13 Ekim 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır

Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
13 Ekim 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi

Bazı insanlar yaşadıkları dönemin tanığı olur, bazılarıysa o dönemin hafızasını geleceğe taşır. Attilâ İlhan, sözcükleriyle yalnızca kendi çağını anlatan değil, kendisinden sonra gelen kuşaklara da düşünme ve sorgulama alanı bırakan isimlerden biridir. 10 Ekim 2005’te aramızdan ayrılan şairi, vefatının yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyorum.

15 Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde dünyaya gelen Attilâ İlhan, şiirden romana, gazetecilikten senaryo yazarlığına uzanan çok yönlü bir edebiyat ve düşünce hayatı sürdürdü. Ancak onu anlamak için yalnızca yaşam öyküsüne ve eserlerinin listesine bakmak yeterli değildir. Asıl mesele, yazdıklarının hangi insana, hangi topluma ve hangi sorulara seslendiğini anlayabilmektir.

Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi kapsamında Attilâ İlhan’ı anarken benim için önemli olan da budur: Edebiyatımıza emek vermiş isimleri yalnızca belirli günlerde hatırlamak değil, onların düşünsel ve kültürel mirasını yeniden gündeme taşımak.

Aşkın içinden topluma uzanan şiir

Attilâ İlhan denildiğinde pek çok okurun zihninde önce aşk, ayrılık, özlem ve yalnızlık belirir. Ben Sana Mecburum, Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı ve Böyle Bir Sevmek gibi eserleri, onun şiir dünyasının geniş kitlelerle buluşmasını sağlamıştır.

Fakat İlhan’ın şiirini yalnızca aşk şiirleriyle sınırlamak, şairin dünyasını daraltmak olur. Onun dizelerinde insanın kişisel hikâyesi, yaşadığı çevreden ve çağının koşullarından bağımsız değildir. Aşkın yanında yalnızlık, yalnızlığın yanında şehir, şehrin yanında toplumsal hayat vardır.

İnsan neden yalnızlaşır? Kalabalıklar içinde yaşarken neden kendisini anlaşılmamış hisseder? Bir toplum değişirken insanın değerleri, ilişkileri ve aidiyet duygusu nasıl etkilenir?

Bu sorular, Attilâ İlhan’ın şiirlerini bugün de okunabilir kılan düşünsel kapılardan bazılarıdır. Şiir, onun kaleminde yalnızca duyguların dile geldiği bir alan değil, insanın kendisini ve dünyasını anlamaya çalıştığı bir ifade biçimidir.

Şairin aynasında toplum

Bir sosyolog olarak edebiyatın toplumla kurduğu ilişkiyi önemsiyorum. Çünkü edebî eserler yalnızca yazarlarının hayal dünyasını değil, içinde üretildikleri dönemin değerlerini, çatışmalarını, beklentilerini ve değişimlerini de anlamamıza yardımcı olur.

Attilâ İlhan’ın romanlarında ve düşünce yazılarında birey ile toplum arasındaki ilişkinin farklı boyutlarını görmek mümkündür. Sokaktaki Adam ve Kurtlar Sofrası gibi romanları, Hangi Batı gibi düşünce eserleri, onun edebiyatı toplumsal ve tarihsel meselelerden ayrı düşünmediğini gösterir.

İlhan’ın modernleşme, kültürel kimlik ve bağımsızlık üzerine görüşleri de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Türkiye’nin Batı ile ilişkisini sorgularken kendi tarihsel ve kültürel birikimini göz ardı etmeyen bir yaklaşımı savunmuştur. Bu görüşler elbette tartışılabilir; ancak onun düşünce dünyasının temel meselelerinden birini oluşturdukları açıktır.

Edebiyatın önemi de burada ortaya çıkar: Her zaman aynı fikirde olduğumuz yazarları okumak zorunda değiliz. Bazen bize katılmadığımız düşünceleri sorgulatması, bazen de alışkanlık hâline getirdiğimiz kabulleri yeniden değerlendirmeye çağırması nedeniyle bir eseri önemseriz.

Attilâ İlhan’ın mirasını değerlendirirken de yalnızca onu övmekle yetinmemeli, eserlerinin açtığı tartışma alanlarını da canlı tutmalıyız.

Vefa, hatırlamanın ötesinde bir sorumluluktur

Vefa, benim için geçmişte yaşamış bir ismi yıldönümünde anmaktan ibaret değildir. Vefa; emeği görmek, katkıyı teslim etmek ve birikimin unutulmasına izin vermemektir.

Bir şairin ardından güzel sözler söylemek elbette değerlidir. Ancak asıl vefa, kitaplarını yeniden okumak, düşüncelerini anlamaya çalışmak, edebiyatımıza yaptığı katkıları yeni kuşaklara anlatmak ve eserleri üzerine konuşmayı sürdürmektir.

Bugün kültürel hayatın hızla tüketildiği, isimlerin ve eserlerin çoğu zaman kısa süreli gündemlere sıkıştırıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Görünürlük ile kalıcılık, tanınmak ile anlaşılmak birbirine karıştırılabiliyor. Oysa bir edebiyatçının gerçek mirası, yalnızca ne kadar konuşulduğuyla değil, eserlerinin ne ölçüde okunduğu ve sonraki kuşaklarda nasıl karşılık bulduğu ile de ilgilidir.

Bu nedenle Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisini hazırlarken amacım, edebiyatımıza katkı sunmuş isimleri hatırlatmak ve onların bıraktığı birikime dikkat çekmektir. Bu çalışma, bir isimler listesi oluşturmanın ötesinde, kültürel belleğimize karşı duyduğum sorumluluğun bir ifadesidir.

Attilâ İlhan da şiiri, romanları ve düşünce yazılarıyla bu bellekte özel bir yere sahiptir.

Bir şairin ardından kalan

Attilâ İlhan, 80 yıllık yaşamının ardından geride çok yönlü bir edebiyat külliyatı bıraktı. Onun şiirlerinde aşkı ve yalnızlığı, romanlarında toplumsal ilişkileri, düşünce yazılarında ise Türkiye’nin kültürel ve tarihsel meselelerini okumak mümkündür.

Bugün onu anarken yalnızca geçmişe dönmüyoruz. Aynı zamanda Türkçenin ifade gücünü, şiirin insan hayatındaki yerini ve edebiyatın toplumsal hafızayı taşıma sorumluluğunu yeniden düşünüyoruz.

Bir toplumun kültürel zenginliği, yetiştirdiği sanatçıların sayısıyla olduğu kadar onların eserlerine gösterdiği ilgiyle de ölçülür. Edebiyatçılarını hatırlayan, eserlerini okuyan ve düşüncelerini tartışmaya devam eden toplumlar, geçmişleriyle bağlarını daha bilinçli biçimde kurabilirler.

Attilâ İlhan’ı anmak benim için bir vefa borcudur. Çünkü edebiyatımıza emek veren isimleri hatırlamak, onların bıraktığı mirası geleceğe taşıma çabasının bir parçasıdır.

Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi kapsamında Attilâ İlhan’ı vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. Şiirleri okunmaya, düşünceleri tartışılmaya devam ettikçe edebiyatımızdaki sesi de yaşamayı sürdürecektir.

Şimdi, Attilâ İlhan’ı kendi dizeleriyle anma vakti…

BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

Attila İlhan


Ayrılık Sevdaya Dâhil

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek aşkımız

Attila İLHAN

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

DHKP/C’ye yönelik 6 ilde operasyon! 18 şüpheli gözaltına alındı

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Jale ERDOĞMUŞ, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İşletme ve yine aynı üniversitede Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış çeşitli kitaplarda makaleleri yer almaktadır. “Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairleri” başta olmak üzere; bilim, sanat ve topluma katkı sunan farklı meslek alanlarında başarılı çalışmalar gerçekleştiren isimlerle “Vefa” yazı dizisi kapsamında söyleşiler gerçekleştirmektedir. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" ve Filozof Kırmızısı Kitaplarının Yazarı (Yazım aşamasında, süreç devam ediyor)

İlgili Haberler

"Bir çay daha ver usta": Ankara’nın kıraathane ve çay ocağı kültürü
Yazarlar

“Bir çay daha ver usta”: Ankara’nın kıraathane ve çay ocağı kültürü

13 Ekim 2026
Emlak Danışmanı Muhammed Dalel ile röportaj
Yazarlar

Emlak Danışmanı Muhammed Dalel ile röportaj

12 Ekim 2026
Hazan Gülü Fatoş ile suskunluktan mısralara
Yazarlar

Hazan Gülü Fatoş ile suskunluktan mısralara

12 Ekim 2026
Sakarya Caddesi ve "Bir balık-ekmek, bol soğanlı olsun": Gece sanatı
Yazarlar

Sakarya Caddesi ve “Bir balık-ekmek, bol soğanlı olsun”: Gece sanatı

12 Ekim 2026
Kış geldi la: Bot, gocuk ve "Gözünü sevdiğimin ayazı"
Yazarlar

Kış geldi la: Bot, gocuk ve “Gözünü sevdiğimin ayazı”

11 Ekim 2026
Anne Carson’a Nobel: Edebiyatın sınırlarını aşan bir yazarın hikâyesi
Yazarlar

Anne Carson’a Nobel: Edebiyatın sınırlarını aşan bir yazarın hikâyesi

11 Ekim 2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır
Yazarlar

Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır

13 Ekim 2026
DHKP/C'ye yönelik 6 ilde operasyon! 18 şüpheli gözaltına alındı
Öne Çıkan

DHKP/C’ye yönelik 6 ilde operasyon! 18 şüpheli gözaltına alındı

13 Ekim 2026
Altın fiyatlarında son durum! 13 Ekim gram ve çeyrek altın ne kadar?
Öne Çıkan

Altın fiyatlarında son durum! 13 Ekim gram ve çeyrek altın ne kadar?

13 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Adıyaman’da şiddetli sağanak! Yol çöktü, ev ve iş yerlerini su bastı

13 Ekim 2026
Yaşam

Malatya’da şiddetli sağanak! Yollar göle döndü, araçlar mahsur kaldı

13 Ekim 2026
Yaşam

Şanlıurfa’da polisle çatışan firari şüpheli intihar etti

13 Ekim 2026
Yaşam

Elazığ’da sağanak yağış hayatı felç etti! Cadde ve sokaklar göle döndü

13 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

"Bir çay daha ver usta": Ankara’nın kıraathane ve çay ocağı kültürü

“Bir çay daha ver usta”: Ankara’nın kıraathane ve çay ocağı kültürü

- Ramazan Suçek
13 Ekim 2026

Dünyanın en pahalı, en süslü kahvecilerine gidin; ama bir Ankara çay ocağındaki o ahşap taburede oturup içtiğin çayın lezzetini asla...

Doğal antibiyotik etkisiyle bilinen 12 besin: Sarımsak, zencefil, bal ve diğerleri gerçekten işe yarıyor mu?

İŞKUR Gençlik Programı 2026 başvuruları başladı! 19.250 TL destek için kimler başvurabilir, şartlar neler?

Ankara’nın başkent oluşunun 103. yılı! 13 Ekim 1923’te neler yaşandı?

2026-2027 KYK burs ve kredi başvuruları başladı! Kimler başvurabilir, şartlar neler?

Güncel Haber

Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır

Attilâ İlhan’ın ardından: Bir şairi anmak, bir dönemi yeniden okumaktır

13 Ekim 2026
DHKP/C'ye yönelik 6 ilde operasyon! 18 şüpheli gözaltına alındı

DHKP/C’ye yönelik 6 ilde operasyon! 18 şüpheli gözaltına alındı

13 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton