşehir’de polisin ‘dur’ ihtarına uymadı; otomobilin lastikleri indirilerek yakalandı

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton