Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin COP31’de vereceği en önemli mesajlardan birinin elektrikleşme olacağını belirterek, “Geleceğin elektrik çağı olduğunu net bir şekilde söylememiz lazım. Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz” dedi.
Bakan Bayraktar, katıldığı televizyon programında enerji gündemine ve Türkiye’nin COP31 öncesinde yürüteceği çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin COP31’de dünyaya “Artık taahhütten aksiyona geçelim” mesajı vereceğini belirten Bayraktar, emisyonların sınırlandırılması ve iklim değişikliği hedeflerine ulaşılması için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
COP31’in 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirileceğini ifade eden Bayraktar, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları ve bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak” diye konuştu.
2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi
COP31’de verilecek en önemli mesajlardan birinin elektrikleşme olacağını vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin 2035 yılı için yüzde 35 elektrikleşme hedefi bulunduğunu söyledi. Bayraktar, “Bunu başarırsak gerçekten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu net bir şekilde söylememiz lazım. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelesinde önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı üzerinde çalıştıklarını belirten Bayraktar, planı COP31 öncesinde, ekim sonu veya kasım ayının ilk haftasında kamuoyuna açıklamayı hedeflediklerini bildirdi. Yeni stratejinin merkezine elektrikleşmenin konulacağını kaydeden Bayraktar, yenilenebilir enerjide 2035 yılı için belirlenen 120 bin megavatlık hedefin 2040 için daha da yükseltileceğini söyledi. Enerji verimliliği çalışmalarına da değinen Bayraktar, 2030’a kadar planlanan 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerinin ardından, 2030 sonrası için Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı üzerinde çalışıldığını ifade etti.
22035’te en az 7-10 milyon elektrikli araç olmalı’
Türkiye’de sanayide elektrikleşme oranının yaklaşık yüzde 29, binalarda ise yüzde 22-23 seviyesinde olduğunu belirten Bayraktar, asıl dönüşümün ulaştırma sektöründe gerçekleşeceğini söyledi. Bayraktar, “Ulusal enerji planımızda şunu söyleyeceğiz: Türkiye’nin yollarında 2035’te en az 7 ile 10 milyon arasında elektrikli araç olmalı. Belediyelerimizin otobüsleri elektrikliye dönmeli. Kullandığımız bireysel araçların önemli bir kısmının elektrikliye dönmesi lazım” dedi.
Elektrikli araç dönüşümünün Türkiye’nin petrol talebini azaltacağını, emisyonların düşürülmesine katkı sağlayacağını ve enerjide dışa bağımlılığı azaltacağını vurgulayan Bayraktar, bu dönüşüm için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini söyledi.
Yenilenebilir enerji kapasitesinde güneşin yaklaşık yüzde 70, rüzgârın ise yüzde 30 paya sahip olmasının beklendiğini ifade eden Bayraktar, “Bunların birini diğerine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız” diye konuştu.
‘Akkuyu’da sona yaklaştık’
Enerji depolama yatırımlarına ilişkin de bilgi veren Bayraktar, pompaj depolamalı hidroelektrik santraller konusunda yeni hedefler bulunduğunu açıkladı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ndeki çalışmalara değinen Bayraktar, “Akkuyu’da birinci reaktörden elektrik üretimiyle ilgili artık sona yaklaştık. Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak” dedi.
Sinop ve Trakya’da planlanan nükleer santraller için müzakerelerin devam ettiğini belirten Bayraktar, Kanada ile yürütülen çalışmaların son dönemde hızlandığını söyledi. Sinop sahasının daha hazır durumda olduğunu ancak elektrik sistemi açısından Trakya’nın öncelikli olduğunu ifade eden Bayraktar, Trakya için Çin, Rusya ve Güney Kore ile görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.
Batı Karadeniz’de petrol sondajı başlayacak
Türkiye’nin derin deniz sondaj gemisi sayısının 6’ya çıkarıldığını belirten Bayraktar, gemilerden birinin Somali’de çalıştığını, diğerlerinin ise Karadeniz’deki faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Batı, Orta ve Doğu Karadeniz’de belirlenen sahalarda yeni sondajların yapıldığını aktaran Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde petrol hedefli bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız” ifadelerini kullandı.
Katar gazı için 2 bin kilometreden uzun boru hattı gündemde
Bayraktar, Katar gazının Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasına yönelik projeye ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Projenin küresel doğal gaz arzına önemli katkı sağlayabileceğini belirten Bayraktar, Katar gazının taşınabilmesi için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik bir boru hattına ihtiyaç olduğunu söyledi. Finansman ve teknik altyapının yanı sıra siyasi iradenin de kritik önem taşıdığını vurgulayan Bayraktar, TANAP ve TAP projelerini örnek gösterdi.
Bayraktar, “Katar için de benzer şekilde öncelikle siyasi iradenin oluşması lazım. Katar, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin bu konudaki duruşu önemli. Herkesin bir alternatif arayışı var. Bu dönemi, krizin fırsata dönüşebileceği ve yeni projelerin hayata geçirilebileceği bir dönem olarak görüyorum” dedi.












