Diş Hekimi Mustafa Cömert, gömülü yirmilik dişlerin yalnızca ağız ve çene sağlığını değil, baş ağrısı gibi sistemik sorunlara da yol açabileceğini söyledi.
20’lik dişler, ağız ve diş sağlığı konularında en çok tartışılan ve sorunlara yol açan diş gruplarından biridir. Pek çok kişi bu dişlerle ilgili ağrı, iltihap ve diş sıralarındaki bozulmalar nedeniyle diş hekimine başvurmak zorunda kalır. Ancak, 20’lik dişlerin her zaman problem yaratmadığını ve mutlaka çekilmelerinin gerekmediğini belirten Diş Hekimi Mustafa Cömert, bu konuda sıkça sorulan soruları yanıtladı.

20’lik dişlerin genellikle çiğneme işlevine katkısı olmadığını ifade eden Diş Hekimi Mustafa Cömert, bu dişlerin sorun yaratmasının en büyük sebebinin çene yapısı olduğunu söyledi. Cömert, “20’lik dişler çene kemiğinde yeterli alan bulamadığında çıkmakta zorlanır. Bu durum, özellikle çene yapısı daha dar olan kişilerde sık görülür. Çıkamayan veya yanlış konumlanan 20’lik dişler, diğer dişlere baskı yaparak ağrıya ve diş sıralarında çapraşıklığa neden olabilir” dedi.
Ayrıca, 20’lik dişlerin çene kemiğinde sağlıklı bir şekilde konumlanamamasının çevredeki dişlerin sağlığını da tehdit edebileceğine dikkat çeken Cömert, bu durumun erken teşhis ve müdahale ile önlenebileceğini belirtti.
Genel sağlığı tehdit ediyor
20’lik dişlerle ilgili yaşanan sorunların yalnızca ağız ve çene sağlığını değil, genel sağlığı da etkileyebileceğini söyleyen Mustafa Cömert, “Eğer 20’lik diş çıkarken diş etinde iltihap oluşursa, bu durum apselere, ateşe ve lenf bezlerinde şişmeye neden olabilir. Bunların yanı sıra, baş ağrısı, çene, boyun ve kulak ağrıları gibi şikayetler de sıkça görülebilir. 20’lik dişler nedeniyle oluşan iltihaplanmalar, tedavi edilmediğinde genel sağlığı olumsuz etkileyebilir” dedi.
20’lik dişler her zaman çekilmek zorunda değildir
20’lik dişlerin mutlaka çekilmesi gerektiği düşüncesinin yaygın bir inanış olduğunu ifade eden Cömert, bu konuda alınacak kararın, dişlerin konumuna ve genel ağız sağlığına etkisine göre değiştiğini söyledi. Cömert, “Eğer 20’lik dişler sağlıklı bir şekilde konumlanmışsa, diğer dişlerde herhangi bir soruna yol açmıyorsa ve çevredeki dokulara zarar vermiyorsa çekilmesine gerek yoktur. Ancak, bu dişler çıkmaya çalışırken iltihaplanmaya, apselere, çene ağrılarına ya da diş sıralarında bozulmalara neden oluyorsa, bu durumda çekim işlemi gerekebilir” dedi.
Cömert, özellikle gömülü ya da yarı gömülü 20’lik dişlerin, iltihap ve enfeksiyon riskleri nedeniyle daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini de ekledi.
Çekim süreci zor mu?
20’lik dişlerin çekim işleminin diğer dişlere kıyasla daha zorlu bir süreç olabileceğini belirten Cömert, bu durumun dişlerin konumuna ve hastanın çene yapısına bağlı olduğunu ifade etti. “20’lik dişler çenenin en arkasında yer aldığından, ağız açıklığı yetersiz olan hastalarda çekim işlemi daha zorlayıcı olabilir. Ayrıca, yarı gömülü ya da tam gömülü dişlerin çekimi genellikle cerrahi müdahale gerektirir. Bu nedenle çekim sonrasında ağrı ve ödem, diğer diş çekimlerine göre daha sık görülebilir” dedi.
Ancak, çekim sonrası süreçte hastaların hekimin önerilerine uyması halinde bu komplikasyonların minimum seviyede tutulabileceğini belirten Cömert, “Soğuk kompres uygulamaları, reçete edilen ilaçların düzenli kullanımı ve ağız hijyenine dikkat edilmesi, iyileşme sürecini hızlandıracaktır” diye konuştu.
Ağız sağlığı, genel sağlığın temelidir
20’lik dişlerle ilgili doğru bilinen yanlışları ve dikkat edilmesi gereken noktaları açıklayan Diş Hekimi Mustafa Cömert, diş sağlığının genel sağlık üzerindeki önemini bir kez daha vurguladı. Herhangi bir şikayet durumunda uzman bir diş hekimine başvurmanın önemini hatırlatan Cömert, “Sağlıklı bir ağız, sağlıklı bir yaşamın temelidir” diyerek sözlerini tamamladı.













