Nikbinler’in solisti Berika Karadağ, verdiği bir röportajda grubun kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan şarkısı “Eylülzede” hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Bir şarkının hafızalarda kalıcı bir yer edinmesinin yalnızca müzik, söz ya da doğru zamanlamayla açıklanamayacağını belirten Karadağ, asıl önemli olanın dinleyicinin şarkıda kendi hikayesinden bir parça bulabilmesi olduğunu söyledi. Karadağ, “Eylülzede”nin ortaya çıkış sürecinde popüler olma kaygısı taşımadıklarını belirterek, şarkının dinleyicilerle kurduğu bağın samimiyetten kaynaklandığını ifade etti. “Bize göre bunların hiçbiri tek başına yetmez. Hepsini birbirine bağlayan kilit nokta, insanların o şarkıda kendi yarasını ya da kendi hikayesini bulabilmesidir.” İyi bir melodinin dikkat çekebileceğini, güçlü sözlerin akılda kalabileceğini ve doğru zamanlamanın bir şarkının daha fazla insana ulaşmasını sağlayabileceğini dile getiren Karadağ, bir eserin gerçekten hafızaya yerleşmesinin ise dinleyicinin kendi duygularıyla kurduğu bağa bağlı olduğunu söyledi.
İnsanlar kendi ‘eylül’lerini duydular “Eylülzede” hazırlanırken herhangi bir popülerlik formülünden hareket etmediklerini vurgulayan Karadağ, “Şimdi ne tutar?” düşüncesiyle yola çıkmadıklarını belirtti. Karadağ, şarkının dinleyicilerde karşılık bulmasını şu sözlerle anlattı “İnsanlar şarkıyı dinlediklerinde yalnızca bizim anlattığımızı değil; kendi geçmişlerini, kendi kırgınlıklarını ve kendi ‘eylül’lerini duydular.” Müziğin ve sözlerin yalnızca bir davet olduğunu ifade eden Karadağ, o daveti kalıcı hale getiren şeyin dinleyicinin şarkının içerisinde kendisine ait bir duygu ve hikaye bulması olduğunu söyledi. “Eylülzede”nin insanların hafızasında samimi bir yer edinmesini de bu ortak duyguya bağlayan Karadağ, “Müzik ve söz yalnızca bir davettir. O daveti kalıcı kılan şey, dinleyicinin şarkının içine girip orada kendine ait bir oda bulabilmesidir” dedi.













